Ana Sayfa | İŞ'TE İNSAN Gazete | 'Kaderin cilvesi' değil tercih meselesi

'Kaderin cilvesi' değil tercih meselesi

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
'Kaderin cilvesi' değil tercih meselesi

Mezun olanların kolaylıkla iş bulabilmesi, üniversitelerin gastronomi bölümüne ilgiyi artırdı. Şimdilerde hem üniversite hem akademilerde uluslararası alanda rekabet edebilecek genç yönetici şefler yetişiyor...

İŞ'TE İNSAN - 11.10.09
Eylem AKTAY
eylem.aktay@sabah.com.tr

Her meslek için söylenir: “İşini severek yaparsan başarılı olursun.” Ama bazı meslekler var ki tek başına sevmek yetmez; işin içine mutlaka aşkın da girmesi gerekir.
Yıllardır usta – çırak ilişkisiyle öğrenilen aşçılık da bu mesleklerden biri. Ancak bu meslek son yıllarda ciddi bir evrimle sürecinden geçiyor. Bu kapsamda da artık daha profesyonel ve yenilikçi anlayışla verilen eğitimlere ilgi artıyor. Ekonomik krizlerde bile iş bulma sıkıntısı yaşanmaması özellikle son zamanlarda gastronomi bölümüne olan ilgiyi artırdı. Meslek yüksek okullarında iki yıllık eğitimi kapsayan aşçılık bölümü, gastronomi ve mutfak sanatları bölümü olarak ilk olarak 2004 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde dört yıllık bölümler arasında yerini almıştı. Bölüme ilginin artmasının yanı sıra Türkiye’nin bir turizm ülkesi olması sebebiyle aslında bu alanda profesyonel, eğitimli kişilerde var olan eksiklik üniversitelerin de gastronomi bölümünü açmalarına neden oldu. Pratik eğitimlerin yanı sıra yemek kültürü ile ilgili teorik eğitimin de yoğun olarak verildiği bölümde öğrenciler ‘nasıl’ sorusuyla birlikte ‘neden ‘ sorularını da sorarak cevaplarını bulabiliyorlar. Bu bölümden mezun olanlar, ‘executive chef’ olarak yüksek maaşlarla iş bulabiliyorlar.

Eğitim dili İngilizce
Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, dünyada bir üniversitede Güzel Sanatlar Fakültesi çatısı altında gastronomi eğitimi veren ilk lisans programı olma özelliğini taşıyor. Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bike Kocaoğlu, gıda sektöründe başarılı olmak isteyen kurumların artık işe alacakları kişilerin alanında uzman, iyi eğitimli ve bilinçli olmalarını istediğini, bu nedenle de bölüme ilginin arttığını vurguluyor. Bir yıl süren İngilizce hazırlık eğitimi sonrasındaki dört yıllık eğitimde öğrenciler uluslararası alanda rekabet edebilmelerine olanak tanıyan bir eğitim veriliyor. Bölüm hem kültür hem mutfak hem de yönetim unsurlarını içinde barındırıyor. Eğitim dilinin İngilizce olması ve dileyen öğrencilerin ikinci yabancı dil olarak Fransızca öğrenebilmelerine imkan tanıyan eğitim sayesinde mezun olan gençler, yurt dışında da iş kolaylıkla bulabiliyorlar. Yetenek sınavı ile öğrenci alınan ve kontenjanı 50 öğrenciyle sınırlı olan bölüme kayıtlar bu yıl ikinci gününde dolmuş.

Öğrencilerin eğitim süresince dünya mutfakları ile ilgili derin bilgiye sahip olduklarını söyleyen Prof. Dr. Bike Kocaoğlu, mezunların iş bulmadaki avantajlarına yönelik görüşlerini ise şöyle açıklıyor: “Bu bölümü bitiren öğrencilerin iş aramasına gerek kalmıyor. Genellikle henüz mezun olmadan iş onları buluyor. Üniversite eğitimleri boyunca sektörün önde gelen kurumlarında staj yapan öğrenciler, mezun olur olmaz iş hayatına atılma şansını elde ediyorlar. Aylık kazançlar kurumlara göre değişkenlik gösterse de öğrenciler staj yaptıkları kurumlarda bile iyi sayılabilecek ücretler alıyorlar. Şef Yardımcısı olarak göreve başlayanlar ise çok tatmin edici rakamlara çalışıyorlar.’’

Öğrenci sayısı üç kat artmış
2008 – 2009 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde de Mutfak Sanatları ve Yönetimi dört yıllık bölüm olarak yerini almış. İzmir Ekonomi Üniversitesi Uygulamalı Yönetim Bilimleri Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr.Tunçdan Baltacıoğlu da, bölüme ilginin her geçen gün arttığını söylüyor. Prof. Dr. Baltacıoğlu, öğrencilerin bir yandan mutfak becerisine sahip olurken bir yandan da yöneticilik becerilerini geliştirdiklerini, iş bulma konusunda da birçok alana göre öğrencilerin daha şanslı olduklarını, bu alanda yetişmiş olan kişilerin işe başlama ücretlerinin 2 bin – 3 bin TL arasında değiştiğini belirtiyor.

Geçtiğimiz akademi yılında gastronomi bölümüne öğrenci almaya başlayan Okan Üniversitesi’nde bu yılki öğrenci sayısı geçen yıla göre üç kat artmış. Gençlerin artık bilinen mesleklerden ziyade yeni açılan bölümlere rağbet ettiğini vurgulayan Okan Üniversitesi Gastronomi Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gül Küçükaltan, bölüme ilginin artmasını şöyle açıklıyor: “Gastronomi alanı bizler için engin bir deniz. Şef yetiştirmelerinin yanı sıra öğrenciler tam donanımla mezun olduklarında Catering şirketi yönetebiliyor, kendi işletmelerini açabiliyorlar. Bunun yanı sıra, yiyecek içecek stilistliği, yemek fotoğrafçısı, yeme içme konularını medyada gündeme getiren konunun uzmanı gurme olabilirler.”

Akademiler açılıyor
Gastronomi bölümünde okumak isteyenlerin sayısının artmasıyla, bir yandan üniversitelerde yeni bölüm açılırken, bir yandan da mutfak sanatlarına yönelik özel akademiler devreye girdi. Üç yıl süren araştırmalarının sonunda, ülkemizde bu sektörde nitelikli çalışan anlamında ciddi açık olduğu sonucuna vararak 2004’te akademiyi kurmaya karar veren Whirlpool Mutfak Sanatları Akademisi kurucusu Mehmet Aksel de, mezun olanların çok kolay iş bulabildiklerini savunuyor. Akademiye çalışanlar, işini değiştirmek isteyenler, aşçı olup da kendini geliştirmek isteyenler katılıyor. En az iki yabancı dili ana dili gibi bilen, alanında uzman 20 eğitimcinin ders verdiği kurslar sekiz ay sürüyor. 3500 TL ile 11 bin TL arasında eğitim ücreti olan akademide şu anki öğrenci sayısı 500. Mezun olanlara yurtdışı geçerliliği olan diploma veriliyor.
Türkiye’deki mesleki eğitimde ciddi bir eksiklik olduğunu söyleyen Mehmet Aksel, yurtdışında meslek okullarının üniversite kazanamayanların gittiği bir yer değil, bir seçim olduğunu, ülkemizde de böyle olması gerektiğini vurguluyor. Aksel, akademinin, bu yönde atılmış önemli bir adım olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bir ressam ya da şairden ‘üniversiteyi kazanamadım bari resim yapayım’ dediğini duydunuz mu? Bu da böyle bir şey, tercih meselesi. İş bulmanın kolay olması tabii ki etken ama sonuçta ilginiz yoksa mesleğe başarılı olamazsınız.”

Öğrenciler ne diyor?
Yeşim Akdoğan ( Whirlpool MSA)
Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunuyum. Mezun olduktan sonra sonra İsviçre’de otel işletmeciliği üzerine master yaptım. Ama hayalim hep mutfakta çalışmaktı. Şimdi bu hayalimi gerçekleştirmek için eğitim alıyorum. Mezun olduktan sektörde tecrübe edinip kendi işyerimi açarak kendi mutfağımın şefi olmak istiyorum.

Banu Kavukçu (Yeditepe Üni. Gastronomi Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi)
Bu mesleği bilinçli olarak tercih ettim. Çalışırken çok mutluyum. Şu an öğrenci asistanı olarak da görev alıyorum. Mezun olduktan sonra yurtdışında master yapıp, dönüşümde akademisyen olarak kariyerime devam etmek istiyorum.

Can Onur Savaş ( Whirlpool MSA)
Hacettepe İngilizce İktisat Bölümü mezunuyum. Bir süre bankada çalıştım. Üç yıl önce mühendis amcamın MSA’da eğitim alıp kariyer değişikliği yapması beni etkiledi. Çünkü ben de aslında bu işi yapmak istiyordum. Eğitimimi tamamladığımda yurtdışı deneyimimi artırmayı düşünüyorum.

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
5.00