Ernst&Young’a iki yeni ortak
Kurumlara danışmanlık ve denetim hizmeti veren Ernst&Young, temmuz ayı itibariyle iki başarılı kadın çalışanını Avrupa Bölgesi’ne ortak olarak atadı. Yeni ortaklar başarılarını “aile desteği” ile açıklıyor
İŞ’TE İNSAN – 06.09.09
Eylem AKTAY
eylem.aktay@sabah.com.tr
Danışmanlık ve denetim firması Ernst & Young, 1 Temmuz’da Seda Akkuş Tecer ve Zeynep Okuyan Gökyılmaz’ı ortak olarak atadı. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü’nden ikincilikle mezun olan Seda Akkuş Tecer’in ilk iş yılı danışmanlık şirketi Arthur Andersen’in İzmir’de ofis açtığı yıla denk gelince burada işe alınmış ve denetim alanındaki kariyeri böyle başlamış. 2002 yılında Arthur Andersen’ın Ernst&Young ile birleşmesi sonrası İstanbul’da çalışmaya devam etmiş. Yoğun bir çalışma temposuyla başladığı iş hayatında denetim konusunda uzmanlaşmış. Sektör olarak da en fazla telekoma yönelmiş. Şirketin İstanbul ofisinde 2004 yılından beri kıdemli müdür olarak çalışan ve hem müşterilerine hem de şirket çalışanlarına uluslararası finansal raporlama standartları konusunda eğitim de veren Tecer, 2009 Temmuz ayında şirket ortağı olarak atandı.
“Ailemizin desteği olmasaydı başaramazdık’’
Ernst&Young’a Avrupa bölgesi şirket ortağı olarak atanan Zeynep Okuyan Gökyılmaz’ın da kariyeri Seda Akkuş Tecer’inki ile neredeyse birebir aynı. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Gökyılmaz, Arthur Andersen’da asistan olarak başladığı iş hayatına Ernst&Young’da devam ediyor. Önce müdür, 2004’te kıdemli müdür olduktan sonra da 2009’da şirket ortağı olarak atanıyor. Daha çok enerji sektöründeki finansal denetimlerde uzmanlaşan Gökyılmaz, şirket personeli ve müşterilerine raporlama eğitimleri vermeye devam ediyor.
Ernst &Young’ın yeni ortaklarından Seda Akkuş Tecer’in bir, Zeynep Okuyan Gökyılmaz’ın ise iki kız çocuğu var. İkisi de bu başarılarında ailelerinin desteğinin en önemli unsur olduğunu düşünüyor. Tecer’în ailesi, torunları olunca İzmir’den İstanbul’a taşınmış kızlarına destek olmak için. Tecer bu konuda açık ve net konuşuyor: “Aile desteği olmasaydı ben bu başarıyı elde edemezdim.” Çalışma hayatında 2,5 yıl süresince şirketin Amsterdam ofisinde de çalışma fırsatı bulan Tecer, Türkiye’deki yönetici ya da ortak sayısının Avrupa’ya göre çok daha fazla olduğunu belirterek, bunu Türkiye’deki aile bağlarının kuvvetli olmasına bağlıyor.
‘’Ortaklık yeni bir kariyerin başlangıcı’’
Zeynep Okuyan Gökyılmaz da başarısında ailesinin ve eşinin çok büyük etkisi olduğuna inanıyor. Bu kadar yoğun çalışan bir işte iki çocuk yetiştirmenin aslında zor olduğunu inkar etmiyor ama çocuklarıyla işi arasındaki dengeyi kurmanın çok önemli olduğunun altını çiziyor. “Bu işte aslında çalışma saati diye birşey yok. Bazen hafta sonu evde bile arkadaşlarla toplanıp çalışabiliyorsunuz. Bazen sabaha kadar denetim yapmanız söz konusu olabiliyor. Dolayısıyla böyle bir durumda eşinizin, ailenizin size destek olması gerekiyor ki kafanız rahat bir şekilde çalışabilesiniz. Bu işte başarı elde edebilmek için çok çalışmak esas. O nedenle destek gerekiyor” diyen Gökyılmaz, şirketinden bu konuda anlayış gördüğünü söylüyor.
Ernst&Young’da ortak olmak aslında kariyerlerinde ulaşacakları en üst nokta değil. Aksine her ikisi de bunu yeni bir kariyerin başlangıcı olarak nitelendiriyorlar. Çünkü ortaklar arasında da bir rekabet, hiyerarşi mevcut. Herkesin uzmanlaştığı bir alan var ve önemli olan bu alanda en iyi olabilmek.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin