Ana Sayfa | İŞ'TE İNSAN Gazete | İş yerinde huzur için...

İş yerinde huzur için...

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
İş yerinde huzur için...

Harvard Business Review’ın 2009’un son çeyreğinde yaptığı araştırmalar, çalışanların iş yaşamındaki mutsuzluğunun arttığını gösteriyor. Peki kriz nedeniyle iş değiştirmekten korkan mutsuz çalışanlar, hayatı çekilir kılmak için ne yapmalı?

İŞ'TE İNSAN - 31.01.10
İpek OLGUNSOY
ipek.olgunsoy@sabah.com.tr

İşyerindeki karamsar hava giyotin gibi başınızda sallanıyorsa!

Eğer yaptığınız işi sevmiyorsanız, şirketinizde her gününüz yeni bir macera havasında geçer. Sevimsiz çalışma arkadaşları, sürekli somurtan rahatsız edici bir yönetici ve özellikle havadaki tedirginlik kokusu adeta bir giyotin gibi başınızda sallanır durur. Kötü şartları değiştirmek için başka bir iş bulamanın hayalini kurarken, gözünüzün önünde bir sürü ihtimal uçuşur. Sizi şirkette tutan aldığınız maaş, yan haklar ya da kriz ortamında yeni bir iş bulamama korkusu olabilir. Ancak şartlar ne olursa olsun profesyonelliği elden bırakmamak gerektiğini unutmamalıyız.

Harvard Business Review’ın 2009’un son çeyreğinde yaptığı araştırmalar, çalışanların iş yaşamındaki mutsuzluğunun arttığını gösteriyor. Öyle ki yurt dışında mutsuz çalışanlara tavsiyeler konulu kitap satışlarında tam bir patlama yaşanıyor. Peki bu kitaplardaki en temel tavsiyeler neler?

Harvard Business Review’a göre sizden tecrübeli kişilere danışmak ve onların önerilerini kulak ardı etmemek kariyerinizin geleceği açısından büyük önem taşıyor.   Harvard Business School’da kariyer geliştirme programları direktörü olarak görev yapan Timothy Butler’ın kitabı “Getting Unstuck: How Dead Ends Become New Paths”, “Ayrılık Başlarken: Kötü sonlar nasıl yeni başlangıç olur” adlı kitabına göre “işyerinde mutsuzluk” artık kronik hale gelmiş bir sorun. Ancak bu durumdan kişiyi kurtarabilecek tek şey kendisi. Eğer durum hemen değiştiremeyeceğiniz bir halde ise beklentileri minimuma indirmeniz gerekiyor. Değişimlerin çabuk olmayacağını kabullenmek ve bu sürecin de sonunun olduğunu düşünmek çalışanı bir nebze olsa da rahatlatıyor.

Nitekim Monmouth Universitesindeki Leon Hess Business School’da insan kaynakları ve organizasyon yapıları konusunda ders veren Doçent Joe Mosca da bu kronik durumun çözümünün şirketlerden çok kişinin kendisinde bittiği görüşünde. Sorunun bir parçası olduğunu düşünmekten çok çözümün bir parçası olduğunu düşünmek gerektiğini vurgulayan Mosca, pek çok kişinin benzer durumlar yaşadığını unutmamak gerektiğini belirtiyor.

Kuşak farklılığı önem taşıyor

Şu sıralar çok satan diğer bir kitap olan “Plugged In: The Generation Y Guide to Thriving at Work” “Y neslini işe adapte etmek” adlı kitabın yazarı, Tammy Erickson’a göre de mutsuz çalışanı anlamak için mutsuz yetişen bir nesli anlamak gerekiyor. İş yerindeki mutsuzluğu gidermenin en önemli yolunun yaratıcılığınızı işin işine adapte etmeniz diyen Erickson, şirketlere de önemli bir görev düştüğü görüşünde. İlgi çeken işlerin daha hızlı ve başarılı sonuçlandığını belirten yazar, çalışanların işlerini özel hayatlarındaki zevk aldıkları noktalarla bağdaştırması gerektiğini anlatıyor.

Ancak tüm çabalara rağmen mutsuzluğunuz azalmıyorsa ne yapmalısınız? Klinik psikolog ve The Energy Project şirketinin COO’su Catherine McCarthy, yöneticiden gelen sinyallerin iyi takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Mutsuz çalışandan gelen olumsuz elektriğin ve düşük performansın bir süre sonra olayları daha da çıkmaza sokabileceğine değinen McCarthy, bu durma düşmemek için sosyal yaşamı canlı tutarak negatif enerjiyi yok etmek gerektiğini belirtiyor. Catherine McCarthy, çalışanların kanuni haklarını öğrenmesinin de rahatlatıcı bir unsur olabileceğinin altını çiziyor…

İş yerinde huzur için…

 Gerçeklerle yüzleşin: Sizi mutsuz eden nedenlerin ne olduğunu iyi anlayın. Eğer mutsuzluğunuzun nedeni kişisel yetersizliklerinizle bağlantılı ise onları iyileştirmeye çalışın. Aksi takdirde yaşadığınız sorunlar her şirkette karşınıza çıkacaktır.

• Plan yapın: Geleceğinizle ilgili planlar yapmak her zaman iyi gelin. Şu anki şirketiniz ve pozisyonunuzun ardından ne yapacağınızı belirlemek ve bu hedefe yönelik çalışmalar yapmak size iyi geleceği gibi motivasyonunuzu da artıracaktır.

• Pozitif olun: İşinizin iyi yönlerinin yazılı olduğu bir liste hazırlayın. Neden burada olduğunuzu hatırlamanıza yardımcı olacaktır.

Subscribe to comments feed Yorumlar (5 Yorum Eklendi):

mehmet-rf@hotmail.com Tarih: 02 February, 2010 01:33:04
avatar
Yaklaşık 15 yıldır hem yurtdışında hem de Türkiyede orta ve üst düzey pozisyonlarda çalışmaktayım. Hem kendim den hem de çalışma arkadaşlarımdan fark ettiğim bir durumu tüm İK cilara ve patronlara özellikle duyurmak isterim. iş yerinde mutsuzluğun bir numaralı sebebi iş yerindeki adaletsizliktir. bu hem maddi hemde personele yaklaşım olarak adaletsizliktir. ne demek istediğimi patronlar gayet iyi anlayacaktır. nedense Türkiye de insanlar sadece 2 organı ile düşünürler. Bu durum en alttan en üste kadar aynıdır. Bu iki organdan biri kalptir ve emin olun ikincisi asla beyin değildir. Anlayan anlamıştır hangi organ olduğunu.Biz maalesef memleket olarak bizi daha ileri taşıyacak "iş yerlerimiz"de bu iki organ arasına sıkışıp kalırız hep. Dışarıdaki profesyonel firmalarla aramızdaki bir numaralı fark budur MAALESEF...
Thumbs Up Thumbs Down
cıkolata Tarih: 02 February, 2010 03:23:56
avatar
ya ya tabiiii gelinde onu beni cileden cıkartan patronuma anlatın tam bi ml ben bu yazılanları 50 kere yaptım hıc bısey duzelmedı bıkere huzurun yoksa ne kadarda polyanacılık yapsan bos ... aksam olsun dıye beklemekten sıkıldım ya :D
Thumbs Up Thumbs Down
Kwanch Tarih: 02 February, 2010 06:48:58
avatar
Aslına bakarsanız burası Türkiye ve Milletimizin beyni kurumsallaşma ve profesyonelleşme konusunda yeni yeni evrimleşiyor. Alınan yol %10, gidilecek yol %90 kaldı..Biz farkında olanlar bu küçük düşünen cesaretsiz ve gelişmeye açık olmayan beyinleri eğitmeye başlasak emekli olmaya yakın arkamızdan gelen genç profesyonel kadroya ancak bir miras bırakabiliriz.Kurumsal gözüken ve şahıs firmalarında çalıştım ben böyle şey görmedim kardeşim diyecek çok şey gördüm. Patronculuk oynamakla patron olunmaz düşüncesinin arkasındayım ! Motivasyon yükseltecek toplantılar 1 kere yapılıyorsa bu motivasyonu geri alan toplantılar 10 kere yapılıyor. Başarısızlığın nedenlerine çözüm bulmak/önermek yerine hep fırça hep fırça. Yönetici dediğin adamı peşinden sürükleyecek. Babalık yapacak. "Müdürüm alırım maaşımı atarım fırçamı çalışsın köleler" demeyecek. Ben sosyal hayat ve hobiler bakımından çok zenginim. Fakat bu yöeticiler başımızda çözüm olmadıkça inanın hobilerimle ilgilensem bile iş hayatımdaki olumsuzluklar ve demotive edici tavırları kaldıramaz hale geldim.
Thumbs Up Thumbs Down
makmazel Tarih: 03 February, 2010 01:25:03
avatar
Evet mehmet bey ağzınıza ve yüreğinize sağlık gerçektende sözün bittiği yer diyebilirim.Genel olmasada gerçektende ülkemizde böyle düşünenler çoookk.Birde iş yerinde suratsız,yaptığınız işden anlamayıp yorum yapan yaptığınız işe saygı duymayan en önemliside işveren vasfını sözde kazanmış kişilerde yok değil.Bunuda ancak yaşayan bilir.Böylece sonunda elemanında verim alamayan bir işletme oluyor, malesef.Buda karşılıklı zarardan öteye gitmeyen bir durumdan öte değil.
Thumbs Up Thumbs Down
Serap Tarih: 03 February, 2010 01:28:02
avatar
Evet mehmet bey ağzınıza ve yüreğinize sağlık gerçektende sözün bittiği yer diyebilirim.Genel olmasada gerçektende ülkemizde böyle düşünenler çoookk.Birde iş yerinde suratsız,yaptığınız işden anlamayıp yorum yapan yaptığınız işe saygı duymayan en önemliside işveren vasfını sözde kazanmış kişilerde yok değil.Bunuda ancak yaşayan bilir.Böylece sonunda elemanında verim alamayan bir işletme oluyor, malesef.Buda karşılıklı zarardan öteye gitmeyen bir durumdan öte değil.
Thumbs Up Thumbs Down

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0