Göç kaçınılmaz bir ihtiyaç
Dünyanın en büyük metropolleri göç sorunuyla başa çıkmaya çalışırken uzmanlara göre ‘göç’ engellenmemesi gereken önemli bir ihtiyaç: “Eğer Avrupa’da göç durursa, 100 milyon kişi bu durumdan olumsuz etkilenecek”
İŞ’TE İNSAN – 22.03.09
Onur UYSAL
onur.uysal@sabah.com.tr
Göç konusunda dünyanın en önemli araştırmacılarından New York Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marcelo Suárez-Orozco ve Prof. Dr. Carola Suárez-Orozco “21’inci Yüzyılda Global Göç ve Eğitim” sempozyumu için Türkiye’ye geldi. Bahçeşehir Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumda konuşan Orozco çifti, göçün hem iş hayatında hem de eğitimde neden olduğu gelişmeleri rakamlarla ortaya koydu.
Dünyadaki her 35 kişiden birinin uluslararası göçmen olduğu ve bu oranın giderek yükseldiği bir ortamda, hem ekonomi hem de eğitimin bu göçten etkilenmemesi mümkün değil. Londra, Berlin, New York gibi dünyanın önemli metropollerinin yanı sıra orta ölçekli şehirlerde de göç önemli bir sorun haline geliyor. Rakamlar yalnızca New York’ta 100’den fazla ülkeden çocuğun her sabah okula gitmek için yola çıktığını ortaya koyuyor.
İş kaybına neden olur
Yine Almanya’nın Frankfurt şehrinde yaşayanların yüzde 30’u göçmenlerden oluşurken, 2015 yılında Amsterdam nüfusunun yarısının göçmenlerden oluşacağı tahmin ediliyor. Bu büyüklükte bir değişimin ekonomi ve eğitimi nasıl etkileyeceğine ilişkin bilgiler veren Prof. Dr. Marcelo Suárez-Orozco, tüm dünyada 200 milyona yakın göçmenin yaşadığını belirtiyor. 21’inci yüzyılda göç oranının artacağına dikkat çeken M. Suárez-Orozco, göçmenlerin hem ülke ekonomilerinde hem de sosyal yaşamlarında önemli birer figür haline geldiğine dikkat çekiyor: “Göçmen nüfus özellikle gelişmiş ülkelerde işgücü için oldukça önemli oldu. Göçlerin engellenmesi durumunda 2050 yılına kadar yalnızca Avrupa’da 100 milyon kişilik bir işgücü kaybı oluşacak. Bu nedenle endüstrilerin gelişimi için göç bir ihtiyaç oldu.”
Ancak bu göçün yol açtığı çeşitliliğin beraberinde bir takım sosyal farklılıkları ve eğitim, sağlık, yaşam koşulları ve hukuk gibi alanlarda değişimi gerektirdiğini de şu sözlerle vurguluyor: “Göçmenlerin insani, yasal ve kapsamlı bir şekilde entegrasyonu için içten ve inandırıcı politikaların düzenlenmesi şart. ABD’de son dört yönetim, işverenlerin sonu gelmeyen göçmen işçi ihtiyacını, göçmen havuzunu sürekli yenileyerek garantiledi. Yabancı işgücünün artırılması yerine, göçmen çocuklar ve aileleri için kültürel ve sosyal geçişi kolaylaştıracak adımlar atılmalı. Bu şekilde bu göçmenlerin refahı, aidiyet duygusu, vatandaşlık bilinci, iş gücü pazarına katılımı ve endüstri sonrası demokrasi toplumuna uzun vadeli uyumu sağlanabilecektir.”
İngilizce en büyük problem
Sempozyumun diğer konuğu Prof. Carola Suárez-Orozco ise yaptığı sunumda, “Yeni Bir Ülkeye Adapte Olan Göçmen Gençlik” isimli araştırmayı katılımcılarla paylaştı. ABD’de San Francisco ve Boston’da 51 okulda 9 - 14 yaş arası göçmen öğrencilerle yapılan araştırma, göçmen öğrencilerin yaşadığı eğitim sorununu gün yüzüne çıkarıyor. Bu öğrencilerin en önemli eğitim sorunu olarak “İngilizce öğrenmenin zorluğunu” ortaya koymaları rakamlarla destekleniyor. Araştırmaya katılan her üç öğrenciden biri İngilizce öğrenmenin ‘çok zor’ olduğunu belirtirken, göçmen çocuklara beş yıl arayla uygulanan “İngilizce Yeterlilik Sınavı” sonuçlarına bakıldığında, ilk yapılan testte öğrencilerin yüzde 75’inin anadili İngilizce olan öğrencilerin ortalamasının altında kaldığı gözleniyor.
RAKAMLARLA GÖÇ
• Dünyada 190 - 200 milyon uluslararası göçmen ve sığınmacı var.
• Nüfusu 9.5 milyon olan İsveç’te 1 milyon göçmen yaşıyor.
• Sadece Çin’de 150 milyondan fazla iç göçmen bulunuyor.
• Hindistan’da her dakika 31 kişi kırsal kesimden kentlere göç ediyor.
• 1990’dan beri her yıl 1 milyon yeni göçmen ABD nüfusuna katıldı.
• ABD’de her beş çocuktan biri göçmen çocuğu. 2040 yılında bu oranın her üç çocuktan biri olacağı tahmin ediliyor.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin