Piyasanın gözü, kulağı ve okulu…
Ekonomi ağırlıklı yayın yapan CNBC-e kuruluşunun 10’uncu yılını kutluyor. İş dünyasının olduğu kadar gençlerin de ilgisini çekmeyi başaran kanal, geçen 10 yılda ekonomi medyası için de bir okul halini aldı
İŞTE İNSAN – 07.11.10
Onur UYSAL
onur.uysal@sabah.com.tr
Tam 10 yıl oldu hayatımıza gireli… Gündüz kuşağında “resmi” kıyafetlerini giyip piyasalardaki en sıcak haber ve yorumları sunan, akşam ise “casual” takılıp “Seinfeld”e güldüren, “Ally McBeal”in akla sığmaz hayal dünyasında dolaştıran, “Nip/Tuck” ile iki plastik cerrahın hayatın sınırlarını nasıl zorladığına şahitlik ettiren ve tabii “Southpark” aracılığıyla Amerika’nın tüm değerlerini sorgulatan CNBC-e 10’uncu yılını kutluyor. Tek bir ‘E’ harfiyle başlayan hikaye geçen bu sürede yanına aldığı medya dünyasının önemli isimleriyle hem önemli bir markaya hem de bir okula dönüştü.
Öyle ki cesaret edilmesi o dönem için kolay olmayan bir yayın anlayışıyla hayata başlayan CNBC-e’nin medya dünyasına kattığı isimlerden bugün neredeyse yeni bir kanal kurmanız mümkün. İçeriğiyle bir yandan gençlerin ve iş dünyasının ekonomiye olan ilgisini sıcak tutan, bir yandan da ekonomi medyasına öncülük eden kanalın geride kalan 10 yılda kemikleşmiş ve kalıcı bir izleyici kitlesine sahip olduğunu söylemek mümkün.
Hem ekonomiyi, hem de güncel dizi ve filmleri CNBC-e’den takip edenler için “Aslında her iki hedef kitle arasında benzerlikler farklılıklardan çok daha fazla. Ekonomiyi ve piyasaları takip ederek yatırımlarını takip eden izleyici gurubu için akşam yayınları da gayet ilgi çekici. Dolayısıyla gençler için olduğu kadar profesyoneller için de cazip” diyor CNBC-e Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Artunç Kocabalkan. Genç kesimden özellikle de öğrencilerin gündüz kuşağını takip ettiğini ekliyor.
“Kapımız gençlere açık”
11 Eylül’de İkiz Kule’lere yapılan saldırılar, Amerika’nın Irak’ı işgali ve ardından yaşanan savaş, yerel ve global ekonomik krizler… 2000 yılında tanıştığımız CNBC-e’nin belki de yayın hayatındaki en önemli kırılma anları bunlar. Ancak arka arkaya gelen ekonomik krizleri belki de kanalın geleceğini etkileyen en önemli dönemler olarak görmek mümkün. Artunç Kocabalkan “Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleri belki de izleyiciyle kanal arasında bağın en fazla güçlendiği dönemler oldu” şeklinde yorumluyor bu süreci. Özelikle de bu dönemlerde içten ve aydınlatıcı bir yayın politikası ile izleyiciyle samimi bir hava yakaladıklarını söylüyor Kocabalkan. Geçen 10 yılda da pek çok olaya birlikte tanıklık ettiklerini de ekliyor. Tabii bu tanıklığın baş aktörleri kanalın bünyesinde yer alan profesyonel ve tecrübeli ekip. Pek çok ekonomi kökenli medyacıyı yayın hayatına kazandıran CNBC-e aynı zamanda deneyimli isimleri de ailesine katarak bugünlere geldi. Bu yapının içinde yer almak isteyen gençlere de kapılarının açık olduğunu söylüyor Kocabalkan.
En önemli kriterleri ise dünya ekonomisini ve finansal piyasalardaki gelişmeleri yakından takip etmek, ekonomik konjonktür hakkında bilgi sahibi olmak ve tabii iyi bir yabancı dil bilmek. Anahtar kelime ise “disiplin”.
“Gençlerin ekonomiye ve ekonomi medyasına artan ilgisi insan kaynağı açısından bizi daha şanslı kılıyor” diyor Kocabalkan. Tabii hedef kitle gençler olunca da onlara ulaşmanın önemli yollarından biri olan sosyal medyanın önemi artıyor. Bu nedenle de yeni gündem maddeleri medyaya farklı bir bakış açısı getiren sosyal ağlar ve paylaşım siteleri. CNBC-e’nin en taze gündem maddesi ise hedef kitlesine bu yeni medya aracılığıyla ulaşmak.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin