İlaç mümessilinin ''satış baskısı'' davası
Konya’da bir ilaç mümessili, kendisine satış baskısı uyguladığını iddia ettiği firma aleyhine tazminat davası açtı...
29.04.09
Konya'da bir ilaç mümessili, kendisine ''satış baskısı'' uyguladığını iddia ettiği ve işten çıkarıldığı ilaç firması aleyhine dava açtı. Metin Erkul, bir firmada 10 yıl boyunca ilaç mümessilliği yaptığını, çalıştığı firmanın görev yaptığı süre boyunca 3 ayda bir kendisine, diğer mümessillere olduğu gibi, belli miktarda ilaç satmayı taahhüt ettiğine ilişkin belge imzalattırdığını ileri sürdü.
Ayrıca firmanın, imzalatılan belgelere konu olan satılacak ilaç miktarlarını her 3 ayda bir en az yüzde 10–15 oranında artırdığını iddia eden Erkul, kendisinin de bu belgeleri, diğer arkadaşları gibi imzalamak zorunda kaldığını söyledi.
Satış baskısının kabul edilemez düzeylere ulaşmasının ardından yaptığı itirazlar sonucu firma yöneticileriyle ters düştüğünü ifade eden Erkul, ardından firma yetkililerinin çeşitli gerekçelerle savunmasını aldığını, 2006 Haziran ayında da 'şirket prosedürlerine uyumsuzluk gösterdiği' gerekçesiyle işine son verildiğini belirtti.
Ardından İstanbul 7. İş Mahkemesine işe iade davası açtığını, 21 ay süren dava sonunda mahkemenin ''işe iade'' yönünde karar verdiğini bildiren Erkul, firmanın kendisiyle çalışmak istemediği için bir diğer yol olan tazminat ödemeyi tercih ettiğini, kendisine 10 maaş tutarında tazminat ödendiğini ifade etti.
''Mobbing'' Davası
İşten çıkarılma sürecinde yaşadığı olayların kendisini maddi ve manevi açıdan çok yıprattığı, 37 yaşından sonra kariyer yapmasının önünün tıkandığı gerekçeleriyle ''uğradığı haksızlığın'' peşini bırakmadığını ifade eden Metin Erkul, ''ABD ve Avrupa'da yaygın olan, iş yerleri tarafından çalışana işten çıkması için psikolojik baskı ve yıldırma anlamına gelen 'mobbing' davalarına benzer bir şekilde, 2008 yılı Aralık ayında Konya 3. İş Mahkemesi'ne tazminat davası açtım. Davanın ilk duruşması yapıldı.''
Erkul, mahkemeye, işten çıkarılma döneminde yaşadığı 1 yıl süren ağır depresyona ilişkin sağlık raporunu ve kullandığı ilaçların belgelerini sunduğunu, mahkemede vurguladıkları en önemli unsurun, 'firmanın satış baskısını her 3 ayda bir artan oranlarda uygulaması' olduğunu, ilaç firmasının ise 'işe giren herkesin kota usulüyle çalışıldığını bildiği' tezi üzerinde durduğunu söyledi.
Prof. Dr. Tulunay...
Klinik Farmakoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cankat Tulunay ise Türkiye'de, ihtiyaçtan fazla ilaç satılması ve prospektüsünde belirtilen rahatsızlıklar dışında ilaç yazılmasının önemli bir sorun olduğunu belirtti.
Gereksiz ilaç kullanımının Türkiye'ye yıllık maliyetinin 3 milyar doları bulduğunun tahmin edildiğini bildiren Prof. Dr.Tulunay, “Örneğin ABD hükümeti de ilaç firmaları tarafından zarara uğratılıyor. Bu konuda çok büyük ilaç firmaları ABD hükümetine, milyarlarca dolar tazminat ödedi, bir kısmı da ödemeye mahkûm oldu. Türkiye'de de usulsüz ilaç yazımı ve usulsüz ilaç alımı sıkça karşılaşılan bir durum. Bu sorun, firmanın ilaç mümessilleri üzerinde, mümessillerin de doktorlar üzerinde baskı yapması sonucu oluşan bir döngüdür. Birçok ilaç firması mümessiline, ''Şu kadar kota koydum. Satarsan prim var, satamazsan işten atarım' diyor. Birçok ilaç mümessili bu şartlar altında kahrederek çalışıyor, ancak böyle bir dönemde başka alternatifleri yok'' dedi.
ABD’de mümessiller hastanelere alınmıyor…
Prof. Dr. Tulunay, ABD'de görülen ilaç yolsuzlukları üzerine geçen ay Amerikan Psikiyatri Cemiyeti'nin, toplantılarına ilaç firmalarının katılımını ve sponsor olmasını yasakladığını, ABD'de bazı bölgelerde ilaç sektörü çalışanlarının hastanelere girmemesi için protesto gösterisi yapıldığını söyledi.
Son dönemde, Türkiye'de bir ilaç firmasının, bir antibiyotik ilacını reçeteye yazılan her kutu başına, o doktora 5 TL ödediği söylentisinin yayıldığını ifade eden Tulunay, ''Maalesef devletimiz soyuluyor. Bunları önlemek için ciddi bir ilaç politikası uygulanması, denetimlerin daha etkin hale getirilmesi gerekiyor'' diye konuştu.
(Kaynak: AA)







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin