İş'te Portre: Gülen Bengi
Dört ay önce Hagies çocuk bezi ve Kotex kadın bağı markalarının üreticisi Kimberly Clark Türkiye’nin genel müdürlüğüne getirilen genç yönetici Gülen Bengi, sektörün güçlü ve eski oyuncularıyla rekabete hazır
Kısa zamanda gelen terfinin hikayesi
Türkçeye “hızlı tüketim ürünleri” olarak çevrilen FMCG sektörü, özellikle son 15 - 20 yılda hızlı bir büyüme yakaladı. Dünyanın önemli markaları Türkiye pazarında önemli büyüklüklere ulaştı. Yükselen bir sektör olması nedeniyle de aynı hızla, iyi üniversitelerin parlak öğrencileri cazibe merkezi halini aldı. Ülkenin yetenekli ve iyi eğitimli kesimini bünyesinde barındıran FMCG kendisine yıldız yöneticiler yetiştiriyor.
Bunlardan biri de henüz Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde öğrenciyken el sıkıştığı Unilever’le adım attığı bu sektörde kariyer basamaklarını hızla tırmanarak haziran ayında 137 yıllık geçmişe sahip Amerikalı Kimberly Clarck Türkiye Genel Müdürlük koltuğuna oturan Gülen Bengi.
Bengi, 36 yaşında elde ettiği bu unvanın hakkını vermek için elinden geleni yapmaya hazır. Zaten şirketin tepesinde geçirdiği dört aylık sürede beş yıllık çalışma planıyla ilgili bir yol haritası belirlemiş bile. Liderliğinin ilk döneminde odaklandığı konu, şirketin pazar payı olmuş. Pazara birkaç yıl önce girmiş bir firma olarak sektörün güçlü oyuncularına karşı vereceği rekabette, tecrübesine ve ekibine fazlasıyla güveniyor. Sağlık ve hijyen çözümleri sunan Kimberly Clark’ın Türkiye’deki markaları, çocuk bezinde Huggies, kadın bağında ise Kotex. Ancak farklı ürün gruplarında da atak yapmaya hazırlanan Bengi ile yeni görevi ve hedefleri üzerine konuştuk.
İki yıl çalıştığınız şirkette genel müdür koltuğuna oturdunuz. İki yıl terfi için kısa bir süre değil mi?
Müşteri geliştirme direktörü olarak 2007’den beri çalışıyordum Kimberly Clark Türkiye’de, iki yıl sonra genel müdür oldum ve bu pozisyonda devam ediyorum.
Süre için kısa denebilir belki… Normalde bir pozisyon üç - dört yıl arasında aşılır. Fakat böyle bir fırsat çıktığında daha kısa zamanda da atamalar yapılabiliyor. Benim için de öyle oldu.
Sürenin kısalmasını başarınızla mı yoksa koşullara mı açıklıyorsunuz?
2007’den beri şirketimiz çok hızlı bir gelişme içinde bunda hem benim katkılarım hem de ekibin başarısı etkili oldu. Sonuçta bu bir ekip işi, “Ben yaptım oldu” diye bir durum söz konusu değil. Sonuçlar çok iyi gelince, yöneticilerin kredibilitesi çok yüksek oluyor üst yönetimin gözünde. Kimberley Clark Türkiye, 2006 yılında uluslararası markaları Huggies ve Kotex’i lanse etti. 2007’de birinin payı yüzde 2-3’lerde birininki yüzde 6’dayken, iki yılda ikisinin payını da yüzde 10’un üzerine çıkardık. Pazarda hiç olmayan markalarımız üçüncülüğe yükseldi. Ulusal zincirlerde Huggies ve Kotex pazar ikincisi oldu. Tabii böyle bir büyüme ve başarı trendi olunca ekip olarak kredibilitemiz arttı.
Güçlü markaların bulunduğu pazarda üçüncü sıraya yerleşmek zor olmadı mı?
Tabii kadın bağı ve çocuk bezinde kemikleşmiş, pazar payı hayli yüksek rakiplerimiz vardı. Ama buna rağmen üçüncü sıraya gelmemiz büyük bir başarı.
Bizim için imkansız diye bir şey yok, hiçbir ekip arkadaşımdan bunu duymak istemiyorum. Zaten böyle insanlarla çalışmıyoruz. Bu nedenle de hep olumlu sonuçlar alıyoruz.
Aslında sözünü ettiğiniz dönem ekonomik anlamda oldukça zor oldu…
Doğru! Ama bizim pozitif bir kültürümüz var. Bunu ‘oldurmacı kültür’ diye açıklıyoruz; ‘Yapabilirim, başarabilirim’ kültürü diyoruz. Bunu tüm ekip arkadaşlarımız benimsedi. Biz diyoruz ki: “çok büyük bir rakibe karşı çok zor bir pazarda savaşıyoruz. Yapmamız gereken yenilikçi düşünmek, sonuç ve çözüm odaklı olmak. Müşterilerimizin ve tüketicinin çözüm ortağı olmak.” Bu kültür, başarımızın başlıca dayanağı. Kriz senesinde şüphesiz işler çok zordu. Bu iki sert rekabete karşı dirençli ve inovatif olduk. Bu sayede krizde Huggies’de yüzde 80’inin üzerinde büyüdük. Şuan Huggies’te 11.5, Koteks’te yüzde 11 pazar payına sahibiz.
Üretiminiz Türkiye’de yapılıyor değil mi?
Evet Türkiye’de üretimimiz var ve bununla gurur duyuyoruz çünkü burası aynı zamanda bölgesel bir fabrika. 22 ülkeye üretim yapıp gönderiyoruz. Aslında 99’da Kimberly Clark burada bir fabrika aldı ama gerçek anlamda pazara girişi 2005 yılında oldu. 2005’te şirketimiz BRICT (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Türkiye) denen bir organizasyon açıkladı. Bu şirketin Türkiye’de agresif büyüyeceği ve öncülüğü hedeflediği anlamına geliyordu. Bundan sonra yatırımlar başladı gerek teknolojiye gerek insan kaynaklarına, bu yatırımların sonucu olarak 2007’den itibaren bölgesel fabrika olduk. 2007 senesinde uluslararası markalarımızı lanse etmeye başladık.
Bu fabrikanın ihracatı krizden nasıl etkilendi?
İhracat yaptığımız MEA bölgesi çok hızlı büyüdüğü için krizde şanslıydık diyebilirim. Hatta herkes küçülürken biz kapasite artırımına gittik. Yaklaşık yüzde 15 - 17 büyüdük. Büyümeye devam ettik.
Kriz sizi etkilemedi mi yani?
Bebek bezi ve kadın bağı gibi ‘olmazsa olmaz’ ürünler satıyoruz. Krizlerde fiyat ve promosyon hassaslığı oluyor. İhracat yaptığımız tüm ülkelerde pazar payımızı artırdık.
2010 yılından beklentileriniz nelerdir?
Biz yüzde 50’ler civarında büyüdüğümüz için pazardan bağımsız hareket ediyoruz. Bizim için pazarın büyümesinden çok rekabet içinde alacağımız pazar payı önemli. Bu nedenle pazar payını almaya dönük hedeflerimiz var.
Halen kaç çalışanınız var?
350 kişilik bir organizasyonunuz. 250’si mavi yakalı, 100’ü de beyaz yakalı.
Pazarın büyüyeceğini tahmin ettiğinize göre istihdam anlamında büyümeniz olacak mı?
Talepteki artışa paralel olarak üretim kapasitemizi artırmayı planlıyoruz. Bu da, yeni istihdam demek ancak sayıyı şu an kestirmek güç.“Pozitif olmayanla çalışmam”
• Gülen Bengi, 1995 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olur olmaz daha öğrenciyken el sıkıştığı Unilever’de marka müdürü olarak göreve başladı.
• 1999 - 2005 yılları arasında Danone Beverages’da pazarlama müdürlüğü ve pazarlama direktörlüğünü üstlenen Bengi, 2005 - 2007 yılları arasında ise satış direktörü olarak görev yaptı.
• 2007’den beri Kimberly Clark Türkiye’de satış geliştirme direktörü olarak çalışan Bengi, bu yılın haziran ayında genel müdürlüğe atandı.
• İşe alınan tüm elemanlarla bizzat görüşmeye çalışıyor. Bu süreçte en çok önem verdiği konu ise adayların pozitif olması. Çünkü negatif insanların etraflarına zarar verdiklerini düşünüyor.
• Yoğun iş temposu içinde olan Bengi’nin en büyük hobisi, hafta sonları 4,5 yaşındaki oğlu ile çizgi film izlemek ve gazete okumak.
“Tüketici yaklaşımı düzeliyor”
İç pazar krizden nasıl etkilendi?
Bebek bezinde ve kadın bağında pazarımız yüzde 5’ler oranında büyümeye devam etti. Pazarın kırıldığı dağıldığı bir kriz yaşamadık doğrusu. Buna karşın krizin etkisinin kalmadığını söylemek için işsizlik verilerinin düzelmeye başlaması lazım. Verilerde çok hafif bir toparlanma olsa bile krizden çıktık olarak algılayabileceğimiz bir seviyede olduğunu düşünmüyorum. Ama o ilk panik havası tüketicilerdeki ‘Aman ben markete bile gitmeyeyim’ havası geçti.
Krizde insanlar kadın bağından mı, çocuk bezinden mi tasarruf eğilimine gittiler?
İkisi de aynı oranda büyüyor zira ikisi de ‘olmazsa olmaz’ ürünler. Sadece kadın bağında çocuk bezine göre daha çok private label (market markaları) markalara yönelme oldu. Şu anda ikisi de aynı büyüme oranlarında. Ama değiştirilme sıklıklarında azalma olduğunu tahmin ediyoruz. Son dönemlerde yaklaşımda bir düzelme var diyebilirim. Ama eski seviyelerine geldiğini söylemek mümkün değil.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin