Topu tuttu, parayı kaptı!
Halı sahalardaki kaleci sorunu kiralama yöntemiyle çözüldü. Aktüel dergisinden Sinem Barkın’ın haberi “kalecilik” kariyerinden para kazanmanın sırlarını anlatıyor
AKTÜEL-05.02.09
Türk erkeği doğuştan futbolcu. Ama nedense hepsi forvet ya da santrfor olarak dünyaya geliyor! Kaleci ihtiyacını gidermek içinse her daim yabancı oyuncu aranıyor. Kaleci sadece yeşil sahalarda değil halı sahalarda da büyük sorun. Ama halı saha müsabakaları için artık bir çözüm var: “Kiralık kaleci”!
Halı sahalarda yaş sınırı yok, biraz koşabilen pek çok erkek halı sahada top kovalıyor. Kurallar yeşil sahalara göre biraz farklı; mahalle maçlarında olduğu gibi üç korner bir penaltı değil ama taç ve ofsayt yok! Yazılmamış bir kural daha var halı sahalarda; oyuncular kaleye ya beşer dakika aralarla geçiyor ya da gol yiyen kaleci oyuna girip fileyi arkadaşına devrediyor. Bu kuralın sebebi de çok açık: Futbolu herkes seviyor ama kimse kaleci olmak istemiyor. Ee arada bir keyifle halı saha maçı yapıp, üstelik herkesten önde koşup gol atmak varken kalede durmayı kim ister?
Stajyer kaleci bile var
Halı sahalarda kaleci sorunu ekonominin temelini oluşturan arz-talep dengesiyle çözülmüş. Beş yıl önce bu talebi keşfeden Faruk Taslı, ücreti karşılığında kalecilik yapmaya başlamış. Zamanla işi o kadar ilerletmiş ki tek başına yetişemez olmuş ve yola çocukluk arkadaşı Mustafa Karaoğlu ile devam etmiş. Şimdi mahallenin gençlerinden oluşturduğu “stajyer kaleci”lerle birlikte İstanbul’un her köşesindeki halı sahaya yetişmeye çalışıyor.
Haftada beş gece ikişerden 10 maç abonesi var. Abonelerden arta kalan saatlerde de hemen hiç boş kalmıyor. İki maç arası yakaladığımız Faruk Taslı nam-ı diğer Fako ile aralıksız 10 dakika konuşmak bile mümkün değil. Telefonu her iki dakikada bir çalıyor. Arayanların isteğiyse malum: “Alo, kaleci lazım abi, gelebilir misin?” Faruk Taslı kimine gideceğini söylüyor kimine ekipten çocukları yolluyor. Kimineyse “Bir dahaki sefere” diyerek kapatıyor telefonu.
Kimse kaleye geçmek istemezse…
Futbol geçmişleri mahalle arasında oynanan maçlarla sınırlı koca koca adamların kaleci talebi bizi epey şaşırtsa da futbolseverleri şaşırtmıyor. Nedenini sorduğumuzda Fako’nun cevabı net: “Kimse kaleye geçmek istemiyor. Haklılar da. Haftada bir gece maç yapacaklar, kalede durmak yerine oynamayı tercih ediyorlar. Üstelik ben profesyonel olduğum için rakip takım karşısında avantaj sağlıyorlar. Halı saha maçları genellikle bol gollü olur. Takımlar çift rakamlı goller atıp bir o kadar da yerler. Benim çıktığım maçlarda yedikleri gol sayısı üçü geçmiyor. Bazen o kadar iddialı karşılaşmalar oluyor ki prim bile veriyorlar.”
Faruk Taslı da Mustafa Karaoğlu da halı saha kaleciliğini ek iş olarak yapıyorlar. Lojistik firmasında çalışan ikili hafta içi sabah 08.30’dan akşam 18.00’e kadar mesailerinin başında. Gece 21.00’den sonra ise halı saha vardiyası başlıyor. Ekipteki stajyer kalecilerse henüz lise öğrencisi. “Mahalledeki futbol seven liseli gençleri ekibe kattık. Sokakta gezeceklerine file bekleyip okul harçlıklarını çıkarıyorlar. Halı saha maçları sadece orta yaş grubuna özel değil, burada her yaştan insan oluyor. Bazen çok iyi oynayan gençlerle karşılaşıyoruz. Biz bu meslekten yetiştiğimiz için futbolcuyu ayırt etme şansına sahibiz. Öyle durumlarda bu oyuncuları tanıdığımız kulüplere, antrenörlere yönlendiriyoruz” diyen Faruk Taslı geçmişte 4. Levent Akçam Spor Kulübü’nün formasını terletmiş. Halı saha formasına geçişi ise futbol antrenörü olan ağabeyi Yusuf Taslı’nın teşvikiyle olmuş. Epey de para kazanmış ikinci işinden.
File beklemenin bedeli 30 lira
Halı saha maçı için kiralık kaleciye 30 lira ödemek yetiyor. Halı saha kiraları, sahanın bulunduğu semte ve sahip olduğu donanıma göre 100-240 lira arasında değişiyor. Dolayısıyla bu rakama eklenen 30 lira oyuncuları pek fazla etkilemiyor. Fako’nun İstanbul’daki hemen her halı sahada file beklemişliği var. “Oyuncular gelip evden alıyorlar, maçtan sonra da eve bırakıyorlar. Alamadıkları durumlarda da taksi paramı ödüyorlar. Portföyümde 350 kişi var. Bu iş sayesinde pek çok insan tanıdım. Birçok ünlüyle maç yaptım. Şarkıcı Baha, Nihat Doğan, Emre Belözoğlu, Acun Ilıcalı gibi tanınmış isimlerle ve birçok işadamıyla oynadım” diyor.
Maçlar eğlence için olsa da bazıları iddialı oluyormuş. Yenilen takımın halı saha kirasını ödemesi yöntemi de en çok girilen iddiaymış. “Böyle zamanlarda prim bile aldığım oluyor. ‘Hiç gol yeme, artı 10 lira’ diyorlar mesela. Bazen de karşı takım bir sonraki maçta onlarla oynamamı istiyor”. Ekonomik kriz halı saha maçlarını etkilememiş, aksine Fako ve ekibi daha fazla maç yapar olmuşlar: “İnsanlar kriz yüzünden zaten mutsuz, buraya gelip stres atıyorlar. İşlerin açılması bizim için biraz yorucu ama sporcu olduğumuz için bu tempoya alışığız. Kısacası bu işi keyifle yapıp üstüne de para kazanıyoruz!”
Halı sahanın yıldızları
Halı saha müdavimleri için kazanmak önemli değil. Birçoğunun asıl amacı spor yaparken eğlenmek ve stres atmak. Ama iş “kiralık kaleci”ye gelince hemen hepsi duruma sıcak bakıyor. Fako’nun “müşteri”lerinden Cenk, “Zaten haftada bir gece maç yapıyoruz. Doğal olarak hepimiz oynamak istiyoruz kimse kalede öylece durmak istemiyor. Faruk beş yıldır bizim kalecimiz. Kaleye kim geçecek diye dert etmiyoruz. Biliyoruz ki Faruk kalede olacak biz de keyifle oynayacağız. Üstelik gol yeme ihtimalimiz de diğer halı saha karşılaşmalarına oranla epey düşük olacak” diyor.
Bir diğer görüş ise, kalecinin gol yedikten sonra oyuna girmesi üzerine kurulu sistemin bir süre sonra maçı olumsuz etkilediği yönünde. Halı sahada karşılaştığımız gençlerden Mert, “Oyuna girmek isteyen arkadaş, golü özellikle yiyor. Bir süre sonra yenen goller o kadar artıyor ki maçın tadı kaçıyor. Sabit kalecimiz olduğu zaman futboldan keyif alıyoruz” diyor.
Sahanın ve Fako’nun bir başka müdavimi olan Gerçek ise “Bizim maçlarımız çok iddialı. Lig maçına çıkar gibi hazırlanıp maçtan önce taktik konuşuyoruz. Maçı bırakıp kaleye geçecekseniz oyun kurmanın ne anlamı var?” diyerek arkadaşlarından aldığı topu bize atıyor!
Haber: SİNEM BARKIN sinem.barkin@aktuel.com.tr
Fotoğraflar: GÜVEN POLAT







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin