| |
 |
|
 |
| |
| |
| |
  |
|
Hırçın Karadeniz'de bir eğitim kalesi
Bünyesinden üç yeni üniversite çıkarmasına rağmen Türkiye'nin en büyük üniversitelerinden biri olan KTÜ, komşu ülkelerle güçlü ilişkiler peşinde.
Karadeniz uşağının tez canlılığı, 20 Mayıs 1955'te bir kez daha belgelenmiş oldu. Zira Karadeniz Teknik Üniversitesi'ni (KTÜ) kuran yasanın görüşmelerini Meclis Genel Kurulu'nun sabah oturumuna aldırmayı başaran Karadenizliler, Ege zeybeğine de bir çalım atıyordu. İzmir'de kurulacak yeni üniversitenin oylamasının öğleden sonraya kalması, KTÜ'ye "Ankara ve İstanbul dışındaki ilk, Türkiye'nin de dördüncü üniversitesi" unvanlarını getiriyordu. Ege Üniversitesi beşinci eğitim kurumu olmakla yetinmek zorundaydı. Hırçınlığını nadiren bırakan Karadeniz'in eşsiz manzarası eşliğinde ve küçük bir ormanı andıran dokusuyla KTÜ, Türkiye'nin en güzel kampuslarından birine sahip. Geçen yıl kuruluş kararı alınan 15 üniversitenin üçü, Doğu Karadeniz'de Artvin, Rize, Trabzon, Gümüşhane, Ordu ve Giresun'da birimleri bulunan KTÜ'den doğdu. Ordu, Rize ve Giresun üniversiteleri kurulmadan önce KTÜ, 47 bin öğrencisi, 23 fakültesi, 15 meslek yüksekokulu olan bir üniversiteydi. Şimdiyse öğrenci sayısı 35 binlere geriledi. Yıllık 240 bin YTL bütçesiyle Trabzon ekonomisine ivme kazandıran KTÜ'nün Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özen, dünyanın tek "tıp kökenli teknik üniversite rektörü" sıfatını taşıyor. Türkiye'nin doğusundaki ülkelerle işbirliği planlayan Özen, kuruluş aşamasındaki beş fakülteyle verdiği destekle Karadeniz'in eğitim kalesi olarak kalacaklarının işaretini veriyor.
Görevinize başlarken neleri hedeflediniz? Ne kadarı gerçekleşti? Yeni fakülte, yeni yüksekokul açmaktan ziyade eğitim ve öğretim kalitesini, altyapı olanaklarını artırarak mezunlarımızın aranır nitelikte olmasını hedefledik.
Bu hedef için neler yaptınız? Yönetmeliği değiştirdik. Notlar çan eğrisiyle belirleniyordu. Bu sistem 1980'lerde uygulamaya konulmadan önce başarı puanı 70'ti. Ama çalışma performansıyla berabar başarı puanı 16-18'lere kadar düştü. Öğrencimiz hocalarına "Başarı puanını kaç alacaksınız?" diye sormaya, pazarlık eder gibi başarı puanını belirlemeye kalkıştı. Bu sistemi kaldırdık. İki yıl önce mutlak puan sistemine geçtik. Şimdi başarı puanı 50. İki yıl sonra 60 olacak. Çıtayı daha yukarı çekeceğiz. Finalde en az 45 alma şartı koyduk. Başarısız öğrenci, başarılı öğrencinin önünde engel gibi duruyor, "beş sorudan üçünü yap, ortalamayı yükseltme" diyordu. Ama şimdi her koyunun kendi bacağından asılması misali, çalışkan öğrencinin aldığı not kendisine yarıyor.
Altyapı olanakları konusunda neler yapıldı? 52 yıllık bir üniversite olarak yıpranma nedeniyle binaların onarıma ihtiyacı vardı. Geçen yıl 12 binanın altyapısını yeniledik, sıralarımızı değiştirdik. Bilgisayar laboratuarlarımızı yeniledik. 13 yıllık network sistemimizi yenilemek için 700 bin dolar gibi bir rakam harcadık. Laboratuarlara ve öğretim üyelerimiz için bine yakın bilgisayar aldık.
Araştırmaları nasıl çoğaltıyorsunuz? Üniversiteleri değerlemede, uluslararası hakemli dergilerdeki yayın sayısı ve sıralaması önem taşıyor. Yayın sayısını artırmak için öğretim üyelerimize destek verdik. Araştırma projeleri için bir fon var: Döner sermaye gelirlerinin asgari yüzde 5'i araştırma fonlarından gelir. Bilimsel araştırmaları artırmak adına bu payı yüzde 6,5'e çıkardık. Bunun yüzde 1'ini de araştırma projesi alıp yayına dönüştüren öğretim üyelerine ayırdık. Yüzde 0,5'i ise sadece Doğu Karadeniz bölgesi araştırmalarına tahsis edildi.
Bir üniversitenin bölgeye katkısı nedir? Üniversitelerin kente ekonomik, kültürel, sosyal alanda büyük katkıları var. Ama belli bir gelişmişlik düzeyine erişmiş bölgelerde kurulmalarında fayda görüyoruz. Belli bir düzeye ulaşmayan bölgelerde açılan yüksek öğretim kurumlarında öğretim elemanını tutmak için yoğun çaba gerekiyor. Öğrencilerse beklediği sosyal faaliyetleri ve yaşam biçimini bulamadığı için depresyona giriyor, okuldan soğuyor. Maalesef halkımız üniversiteye ait bir okul kurulursa, o bölge ekonomik olarak yükselir diye bekliyor, dezavantajlarını görmüyor.
KTÜ'nün Trabzon'a katkısı nedir? Yaz aylarında Trabzon'un sokak ve caddelerinin görünümüyle, eğitim ve öğretimin açık olduğu dönemler çok farklı. Bugün Trabzon'da 18 ila 25 yaş arasında 28 bin öğrenci yaşıyor. Trabzon, eğitim-öğretim döneminde cıvıl cıvıl oluyor. KTÜ'nün şehrin yıllık bütçesine katkısı 240 bin YTL. Bir de öğrencilerin günlük tüketim harcamaları var. Büyük bir ekonomik girdi sağlıyoruz.
Yeni üniversitelerin kurulması hakkında ne düşünüyorsunuz? Belli bir gelişmişlik düzeyine ulaşmayan alanlarda üniversite açılmamalıdır. Ama belli bir düzeye eriştikten sonra karşılıklı ivmeyle hızlandırabilir. Böylece hem kuruluşu hızlanır hem o bölgeye katkısı artar. Ülkemizde yeni üniversitelere ihtiyaç var ama bunların yerleri ve sayıları bakımından YÖK'ün önerilerinin dikkate alınması gerekir.
KTÜ, Türkiye'deki dört teknik üniversiteden biri. Diğerlerinden nasıl ayrışıyor? Türkiye'deki ilk 10 üniversiteden biriyiz. En köklü ve en seçkin üniversitelerden biriyiz. KTÜ Türkiye'de, içinde tıp fakültesi olan tek teknik üniversite. Dünyadaysa sadece bir benzeri var: ABD'deki Texas Tech University denilen üniversite. 52 yıllık geçmişimiz ve deneyimli öğretim elemanlarımız var. İnternet ağımız güçlü. 26 elektronik veritabanına sahip merkezi kütüphanemizle ilk beşe gireriz. Kütüphane için 1,2 trilyon gibi bir rakam ayırdık. Bünyemizden üç üniversitenin kurulmasına karşılık 15 fakülte, dokuz meslek yüksekokulu, üç enstitü, 14 araştırma merkezi ve iki yüksekokulumuz var.
Yeni fakülte açmayı planlıyor musunuz? Göreve geldiğimde beş fakülte yeni kurulmuştu. Kuruluş aşamalarını tamamlamaya gayret ediyorum. Altyapılarını hazırlayıp eğitim-öğretime açmak istiyoruz. Diş hekimliği fakültesi öğrenci aldı, eğitime ve sağlık hizmeti sunmaya başladı. İletişim fakültesi gelecek yıl eğitime başlayacak, binası hazır. Eczacılık fakültesinin yeri belirlendi, projesi Türk Eczacılar Birliği tarafından yapıldı, kendilerine teşekkür ediyoruz. Of Teknik Eğitim Fakültesi için ÇAYKUR'dan arsa tahsil edildi. Onlara da teşekkür ediyoruz, projelerini çizdirdik. Milli Piyango İdaresi 25 bin metrekarelik kısmının inşaatını üstlendi. Güzel sanatlar fakültemiz için Akçaabat'taki TEKEL binalarını tahsis ettiler. Tarihi özelliklerini koruyarak restore ediyoruz. Bu yıl sonuna kadar bitirmeyi planlıyoruz.
"Türkiye'nin ilk kök hücre ve gen üretim merkezi Trabzon'da açılıyor" deniliyor Hücre ve doku laboratuarımız Türkiye'de ilktir. İnşaatı tamamlandı, teknokent çalışmamızın bir parçası. Teknokentler ikiye ayrılıyor; teknokent ve medikent olarak. Biz Farabi hastanemizin olduğu yerde medikent, Arsin'de TEDAŞ'ın tahsis ettiği alanı teknokent olarak kullanmayı düşünüyoruz.
Teknik üniversitesiniz ama teknokent yok! Teknokent Yasası 2001'de çıktı. Türkiye'de 92 üniversite olduğunu düşünürseniz hala geç kalmış sayılmayız. Çalışmalara 2004'de başladık. Türkiye'de teknokent kuran 13'üncü üniversite olacağız. Zaten inşaatına başladık. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle yürütüyoruz. Teknokent kapsamında yer almak için iki firma başvurdu bile.
Bünyenizdeki hastane ihtiyacı karşılıyor mu Farabi hastanemiz 450-500 yataklıydı. 300 yataklı ek bina yaptık. Ama hasta yatırmada ileriye gün veriyoruz yani yeterli değil. Çernobil ile ilgili olsun olmasın kanser vakalarında artış fazla. Onkolojiyle ilgili bir merkez olduğumuz için de geliyorlar. Çocuk hastanesi ihtiyacımız var. Özellikle kanserli çocukların diğer hastalarda aynı koğuşlarda olması enfeksiyon riskini artırıyor.
Yurtdışındaki üniversitelerle ilişkiler nasıl? Ülkemizin doğusundaki ülkelerle işbirliğini planlıyoruz. Merkez olmamız nedeniyle sağlık hizmeti sunma girişimlerimiz var. Gürcistan'da hem Tiflis hem de Batum üniversiteleriyle protokol imzaladık. Rusya Federasyonu'nda Kostrama Üniversitesi'yle protokolümüz oldu. Ayrıca AB Erasmus Programı çerçevesinde yaklaşık 18 Avrupa üniversitesiyle bağlantımız var, öğrencilerimiz ve öğretim elemanlarımız değişim yapıyor. Geçen yıl 100'e yakın öğrenci gönderdik, bu yılki hedef 150.
İngilizce eğitim veriliyor mu? 15 bölümümüz için bir yıllık hazırlık okulu var. Öğretim elemanlarımızı artırabilirsek diğer bölümlere de hazırlık okutmak istiyoruz. Erasmus Programı'na katılacak öğrencilere yabancı dil desteği veriyoruz ayrıca.
Rusça öğretiliyor mu? Hayır, öğretim elemanlarımızda ve programlarda eksiklikler var.
Başka ne tür sıkıntılarla boğuşuyorsunuz? Bu yıl Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin bir şenliği olacak. Erzurum kış olimpiyatlarını aldı, biz Trabzon olarak 2011 gençlik olimpiyatlarını aldık. Kampustaki öğrenci yurtlarımız olimpiyat köyü gibi tanımlandı. Ancak yurtların imkanları iyi değil, odalarda 6-8 kişi kalıyor. Bunların restore edilmesi gerekir ama hedefimiz kamulaştırmalarla bir öğrenci köyü oluşturmak. Vakit geçirecek sosyal alanlar, sinema, çarşı olmalı. Basket, tenis, mini futbol sahaları yapılmalı. 2011'de de bu alanlar, olimpiyat köyü olarak kullanılmalı. Bu açıdan spor anayasasının, özel olimpiyat yasalarının çıkması, kamulaştırma için ayrı bir bütçelendirme yapılması gerekiyor.
Peki lojmanlar yeterli mi? 300 küsur lojmanımız var yeterli değil. Lojmanlar, öğretim elemanlarının bizi tercih etmesinde artı puan. Öğretim üyesini bulma adına büyük kolaylıklar sağlayacak ama devletimizin politikasında lojmanlara pek sıcak bakılmıyor.
Öğretim üyesi eksikliği için kentler arası rotasyon sistemi çözüm olur mu? Aynı sıkıntıyı Sağlık Bakanlığı yaşıyor. Hekimlerin sayısı yetersiz gibi görünüyor ama asıl sıkıntı, kırsal-kentsel/doğu-batı olarak bölgesel dağılım farklılığından. Özellikle profesör ve doçent düzeyindeki öğretim üyelerinin merkezden uzak yerlere gitmesi için zorlayıcı tedbirleri adil bulmuyorum. Maddi destek ve lojmanla cazibe sağlanmalı.
Sosyal kulüplerin durumu nedir? Göreve geldiğimizde 30 küsurdu öğrenci kulüplerinin sayısı, bugün 50'lere yaklaştı. Dağcılıktan su altı sporlarına, folklordan tiyatroya her türlü faaliyet var. Otomotivle ilgili kulüp, ürettikleri güneş enerjili araçla yarışlara katıldı, altıncı oldu. O araç için 70 bin liraya yakın destek verdik. Bu bütçeyle çok rahat güvenlik aracı alabilirdik ama bu tür faaliyetleri önemsiyoruz.
Araştırma merkezlerinin konuları neler? 14 araştırma merkezi var. Mesela fındık ve çayla ilgili araştırmalar yapılıyor.
KTÜ'yü kimler tercih ediyor? Öğrencilerin profiline baktığımızda yüzde 49'u Karadeniz Bölgesi'nden, Zonguldak- Artvin arasından; kalan yüzde 51'i diğer bölgelerden. 81 ilden öğrencimiz var. Yüzde 40'ı bayan, yüzde 60'ı erkek. 25'ten fazla ülkeden gelen 300 öğrencimiz de yabancı uyruklu; çoğunluğu Türki-Cumhuriyetlerden.
Öğrencilerle ilişkileriniz nasıl? Göreve geldiğimizden beri her yarıyıl, fakülte öğrencileriyle toplantılar yapıyoruz. Hocalar gelmiyor ve öğrenciler nezaket sınırları içinde tüm sıkıntılarını dile getiriyor. Önerilerini kaydediyoruz, geri dönüş yapıyoruz. Ayrıca Web sitemizde "serbest görüş" sayfasına öğrenciler ve öğretim üyeleri mesaj atıyor. Şu an toplam gelen mesaj sayısı 586, her sabah okuyup yanıtlıyorum.
Kurtlar Vadisi dizisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Çete, mafya gibi olumsuzlukları, şiddeti içeren yönleri olabilir ama ulus adına, devletin devamlılığı adına olumlu yanları da olduğu bir gerçek. Daha yapıcı eserler ortaya konulabilir. Herkesin ulusalcı davranış, ülke ve ulusun bölünmezliği ve cumhuriyetin temel değerleri konusunda hassas olması gerekir. Bu hassasiyetin beklenmesi 'koyu milliyetçilik'; ırkçılık, kafatasçı milliyetçilik değildir. Bunlar, Misak- ı Milli sınırları içindeki bir milliyetçiliktir.
Gazeteci Hrant Dink suikastının azmettiricisi 'abi' Erhan Tuncel'in KTÜ öğrencisi olduğunu öğrenince ne hissettiniz? Bundan üzüntü duymamak mümkün değil. Öğrencimizin böyle bir olayda adının geçmesinden üzüntü duyduk. Cinayeti ya da şiddeti tasvip etmemiz mümkün değil. Ne üniversitenin ne de Trabzon'un böyle bir imajla anılmasından kimse hoşnut olamaz.
Olayın ardından ne yaptınız? Dekanlarımız ve bölüm başkanlarımıza mümkün olduğu kadar öğrencilerle ilgilenmelerini ve ders dışı zamanlarında üniversiteyle bağlantılarını kesmemeleri konusunda daha duyarlı olmalarını istedim. Başarı puanı düşük olduğu için öğrencilerimizin boş vakitleri fazlaydı. İki yıldır çıtaları yükselttik. Şimdi daha çok çalışmak zorundalar. Derse ve okulla ilgili etkinliklere daha çok zaman ayırmak durumundalar. Ümit ederim, olumsuz işlere ayıracak zamanları iyice azalacak!"
"Hukuk dışı kayıt paraları alınıyor" diye bir iddia var... Daha önce öğrencilerimiz kendileri bankaya giderek para yatırıyordu. Kimlik, giriş kartı, bandrol, staj dosyaları vs. daha birçok hizmet için ayrı ödeme yapılıyordu. Hepsini birleştirdik. Yarıyılın başında alınıp bitiyor.
İmaj düzeltme çalışması düşünüyor musunuz? Üniversite-kent bütünleşmesini, benim şahsi ilişkilerim iyi olsa bile yeterli görmüyorum. Önümüzdeki günlerde üniversite olarak ne gibi imkanlara sahip olduğumuza, ne gibi hizmetler sunabileceğimize bakacağız. Sivil toplum örgütlerini, gazeteciler cemiyetini, baro başkanlığını ziyaret edeceğiz. Şehir adına neler yapabiliriz, konuşacağız. Üniversitenin stratejik planı yoktu. İki yıldır, beş yıllık stratejik plan hazırlıyoruz; bunu da kamuoyuyla paylaşacağız. Başarı performans göstergelerini YÖK'e sunuyoruz.
Hayallerinizin ne kadarına ulaştınız? Eğer hayallerimize ulaştık dersek o zaman yapacak iş kalmadı anlamına gelir. Hayallerimi bir bir gerçekleştirmeye çalışıyorum. Hayaller bittiği zaman ufkunuzun da, işinizin de bittiği anlamına gelir. Önümdeki hedefleri koyarak yoluma devam ediyorum.
Hedeflerinizin ne kadarına ulaştınız? Büyük oranda ulaştım. Seçim bildirgemde aday olurken kendimi tanıtıcı bir özgeçmişle beraber öğretim üyelerine dağıttığım bir kitapçık vardı. Orada gerçekleştiremediğim üç iş kaldı: Biri KTÜ koleji. Bu, vakıf ya da dernek yoluyla olacaktı. 2004'te çıkan yasayla dernek ve vakıfların üniversite bünyesinde çalışmaları yasaklandı. İkinci hedefim, eğitim bilimleri enstitüsünün kurulmasıdır. Bu kararım cepte bekliyor. Üçüncüsü kendi bilimsel dergilerimizin çıkarılmasıydı. Daha bir buçuk yılım var. Ümit ederim gerçekleşecek.
Neşe Mesutoğlu
|
|
|
|