İşte Portre: Nurten Öztürk
Opet’in kurucusu Nurten Öztürk, tuvalet temizliğine kafa yoran bir işkadını. Opet’te başlattığı ‘temiz tuvalet’ kampanyası başarıya ulaşınca TCDD “bize de öğretin” diye kapısını çalmış.
İŞ'TE İNSAN - 21.02.10
Feride CEM
feride.cem@sabah.com.tr
Tuvaletlerin temizliği ondan sorulur!
Nurten Öztürk, 10 yıl önce bir yönetim kurulu toplantısında yol üstü duraklarının büyük sıkıntısı olan tuvaletlerle ilgili bir kampanya yapmak istediğini söylediğinde herkes burun kıvırmış. “Türkiye’de onca sıkıntı varken” diyen kurul üyelerini tuvaletlerle ilgili kampanyanın faydasına inandırmakta epey zorlanmış. Yine de itirazlar ve isteksizlik onu yıldıramamış.
Artık 10’uncu yılını dolduran kampanya tam gaz devam ediyor. İstanbul’dan Anadolu’nun en ücra köylerine kadar uğramadığı yer de kalmadı neredeyse. Üstelik bu kampanya, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) da dikkatini çekmiş. Türkiye genelindeki tüm noktalardaki tuvaletlerini temizlemek ve belli standartlara ulaştırmak için işe koyulan TCDD, Nurten Öztürk’ün kapısını çalarak “bize de öğretin bu iş nasıl yapılır” demiş.
Bu işbirliği hakkında “Benim için bir onur” diyen Öztürk TCDD’ye ait gar, istasyon, büfe, gişe ve trenlerin tuvaletleriyle binaların çevre temizliği konularında işbirliği öngören iki yıllık protokol imzalamış. “Temizlik Rayında” adlı kampanyayla yeni ve heyecanlı bir mesainin başladığını söyleyen Öztürk’le Türkiye’nin ‘tuvalet meselesi’ üzerine konuştuk.
Neden öne çıkan kampanyanız temiz tuvalet oldu?
Çünkü ülke olarak daha aşamadığımız çok şey var. Mikropların en çok ürediği alanlar tuvaletler. İnsanımızda hala alaturka tuvalet eğilimi var. Bu nedenle bayilerimiz, ilk başta alafrangaya geçmek istemedi. Oysa sürekli ıslak olduğu için alaturka tuvaletleri hijyenik tutmak çok zordur. Hala klozetin üzerine ayaklarıyla çıkanlar var. Biz bu konuda istediğimiz yerde değiliz. Tuvalet eğitimini tüm Türkiye’ye yaymak istiyoruz.
‘Temiz tuvalet’ kampanyası başlayalı 10 yıl olmuş. Kampanyanın bu kadar uzun ömürlü olmasını nasıl sağladınız?
10 yıldır sosyal sorumluluk projeleri üretiyoruz. 2000 yılında bu projeye başladık. İlk projemiz, temiz tuvalet kampanyasıydı. Bu projeleri çok önemsiyoruz. Hiçbir projeyi yaşlandırmadık, sürekli yeni unsurlarla destekleyip geliştirdik. Bu kampanya toplumda ciddi bir değişim yarattı. Toplumda temizlik ve hijyen bilinci oluşmaya başladı. Opet istasyonları da kesinlikle bu konudan taviz vermedi.
Okulları kampanyaya dahil etmek sonuç üzerinde etkili olmuş olabilir mi?
Kampanyayı başlatır başlatmaz okullara girmek için Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurdum. Böylece projeyi okullara da girdi. Kırsal kesime açıldık, seyahatler yaptık, seminerler verdik ve okullarda eğitimi sürekli hale getirdik. Bazen okulları istasyonlara çağırdık bazen biz okullara gittik. İstanbul’un 32 ilçesindeki tüm okullara gittik, eğittik, temizledik, denetledik. Çünkü bu eğitimi alan çocuk aynı zamanda evde ailesini eğiten elçi de oluyor. Hijyen ve tuvalet temizliği konusunda Opet’in üstüne yok. Bu konuda örnek teşkil ettik.
TCDD “bize de öğretin” demesi ne anlam ifade ediyor?
Eylül - ekim aylarında demiryolarından teklif geldi. Dediler ki, “Bu konuda çok sıkıntımız var. Kendimizi yenilemek istiyoruz.” Bu doğrusu bizi çok gururlandırdı. Aralık sonunda iki yıllık bir protokol imzaladık. Çok büyük bir proje bu. 10 yılda gerçekten büyük çaba harcadık, işin altyapısını oluşturduk. İnsanlar bu projeye sahip çıkarsa yürür. Ama temizliği başkalarından beklersek yürümez. Tuvaleti kullananın temiz bırakması gerek. Burada da vatandaşlık bilinci devreye giriyor.
Demiryollari projesindeki rolünüz ne olacak?
Bizzat projenin başında olacağım, rehberlik edeceğim. Onlar da her türlü maddi desteği sağlayacak. Eğitim, uygulama ve denetim yaparak sistemimizi uygulayacağız. Çok geniş bir ölçekten yani iki bin noktadan söz ediyoruz. Dolayısıyla bunu uygulayabilmek için halkın desteğine çok ihtiyacımız var. Yaptıklarımızın devamlılığını önemsiyoruz. Bize destek olanlara fahri müfettişlik unvanı veriyoruz. Dört bin civarında fahri müfettişimiz var.
Bu proje sonunda ne vaat ediyorsunuz?
İki yılda ciddi değişim sağlamamamız lazım. Bu da hem demiryollarının hem de kullanıcıların çabasıyla mümkün olacak. Bu bizi için bir sosyal sorumluluk projesi. Sonuçta biz karayollarında faaliyet gösteriyoruz ve demiryolları ile hiçbir ticari bir bağımız yok. TCDD 28 bölgeye ayrılmış durumda. Her bölgede aynı anda düğmeye basılacak ve herkes bilmeli ki bu sorun çözülecek.
“İşsizlik beni üzüyor”
Her ne kadar son yıllarda sosyal sorumluluk projeleriyle öne çıksanız da ciddi istihdam yapan Opet’in yönetim kurulu üyesisiniz. Son yıllarda sizden doğrudan iş isteyenlerin sayısında artış var mı?
Çok fazla başvuru ve çok kaliteli CV’ler alıyoruz. Krizde personel sayımız arttı. Merkezimizde sürekli yeni iş alanları açıyoruz, bu da istihdamı artırıyor. Halen 800 civarında çalışanımız var, bayi ağımızla birlikte bu sayı altı bine çıkıyor. Son dönemde eş - dost vasıtasıyla iş başvuruları çok arttı. İnsanların işe çok ihtiyacı var. Bunlara yanıt verememek beni üzüyor. Büyük ölçekte bakıyorum olaya, “ne kadar çok insana ulaşabilirimin” hesabını yapıyorum. Bireysel taleplerle çok fazla giremiyorum.
Yoktan var eden biri olarak gençlerde en çok neye şaşırıyorsunuz?
Biz aile olarak iş koliğiz. Çocuklarımızla bir araya geldiğimizde bile iş konuşuruz. Hep ‘nasıl daha iyi oluruz’ sorusunun yanıtını ararız. Hazırcılığa tahammülüm yok. İnsanların her şeyi kendi emeği ile yapması lazım, o zaman kıymetini daha iyi bilirler.
1.5 milyon kilometre yol gitti
• Kendisi gibi öğretmen olan eşi Fikret Öztürk’le birlikte Opet’i kuran Nurten Öztürk halen Opet’in yönetim kurulu üyeliği görevini sürdürüyor.
• Çalışmayı çok sevdiğini söylüyor. Kendisini “zamanı iyi planlayan ve iyi kullanan biri” olarak tanımlıyor.
• “Hobilerimle dinleniyorum” diyen Öztürk, iki ayağını kırınca kayağı, bel fıtığından dolayı da golfu bırakmış. Yürüyüş, egzersiz ve yüzme asla vazgeçmediği sporlar. Diyet yapmadığını söyleyen Öztürk’ün asla vazgeçmediği öğün ise kahvaltı.
• En büyük hobisi doğa fotoğrafçılığı. Boş kaldıkça şiir yazan Öztürk’ün iki de şiir kitabı var.
• Sürekli istasyonlara ziyarete giden Öztürk, bayilerin kendisini tanıdığını söylüyor. Hatta kimi bayilerin “Nurten Hanım iki yıldır uğramadınız” diye sitem ettiklerini söylüyor.
• 2004 yılı sonuna kadar bir milyon kilometreden fazla yol yaptığını hesaplamış. “2008 sonunda bir buçuk milyon kilometreye ulaşmıştım, artık saymıyorum” diyen Öztürk “Leyleği havada gördüğünü” düşünüyor.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin