Ana Sayfa | İŞ'TE İNSAN Gazete | İş'te Portre | İşte Portre: Erman Ilıcak

İşte Portre: Erman Ilıcak

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
İşte Portre: Erman Ilıcak

Krizde Rusya’daki işleri durma noktasına gelen Erman Ilıcak, rotasını Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya döndürerek ikinci bir başarı yakaladı. Sahibi olduğu Rönesans İnşaat’ın şimdiki hedefi, 2.5 milyar euro ciro ve 25 bin çalışan

İŞ'TE İNSAN - 15.11.09
Feride CEM
feride.cem@sabah.com.tr

İkinci kez yeniden doğdu!

Henüz 27 yaşındayken sektörün en büyük şirketi Enka İnşaat’la dostça vedalaşıp cebindeki 30 bin dolarla kendi işini kuran Erman Ilıcak, önce hızla büyüyerek eski patronunun Rusya’daki en büyük rakibi oldu. Şirketinin ismini, içindeki bu müthiş potansiyele atfederek mi koydu bilinmez ama profesyonellikten büyük patronluğa giden yolu, ‘yeniden doğuş’ anlamına gelen ‘Rönesans İnşaat’la kat etti. Ancak 2008’de patlak veren global krizle işinin önemli bir kısmını kaybeden Ilıcak, şansını yeni pazarlarda denemeye karar verdi.

Rusya dışındaki ilk pazarı, Enka’da çalışırken bir süre bulunduğu Kuzey Afrika ülkesi Libya oldu. Kısa sürede bu pazarda önemli projelere imza atan Ilıcak, bu defa Ortadoğu ülkelerini yakın takibe aldı. Halen toplam dokuz ülkede 40 şantiyelerinin olduğunu söyleyen Ilıcak, büyüme stratejisini “Global düşün bölgesel hareket et” sözleriyle açıklıyor.

1994’te bir gazetedeki “iş arıyorum” ilanından bulduğu dört kişiyle yola koyulan Ilıcak’ın bugün 12 bin çalışanı var. Ancak hedefi, üç yılda bu sayıyı 25 bine çıkarmak. Bunun için kendine bir de yol haritası çizmiş: Petrol ve gaz zengini ülkelerde büyümeye odaklanan, Forbes Türkiye’nin Zenginler Listesi’nin müdavimlerinden Ilıcak’la, hedefleri ve büyüme planları üzerine konuştuk.

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren bir firma olarak krizden çok fazla etkilendiğinizi biliyoruz. Olumsuzluklar biraz azaldı mı?
1994’ten beri Rusya’daydık. Burası çok hızlı büyüyen bir pazar olduğu için başka yere gitme ihtiyacımız yoktu. Ama Rusya, krize ilk giren ülke oldu. Önümüzde iki seçenek vardı: Ya elimizdeki yetişmiş insan gücünü çıkaracak ve krizin geçmesini bekleyecektik ya da onlarla beraber yeni pazarlara gidip şansımızı deneyecektik. Rusya’da çok iyi bir pazar payı alarak iyi bir yere geldik. Tüm Türk müteahhitlerinin burada gerçekleştirdiği işlerin yüzde 15’ini biz yapıyoruz. Enka ise yüzde 16’sını yapıyor. Son beş-altı yıldır bu böyle. 30 bin, izinli çalışan Türk işçisinin 4 bin 500’ü bizde çalışıyordu.

Krizin size yansıması ne şekilde oldu?
Krizle birlikte gayrimenkul projeleri çok azaldı. Sadece endüstriyel tesis yatırımları devam ediyor. Onlar da bizim işlerimizin yüzde 50-60’ını oluşturuyor. Yani yüzde 40’lık bir kapasite fazlamız vardı Rusya’da. Biz de bu kapasiteyi kullanmak için diğer ülkelere gitmeyi tercih ettik.

Yeni ülke tercihini neye göre yaptınız?
Gaz ve petrol zengini ülkelere odaklanmaya karar verdik. Çünkü bu ülkelerin amacı, gaza ve petrole olan bağımlılıklarını önümüzdeki 15 - 20 yılda sıfıra indirmek. Hepsi Dubai gibi turizm ve ticaret merkezine dönüşmeyi hedefliyor. Bu nedenle de sürekli inşaat yatırımı yapıyorlar. İlk ofisimizi Libya’da açtık, orada faaliyet gösteren 183’üncü Türk müteahhit firması olduk. Kısa sürede birçok iş alarak şu anda elinde en fazla iş olan firmayız. Eskiden bu pazarlarda Alman ya da Avusturyalı firmaların taşeronu iken bugün onlarla rekabet edip elinden iş alabilecek kadar kuvvetli hale geldik.

Kısa sürede bunu nasıl sağladınız?
Çok genç, iyi yetişmiş, nitelikli bir kadro ile bu pazara girdik. Bu pazarda büyük beğeni topladık. Sonra Katar ve Bahreyn’de ofis açtık ama Bahreyn’de aradığımızı bulamayınca kapattık. Suudi Arabistan, İran’da da projelerimiz var. Şu an dokuz ülkede varız.

“Keşke daha erken girseydik bu pazarlara, geç kalmışız” diyor musunuz?
Hayır demedik. Çünkü geride bıraktığımız 15 yılda hem kadrolarımızı oluşturduk hem de bu ülkelere açılacak sermaye altyapımızı güçlendirdik. Bu ülkelere genç bir firma olarak değil, her bakımdan yetişkin bir şirket olarak gidiyoruz.

Rusya’daki faaliyetlerinizde küçülme devam ediyor mu?
Rusya bizim için büyük bir pazar olmaya devam edecek. Hala sekiz bin çalışanımız var orada ve işimizin yüzde 80 - 90’ını Rusya oluşturuyor. 2012 yılına kadar ciromuzun yüzde 50’sini Rusya’dan geri kalanını ise diğer ülkelerden karşılamayı hedefliyoruz.

Her pazarın dinamikleri ve iş yapış biçimleri farklı. Rusya ve Libya’yı kıyaslasanız neler söylersiniz?
Gelişmekte olan ülkelerin birbirlerine inanılmaz benzerlikleri var. Biz de bu özellikleri Türkiye olarak bünyemizde barındırıyoruz. Bu nedenle o ülkelerin ihtiyaçlarını çok iyi biliyoruz. Libya’daki en büyük sorun, perakendecinin olmaması; herkes girişimci ama perakendede faaliyet gösterecek marka yok. İhtiyaçlarını bildiğimiz için Türkiye’den oraya perakendeci götürüyoruz. Artık gittiğimiz pazarlara konsept götürür hale geldik sektör olarak. Dolayısıyla krizden ilk biz çıkacağız inşallah. Bu konuda en büyük avantajımız, iyi yetişmiş insan gücümüz.

Sonuçta bir dönem Türk müteahhitlerin büyük sorunlar yaşadığı Libya’ya gittiniz. Bu sizi tedirgin etmedi mi?
1990 yılında genç bir inşaat mühendisi olarak ilk olarak orada başladım. O zaman Enka’da çalışıyordum. Benim de yetiştiğim yer orası, başladığım yere geri döndüm diyebilirim. Dolayısıyla çok yabancısı değildim bu ülkenin ve hiç zorlanmadım.

İhracat anlamında büyük ağırlık verdiğimiz Ortadoğu ülkeleri ile ilgili planlarınız neler?
Katar ve Suudi Arabistan, ileride büyümeyi düşündüğümüz iki ülke. Ortadoğu’da bu iki ülkeye odaklandık. Rusya’daki arkadaşlarımızı oraya gönderdik. Bunun yanı sıra yıllardır başka firmalarda çalışan yetişmiş insan gücü var. Bunlardan da bize katılanlar oldu. Bu sayede yıllardır orada çalışıyormuşuz gibi bir bilgi birikimi kazandık. Global bilgimizi lokal bilgi ile birleştirince ortaya etkin bir çalışan gücü çıktı. “Arapça konuşulan ülkeler” ve “Rusça konuşulanlar” diye pazarlarımızı ikiye ayırdık. Bu iki pazarla birlikte 2012 yılına kadar 2.5 milyar euro ciroya ulaşmayı planlıyoruz. Bu yılı 800 milyon euro olarak kapatacağız. Dört yıl içinde ciromuzu üç katına çıkarmayı planlıyoruz.

Bu arada yazın Avusturyalı Porr’la ortaklık yaptınız…
140 yıllık geçmişi olan Avusturya’nın ikinci büyük inşaat şirketi Porr’un, yüzde 10.22 hissesini alarak ikinci en büyük hissedarı olduk. Ben yönetime girdim. Onlarla ortak bir şirket kurduk. Altyapı konusunda hizmet vereceğiz. Yani bugüne kadar olmadığımız bir alanda faaliyet göstereceğiz. Çünkü kriz dönemlerinde altyapı projeleri önem kazanıyor. Ayrıca Libya ve Katar’da da ortak şirket kuracağız.

Başka satın almalar olacak mı?
Avrupa’da bizden kat be kat büyük olan şirketler var. Bunların büyük bir çoğunluğu da sıkıntıda. Çünkü artık Avrupalı büyüyemiyor, küçülmeyi düşünüyor. Orada kar marjları yüzde 1 seviyesinde. Dolayısıyla büyük bir Avusturyalı ya da Alman şirketi satın alma hedefindeyiz. Halen üç şirketle görüşüyoruz. Bundan sonraki satın almalarımızda daha büyük hisse almak istiyoruz.

Irak pazarı ile ilgili planlarınız neler?
Irak bugüne kadar olmadı. Çünkü orada ciddi güvenlik sorunları var. Birinci önceliğimiz güvenlikli bölgeler. Gitmeyeceğim hiçbir yere kimseyi göndermeme taraftarıyım. Güvenliğin artmasıyla bu ülke de bizim için çok iyi bir pazar olabilir. Şu aşamada izliyoruz.

Krizde şevkiniz kırıldı mı? Ümitsizliğe kapıldığınız zamanlar oldu mu?
Çok iyimser biriyim. Belki de uzun zamandır spor yapmanın getirdiği bir özellik. Basketbol 40 dakikadır, bu sürenin sonuna kadar uğraşmak zorundasınızdır. Bu sürede her an her şeyin değişeceğini düşünürüm.

Yurtiçi projeleriniz, ekonomik daralmadan ne oranda etkilendi?
Türkiye’de sadece kendi yatırımlarımıza müteahhitlik yapıyoruz. Ağırlıklı olarak alışveriş merkezi projelerimiz var. Krizle birlikte bunlar bir duraksamadan geçti bu da, hedeflerimizden altı-sekiz ay sapmamıza neden oldu ama devam ediyoruz. Elimizdekiler bittiğinde 12 tane alışveriş merkezimiz olacak.

Enerji sektöründe de yatırımlarınız oldu…
HES projeleri ile bulunduğumuz enerji sektöründe büyümeye çalışıyoruz. Halen bitmiş bir projemiz var. İki tane de lisansımız var, onlara da başlamayı planlıyoruz. Bu işte gelecek görüyoruz ve bu alanda büyüyeceğiz.

Hedef 25 bin çalışan

Son yaşanan gelişmeler çalışan sayınızı nasıl etkiledi?
Kriz öncesinde 14 bin olaşan çalışan sayımız yedi bine düştü. Sonra aldığımız işlerle bu sayı tekrar 12 bine çıktı. Ama hedefimiz bu sayıyı 2012’de 25 bine çıkarmak.

Böyle hedefler koymak bizi ayakta tutuyor. Çünkü hedefiniz olmazsa bir yere gidemiyorsunuz. Bir de ekonomik rahatlığa ulaştıysanız kendinizi motive etmenin tek yolu hedefler koyup bir amaç için çalışmak. Bizim en fazla önem verdiğimiz değer, insan. Çünkü her türlü makine ve ekipmanı kiralar ya da satın alabilirsiniz. Satın alamayacağımız tek şey, insan kaynağıdır. Bu nedenle sektörümüzde iyi ve güvenilir insanları takip edip bünyemize katıyoruz.

İstihdam etmekte sıkıntı çektiğiniz bir alan var mı?
Proje yöneticileri bulmakta zorlanıyoruz. Çünkü bizde uzmanlaşma çok az, herkes her şeyi yapıyor ama bize uzman lazım. Bunun için de hizmet içi eğitimler çok önemli. Biz hizmet içi eğitime önem veriyoruz ama başkaları bunu yapmayabiliyor. Bu da, başka şirketlerden adam almamızı bu çok zorlaştırıyor. Bu nedenle bu pozisyonları dolduramıyoruz. Öğrencilere bir konuda uzmanlaşmalarını tavsiye ediyorum. Ben üniversitedeyken part-time çalıştım. Staj yaptım ve okul bittiğimde belli bir tecrübeye sahiptim. Bu da işimi çok kolaylaştırdı.

Vakıf kurdu

• 1967 yılında doğan Erman Ilıcak, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu. Öğrencilik yıllarından itibaren çalışmaya başladığı Enka İnşaat’tan 93 yılında ayrılarak henüz 27 yaşında kendi şirketini kurdu.

• Yoğun iş temposu yüzünden sürekli seyahat eden Ilıcak, hafta sonlarını evine ve çocuklarına ayırmaya çalıştığını söylüyor.

• Temposu yüzünden bir hobi geliştirememiş. Haftada birkaç gün spor yapıyor. Seyahatlerinde iş ve yönetim kitapları okumayı tercih ediyor.

• Seyahatlerde de iş gözlüğünü çıkaramadığını söyleyen Ilıcak, “İlk sorduğum soru nüfusu kaç, daire fiyatları, insanların ortalama geliri, çalışanların geliri gibi sorularla gittiğim yerin demografik yapısını anlamaya çalışıyorum” diyor.

• Rönesans Eğitim Vakfı ile eğitime yönelik faaliyetleri bulunan Ilıcak’ın hedefi, burada mümkün olduğu kadar çok insana ulaşmak.

“Forbes’in listesine girmek prestij kazandırıyor!”

Bulunduğunuz yer hayal ettiğiniz yer mi?
“Bu kadar büyürüm” diye bir hayalim yoktu ama zamanla anladım ki imkansız değil. Çalışarak ulaşabileceğimi anlayınca bu defa hevesim ve isteğim arttı. Büyümenin ve kazanmanın sınırı olmadığını o zaman anladım.

Forbes’in zenginler listesindesiniz. Bu nasıl bir duygu? İnsan kendi kendine “Vay be” diyor mu?
Forbes’in zenginler listesinde olmak iş dünyasında çok önemli bir araç. Çünkü gittiğimiz her yerde itibar sağlıyor. Diyelim ki ben birinden randevu almak istiyorum, adam adımı Google’da yazıyor ve karşısına bu liste çıkıyorsa bu iş anlamında bir prestij unsuru oluyor. Yani herkese tavsiye ederim...
Öte taraftan sonuçta orada yazan rakam çok önemli değil, sonuçta ödemeniz gereken taksitleriniz, bakmak, birlikte vakit geçirmek zorunda olduğunuz çocuklarınız var. Bu hayatı dışarıda tutmak mümkün değil. Yurtdışına gidip “Campari orange” içelim durumum yok. Ben sırf bunlarla mutlu olmayacak bir jenerasyondan geliyorum. Biz daha mütevazı şeylerle yetiniyoruz. Kültürümüzde de dış zenginliğe fazla itibar edilmez. Bir milyon dolarlık saat takıp da etrafa çok zengin olduğunuzu göstermenin bir alemi yok diye düşünüyorum.

Bu listeye girdiğiniz için insanların sizden beklentileri oluyor mu?
Oluyor tabii… Elimizden geldiği kadar karşılamaya çalışıyoruz. Ama insanın hayatında bir değişiklik olmuyor.

 

Subscribe to comments feed Yorumlar (4 Yorum Eklendi):

mehmet arslan Tarih: 05 January, 2010 02:00:35
avatar
maşallah deriz ve gurur duyuyoruz böyle abilerimizle kendisinden ricamızda bizimgibi kırızden sıkıntı çeken türk firmalarınada yardım ederse taşörenlikte yapmak şartı ile tabiki memmun oluruz
Thumbs Up Thumbs Down
ALİ KINIK Tarih: 13 March, 2010 01:17:23
avatar
SAYGIDEĞER BÜYÜĞÜM ERMAN BEY
BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLER SAYĞILAR
SUNARIM
BEN ASLEN ERZURUM/ÇAT LIYIM 1966 ERZURUM DOĞUMLUYUM 1992 DEN BERİDİR İZMİRDE İKAMET ETMEKTEYİM EVLİ VE 2 ÇOCUK BABASIYIM.
1988 DEN BU YANA ASMATAVAN ALÇI SIVA BOYA VE BADANA İŞLER DIŞ CEPHE VE İZOLASYON İŞLERİ YAPMAKTAYIM.
SİZİN FİRMANIZLA İZMİRDE GAMKA İNŞAAT SAYESİNDE TANIŞTIM SİZİN SOCHİ HAVAALANI İŞİNİZDE GAMKA İNŞAATIN YAPTIĞI TAŞERONLUK İŞİNDE FİRMANIZIN SOCHİ HAVAALANI ŞANTİYESİNDE 4 AY ASMATAVAN FORMENİ-KALFASI OLARAK GÖREV YAPTIM
VE İŞİMİDE BAŞARIYLA VE TİTİZLİKLE GECE GÜNDÜZ DEMEDEN ANLIMIN AKIYLA TESLİM ETTİM VE İŞ BİTİMİ OLARAK YURDA DÖNDÜM
TÜM RONESANS SOÇHİ HAVAALANI ŞANTYESİNDE RONESANS CALIŞANLARINIZA CANDAN TEŞEKKÜR EDER VE SAYĞILARIMI SUNARIM
VE TÜM GAMKA İNŞAAT CALIŞANLARINADA CANDAN TEŞEKKÜRÜ BİR BORÇ BİLİRİM ÇÜNKÜ O ÇALIŞMA VE MESAİ ARKADAŞLARIMIZIN SAYESİNDE İŞİMİZİ BAŞARIYLA BİTİRDİK VE TESLİM ETTİK
SAYIN ERMAN BEY BUNDAN SONRAKİ TÜM ŞANTİYELERİNİZDE HANGİ KONUMDA VE POZİSYONDA OLURSA OLSUN SİZİNLE VE FİRMANIZLA CALIŞMA İMKANI BULABİLİRSEM BUNDAN GURUR VE ŞEREF DUYARIM.
SAYGI SEVGİ VE HÜRMETLERİMİ SUNAR ELLERİNİZDEN SAYGIYLA ÖPER BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM.
ALİ KINIK/ İZMİR

ali-baran35@hotmail.com
Thumbs Up Thumbs Down
abdullatif özbek Tarih: 06 May, 2010 04:58:05
avatar
04/05/2010 tarihli Habertürk gazetesinin ekonomi ekinde röportajını okuduğum Sayın Ilıcak'ın hayata dair engin,derin vede olgun fikirleri ile genç nesillere örnek olması en önemlisi istihdamıyla aybaşında evlerine ekmek parası giren ailelerden aldıkları gerçek duaları haketmeleri gerçeğini yaşayan,yaşatan olması nedeniyle tebrik ediyor ve öyle bir evlat yetiştirdiği içinde ailesine yalansız riyasız en içten duygularımla saygılarımı arz ediyorum.
Rabbim böyle yatırımcı,davranışları ve görüşleriyle örnek olan aileleri ülkemizden eksik etmesin.Hiç ama hiç darda koymasın.

Latif Özbek
Thumbs Up Thumbs Down
Sinan DEMİR Tarih: 29 June, 2011 03:30:17
avatar
Kıymetli hemşerim Erman bey'in başarı öyküsünü taktir, teşekkür ve gururla okudum. Kendisinin biz Darende'li genç girişimcilere örnek olduğunu, bizlere kıvanç verdiğini, "kapitalizmin kucağına" düşmeyişin, aslını unutmayışın, yardımseverliğin emarelerini kendisinde görmekten dolayı mutluyum. Umarım bir gün bizler de sizin gibi başarı öykülerine konu insanlar oluruz. Saygılarımla.
Thumbs Up Thumbs Down

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0