İşte Portre: Özgür Akyıldız
Belçikalı Ontex’in iki yıl önce Türkiye’deki faaliyetlerini emanet ettiği Özgür Akyıldız, uluslararası bir firma olmalarına rağmen şirkette geleneksel yönetim anlayışını benimsediklerini söylüyor
İŞ'TE İNSAN - 02.05.10
Feride CEM
feride.cem@sabah.com.tr
“Alçakgönüllü yönetim başarıyı getiriyor”
2000 yılında Avrupa'nın hijyenik ürünler devi Ontex International bünyesine katılan ve Canbebe markasıyla üretim yapan Onteks Türkiye’nin genel müdürlük koltuğunda iki yıldır 36 yaşındaki Özgür Akyıldız oturuyor. Genç yaşında İstanbul Sanayi Odası’nın İSO 500 sıralamasında 239’uncu sırada yer alan dev bir sanayi şirketinin başına geçen Akyıldız, iki yıldır şirketin yurt içi ve yurt dışında yaptığı hamlelerin de mimarı oldu. Yıllık 120 milyon euroluk cirosuyla Ontex International’ın cirosuna önemli bir katkıda bulunduklarını söyleyen Akyıldız, bundan sonra yeni hamleleriyle bu katkıyı daha da artıracağa benziyor.
Uluslararası bir şirkette yerel bir mantıkla büyük bir mütevazılıkla çalıştıklarını söyleyen Akyıldız, “Bizde günlük yaşamda hiçbir titrin önemi yoktur. Herkesin yaptığı iş bizim için aynı değere sahiptir” diyor.
Yönetimdeki bu mütevazı tavrına karşılık yoğun rekabetin yaşandığı çocuk bezi pazarı ile ilgili Akyıldız’ın iddialı hedefleri var. Yurt dışı yatırımları ise bu iddianın en önemli ayağını oluşturuyor. Cezayir’de ilk fabrika yatırımını tamamlayan şirket, şartlara göre yeni yatırımları da gündemine alacak.
Yurt dışı yatırımlarında beyin takımlarını Türkiye’den göndermeyi tercih ettikleri söyleyen Özgür Akyıldız’la çocuk pazarındaki gelişmelerin yanı sıra kariyer yolculuğu üzerine de konuştuk…
Yılın ilk dört ayını geride bıraktık. Bebek bezi satışlarında krizin etkisi azaldı mı?
Geçen yılı hedeflerimizin üzerinde kapatmıştık. Hatta ciroda yüzde 9 büyüme yakaladık. Bu yıl da hedeflerimiz yüksek. Toplamda ihracatla birlikte yüzde 8’lik büyüme hedefimiz var. İlk üç aylık sonuçlara göre bu hedefin yüzde 8 üzerinde olduğumuzu görüyoruz. Bu da toplamda yüzde 16’lık büyümeye işaret ediyor.
O zaman krizin bebek bezi kullanımına pek etkisi olmamış…
Aslında bebekler için bir ürün sattığımızdan kullanım sıklığında azalma beklemiyorduk ama yaptığımız araştırmalar sonucunda bir miktar azalma olduğunu gördük. Avrupa’da ortalama günde beş adet bez kullanılır. İdeal sayı da beş olarak kabul edilir. Türkiye’de günde dört, ayda 120 adet bez kullanılıyor. Aslında kullanım sıklığının düşmesinde krizin psikolojik etkisinin rol oynadığını düşünürüz.
Türkiye genelinde hazır bez kullanımın düşük olduğu yönündeki görüşlere katılıyor musunuz?
Hayır, bu görüşe katılmıyorum. Çocuk bezinin daha ekonomik bir alternatifi olmadığı için, Doğu’daki köylerde bile kullanımı oldukça yaygın. Ekonomik koşulları iyi olmayanlar da en ucuzu da olsa hazır bez kullanmayı tercih ediyor. Kullanımın yüzde 90’lar civarında olduğunu söyleyebilirim.
Pazardaki yeriniz nedir?
19 firma içinde çocuk bezinde üçüncü sıradayız. Hijyenik pet ve hasta bezinde de gayet iyi durumdayız. Hasta bezinde ilk sıradayız.
İhracat, satışlarınız içinde önemli bir paya sahip. Son yıllarda ihracat pazarlarınızda bir daralma oldu mu?
Hayır olmadı… Hatta geçen yıl ihracatımız önemli oranda arttı. Halen 35 ülkeye ihracat yapıyoruz. Markamız en büyük pazarlarımız Gürcistan, Makedonya ve Azerbaycan’da çok iyi tanınıyor. Hatta Gürcistan ve Makedonya’da pazar lideriyiz.
Geçen yıl en büyük pazarlarınızdan biri olan Cezayir’de üretim tesisi kurdunuz. Buradaki sonuçlardan memnun musunuz?
Evet, 2009’un başında Cezayir’e bir fabrika kurduk. Çünkü markamız burada çok güçlü bir yere sahip. Bunu değerlendirmek istedik. Bu yıl orada yüzde 100’lük büyüme hedefimiz var. Cezayir gelişmekte olan bir ülke, bizim için bu çok önemli.
Cezayir’e Türkiye’den çalışan götürdünüz mü?
Buradaki çalışanlarımızdan çekirdek bir ekip kurup oraya gönderdik. Yönetimde kilit pozisyonlarda Türkler var. Arapça ve Fransızca bilmedikleri halde harika işler başardılar. Götürdüğümüz kişilere birtakım teşvikler sunduk. Şu an Cezayir’de toplam 150 çalışanımız var.
Türkiye’de çalışan sayınızda bir azalma oldu mu?
Hayır, olmadı. Burada 500 çalışanımız var. Krizde istihdam anlamında küçülmedik, bundan sonra da küçülmeyi düşünmüyoruz.
Sizin için, Ontex Türkiye çalışanları için uluslararası bir firmanın çalışanı olmanın önemi nedir?
Yabancı bir şirketiz ama şirketi kuran ve bugünlere getiren yönetimin felsefesi hiç değişmedi. Yönetim olarak ben ikinci jenerasyonum ve halen eski genel müdürümüzle birlikte çalışıyorum. Avrupalı bir şirket olduktan sonra birtakım etkileşimler oldu ama eski değerler de korunuyor, hatta ağır basıyor. Bizde titr farklılıkları günlük işleyiş içinde hiç hissedilmez. Alçakgönüllü bir yapımız var.
Atamalarınızı daha çok içeriden mi dışarıdan mı yaparsınız?
Benim öncelikli tercihim içerden yapmaktır. Bunun çok faydalı olduğunu ve şirkete enerji kattığını düşünürüm. Ayrıca ben yapı olarak da bir pozisyona mutlaka dört dörtlük uyan birini atamayı doğru bulmuyorum. Diyelim ki atayacağımız kişinin bazı eksikleri var, bunu hiç problem etmem, o kişiye o şansı veririm. ‘Nasıl olsa zaman içinde eksiğini giderir’ diye düşünürüm.
Akyıldız’dan gençlere kariyer tavsiyeleri…
- Dürüst ve çalışkan olun. Çok zeki olmayabilirsiniz ama bu özellikleri taşıyorsanız her zaman patronunuzun gözünde bir saygınlığınız vardır.
- Kendinizi işin sahibi gibi görüp ona göre davranın ve çözümler üretin. İşe girdiğiniz andan itibaren tamamen işinize konsantre olun.
- Karar verirken hiçbir zaman kısa vadeli getirilere bakmayın, uzun vadeli düşünün. Kısa vadede size olumsuz gibi gelen şeyler uzun vadede lehinize olabilir.
"Adil ve iyi insanlarla çalışırım”
Birlikte çalıştığınız kişilerde ne gibi özellikler ararsınız?
Bu kişi öncelikle her türlü görüşe açık, ekibinin kendisinden çekinmeden rahatça fikirlerini paylaşabildiği biri olmalı. Adil ve iyi bir insan olmalı. Bu benim için her şeyden önemli. Geçmişte benim çok iyi ve de kötü yöneticilerim de oldu ama kendime iyileri örnek almaya çalıştım.
Neleri örnek aldınız daha çok?
Diyelim ki yöneticim herhangi bir sebepten dolayı ekibine bağırıyor ya da kendisini daha iyi prezante etmek için bizi geç saatlere kadar çalıştırıyor. Karşısındakine hiç saygı göstermiyor. Bir süre sonra bakıyorsunuz etrafınızdakiler onun gibi olmaya başlıyor. Ben bu durumda içimden hep “Özgür sen ileride bir yönetici olursan hayatta böyle bir şey yapma” derdim. Şimdi onu yaptığımı sanıyorum. Bazı mevkilerin, karakterimi bozmasına hiç izin vermedim.
KİMDİR
Ümran Beba, MT olarak işe aldı
• 1997 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan Özgür Akyıldız, üniversite yıllarında turist rehberi olarak çalışmış. Kendi deyimiyle bu dönemde çok iyi para kazanmış.
• Ancak bu alanda kariyer düşünmeyen Akyıldız, mezun olduktan sonra, o zamanlar Frito-Lay İK Müdürü olan ve geçtiğimiz aylarda PepsiCo Asya Pasifik Bölge Başkanlığı'na atanan Ümran Beba ile yaptığı iş görüşmesi sonucu şirkette Management Trainee (MT) olarak alınan iki kişiden biri olmuş.
• Frito Lay’den askerlik için ayrılan Akyıldız, askerden dönmeden önce bağlı olduğu ve dönüşte kendisine terfi vadeden müdürünün telefondaki “Şirkette sana yer yok” sözleriyle yıkılmış.
• Askerlik dönüşü hayli sıkıntılı geçen iş arama sürecinden sonra şimdiki adı Digiturk olan Digital Platform’da satış şefi olarak işe başlamış.
• Digiturk’te birçok terfi alan Akyıldız, 2002 yılında bir arkadaşının tavsiyesiyle Ontex Türkiye ile iş görüşmesine gitmiş ve burada Satış Müdür Yardımcısı unvanıyla işe başlamış. Digiturk'te boğaz manzaralı parlak bir ofisten daha eski ve sade bir yere gelmiş olmayı başta yadırgasa da kısa sürede şirketteki alçakgönüllülükten çok etkilenmiş.
• Burada kısa süre sonra Satış ve Pazarlama Direktörü sonra Genel Müdür Yardımcısı ve en sonunda da iki yıl önce Genel Müdürlük koltuğuna oturan Akyıldız, “Her başarı mutlak ekip çalışmasından ve uyumdan geçiyor. Bir de şans ve tesadüfler de iş hayatındaki dönüm noktalarını belirleyebiliyor” diyor.
• Beş yaşında ikiz kızları ve iki yaşında bir oğlu olan Akyıldız, iş dışında vaktinin önemli bir kısmını çocuklarına ayırıyor.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin