Ana Sayfa | İşte İ.K | Şirketler milenyum kuşağına hazırlanıyor

Şirketler milenyum kuşağına hazırlanıyor

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Şirketler milenyum kuşağına hazırlanıyor

5 - 10 yıl içerisinde şirketlerin yönetim kadrosunda yer alacak olan günümüzün milenyum gençleri çalışma koşulları konusunda esnek olmayı göze alabilen, yaratıcılığa ve kariyer gelişimine fırsat veren şirketlerde çalışmayı tercih ediyor.

Türkiye’de 20 ile 24 yaş arası 6.5 milyonluk bir nüfus olduğu belirtiliyor. Bu kuşağın genel nüfus içerisindeki oranı ise yüzde 36’yı buluyor. Sosyal bilimcilerin yaptığı araştırmaların sonuçlarına göre 1982 – 2002 yılları arasında doğan kişilerin oluşturduğu bu nesil, içinde yaşadığı çağ ile ortak bir ismi paylaşıyor: “Milenyum kuşağı”.

Teknoloji ve İnternet kültürü ile iç içe olmaları, yüksek adaptasyon becerileri ve bireysel karar alma eğilimleri onları önceki kuşaklardan ayıran en belirleyici özellik. Bu kuşağın ayırt edici nitelikleri ABD’de önce ortaya çıktı ardından tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde zamanla yeni bir akım haline geldi. 2000’li yıllarla birlikte iş dünyasına giren bu gençler, önümüzdeki 5 – 10 yıl içerisinde şirketlerin yönetim kadrolarında yer alarak kendi kültürlerini profesyonel hayatın içine taşıyacak.

Tam da bu noktada şirketler hem yeni yöneticilerini hem de potansiyel müşterilerini tanımak adına birbiri ardına araştırmalar yapıyor, bu yeni nesil ile ortak bir dil konuşabilmenin yollarını arıyor. Öyle ki bazı şirketler, gelecek planlarını 21. yüzyılla birlikte milenyum kuşağının beklentilerine göre şekillendiriyor. Araştırmaların sonucu ortak bir mesajda birleşiyor: Bu kuşağa karşı hazırlıklı olun!

Serbest ve esnek yaşam

Teknolojiyle neredeyse etle tırnak gibi birbirinden ayrılmaz bir bütün olarak yaşayan, otoriter yönetim tarzına hiç de sıcak bakmayan, serbest ve olabildiğince esnek çalışma saatleri hayal eden ve özgüveni yüksek bu kuşağın yaptıklarının ne kadarının yapacaklarına teminat olduğu, iş yaşamına girişleriyle birlikte neleri değiştirebilecekleri üzerine şirket yöneticileri ve uzmanlar farklı görüşlere sahip.

Yabancı şirketleri tercih ediyorlar

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre bu kuşağa mensup 20 - 24 yaş aralığındaki yaklaşık yedi milyon gencin yalnızca ortalama iki milyon beş yüz bini çalışma şansı buluyor. Üç milyonu aşkın bir kesim ise halihazırda çalışma potansiyeli taşıyor. Bu rakamlara henüz mezun olmamış yine bu kuşağın diğer temsilcileri olarak kabul edilen üniversite öğrencileri dahil edilmiyor. Çalışma fırsatı yakalamış gençlerin favori sektörleri bilişim ve finans olarak öne çıkıyor. Tercihler ise yabancı şirketlerden yana kullanılıyor. Uzmanlara göre bunun temel sebebi, çalışma koşulları konusunda esnek olmayı göze alabilen, yaratıcılığa ve kariyer gelişimine fırsat veren yapının çokuluslu şirketlerde daha fazla öne çıkarılıyor olması.

UZMANLAR NE DİYOR

Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka / Human Resources Management

Sadakat duyguları zayıf

Yüksek niteliklere sahip bir kuşakla karşı karşıyayız. Ancak ilk iş deneyimlerinde ailelerinden gördükleri desteğe güvenerek, en küçük olumsuzlukta pes edebiliyorlar. Birçoğu yurtdışında çalışma ve yaşama konusunda çok istekli. Adaptasyon yetenekleri çok kuvvetli. En belirgin zayıf noktaları ise bir önceki kuşakların aksine sahip oldukları sadakatsizlik. Bireysel yetişme tarzlarını iş dünyasına da yansıtıyorlar. Teknolojiye olan yatkınlıkları sayesinde en küçük değişikliklere bile hızlı biçimde uyum sağlayabiliyorlar.


Murat Yeşildere / Egon Zehnder International

Kırılacak ya da kıracaklar

Milenyum kuşağı ile bir önceki kuşaklar arasındaki en büyük fark, aldıkları eğitim. Sorgulayıcı ve paylaşımcı bir yapıları var. 12 Eylül kültürü çocukları eve kapattı. Şimdi ise evin dışında, okulda vakit geçirmek için birçok alternatif var. Ancak 21. yüzyılın kuşağını 20. yüzyıl zihniyetiyle yetiştiremeyiz. Bazı kişilerin bu kuşağa tepki göstermeleri de, arada sürtüşmelerin olması da bu yüzden. Beklentileri çok yüksek olan, kariyer ve gelişimleri için her türlü talepte bulunmaktan çekinmeyen bir kuşak var karşınızda. Bizde de yetenek yönetimini gerçekleştirebilecek çok az kurum var ki, bunların çoğu da çokuluslu şirketler. Şirketlerin buna yönelmesi lazım. Yetkinliklerini iyi yönetmemiz lazım, yoksa ya kırılacaklar ya da kıracaklar.

Adnan Erdoğmuş / HP İnsan Kaynakları Direktörü

Avrupa ve Ortadoğu’da çalışıyorlar

Her yıl bu kuşağa mensup yüzlerce aday ile yüz yüze görüşmelerde bulunuyoruz. Açıkçası her yıl, gerek bilinçli kariyer tercihi gerekse de kişisel gelişim açısından bir önceki yıla göre daha donanım sahibi adaylar ile karşılaşıyoruz ve seçim yapmakta zorlanıyoruz. Profesyonel iş hayatına öğrencilik yıllarında staj ya da yarı zamanlı iş tecrübeleriyle adım atıyorlar. Bu kuşağa mensup olup da çok kısa bir süre içinde Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgemizde önemli uzmanlık ve yöneticilik pozisyonlarında görev yapan arkadaşlarımız var.


İŞ DÜNYASI NASIL ÖNLEMLER ALIYOR

Işık D. Aydın / Microsoft Türkiye İnsan Kaynakları’ndan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

Beklentilerine uymaya çalışıyoruz

Bu yeni neslin en belirgin özellikleri kendine güven duymak, durumlara bireysel yaklaşım sergilemek, teknoloji ve hıza düşkün olmak. İnternet onlar için olmazsa olmazlardan. Ülkemizde İnternet kullanıcılarının yüzde 50’sini milenyum kuşağı gençler oluşturuyor. Bunu duyduğumda açıkçası hiç şaşırmadım. Bu kuşağın temsilcileri, kurumsal yapılar içindeki mekanizmaları çok fazla benimsememekte ve hatta mümkün olduğunca uzak kalmayı tercih etmekte; sadece ‘benimle ilgili ne var?’ kısmını alıp, kendilerine çizdikleri görev ve rol içinde ilerlemekteler. Gün be gün, iş ortamındaki gelişmeler ve beklentiler bu kuşağın beklentilerine doğru kayıyor.

Geleneksel etkileşim, iletişim ve motivasyon araçlarının hepsini sorguluyor ve yeni nesil beklentilere uyumlu hale getirmeye çalışıyoruz. Bir yandan ekip, sinerji, ortak hedef derken; bir yandan da milenyum kuşağının karakteristik özellik ve beklentileri ile örtüştürebilmek ve ortak kültür ortaya çıkarabilmek önemli düşünce alanlarımızdan biri haline geldi. Microsoft Türkiye’nin staj imkanları, dönemsel ve proje bazlı ve hatta dış kaynak kullanarak çalışma için gerekli işgücünü düşündüğümüzde önemli sayıda çalışanımız bu kuşağın temsilcisi olacak.

Gökhan Erün / Garanti Bankası İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

Planlarımız değişti

Şirketlerin geleceğine yön verecek olan bu kuşağa ilişkin geniş ve kapsamlı bir araştırma yaptık. Monoton bir çalışma sistemini kabul etmiyorlar. Çalıştıkları kurumdan sürekli kariyer ve gelişimlerine dair talepte bulunur bir tavır sergiliyorlar. Bu kapsam içerisinde yer alan kuşağın davranış ve beklentilerini kavrayabilmek için üniversiteden yeni mezun olanlara yönelik bir araştırma bile yaptık. Araştırmanın sonuçlarına göre de işe alım süreçlerimize, kariyer ve eğitim planlarımıza da 2007’de uygulamaya başladığımız bazı yenilikler getirdik”.


Goizueta Business School’un tüm dünya gençlerini kapsayan araştırması diyor ki:

• Otoriteye karşı koyarak kurallara itiraz etme oranı yüzde 70. Bir önceki kuşakta ise aynı oran yaklaşık yüzde 40’la sınırlı.
• İşsiz kalmalarıyla ilgili endişeleri bulunmuyor. Çünkü sonsuz aile desteğiyle büyüyorlar.
• İş görüşmelerini ve bağlantılarını yüz yüze yapmak yerine e-posta ya da telefon yoluyla halletmeyi tercih ediyorlar.
• Çok yüksek bir oran, kendi işini kurmak istiyor.
• Şirketlere rahat giyinme biçimini getiriyorlar.

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
5.00