Atık yemeklerinizi çöpe değil sokak hayvanlarına gönderin
Her gün çöpe giden tonlarca yemek atığını sokak hayvanlarına vererek çevreyi korumak mümkün. Hayvanları koruma dernekleri atık poşetlerinizi kapıdan alıyor. Bunun için onlara açacağınız bir telefon açmanız yeterli
İŞ'TE İNSAN – 29.03.09
Neşe MESUTOĞLU
nese.mesutoglu@sabah.com.tr
Nature dergisinde yayınlanan bir habere göre “küresel ısınma 2050’ye kadar bitki ve hayvan türlerinin dörtte birini başka bir deyişle bir milyondan fazlasını yok edecek!” Makaleyi yazan Leeds Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Chris Thomas ısınmayı artıran sera gazlarının yayılmasıyla, 21’inci yüzyılın son yıllarında sıcaklıkların rekor düzeylere yükseleceği ve gezegendeki yaşam üzerine yıkıcı etkileri olacağını iddia ediyor. Bu sera gazları arasında karbondioksitin yanı sıra nitrus oksid ve metan gazları bulunuyor. Oysa çok basit önlemlerle bile bu korkunç tabloyu düzeltmek mümkün olabilir.
Bu süreçte en fazla dikkat çekilen nokta ise yemek atıkları. Her gün çöpe atılan binlerce ton yemek atığı, gömülerek depolandığı zaman metan gazının oluşmasına neden oluyor. Bu noktada da yemek atıklarını çöpe atmak yerine sokak hayvanları sorununa kalıcı çözümler bulmak amacıyla kurulan dernek ve barınaklara vermek en faydalı çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle iş yeri, okul, otel, hastane ve restoranlarda çöpe giden tonlarca yemek artığının çevreye verdiği zarar önlenirken, sevimli dostlarımızın karınlarını doyurarak çifte kazanç sağlayabiliriz.
Bunu yapan birçok kurum var. Bilfen Okulları 2002 yılından beri, sokak hayvanlarına ev sahipliği yapan Ataşehir Hayvan Barındırma Merkezi’ne yemek yardımı yapıyor. Okullarda sabah ve öğlen yemeklerinden artan atıklar merkezden gelen araçlarla hayvanlara ulaştırılıyor. Bilfen Okulları’nın Ataşehir, Çamlıca, Koşuyolu ve Yenişehir’deki birimlerinden günde yaklaşık 500 kilogram yemek artığı merkezdeki bin 200 hayvanın doymasına yetiyor. 16 anaokulu, beş ilköğretim ve dört liseden oluşan Bilfen okullarından her gün öğrencilere ikram edilen kahvaltı ve öğle yemeğinden artan yemekler toplandıktan sonra hayvanlara zararlı olabilecek tatlı ve peçete gibi maddeler ayıklanıyor ve 40 kiloluk bidonlara konularak teslim ediliyor. Bu yardım, işgücü ve zaman kaybı gibi görünse de sahipsiz hayvanları sevindirmenin tüm uğraşlara değdiğini belirten Bilfen İlköğretim Okulları Koordinatörü Nurşen Kayatürk, “Bilfen Okulları’nda okuyan öğrenciler de zaman zaman hayvan barınaklarındaki sahipsiz hayvanları ziyaret ederek hayvanları besleme ve sevme olanağı buluyor. Bu ziyaretler, özellikle çocukların sözsüz iletişim kurmalarını, karşılıksız sevmeyi öğrenmelerini ve empati yeteneklerinin gelişmesini sağlıyor. Böylece hem çöpe gidecek atıkları değerlendiriyoruz hem de yemek bulamayan hayvanların karınlarının doyuruyoruz” diye konuşuyor.
Yemek firmasına şart koşulabilir!
Tuzla’daki fabrikasının çevresindeki sokak köpeklerine bu şekilde yemek sağlayan Arı Petrol Kimya A.Ş. Genel Müdürü Ömer Arısoy, bu konuda model olabilecek bir uygulamayla karşımıza çıkıyor. Arı Petrol’e yemek servisi yapacak firmalara atacakları yemekleri kendilerine vermelerini öneren Ömer Arısoy, bu pazarlıkta gerekirse pahalı olan teklifleri kabul etmeyi göze alıyor. Nakliyesini kendi araçlarıyla yaptığı atık yemeklerle fabrikasının çevresinde yaşayan 10-15 köpeğin günlük ihtiyacını karşılayan Arısoy, uygulamadan son derece memnun: “Basit bir ve anlamlı bir iş yaptığımızı düşünüyorum. Bunun hiç kimseye maliyeti yok. Çöpe gidecek bir şeyi atmıyoruz o kadar. Hem çevreyi kirletmiyor hem hayvanları besliyoruz.”
Sadece Swissotel
Yemek atığı dendiğinde ilk akla gelen mekanlardan biri de oteller. Beşiktaş Çevre ve Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği Başkanı Fatma Gülşen Balkanlı’nın söylediğine göre oteller bu konuda yeterince duyarlı değil. 1997’den bu yana Swissôtel ve Orhaniye Kışlası’nın artan yemekleri kendilerine gönderdiklerini belirten Balkanlı, bu sayede 200’e yakın köpek ve 70’e yakın kedinin günlük yemek ihtiyacının karşılandığını ifade ediyor. Beşiktaş’taki pek çok otele müracaat ettiklerini belirten Balkanlı, henüz diğerlerinden yanıt alamadıklarını söylüyor. Oysa bu desteğin kuruma hiçbir masrafı yok. Dernek yetkilileri yemeklerini vermek isteyen firmalara kova ve naylon poşet temin ediyor. Mutfak görevlileri ise yemekleri bu poşete koyuyor. Her gün doldurulan poşeti, dernek kendi imkanlarıyla teslim alıyor. Sadece bir kovalık yer isteniyor. Otel, okul, şirket ve hastanelerin yöneticilerinin duyarlılık göstermesiyle pek çok hayvanın karnının doyacağını belirten Balkanlı, “Bizi arasınlar bölgelere yönlendirme yaparız. Örneğin Yeşilköy’deki WOW otel bizi aradı. Yakındaki Yedikule barınağına yönlendirdik. Yeter ki bu konuya sıcak bakılsın. Bu yemekler atılmasın” diye konuşuyor.
Asker destek oluyor
Florya’da bulunan Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği bu yöndeki desteği Uno ekmekten alıyor. Veteriner hekim Murat Bekhan haftada iki defa kendi imkanlarıyla gidip buradan 800 kilo kadar ekmek aldıklarını belirtiyor. Zonguldak Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği (DOHAYKO) de şanslı derneklerden birisi. Zonguldak Tugay Komutanlığı ve Zonguldak Göğüs Hastalıkları Hastanesi düzenli olarak sokak hayvanlarına yemek ayırıyor. Zonguldak Çaycuma Süt ise derneğe zaman zaman tarihi geçmiş süt ve yoğurt gönderiyor. Bodrum Hayvan Hakları Derneği de belediyeden ve kurumlardan güçlü destek alıyor. Belediye ile 13 yıldır işbirliği yapan derneğe Bodrum askeri kampı, Bodrum Jandarma, Bodrum Devlet Hastanesi ve Marmara Koleji atık gıda saklıyor. Belediye araçları her gün temiz bidonları götürüp günde yaklaşık 400 kilo yemeği yaklaşık 500 hayvan için taşıyor.
Şanssızlar daha çok
Ancak bu iyi örneklerin sayısının çok fazla olmadığını söylemek mümkün. Birçok kurumun duyarsız davrandıklarını belirten Ankara Çayyolu Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği’nden Aylin Cumalı, hiçbir kurumdan destek alamadıklarını söylüyor. Ankara Üniversitesi ve Çevre Orman Bakanlığı’na yaptıkları başvuruya bile yanıt alamadıklarını belirten Cumalı, kurumların atık yemekleri bile vermekten çekindiklerini ifade ediyor. Türkiye Hayvanları Koruma Derneği Antalya şubesinde veteriner olan Mehmet Kocakasap da bu konuda şikayetçi olan hayvanseverlerden biri. Hiçbir kurumdan destek alamadıklarını belirten Kocakasap, ulaşımda yaşanan sorunların yanı sıra yemek ayrımı yapılmadan peçete, kürdan, limon, portakal kabuğu ve cam kırıklarıyla gelen çöplerin hayvanlara zarar verdiğini belirtiyor.
Bu işe gönüllü olanlar, için hem çevreyi korumanın hem yüzlerce hayvanı beslemenin getirdiği büyük bir manevi tatmin kazanıyor. Bunun için çöpe gidecek yemekleri ayrı bir kovaya koymanız yeterli. Üstelik atılacak yemeklerin yanı sıra barınaklarda çok gerekli olan eski gazete, eski su kapları ve eski giysileri de aynı araçla göndererek elden çıkarmak mümkün. Geriye belediyeler ve hayvan haklarını koruyan derneklerle irtibata geçmek kalıyor.
Kimlerle temasa geçebilirsiniz?
Beşiktaş Çevre ve Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği: (0 212) 227 72 65
Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği: (0 212) 580 78 96 veya (0 542) 201 09 49
Bodrum Hayvan Hakları Derneği: (0 252) 316 33 03
Ankara Çayyolu Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği: (0 542) 201 09 40
Türkiye Hayvanları Koruma Derneği Antalya Şubesi : (0 242) 332 53 18







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin