Okullardan öğrencilere müze ziyareti teşviki
Kültürel hayatın en önemli unsuru müzeler, orta öğretim kurumları ve üniversitelerin gözdesi oldu. Okullar öğrencilerine ‘müzekart’ vererek müzelere ziyareti teşvik ediyor
İŞ'TE İNSAN – 01.02.09Neşe MESUTOĞLU
nese.mesutoglu@sabah.com.tr
Sanat ve evrim konularına ağırlık veren Avrupa müzelerine karşın, Türk müzelerinde sanat tarihten örneklerle ifade edilir veya tarih, sanat ve mimari yoluyla anlatıyor.
Türkiye’de ‘sanat’ olgusuna bağlı olan tek müze olarak Mimar Sinan Üniversitesi Resim Heykel Müzesi gösteriliyor. Belki de bu nedenle yerli ziyaretçilerin nadiren ziyaret ettiği müzeler, turistlerin uğrak yeri olarak görülüyor. En çok yerli ziyaretçi ise Konya’daki Mevlana Türbesi’ne gidiyor. Önemli bir eğitim merkezi olan müzelere olan bu ilgisizlik ile mücadele etmeyi hedefleyen eğitim kurumları, öğrencileri müzelere gitmeye teşvik etmek için çeşitli yöntemler geliştiriyor.
Bahçeşehir Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yılbaşında kampusunda açtığı standlar vasıtasıyla tüm öğrencilerine ücretsiz “müze kart” dağıttı. Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Burcu Alarslan Uludaş, Tüm müzelere ücretsiz girmeyi sağlayan bu kart sayesinde, dersleri müze, sanat galerisi ve tarihi mekanların ziyaretine ayırdıklarını söylüyor. Sadece bir müze ziyareti sonrasında bile gençlerin farklı sorular sormaya başladığını belirten Uludaş, “Görsel algıyı ve muhakeme yeteneğini harekete geçirmek ‘farklı’ olmayı sağlıyor. Öğrenciler sınıfta gösteremedikleri yeteneklerini gösteriyor, soramadıkları soruları sormaya başlıyorlar, bilgi başka bir boyut kazanıyor” diye konuşuyor.
Müze okula taşındı
Çocuklara müze sevgisini aşılama hedefindeki Bilfen Okulları’nın lobilerinde ise İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne kayıtlı, 500’ün üzerinde arkeolojik obje sergileniyor. Bu sayede öğrenciler, geçmiş yaşantılara ve farklı kültürlere tanıklık ediyor. Hitit, Frigya ve Lidyalıların günlük yaşamlarında kullandıkları kâseler, kaplar, sikkeler, takı malzemeleri gibi eserleri gözlemlerken, eserlerle ilgili bilgileri seslendirme sistemi aracılığıyla dinleme fırsatı buluyorlar. Bilfen Çamlıca İlköğretim Okulu dördüncü sınıf öğrencisi Zeynep Sağanak, dersleri sınıf yerine tarihi eserlerin önünde işlemekten büyük keyif aldığını söylüyor. Bilfen Okul Müzeleri Danışmanı Arkeolog Ahmet Demirtaş ise Avrupa’daki müzelerle karşılaştırıldığında eser bakımından çok zengin olan Türk müzelerinin sergileme, tanıtım ve yöntem bakımından geride kaldığını ifade ediyor.
"Galeri sohbetleri" sürüyor
Bu konuda fark yaratan ve dünya çapında sergilerle büyük bir ziyaretçi akınına uğrayan Sabancı Üniversitesi (SÜ) Sakıp Sabancı Müzesi Resim Dekoratif Genel Sergiler Yöneticisi Hüma Aslaner, müzede öğrencilerin bizzat görev aldığını ifade ediyor. Müzeye girişi ücretsiz olan SÜ öğrencileri, sergilerde “Galeri sohbetleri” başlığı altında konuşmalar yapıyor, tanıtıma destek veriyor ve sistemli bir çalışmayla proje hazırlanmayı öğreniyor. Sakıp Sabancı Müzesi’nde Abidin Dino ve Salvador Dali sergilerinde görev alan SÜ Görsel İletişim Tasarımı Bölümü dördüncü sınıf öğrencisi Merve Arkunlar’a göre tatil günlerinde erkenden müzeye gelip kuyruğa giren insanların olması, Türkiye’de sanat ve müzenin değer bulduğunu gösteriyor. Arkunlar İstanbul Modern, Pera ve Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzeleri’nin gençleri sanat hayatıyla buluşturmayı başardığını hatırlatıyor.
İlgi alanı belirlenmeli
2010 Avrupa Kültür Başkenti olmaya aday ve ‘müze kent’ olarak görülen İstanbul’un bir müze gibi algılanması gerektiğini söyleyen Işık Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Eva Aleksandru Şarlak, İstanbul’un bir kent müzesi veya bir Bizans müzesine sahip olmamasından üzüntü duyduğunu söyleyerek başlıyor söze. Ancak buna rağmen kentin zengin bir müze portföyüne sahip olduğunu da etkiliyor. Şarlak’ın müze ziyaretleri ile ilgili en önemli tavsiyesi ise ‘ilgi alanı’ belirlemek. Şarlak’a göre, Tarihsellik ön plana alınacaksa prehistorik ve protohistorik eserlerin sergilendiği Anadolu Medeniyetleri Müzesi, klasik dönem eserlerinin sergilendiği İstanbul Arkeoloji Müzesi, mimarlık anlayışında önemli yeri olan Ayasofya Müzesi, Osmanlı dönemi yapılanması açısından Topkapı Sarayı Müzesi, Hellenistik ve Roma mozaik eserlerini incelemek için Antakya Mozaik müzesi, Bizans ikonografisi açısından Kariye Müzesi görülmeye değer yerler olarak öne çıkıyor.
Ders tamamlayıcısı oluyor
Dünyanın her yerinde müzelerin en önemli ziyaretçileri öğrenciler. Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Yrd. Doç. Dr. Gül Pulhan, Batı’da öğrencilerin eziyetli okul gezileri yerine müzelerdeki eğitimciler tarafından yönlendirildiğini belirtiyor. Böylece müze, okul derslerinin tamamlayıcısı haline geliyor. Türk müzeciliğinde eğitim boyutunun atlandığını ifade eden Pulhan’a göre müze gezilerini teşvik etmek için; haftanın bir günü bilet ücreti almamak, sergileri daha bilgi verici ve çekici hale getirmek, kafe, kitapçı, hediyelik eşya dükkanı gibi yan unsurlarla ziyaretleri uzatarak daha zevkli hale getirmek gerekiyor.
Müzekart ile 300 müzeye giriş serbest
Türkiye’deki 300’ü aşkın müze ve ören yerini bir yıl boyunca dilediği kadar gezme imkanı sunan Müzekart’ın fiyatı 20 TL. Öğretmenler ile 18 yaş ve üzerindeki öğrenciler için 10 TL, 18 yaş ve altındakiler için 2 TL.
Web: www.muzekart.com ve http://kvmgm.kultur.gov.tr
Telefon: (0312) 444 MÜZE (6893)
Müzelerin Önemi
1- Müze önemli bir eğitim merkezidir. Ezbere dayalı eğitim sisteminin tersine yaşayarak öğrenme ve deneyimleme fırsatı sunar.
2- Bu gözlem yolculuğu bilgilerin kalıcı olmasını sağlar.
3- Laboratuar işlevi gören müze, yaratıcılığı teşvik eder.
4- Kültürel değerleri korumayı öğretir.
5- Sanat sevgisinin oluşmasına yardımcı olur.
6- Vizyon gelişimi, ilgi ve merakın artırmasını sağlar.
7- Önceki medeniyetlerden elde edilen verileri görme, değerlendirme, algılama, sentez yapabilme yeteneğini geliştirir.
8- Geçmiş ve bugün verileriyle ilişki kurabilme ve geçmişe daha net bakabilme olanağı sağlar.
9- Görsel ve dijital dünya ile bağlantılı olarak görsel hafızası çok güçlü olan şimdiki nesil öğrencileri görerek daha etkili eğitim alıyor.
10- Binalar arasına sıkıştırılan kent insanının geniş bahçeleri ve güzel manzarasıyla nefes alma alanı verir.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin