Borusan’da kadınlar ‘biz de varız’ diyor
Borusan Makina, “Erkek egemen sektörlerde kadın çalışanların sayısı hızla artıyor” cümlesini en fazla doğrulayan şirketlerden biri. Öyle ki burada birçok kilit pozisyonda kadınlar çalışıyor…
İŞTE İNSAN – 31.10.10
Eylem AKTAY
eylem.aktay@sabah.com.tr
16 yıldır makine ve güç sistemleri alanında faaliyet gösteren Borusan Makina çalışanlarının da yüzde 13’ünü kadınlar oluşturuyor. Erkek egemen olan iş makineleri sektöründe ‘biz de varız’ diyen kadın çalışanlar hem idari kadroda hem de sahada, şantiyelerde görev alıyor.
Borusan Makina ve Güç Sistemleri İnsan Kaynakları Müdürü Şebnem Bitik, kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin tüm çalışanlar için standart bir insan kaynakları politikası ve değerlendirme sistemi kullandıklarını söylüyor. Motivasyon çalışmalarının da tüm çalışanlara yönelik yapıldığını buna karşın geçtiğimiz günlerde iş makinesi sektöründe kadınların seslerini duyurmak için ‘Biz de varız’ sloganıyla şirket içi bir etkinlik gerçekleştirdiklerini anlatıyor.
Kadın çalışanlar arasında iş makinesi kullanma yarışmasının yapıldığı etkinlikte özellikle kadınların motivasyonunu artırmak hedeflenmiş. İstanbul, Adana, Ankara ve Kocaeli’den yarışmaya katılan Borusan Makina kadın çalışanlarının 13,5 ton ağırlığındaki hidrolik iş makinesiyle zamana karşı yarıştıklarını söyleyen Şebnem Bitik, bu yarışmayı geleneksel hale getirmeyi planladıklarını söylüyor.
Kadınların özellikle erkek egemen sektörlerde çalışmasının elbette türlü zorlukları var. Ama en çok yaşanan zorluk, müşterilerin önyargılarını yıkmak konusunda… Borusan Makina’daki kadın çalışanlar da kendilerini kabul ettirmek için bir hayli uğraşmak zorunda kalmış… İşte Borusan Makina’da çalışan kadınların çalışma hayatlarında yaşadıkları ve erkek egemen bir sektörde çalışmalarıyla ilgili düşünceleri…
Çiğdem Bakır / Yedek Parça Satış Temsilcisi: 1993 yılında İTÜ Çevre Mühendisliği’nden mezun oldum. 16 yıldır Borusan Makina’da çalışıyorum. Uzun yıllar bankoda satış destek uzmanı olarak çalıştım. Bankoda müşteri talepleri karşılanır. Elinde parça ile gelen usta, operatör ya da firma sahibi ile birebir görüşme ile katalogdan parça numarası tespiti yapılır. Daha sonra teklif ve satış işlemleri gerçekleşir. Özellikle parça tespiti aşamasında müşteri bu işi bilen, kendisini anlayacak, güven duyduğu birinin, “bir erkeğin” kendi işlemiyle ilgilenmesini tercih eder.
Bankoda oturan kadın ile göz teması kurmamaya çalışarak uzman bir erkek çalışan arar. Bu durumda işe yeni başlamış bir erkek ile kadın arasında 10'a 0'lık bir fark vardır. Aynı seviyedeki erkek çalışanın parçayı tespit etmekte zorlanması sistemsel zorluk olarak algılanırken, kadın çalışanın yaşadığı zorluk bilgisizlik ve işten anlamazlık olarak değerlendirilir. Bunu kabul edebilirsiniz ya da daha çok çalışarak, kendinizi sürekli aşarak, hep öğrenerek 10-0'lık farkı kapatıp siz fark atabilirsiniz. Sürekli gelişim her işin gereğidir ve bu kadın erkek durumu herkes için geçerlidir. Ancak erkek egemen bir sektörde bir kadın olarak başarılı olmak için erkeğe oranla iki - üç kat fazla performans göstermeniz gerekir. İşin en güzel yanı, bunca emeğin sonunda müşteri gözünde itibarınız ve gördüğünüz takdirin de erkek çalışana oranla iki - üç kat daha fazla olması. Yıllar sonra aynı tecrübeye sahip erkeğin bilgi ve becerisi normal olarak algılanırken, kadın çalışanın yetkinliği hayranlık ve hayret uyandırıyor. Sektörde “Çiğdem Usta” olarak anılmak bu hayranlığın sonucudur ve benim için çok değerli bir hediyedir. Son beş yıldır satış temsilcisi olarak görev yapıyorum. İşimiz gereği müşteri şantiyelerine gidiyoruz. Bazı ölçümler ve takipler yapıyoruz. İlk defa gittiğim, beni tanımayan şantiyelerde yine aynı önyargılarla karşılaşıyorum. Fakat dozerin yürüyüşünü ölçerken bütün buzlar eriyor. Bir kadının bunu yapabiliyor olması karşı tarafta saygı ve güven oluşturuyor. Sonra aynı dili konuşmaya başlayabiliyoruz. Bu önyargıları aşabilmek için bazen ölçüm yapmayacak bile olsam elime ölçüm çantasını alarak sahaya iniyorum. Ölçüm çantası ile "ben turist değilim sizden biriyim" mesajını veriyorum.
Nurdan Öztezcan / Yedek Parça ve Servis Satış Temsilcisi
1993 yılında Yıldız Üniversitesi Kocaeli Müh. Fakültesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldum. 16 yıldır bu şirkette çalışıyorum. Mühendislik fakültesinde başlayan erkek egemenliği iş hayatımda da devam ediyor. İş hayatımdaki en önemli zorluğu kendimi iş kalitem ve becerimle erkek meslektaşlarıma ispatlayana kadar geçen zamanda yaşadım. Erkekler sektörde kadınlarla santralde, departman asistanı olarak veya muhasebede karşılaşmaya alışmışlar. Teknik bir eleman olduğumuz ve uzun yıllar birlikte çalıştığınız için artık müşterilerimiz beni onlardan biri olarak görüyor ve cinsiyet farkı bir süre sonra ortadan kalkıyor. Erkek çalışma arkadaşlarınızı ailenizin bir parçası gibi görmek, onları hayatınızdaki bir baba, kardeş ve bir arkadaş olarak kabul etmek hem siz hem de onlar açısından iletişimi kurmayı kolaylaştırıyor. Sektörde uzun yıllardan beri onların iş ortağı olduğunuz için sizi işinin çözüm noktası ve danışman olarak benimsiyorlar. Aynı iş ortamında şantiyede, fabrikada işin başında onlarla birlikte çalışmak da size duyulan saygıyı daha da arttırıyor.
Gizem Ünaldı / Makine Satış Temsilcisi
Yeditepe Üniversitesi, İşletme Bölümü mezunuyum. Ağustos ayından beri Borusan’da çalışıyorum. Görevim, müşterilerimizle sürekli iletişim halinde olmak ve makine ihtiyaçlarına göre müşterileri yönlendirerek en doğru makineyi almalarına yardımcı olmak. Erkeklerin çoğunlukta olduğu bir sektörde kadın olarak yer almak, müşterilerimizin alışmış oldukları “erkek erkeğe ticaret ve pazarlık yapma” düşüncesini değiştirmek kolay değil ama bu durum işimi çok daha keyifli bir hale getiriyor. Bir müşterim, saha ziyaretine gittiğim bir gün, bu sektörde çalışmaya çok istekli olduğumu görünce “Bana da böyle azimli bir çalışan lazım; hem kadın başına bu sektörde çok yorulursun, gel vazgeç” diyerek bana kendi şirketinde iş teklif etmişti. Müşterilerim ilk başlarda şaşkınlıklarını gizleyemeseler de “aferin kızım, sen yeter ki iste gerisi gelir” diyerek bana destek oluyorlar.
Fulya Çetin / Teknik Eğitim Mühendisi
İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nin çift ana dal programı kapsamında kimya ve makine mühendisliği bölümlerinden mezunum. Her sektörün kendine has zorlukları mevcut, ancak bu ağırlıklı olarak erkeklerin çalıştığı sektörlerde biraz daha farklılık gösteriyor. Bizim sektörümüz ve benzeri sektörlere kadınların yatkın olmadığı düşüncesi pek çok kişide mevcut. Sektörün tabiatından ötürü erkeklerin bu durumu yadırgamasını normal buluyorum; fakat işinize hakim ve konu hakkında donanımlı olduğunuzun farkına vardıkları zaman cinsiyet kavramı olmaksızın profesyonel ilişki ön plana çıkıyor. Sizi kabul etmeleri ve güven duymaları süreci bazı kişiler için önyargıları nedeniyle uzayabiliyor. Bu durumlarda profesyonel başarının yanı sıra sabırlı olmanın önemi de ortaya çıkıyor. Uzun vadede ise erkeklerin bakış açısının ve takındıkları tavırların bu tür sektörlerde çalışan kadınların sayısının ve başarısının artmasına paralel olarak değişeceğini düşünüyorum.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin