Ana Sayfa | İŞ'TE İNSAN Gazete | İş'te Portre | İş'te Portre: Fatma Torun Raıd

İş'te Portre: Fatma Torun Raıd

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
İş'te Portre: Fatma Torun Raıd

Avrupa ve Amerika’da iş dünyasının sıkça başvurduğu Transaksiyonel Analiz (TA) uygulamaları, Türkiye’de de keşfedilmeye başladı. Transaksiyonel Analiz Derneği Başkanı Fatma Torun Raid, “Daha yolun başındayız” diyor

“Okşamak, maaştan bile etkili”

Türkiye’de beş yıl önce kurulan Transaksiyonel Analiz (TA) Derneği, çalışmalarıyla yavaş yavaş iş dünyasının ilgisini çekmeye başladı. İşin sadece kar ve zarardan ibaret olmadığını gören patronlar ve üst düzey yöneticiler, çalışanlarıyla iletişimlerini güçlendirmek ve motivasyonu artırmak için TA eğitimi almayı bir seçenek olarak görüyor artık. İnsanların düşünce, duygu ve davranışları hakkında, anlaşılması kolay bir sosyal psikoloji teorisi olarak bilinen TA; klinik çalışmalar, eğitim ve kurumsal olmak üzere üç alanda etkin olarak kullanılıyor.

Uluslararası Transaksiyonel Analiz Derneği (ITAA), sosyal bilimler eğitimi alan lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin, İK departmanlarının, yönetim ve eğitim danışmanlarının, kurumsal iletişim çalışanlarının bu alanda eğitim görmesi konusunda bir tavsiye kararı bulunuyor. Zamanın en çok satan kitapları arasına giren Games People Play (Türkçeye Hayat Denen Oyun ismiyle çevrildi) kitabının yazarı Dr. Eric Berne tarafından geliştirilen bu teori, insan kişiliğini, ilişkileri ve iletişimi anlamak için bir model olarak kullanılıyor. Model aynı zamanda kişisel gelişim ve değişim için sistematik bir çerçeve de sunuyor.

Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’deki ilginin başlangıç aşamasında olduğunu söyleyen Transaksiyonel Analiz Derneği Başkanı Fatma Torun Raid, “Avrupa’da pek çok öncü çalışma yapmış transaksiyonel analizci, yönetici koçluğu gruplarının içinde iş yaşamıyla el ele çalışmalar yürütüyor. Gelişmiş ülkelerdeki şirketler özellikle yöneticileri için bu eğitimleri istiyor. Biz daha çok yolun başındayız…  Ancak bu giderek iş yaşamında yer edinecek bir kavram” diyor.

Konuyla, 1973 yılında San Fransisco’da tanışan Raid, o tarihten bu yana birçok çalışmada bu teoriyi kullanmış. TA’nın hem kişisel gelişimini hem de iş hayatını kolaylaştırdığını ifade eden Raid ile TA’nın iş yaşamındaki yeri ve giderek artan önemi üzerine konuştuk.

Öncelikle TA’nın tanımını yapar mısınız?
TA, psikanaliz sonrasında ortaya çıkan bir ekol. Tavır, davranış ve iletişim üzerinde duran, sade dil ve kavramıyla anlaşılabilir hayata uygulanabilir bir gelişim psikolojisi modeli. Aynı zamanda bir iletişim modeli. Biliyorsunuz günümüzde hem özel hem iş hayatımızda en önemli sorunlardan biri iletişimsizlik. Tabii başkalarıyla iletişim kurmak kadar içsel iletişimimiz de çok önemli. TA, burada kişilere çok güzel bir yol haritası sunuyor.

Nasıl bir yol haritası bu?
Biliyorsunuz psikolojide geçmiş dünyamız, çocukluğumuz anne - babalarımız araştırılır, sorgulanır. İçine doğduğumuz ortamın getirdiği avantaj ve dezavantajlarla kişiliğimiz şekilleniyor. Belli bir yaşa geldikten sonra kendimizi yeniden ele alıp yapılandırma şansımız var, tabii ilişkilerimizi de. TA temel kavramları arasında, bir hayat pozisyonu konusu var. Hepimiz daha doğumdan itibaren ilkokul yaşlarına kadar -daha sonra ergenlik ve yetişkinlikte birtakım değişiklikler yaparak- hayata bakış açısı geliştiriyoruz. Karşı tarafa ve kendimize bakış açımız olumluysa iş ve özel hayatımız daha güzel akıyor.
Hepimizin bir hayat öyküsü ve bir hayat senaryosu var. Aradaki fark, yaşadıklarımızdan nasıl bir senaryo geliştirdiğimiz. İki insan benzer olayları yaşıyor ama farklı senaryolar geliştiriyor. Örneğin senaryomuzda ‘otoriteye güven olmaz’ diye bir detay varsa patronla ve yöneticimizle her zaman çatışan kişi oluruz. Ya da “beni anlamıyorlar”, kurban rolündeysek senaryomuzda işyerimizde, arkadaşlarımızla en ufak şeyden kırılıp “işte yine anlamadılar” diyeceğiz.

TA’nın iş yaşamındaki yeri hakkında neler söylersiniz?
İş yerlerinin bu modelden faydalanması çok önemli çünkü sonuçta, insanlar aynı tip değil. Bu noktada da TA’nın çok güzel bir kavram modeli var. Bizi motive eden sürücülere dikkat çekiliyor. Özellikle de stres noktasında, motive eden, harekete geçiren sürücüler çok önemli. Bu nedenle TA sürücülere odaklanıyor. Çünkü motivasyon üzerinde bunların tavrı çok ama çok önemli.

Burada motivasyonu artıran en önemli faktör nedir?
En son araştırmalar iş yerinde motivasyonu etkileyen en önemli faktörün, okşanma olduğunu ortaya koyuyor. Patronların çalışanlara gösterdiği ilgi ve hatır sorması motivasyon üzerinde, maaşlara yapılan zamdan bile daha etkili. Burada karşılıklı selamlaşma dahi bir tür okşanma, bir temastır. Çünkü bu her şeyden evvel varlığınızın görüldüğü, fark edildiğiniz anlamına gelir. İsmimizin bilinmesi bile performans üzerinde çok etkilidir. Patronumuzun veya yöneticimizin gözlerinize bakarak konuşmasının da performans üzerinde etkisi var.

TA, aile - iş dengesinde de işimize yarar mı?
Aile terapilerinde de bu yöntemi kullanıyoruz çünkü aile hayatındaki mutluluk, iş hayatını etkiliyor. Aynı şekilde iş hayatı da, aile hayatını etkiliyor. Aile hayatında mutlu olan kişi, dış dünyadaki sorunlarla daha rahat baş edebiliyor. İşin nerede bittiği, ailenin nerede başladığı belli değil.

Eğitimlerde ‘psikolojik oyunlar’ da öne çıkıyor galiba? Bunlara birkaç örnek verebilir misiniz?
Evet psikolojik oyunlar TA’da kullanılan bir araç. Hatta birçok psikolog bunu sıkça kullanmayı tercih eder. Bu oyunlardan biri, ‘Evet ama’dır. Örneğin bir yönetici çalınanına “Niçin olmadı, niye yetiştiremedin” diye sorar ve karşı taraf bir sürü sebep sürer ileriye. Siz bir çözüm üretirsiniz, karşı taraf o çözümü size geri atar. Bunun yanı sıra, ‘Bak gördün mü bana ne yaptın’ oyunu da enteresandır. Bilmeyerek de olsa bir oyunda iki kişi vardır. Başında siz gayet olumluyken, karşı tarafın aldığı tavırdan sonra siz birden yön değiştiriyorsunuz ve o kişi ‘Bak gördün mü bana ne yaptın’ diyor.

Eğitimle geçen bir hayat
• Fatma Torun Raid, Üsküdar Amerikan Lisesi’nden mezun olduktan sonra kazandığı bursla gittiği Kuzey Carolina Üniversitesi’nde psikoloji ve felsefe eğitimi aldı. “Hakikaten şans faktörü diye bir şey var. Lise son sınıftayken bir burs kazandım. O bursla yurtdışına çıktım. Hayatımda İstanbul dışına çıkmamıştım” diyen Raid, bunun kendisi için büyük bir şans olduğuna inanıyor.
• Türkiye’ye dönüp iki yıl çalıştıktan sonra tekrar aynı üniversiteden öğrenci danışmanlığı bursu kazandı. Mezun olduğu üniversiteden bu defa uzmanlığını aldı. 
• Ayrıca uzmanlık sonrası Londra Tavistock Kliniği’nde kişilik testleri üzerine, New York Fordham Üniversitesi’nde çocuk ve ergen terapisi, New York Masterson Enstitüsü’nde kişilik bozuklukları konusunda eğitim gördü. 
• 1979’da Türkiye’de ilk psikolojik danışmanlık çocuk ve aile gelişim merkezini kurdu.
• 30 yılı aşkın meslek yaşamında psikoloji ve felsefe öğretmenliği ve okul psikologluğu, son 20 yılında ise halen devam eden Transaksiyonel Analiz ağırlıklı birey, aile ve çiftler terapisinde klinik çalışmaları yer alıyor.
• Temmuz ayında Uluslararası Aile Terapisi Derneği Başkanlığı’na seçilen Raid, altı yıl sürecek bir sorumluluk üstlenmiş oldu.

TA’ya göre temel hayat pozisyonları
1-
Ben de iyiyim, sen de: Eğer kendimize ve dünyaya bakışımız olumluysa “Ben de iyiyim, yapabilirim, başarabilirim, diğerleri de genel anlamda iyidir, yapabilirler, başarabilirler” diye düşünürüz.
2- Ben iyiyim, sen değilsin: “Ben yapabilirim, becerebilirim ama sen beceremezsin”. Ya da “başkalarına güven olmaz” diye düşünülür. Bu biraz paranoid bir pozisyondur.
3- Ben bir şey yapamam: “Ben şanssızımdır ama herkes şanslı ve onların her istediği olur. Bende iş yok.” Buna da depresif pozisyon diyoruz. Buna “giydirilmiş çaresizlik” de diyoruz. Bu eğilimde, okul öncesi çağlar ve anne-baba eğitimi çok önemli. Eğer iyi niyetle bile anne - baba çocuğuna çok fazla yardımcı olursa bilinçaltına verdiği mesaj ‘sen yapamazsın, sen beceremezsin, sen olamazsın’a kadar gider.
4- Bende de, kimsede de iş yok: Buna “çıkmaz sokak” diyoruz. Sonu ya hapishane ya hastane ya da ölüm oluyor. Çünkü bunlar ne kendilerine ne de başkalarına pozitif olarak bakamazlar. 

KUTU****KUTU

2010’da iki eğitim verilecek

İş dünyasına eğitimler yoluyla mı ulaşıyorsunuz?
Evet bu teoriyle ilgili eğitimleri ikiye ayırıyoruz: Birincisi mesleki gelişim sağlamak için psikologlara verilen eğitim; ikincisi eğitim kurumları, işyerleri, gibi profesyonellere verdiğimiz eğitim. Klinik çalışan bir uzman, TA sertifikası almak için dört – beş yıl bu eğitimi görüyor. Kurumsal yönde de talep giderek artıyor. Özellikle finans kurumları ve uluslararası şirketlerin ilgisi giderek artıyor. Burada temel yetkinlikler, kişisel gelişim eğitimleri öne çıkıyor.  Profesyonellere ağırlıklı olarak psikoterapi, eğitim, organizasyon ve rehberlik eğitimi veriliyor.

Eğitimleri kim veriyor?
Yurtdışından eğitimciler davet ediyoruz. Onlar 14 saatlik temel eğitim veriyor. Bu eğitimler herkese açık. Bunları yılda iki defa davet ediyoruz. 2010’de eğitimlerimiz var. İlki muhtemelen şubatta olacak. Bunun için çalışmalarımız sürüyor. Eğitimlere katılmak isteyenler takvimi www.ta.org’dan takip edebilirler.

Subscribe to comments feed Yorumlar (2 Yorum Eklendi):

imran Kezer Tarih: 02 December, 2009 03:07:43
avatar
Çalışmalarınızı heycanla izliyorun.Ankarada yaşıyorum,uzman psikollog olarak ergen,aile ve yetişkinlerle çalışıyorum.Mesleki çalışmalarıma katkısı olacağından ilk fırsatta hem derneğe üye olmak hemde vakit kaybetmeden eğitimlere katılmak istiyorum.Beni bilgilendirirmisiniz.
Thumbs Up Thumbs Down
rahmi Tarih: 27 September, 2010 05:35:37
avatar
Sayın Başkanımı Türk toplumunun ve bireysel gelişimi eğitimi için faaliyetlerinden dolayı tebrik ediyorum.Saygılarımla
Thumbs Up Thumbs Down

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
5.00