Üniversite öğrencisi zamanını nasıl geçiriyor?
Yapılan bir araştırmaya göre üniversite öğrencilerinin yüzde 28'i günde iki saatten fazla müzik dinliyor. Yüzde 19'unun ise televizyon tutkunu...
19.03.09
Ankara'da yapılan araştırmada, üniversite öğrencilerinin yüzde 28'inin günlük zamanının 2 saatinden fazla bir bölümünü müzik dinlemeye ayırdığı belirlendi.
Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş ve Yrd. Doç. Dr Coşkun Polat ile Ankara Üniversitesi Sosyoloji bölümü araştırma görevlisi Yonca Odabaş tarafından yapılan ''Üniversite Öğrencilerinin Okuma Alışkanlığı: Ankara Üniversitesi Örneği'' konulu bilimsel çalışmada, öğrencilerin müzik dinleme, bilgisayar kullanma ve televizyon izlemeye ayırdıkları süreler araştırıldı.
Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş yaptığı açıklamada, bilimsel çalışmalarında Ankara Üniversitesi'nde eğitim gören 153'ü kız 304 öğrenciyle yaptıklarını, bu öğrencilerin 151'nin fen, 153'ünün de sosyal bilim eğitimi gördüğünü söyledi.
Müzik dinlemeye ayırdıkları zaman
Araştırmalarında öğrencilerin müzik dinlemek için günlük ne kadar süre ayırdıklarını belirlediklerini anlatan Odabaş, günde 2 saatten fazla müzik dinleyen öğrencilerin oranının yüzde 28 olduğunu ifade etti.
Araştırmada günde 2 saatten fazla bölümünü müzik dinleyen kız öğrencilerin oranın yüzde 36.6 olduğunu buna karşın erkek öğrenci oranın yüzde 19.2 olduğunu anlatan Odabaş, ''Günde 1 ila 2 saat arasında müzik dinleyen öğrencilerin oranı yüzde 25.3 olurken, bu oran kız öğrencilerde yüzde 27.5, erkek öğrencilerde ise 23.2 oldu'' diye konuştu.
Televizyon izleme oranları
Üniversite öğrencilerin yüzde 16.1'nin günde 2 saatten fazla televizyon izlediklerini saptadıklarını anlatan Odabaş, ''Kız öğrenciler arasında günde 2 saatten fazla televizyon izleme oranı yüzde 16.3 olurken, erkek öğrenciler arasındaki oran ise 15.9 oldu. Kız öğrencilerin yüzde 35.9'u günde 1 ila 2 saat arasında televizyon izlerken, bu oran erkek öğrencilerde 31.1 oldu. Müzik dinleme eğiliminde olduğu gibi televizyon izlemede de kızların oranın erkeklerden yüksek olduğunu gözledik''dedi.
Günün iki saati bilgisayara ayrılıyor…
Öğrencilerin oyun, eğlenme ve sohbet etme gibi amaçlarla günde ortalama iki saat bilgisayar başında geçirdiği süreleri de belirlemeye çalıştıklarını vurgulayan Odabaş, öğrencilerin yüzde 25'nin günlük zamanlarının 2 saatten fazlasını bilgisayar başında geçirdiklerini söyledi.
Erkek öğrencilerin yüzde 25.2'sinin, kız öğrencilerin ise 24.8'nin günde 2 saatten fazla bilgisayar kullandıklarını sözlerine ekleyen Odabaş, ''Öğrencilerin yarısının söz edilen her üç faaliyet için ortalama ikişer saatten olmak üzere günlük toplam 6 saatini müziğe, televizyon yayınına ve bilgisayar başında eğlenmeye harcaması oldukça düşündürücü bir durumdur'' diye konuştu. (Kaynak AA)







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Herkes kendi geleceğini hazırlar. Suçlu aranacak ise herkes kendinden başlamalı bence.
Saygılarımla.
Türkiye'deki her üniversitede 2. öğretimleri de katarsanız aynı bölümleri okuyan binlerce insan var. Hepsi aynı alanlarda eğitim görüyor ve büyük bir kısmı sadece dersten geçiyor ve bir şey öğrenmiyor. Kalabalık ortamlarda eğitim görüyorlar ve ödev alsalar bile hocaların detaylı bir şekilde inceleyemeyeceğini biliyorlar.
Tüm bunları dikkate alarak dersler ekilmeye, eğlenceli ortamlar aranmaya başlanıyor.Kız-erkek ilişkileri vs şeyleri de içine alan ve derslerden uzak tutan bir sürü alışkanlık kazanılıyor.Dönem tekrarları,alttan alınan derslerin tekrar tekrar alttan alınması birbirini izlerken ne staj yapılabiliyor ne de doğru dürüst bir işe girilebiliyor. Çünkü Türkiye'de artık herhangi bir yerden torpiliniz yoksa "ücretsiz" bir staj bile bulmanız çok zor hale getirildi.
Mezun olana kadar bir öğrenci ailesine ortalama bir daire parası harcatıyor, ailesiyle arası açılıyor, arkadaşları okullarını bitirirken o 7. yılında hala 1.8 ortalamasıyla mücadele ediyor. İş bulamama korkusu, bulsa bile bugünkü ekonomik koşullar altında alacağı ücretle ne yapacağı onu karamsar bir hale sokuyor.
Hepsini geçelim daha üniversite sıralarındayken ekonomik durumu daha iyi olan öğrenciler dil kurslarına, KPSS kurslarına, WAT programlarına katılarak kendilerini geliştiriyor. Bir yandan da eğlence ihtiyaçlarını gideriyorlar. Maddi sıkıntı yaşayan çocuklar ise belli başlı kesimlerin yönetimindeki yurtlarda istemedikleri işlere zorlanarak okuldan hatta hayattan soğutuluyor. Gidecek yeri olmayan ve Anadolu'dan bin bir zahmetle okumaya gelen insanlar bu şekilde kullanılıyor ve yeni insanları getirmeleri isteniyor.
Tüm bunlar yaşanırken biz hala üniversite gençliğinin nelerle uğraştığını araştırıyoruz. Araştırmanın konusu "Türkiye'deki üniversite öğrencilerinin uğraş alanlarını nasıl iyileştirebiliriz" olsaydı bence daha iyi olurdu.
Sonuç olarak sistemin en tepesinden en aşağı kısmındaki insana kadar vizyon değişikliği yapmak gerekli. Bu mantıkla hareket eden insanlar oldukça biz iş bulamama korkusuyla saatlerimizi TV izleyerek de heba ederiz bilgisayarla uğraşarak da. Saygılar...
Yorumunuzu Ekleyin