Ana Sayfa | İŞ'TE İNSAN Gazete | “17 yaşında yurtdışına gitmeye gerek yok”

“17 yaşında yurtdışına gitmeye gerek yok”

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
“17 yaşında yurtdışına gitmeye gerek yok”

Sabancı Üniversitesi’nin bir yıllık rektörü Prof. Dr. Nihat Berker, öğrencilerle kurulan sağlıklı iletişimin başarıdaki en büyük etken olduğu görüşünde…

İŞTE İNSAN – 15.08.10
Eylem AKTAY
eylem.aktay@sabah.com.tr

Türkiye’de devlet üniversitelerine rektör seçmek oldukça sıkıntılı ve çoğu zaman da uzun süren tartışmaları beraberinde getiren bir süreçtir. Buna karşılık vakıf üniversiteleri rektörlerini belirlerken değişik yöntemler uygulanabiliyor. Bir yıl önce Sabancı Üniversitesi’nde rektör koltuğuna oturan Prof. Dr. Nihat Berker, kılı kırk yararak seçilen bir rektör. Yedi ay süren rektör yardımcılığı görevi sonrasında bugünkü unvanını alan Prof. Berker, yardımcı olduğu dönemde üniversiteyi tanıma anlamında büyük avantajlar edindiğini düşünüyor. Böyle bir rektör seçme tekniğinin değil Türkiye’de dünyada dahi olmadığını vurgulayan Prof. Berker, kişinin kendisini rektörlük koltuğuna hazırlaması açısından bu sürecin çok faydalı olduğu görüşünde.

“Hayatta bazı şeylerin sebebi romantiktir”
Liseyi Robert Kolej’de okuyan ve o yaşlarda aklında sadece gazetecilik yapmak olan Prof. Dr. Nihat Berker’i öğretmenleri başarılı bir öğrenci olduğundan ABD’deki üniversitelere başvurması konusunda cesaretlendirmiş. “ Madem gazetecilik istiyorsun, burs kazansan da gitmezsin… Ama kazanman bizim için önemli” diyen öğretmenlerini dinleyerek MIT (Massachusetts Institute of Technology ) ve Harvard gibi dünyanın önde gelen okullarına başvurmuş ve hemen hepsinden burs kazanmış. Buna rağmen İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik okumakta kararlı olan Prof. Berker, bu kez de öğretmenlerinin ‘MIT’den burs kazanıyor ve sen gitmiyorsun öyle mi? İki bin başvurudan sadece 50 kişi kabul ediliyor ve sen de bunlardan birisin. Bu hayatının en büyük şansı” itirazlarına daha fazla karşı koyamayıp MIT’de okumaya karar vermiş. 17 yaşında okumak üzere Amerika’nın yolunu tutan Berker; ‘O yaşta birinin hayatında sadece eğitim yok. Hayatta kültür var, aile var…” diyor. Prof. Berker, artık Türkiye’de de çok iyi üniversiteler olduğunu, bilgiye ulaşmanın, dünyadaki yenilikleri, gelişmeleri takip etmenin çok kolaylaştığını söyleyerek 17’sinde yurtdışına gitmenin çok da doğru olmadığını belirtiyor. Prof. Berker gençlere bunun yerine yurt dışındaki yaz okullarını öneriyor.

MIT’den fizik ve kimya diplomaları, 1988’de de ‘profesör’ unvanını alan Prof. Dr. Nihat Berker, doktorasını da ABD’deki Illinois Üniversitesi’nde tamamlayarak Harvard Üniversitesi’nde araştırmalarına başlamış. 1979 -1999 yılları arasında MIT’de fizik alanında öğretim üyesi olarak çalışan Prof.. Berker, 1999’da Türkiye’ye dönme kararı almış. Dönüş kararının gerekçelerini ise şöyle açıklıyor: “Hayatta bazı şeyler var; pratik sebeplerden değil romantik sebeplerden yapmak gerekiyor.”

2003–2004 yılları arasında İTÜ’de Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanlığı’nı yürüten Prof. Berker, Türkiye’ye dönüşünde İTÜ’yü tercih etmesinin nedenlerini şöyle açıklıyor: “Babam, İTÜ Makine Fakültesi’nin kurucu dekanı. İçimizde bu üniversitenin havası vardı. Ben çocukken evde İTÜ radyosu dinlenirdi. Ayrıca her sene üç bin mühendis adayı alan bir üniversitede çok yaygın bir etkim olabilir diye düşündüm.”

İTÜ’nün ardından Koç Üniversitesi’nde fizik profesörü olarak görev yapmış Prof. Berker. Fizik okuduğu için hiç pişman olmadığını ve mesleğini çok sevdiğini vurgulayan Prof. Dr. Nihat Berker, akademik hayatı boyunca yazdığı makalelerle en azından yazı yazarak ve toplum bilimleri dersi vererek içindeki gazeteci olma isteğini az da olsa dindirdiğini belirtiyor.

Erdal İnönü’nün "Türkiye'de fizik alanında Nobel alacak kişi" dediği Nihat Berker, karşılaştırılmalı Türk, Rum ve Ermeni edebiyatı dersleri verecek kadar sıra dışı bir kişiliğe sahip. MIT’de hala ofisi bulunan Prof. Nihat Berker, ödülleri kafaya fazla takmamak gerektiğini, ancak motivasyon açısından ödüllerin önemli olduğunu söylüyor.

Sosyal beceri her şeyden önemli
Sayısal alanlara yönelen ve bu bölümlerde okuyan kişilerin sosyal becerilere çok fazla önem vermediği bilinir. “Bir fizikçi, bir fenci veya matematikçiysen sosyal yetilerin yoksa hem toplumda hem de kendi mesleğinde hiçbir şey yapamazsın” diyen Prof. Dr. Nihat Berker, sosyal becerinin başarıyı yakalamada en önemli etken olduğunu vurguluyor. 

Prof. Dr. Nihat Berker’in üniversitelerde ön planda tuttuğu konuların başında ise öğrencilerle öğretim üyeleri arasındaki iletişim geliyor. Her öğrenciyi henüz birinci sınıftan araştırmaya yönlendirdiklerini söyleyen Prof. Dr. Berker,  öğrenciyi motive etmenin en önemli yolunun onlarla doğru iletişim kurmak olduğunu vurguluyor. Türkiye’ye döndüğünden beri başarılı öğrencileri bir hafta MIT’ye götürerek ödüllendiriyor ve ekliyor: “Her olaya kazan – kazan felsefesiyle bakıyorum.”

Prof. Dr. Nihat Berker’in gönüllü olarak gerçekleştirdiği bir projesi var. Türkiye’nin hemen her ilinden toplam 120 lise öğrencisine her yaz 12 gün eğitim verilen projede öğrenciler henüz lise yıllarında, en bilinen üniversitelerin rektörleriyle iletişim kurma fırsatı buluyor. ‘Öğrenciler kendilerine değer verildiğini hissedince coşkuyla çalışıyorlar” diyen Prof. Berker, iyi iletişim ve başarılı olmanın kurallarını şöyle açıklıyor: “ Çok çalıştıracaksınız, kendiniz öğrencilerden çok çalışacaksınız, güler yüzlü olacaksınız ve asla kin tutmayacaksınız.”

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0