İşte İnsan
   
           
  Kariyer | Eğitim | Yönetim | Avrupa Birliği | Yazarlar | Cv Oluştur | Ana Sayfa  
  YAZARLAR
Pembe Candaner
 

Made in China*

Hediye almak için şehrin en büyük hediye mağazasına girdi. Bir hafta sonra bir grup öğretmen arkadaşıyla Çin'e gidecekti. Davet edilmişlerdi ve amaç ülkelerinde uyguladıkları eğitim esaslarını Çin'deki meslektaşlarıyla paylaşmaktı. Eli boş gidemezlerdi, küçük bir hediye arıyordu, küçük bir anı olarak onlara bırakmak için. Bütün ekip arkadaşlarıyla da konuşmuşlardı, hepsi aynı şeyi yapacaklardı. Reyonları dolaşırken tam istediği hediyeyi bulduğunu fark etti, işte oydu aradığı. Hemen onu eline aldı bir de baktı ki, hediye 'Çin malı'. Bu kadar hediyenin içinden seçe seçe bir 'Çin malı'nı mı seçtim diye kendi kendine gülümsedi. Diğer hediyelere doğru yöneldi. Neye elini atsa Çin malı çıkıyordu. Sonunda gülümsemenin yerini hayal kırıklığı ve kızgınlık aldı. En iyisi ülkemin bayrağını alayım ve onu hediye edeyim diye düşündü. Bardağı taşıran son damla da bu oldu. Evet bayrak da Çin'de yapılmıştı. Hiçbir şey almamaya karar verip mağazadan çıktı. Ertesi gün benzer deneyimler yaşayan diğer arkadaşlarıyla konuşup hediye olarak yaşadıkları bu öyküyü Çin'e götürmeye karar verdiler. Çin, mallarıyla hemen hemen tüm dünyayı istila etmiş durumda. Evet, son yıllarda elimize evimize aldığımız şeylerin neredeyse yüzde 85'i 'Çin malı'. Hatta bu öylesine bir hal aldı ki, Çin malı olmayan bir ürün bulmak adeta imkansızlaştı. Sadece Türkiye veya Amerika değil dünyanın birçok ülkesinde durum aynı. Her taşın altından çıkan Çin mallarının ulusal birçok sektörün ölümüne neden olmasına tabii ki bu konuda hiç tedbir almayıp, hiç uğraşmayıp işin kolayına kaçanlar tarafından kolayca mazeret bulunuyor; 'ucuz ve kalitesiz'. Ve bu damga her 'Çin malı' etiketinin yanına usulca ekleniyor. Her ürünün arkasındaki emek hiçe sayılarak. Bu defa öyle olmadı. Genel olarak kalitesini beğenmeyip, 'ucuz' görüp ucuzlattığımız Çin malı tüm dünyanın kalite kontrol ekibinden tam not aldı. Bügüne kadar mallarıyla gündemde olan Çin, 08.08.08'de Pekin Olimpiyatları'nın açılış töreniyle de başka bir alanda dünyaya damgasını vurarak 'buradayım' dedi. Şu ana kadar eminim ki, birçok kişi olimpiyatların açılış törenini izlemiş, birçok kişi hiç değilse bir kısmını izlemiş, birçok kişi birden çok kez izlemiş olup aynı zamanda Türkiye-Çin, İstanbul-Pekin karşılaştırmasını çoktan yapmıştır bile. Her şey ortada. Fazla söze gerek yok. 8 Ağustos'ta Pekin'de izlediğimiz 'emeğin görsel şöleni'ydi. Hiçbir şeyin kolay ve ucuz olmadığının öyküsüydü. 204 ülkeden 11 bin 28 atletin katıldığı, 28 spor dalında 302 yarışmanın yapılacağı bir organizasyonu planlamak, hayata geçirmek, kontrol etmek ve sürdürülebilir kılmak pek öyle burun kıvırılacak bir olay değil. Çin Halk Cumhuriyeti'nin insan haklarını ihlal gerçeği bile bu şölene gölge düşüremedi. Çin Halk Cumhuriyeti sadece 2001 ve 2007 yılları arasında altyapı, enerji, ulaşım ve su temini için 40.9 milyar dolar harcadı. Açılış töreninin arkasındaki sayılar bile emeğin büyüklüğünü gösterir nitelikte. 15 bin insanın çeşitli şovlar sergilediği açılış töreni, bazı basın organları tarafından insanlık tarihinin en büyük şovu olarak da nitelendirildi. 15 binden fazla kostüm kullanılan törenleri 90 bin kişi stadyumda izledi. Sadece 90 bin kişinin arabaları veya başka ulaşım araçlarıyla stada getirtilmesi ve götürülmesini düşünün. 15 bin kişi de şovu gerçekleştirenler, buna bir de 11 bin küsur atleti ekleyelim ve bu kadar kişinin lojistiğini.... Kolay işler değil bunlar. Gerçekleştirmenin ötesinde detaylara da hakim müthiş bir planlama zekası, her taraftan fışkırıyor. Plan olmadan, çalışmadan, emek vermeden hiçbir şeyin gerçekleştirilemeyeceği gerçeğini tüm dünyaya haykırıyor Çinliler. Olimpiyat sadece bir spor ve dostluk arenası. Oysa Çin Halk Cumhuriyeti'nin Pekin'de dünyaya vermek istediği başka bir mesaj daha var. İyi okumak lazım. 'Made in China'. Biz her yerde varız ve olacağız... * Çin malı

 
   
   
Pembe Candaner
Made in China*
Hediye almak için şehrin en büyük hediye...
  Unilever'de Tanıdık Bir Sima  
  Unilever, ev bakım kategorisi pazarlama direktörlüğüne Kasia Özgen'i atadı. ODTÜ Ekonomi Bölümü mezunu Özgen,...  
  Türk öğrenciler Beijing'de final heyecanı yaşayacak  
  Daimler ve UNESCO'nun, milletlerarası hoşgörü, dostluk ve bilgi alışverişini geliştirmek amacıyla 2003...  
Kariyer | Eğitim | Yönetim | Avrupa Birliği | Yazarlar | Cv Oluştur | Ana Sayfa  
Turkuvaz Medya Grubu Copyright © 2003-2008 Tüm hakları saklıdır.
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.
Üretim ve Tasarım

Turkuvaz Medya Dijital