“Büyümeyi yeni istihdamla destekleyeceğiz”
Indesit Company Türkiye, önümüzdeki yıllar için pazar payını artırmaya konsantre olmuş. Tecrübeli genel müdür Andrea Ojetti’nin hedefi ise büyümeyi yeni istihdamla desteklemek
Indesit Company Türkiye 1994’ten beri Türkiye pazarında faaliyet gösteriyor. Bu süreçte şirketin başına farklı İtalyan yöneticiler geldi ve çoğu da terfi ederek İtalya’ya döndü. Şimdi de genel müdürlük koltuğunda yine bir İtalyan olan Andrea Ojetti oturuyor. Beş buçuk yıl önce bu göreve atanan Ojetti, bu sürede Türkiye’ye adapte olma konusunda hayli yol almış. Karşısındakini anlayacak ve derdini anlatacak kadar Türkçe konuşuyor, içecek olarak Türk kahvesini tercih etmenin yanı sıra boynuna ve bileğine taktığı nazar boncuklarıyla dikkat çekiyor. Nazar boncukları için “İşe yarar mı kesin bilmiyorum ama belki yarıyordur diye takıyorum” diyen yönetici, 24 yıldır Indesit’te çalışıyor.
İşini sevdiği için bu kadar uzun süre aynı şirkette çalıştığını söylüyor, merkeze gidip daha durağan bir görevde çalışmak gibi bir hayalinin olmadığının da altını çiziyor.
Türkiye pazarı için oldukça da iddialı hedefleri var; ilk önceliği pazar payını artırmak. Bu hedefe ulaşmak için yeni istihdamın kaçınılmaz olduğunu söyleyen Ojetti ile yeni dönem hedefleri ve yönetim anlayışı üzerine konuştuk…
Yılsonu yaklaşıyor? Indesit Company Türkiye olarak hedeflerinizin neresindesiniz?
Bu yıl pazardan da performansımızdan da memnunuz. Hatta bütçenin üzerinde gidiyoruz. Geçen yıla göre satışlarda yüzde 15’lik büyüme öngörmüştük ona paralel bir seyir var. Pazar aslında bu kadar büyümedi biz payımızı artırıyoruz.
Halen pazar payınız yüzde kaç?
Yüzde dokuz ama bu oran yeterli değil bizim için. Ancak pazarda yoğun bir rekabet var. Hedefimiz Avrupa’daki pazar payımız olan yüzde 15’ler seviyesini yakalamak.
Yani sizin için “kriz bitti” diyebilir miyiz?
Bizim için kriz bitti. Yaklaşık bin 500’den fazla satış noktasında varız. Hedefimiz satış noktalarımızı artırmak. Önümüzdeki yıl için 150-200 yeni satış noktası açma planımız var.
2011 beklentileri?
Normalde pazarın yüzde 3-5 gibi büyüyeceğini öngörüp ona göre planlar yaparız. Fakat bu dönemde kendi pazar payımızı nasıl artırabileceğimiz üzerine çalışıyoruz. Yani pazardan çok pazar payımıza konsantre olduk.
Yabancı bir firma olarak Türkiye’de ciddi bir istihdam yaratıyorsunuz…
1994’te Manisa’da bir üretim tesisini satın alarak Türkiye’ye geldik. Üretim yaptığımız için de ciddi bir istihdam yaratıyoruz. Burada binin üzerinde çalışanımız var. Genel merkezde ise yaklaşık 100 kişilik bir ekibiz. Krizde eleman çıkarmadık. Tam tersine yeni elemanlar aldık.
Satıştaki artış üretime nasıl yansıyor?
Fabrikamızda geçen yıl bir milyon adet buzdolabı ürettik, bu yıl hedefimiz üretimiz 1 milyon 200 bin adede çıkarmak. Üretimin yüzde 20’si Türkiye pazarına yönelik gerisi ihracata gidiyor. TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) raporlarına göre ihracatta fabrikamız 40’ıncı sırada.
Önümüzdeki yıl yeni istihdam yaratmayı planlıyor musunuz?
2011 hedefimiz satışlarımızı artırmak, bu nedenle yeni çalışanlara ihtiyacımız olacak. Ar - Ge yatırımı planımız var. Çünkü hükümetin bu yatırımlara büyük desteği var. Dolayısıyla yeni istihdam bizim için kaçınılmaz olacak.
İŞ’İN ÖZÜ
10 kelime ile işinizi tarif eder misiniz?
Organizasyon yapmak, geleceği tahmin etmek; bunları ekibimle İK yönetimine sunmak.
En iyi üç özelliğiniz nedir?
Çelişkileri ve karmaşaları çözmeye çalışırım. Duygusal değil, realistim. İş ve özel hayatımda dengeyi tutturmaya özen gösteririm.
En kötü özelliğiniz nedir?
Başkalarının ne düşündüğüyle çok fazla ilgilenmeyip sadece yaptığım işe odaklanırım. İmajım için çalışmam.
İşinizin en sevdiğiniz yanı?
İyi sonuçlar aldığımız zaman, bunun bir ekip işi olduğunu düşünüp mutlu oluyorum.
İşinizin en sevmediğiniz yanı?
İşimi seviyorum… Şu anda ne yapmak istediğini bilen biri olarak sevdiğim işi yapıyorum. Dolayısıyla sevmediğim bir tarafı yok.
Para sizin için ne kadar önemli?
Para evet önemli ama her şey demek de değil…
Rahatlamak için ne izlersiniz?
Televizyon izlemiyorum, sadece film izliyorum. Akşamları 10:30 gibi yatarım. Sabah 6:30’da kalkar, spor yaparım.
Profesyonel hayattan ayrıldıktan sonra nasıl hatırlanmak istersiniz?
Yıllar içinde biriktirdiğim tecrübemi, çalıştığım ekiplere aktarmak itiyorum. Tecrübemden faydalanan birilerinin, iş hayatında yükseldiğini görmek isterim. Çünkü ben de başkaların tecrübelerinden faydalanarak bu günlere geldim.
Ofisinizde en değer verdiğiniz eşyanız hangisi?
Ofisim Boğaz manzaralı, dolayısıyla her eşya onun yanında değersiz kalıyor.
Kullanmayı sevmediğiniz ticari terim hangisi?
İmkansız kelimesini kullanmayı sevmem.
İşinizde en son ne zaman sinirlendiniz?
Genelde pek sinirlenmem.
İPod’unuzda hangi şarkılar var? Şu sıralar hangi şarkıları dinliyorsunuz?
Her çeşit müzik var İPod’umda. Heavy Metal’den klasik müziğe… Pavarotti’yi çok severek dinliyorum…
Beş yıldır Türkiye’de...
• Indesit Company Türkiye Genel Müdürü Andrea Ojetti, 17 Eylül 1954 tarihinde doğdu. 1978 yılında Roma Üniversitesi, Mekanik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra doktorasını da aynı alanda yaptı.
• 1979’da Floransa’da bulunan Nuovo Pignone SpA’da çalışmaya başlayan Ojetti, burada proje müdürlüğü, satış müdürlüğü ve genel müdürlük görevlerini yürüttü.
• 1986’da Indesit Company’de çalışmaya başlayan Ojetti, Türkiye’den önce Merloni Asya Pasifik Singapur’da genel müdürlük görevini yürütüyordu. Daha önce Indesit Company Arjantin genel müdürlüğü ve Doğu Avrupa Bölgesi kanal yöneticiliği görevlerinde de bulundu.
• 2005’te Indesit Company Türkiye Genel Müdürlüğü’ne atanan Ojetti halen bu görevi yürütüyor. Ana dili olan İtalyanca’nın yanı sıra çok iyi derecede İngilizce, Fransızca ve İspanyolca konuşan Ojetti atletizm, yelkencilik, yamaç paraşütü ve motosiklete binmekten hoşlanıyor.
“Farklı görünmeye çalışmıyorum”
5.5 yılda Türkiye’ye alıştınız mı? Türkiye’de ekspat olmak nasıl bir duygu?
Dili dışında birçok şeye alıştım. Eşimle burada yaşıyoruz. Kızlarım İtalya’da.
Indesit Company Türkiye’den sonra merkezde daha üst pozisyona alınmayı bekliyor musunuz?
Böyle iyiyim. Babam “bildiğin işi yapmalısın, böylece daha başarılı olursun” derdi. Buna inanıyorum. Pazarda olmayı, satış ortamının içinde bulunup çabalamayı seviyorum, önde ve aktif olmak güzel. Sıklıkla bayi ziyaretleri de yapıyorum. Bu nedenle pazarın yapısını çok iyi biliyorum. Daha önce merkezden yöneticilik yapmıştım. Bu nedenle pozisyonumu seviyorum.
Farklı ülkelerde görev yapmış biri olarak Türk çalışanlara dair gözleminiz nedir?
Genelde Türkiye’de çalışkan, iyi yöneticiler ve ekipler var. Çok farklı ülkelerde çalıştım ama sonuçta şunu gördüm ki sizden bir yabancı gibi davranmanızı bekliyorlar. Yani farklı görünmeye çalışmayacaksın. Ben de bunu yapıyorum.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin