Kaostan doğan cazip kariyer
Aile hekimliği, doktor başına düşen hasta sayısı garantisi vermesi ve yüksek maaş rakamıyla popüler hale geldi. Uzmanlarca kıyasıya eleştirilen bu sisteme geçiş sırasında yaşanan karmaşa nedeniyle, bazı hekimler için oldukça cazip bir kariyer fırsatı sunduğu da kesin
İŞTE İNSAN – 08.08.10
Elif AKIN
elif.akin@sabah.com.tr
Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan aile hekimliği sisteminde sona yaklaşıldı. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla 2005 yılında 98 hekimle Düzce’de başlatılan sistem, bugün 53 ilde 10 bin 433 civarında hekimle işliyor. Yılsonuna kadar tüm illerde aktif hale gelecek uygulamada hedef, aile hekimi sayını 20 bin 452 çıkarmak.
Bakanlığın bu hamlesi bir yandan sağlık hizmeti koşullarını iyileştirmeye çalışırken diğer taraftan da yıllardır sadece adı bilinen “aile hekimliği”ni popülerleştirdi. Sisteme dahil olan aile hekimlerinin belirli sayıda bir nüfustan sorumlu tutulması, maaşının ortalama 4 bin 500 - 4 bin 600 lira olması, bu branşı cazip hale getirdi. Ayrıca görev yapılan aile sağlığı merkezinin koşullarının değiştirilebilmesi için cari hizmet ödeneği adı altında her hekime ayda 2 bin 600 lira daha ödenmesi oldukça ilgi çekici oldu.
Uyum eğitimleri sonunda sertifika almak koşuluyla aile hekimi olmanın yolu da açılınca Sağlık Bakanlığı’na bağlı kamu kurumlarında, özel hastane ve merkezlerde çalışan pek çok pratisyen ve uzman hekim soluğu, eğitim merkezlerinde aldı.
Eğitimler iki aşamalı
Aile hekimliği uzmanları ve akademisyenlerin hazırladığı eğitim programına göre birinci aşama olan uyum eğitimleri, 10 gün sürüyor. Eğitimleri, akademisyenler ve aile hekimliği uzmanlarının yanı sıra bunlar tarafından seçilen, bu alandaki formasyonunu tamamlamış bazı yardımcı eğitmenler de verebiliyor.
“Aile Hekimliği Birinci Aşama Uyum Eğitimi Sertifikası” alan aile hekimleri ise yeni görevlerine başlayabiliyor. Ancak hekimler görev süresince 40 modülden oluşan ve yaklaşık iki yıl süren ikinci aşama eğitimlere de katılmak zorunda.
Uzaktan ve uygulamalı eğitim şeklinde ilerleyen ikinci aşamanın şu an için yalnızca 11 ilde başladığını söyleyen T.C. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Turan Buzgan, ilk etabın bunların içeriğini şöyle tanımlıyor: “10 günlük eğitimlerde işin mantığını ve bu alandaki uygulamaları anlatıyoruz” diyen Buzgan, asıl hedeflerinin tüm birinci basamak hizmetlerinin uzman aile hekimleri tarafından verilmesi olduğunu söylüyor. Şu anda hekim başına kayıtlı vatandaş sayısının ortalama üç bin 500 olduğunu belirten Buzgan, sistem oturdukça bu rakamın daha da azaltılacağının altını çiziyor.
Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen eğitimlere bakanlık personeli ücretsiz katılabiliyor. Ancak il sağlık müdürlüklerindeki eğitimlerde, döner sermaye kaybını önlemek için hekimlerden 300 lira ücret alınıyor. Bu rakamı Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurumlarda çalışan hekimler için kurumları, döner sermayenin eğitim harcamaları için belirlenen bütçeden ödüyor. Özel çalışan hekimler ise ödemeleri kendileri yapıyor.
Herkesin bir hekimi var
Bakanlık tarafından tercih edilen, her hastanın –uzmandan önce- bir aile hekimine başvurması. Ancak şimdilik uygulamada böyle bir zorunluluk yok. Aile hekimleri, kendilerine başvuran hastaları -sosyal bir güvence aramadan- ücretsiz olarak muayene etmek ve tanıya göre tedaviye başlamakla yükümlü. Hastalarını sürekli takip etmek, sağlık kütüklerini oluşturmak, 24 saat ulaşılabilir kalmak da görevleri arasında.
Sisteme göre hekim gerekli gördüğünde hastayı başka bir uzmana sevk edebiliyor. Ancak sevk sistemi şu anda işlerlik kazanmış değil. Tedaviden sonuç alamayan hastalar ise hekimini değiştirme hakkına sahip. Fakat hasta hekimden tekrar memnun kalmazsa bir dahaki değişim için üç ay beklemek zorunda.
25 yıldır pratisyen hekim olarak çalışan Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Tayfun Çiğdem, uyum eğitimleri sayesinde Manisa Hatice Almış Altınoğlu Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapıyor. “Üç bin 70 bağlı nüfusum var” diyen Çiğdem, buradaki temponun yaklaşık 11 yıl çalıştığı Manisa 112’den daha düşük olduğunu anlatıyor. Maaşının da ikiye katlandığını söyleyen Çiğdem halinden de oldukça memnun.
İstanbul 1 Kasım’a hazırlanıyor
Aile hekimliği sistemine İzmir ve Ankara’dan sonra İstanbul da dahil olacak. 1 Kasım’da başlaması öngörülen uygulamada 3 bin 645 aile hekimi, 940 aile sağlığı merkezinde görev yapacak. Ortalama olarak 3 bin 550 kişiden bir hekimin sorumlu olacağını söyleyen İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu, bu rakamın maksimum 4 bin, minimum bin kişiyle sınırlı olacağını belirtiyor.
1 Kasım itibarıyla aile hekimliği alanında verilen hizmetlerin ilde iki kat artacağını vurgulayan Dokucu, “İstanbul’da Aile Hekimliği Birinci Aşama Uyum Eğitimleri’ne 4 bin 722 pratisyen, 837 uzman hekim başvurdu. Bunlardan dört bin 430 pratisyen, 66 uzman hekim sertifika aldı” diyor.
Yerleştirme ve tercihlerde ise öncelik, söz konusu ilde kamuda çalışan hekimlere veriliyor. İstanbul’da kamuda görev yapan hekimler için ilk yerleştirme ve tercih işlemleri tamamlanmış durumda. Şu anda 3 bin 40 hekimin iki bin 742’si, kendi tercihlerine göre yerleştirilmiş. Kamuda çalışmayan hekimlerin kalan pozisyonlar için tercih ve yerleştirmesi ise eylül ayında yapılacak.
Uzmanlar rahatsız
Akademisyenler ve aile hekimliği uzmanları, aile hekimliği sistemine geçilmesini, mesleğin gelişimi ve hekim istihdamının artması açısından olumlu karşılasalar da bu sürecin kısa zamanda sonlanması gerektiğini düşünüyorlar. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin giderek uzman hekimlere devredilmesini savunan uzmanlar, aile hekimliği uzmanlığının özendirilmesi ve kadroların artırılması konusunda da hem fikir.
Marmara Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Arzu Uzuner, bu süreçte iki aşamalı bir eğitim uygulansa da uzmanlık dönemindeki rotasyon eğitimleri alınmadığından programın eksik kaldığını düşünüyor. Ayrıca uzman olan ve olmayan hekimlerin görev tanımlarının eşitlendiğini, önceden kolaylıkla yazabildikleri bazı ilaçları artık yazamadıklarını belirten Uzuner, sevk sisteminin de henüz başlamadığını vurguluyor.
Uyum eğitimlerinin uzmanlık eğitiminin alternatifi olamayacağının altını çizen İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ayşe Palanduz da Uzuner benzer görüşte. “Önemli olan ileriye dönük olarak birinci basamakta çalıştırılacak hekim sayısının iyi belirlenmesi ve bununla uyumlu sayıda aile hekimliği uzmanının hızla yetiştirilmesidir” diyen Palanduz, üç yıllık uzmanlık eğitiminin külfetine katlanmadan aile hekimliği uygulamasında yer almanın ekonomik olarak daha avantajlı olduğunu söylüyor. Bu da hekimleri uzmanlık yerine sisteme katılmaya teşvik ediyor.
Kadrolar artacak
Aile hekimliği sisteminin işlerliği ise bakanlık tarafından altı ayda bir yapılan memnuniyet anketi ile denetleniyor. Bazı aksaklıklar yaşansa da anket sonuçlarına göre hastaların yüzde 85’e varan memnuniyeti söz konusu. Zaman zaman hastalardan öneri ve şikayet aldıklarını belirten Turan Buzgan, mevcut sistemde bir değişiklik yapıldığında bazı sıkıntıların olabileceğini söylüyor. Pratisyen hekimlerle aynı şartlarda çalışan uzman hekimlerin ise ilk ve ikinci yerleşmede (aile hekimliği yaparken askere giden ve doğum iznine ayrılanlar hariç) öncelikli olduğunu vurguluyor. Sistemin her geçen gün uzmanların lehine işlediğini dile getiren Buzgan, “Kontenjanlar artmaya başladı. Yeni ücret yönetmeliği üzerinde çalışıyoruz. Buna göre uzman - pratisyen arasındaki maaş farkı 550 liradan asgari 750’ye çıkacak. Özel yerlerde ise bin 200’e ulaşacak” diyor.
Aile hekimi uzmanı nasıl olunur?
Altı yıllık tıp fakültesi eğitiminin ardından aile hekimi uzmanı olmak için öncelikle Tıpta Uzmanlık Sınavı’ndan (TUS) 54 - 60 klinik puan almak gerekiyor. Üç yıl süren uzmanlık eğitimi boyunca dört ay iç hastalıkları, bir ay kardiyoloji, bir ay göğüs hastalıkları, beş ay çocuk sağlığı ve hastalıkları, dört ay kadın hastalıkları ve doğum, iki ay ruh sağlığı ve hastalıkları, bir ay genel cerrahi alanında rotasyona katılmak şart. Geriye kalan 18 ayda da aile hekimliği eğitiminin esasları öğreniliyor ve sahada çalışılıyor. Uzmanlık belgesini alabilmek için ise asistanların bir konuda tez hazırlamaları ve bitirme sınavından geçmeleri gerekiyor.
*Uzmanlık eğitimine 18 Temmuz 2009 tarihinden sonra başlayan asistanlar bu şekilde eğitim alacak.
Kim ne kadar maaş alıyor?
Aile hekimliği uzmanları:
Vakıf hastanelerinde: 3 - 4 bin lira civarında
Özel hastanelerde: yaklaşık 5 bin lira
Devlet ya da üniversite hastanesinde: bin 700 lira civarında
Pratisyen hekimler:
Devlet hastanelerinde: Ortalama bin 500 lira + iki bin lira döner sermaye
Sağlık ocağında: Bin 500+ bin lira döner sermaye
Asistanlar:
Üniversitelerde: Bin 400 civarında
Devlet eğitim araştırma hastanelerinde: hastanesine göre değişen oranlarda iki –üç bin arasında performans, üniversite hastanelerinde üniversitesine göre değişen 530 - 600 arasında döner sermaye alıyorlar.
Ayrılan yok
Aile hekimliği, sağlık hizmet sistemlerinde kaliteye, sosyal adalete, etkinlik ve düşük maliyete ulaşılmasında merkezi role sahip olmalı. Bu sorumluluğu yerine getirebilmek için de aile hekimi hasta bakımında yetkin, bireysel ve toplumsal sağlık hizmetini bir bütün halinde ele almalı. Şu anda Acıbadem Sağlık Grubu Hastane, Tıp Merkezi ve diğer ünitelerinde 45 tane aile hekimliği uzmanı çalışıyor. Ancak aile hekimliği uygulamasında görev almak üzere geçiş dönemi eğitim programına katılıp Sağlık Bakanlığı ile sözleşme yaparak grubumuzda ayrılan pratisyen ya da hekim olmadı.
Dr. Efe ONGANER / Acıbadem Sağlık Grubu Tıbbi Direktör Yardımcısı ve Aile Hekimliği Uzmanı







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin