Ana Sayfa | İŞ'TE İNSAN Gazete | Tek kişilik dev kadro!

Tek kişilik dev kadro!

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Tek kişilik dev kadro!

Mardin Katliamı’nın öksüz ve yetim bıraktığı çocukların bu aralar yüzü gülüyor. Önceleri şüphe ettikleri ama şimdi ‘kahraman’ ilan ettikleri Nuri Batır’ın yaptığı spor kompleksi hem bedenlerine hem de ruhlarına iyi geldi

İŞTE İNSAN  - 30.08.09
Elif AKIN
elif.akin@sabah.com.tr

Nuri Batır adeta bir masal kahramanı… Kasvetli karanlığı yararcasına kömür karası atının üzerinde dörtnala imdada yetişen bir kurtarıcı sanki… Hani şu koca koca devlerin, ejderhaların sırtını yere getiremediği, tüm kötülükleri tek başına al eden kahramanlar gibi… Mekanımız Kafdağı, değil Mardin; düşmanımız ejderhalar değil, öksüz ve yetim çocukların bekleyen mutsuzluk ve ilgisizlik olunca kurtarıcımız da atının üzerindeki bir süper kahraman değil, 63 yaşındaki Nuri Batır oluyor haliyle. 

Kendisi de küçük yaşta hem öksüz hem de yetim kaldığından olsa gerek Mardinli çocukların acısını içinde hissetmiş. Üstelik bu çocukların çok büyük bir vahşete tanık olması, anne-babalarının, kardeşlerinin gözlerinin önünde katledilmesi daha bir etkilemiş Batır’ı. Bir süredir üzerinde iyice uzmanlaştığı, ‘bedeni çalıştırarak ruha bir nebze merhem olma sanatı’ sporla, tanıştırmış Mardin Katliamı’nın acılı çocuklarını.

Elleriyle yaptığı spor aletlerini yüklemiş götürmüş Bilge Köy’e; çocuklara patikler, giysiler dikmiş; rahat yatağını bırakıp haftalarca çadırda yatmış sırf onlarla olabilmek adına; hem acılarını hem şartlarını paylaşmış; tüm köyü gruplara ayırıp yaşlarına göre aktiviteler düzenlemiş; spor yapmayı, birlikte oyun oynamayı, acıları konuşup paylaşmayı öğretmiş onlara, çeşmeler kurmuş, temizliği öğretmiş…
 
İlk başta şüphe edip de uzak duranlar bile yavaş yavaş kapılmış onun girdabına. Ortaya koyduğu iyileştirici harenin etkisi o kadar büyümüş ki çocukları aşmış, tüm köye yayılmış. Artık akşamüstleri Batır’ın Anamur’dan getirip elleriyle gerdiği voleybol ağının etrafı yetişkinlerle dolu. Köyün muhtarıyla bakkalı, genç kızlarıyla imamı birlikte voleybol oynuyor.

“Tek kişilik devlet koydum adını. Spor aletlerini kendi yapıyor. Çocukların kıyafetlerini dikiyor, üzerine yazılar yazıyor. Yardım bile almadan yapıyor bunları. İnanılmaz bir insan, o...” diye anlatıyor katliamda hem annesini hem babasını hem de ağabeyini kaybeden Murat Çelebi. 4 Mayıs 2009 gecesi cehenneme dönen Köy’den sağ çıkan 19 yaşındaki Çelebi, önceleri uzak durmuş Batır’dan, “niye yapıyorsun ki bunları hem de para almadan” demiş kuşkuyla.
Şimdi ise “Psikolojik sorunlarım vardı. O olmasaydı bu acıyı sindiremezdim” diye anlatıyor Batır’ı. Onunla konuşarak, olaydan önceki hayatını yazarak ve resim yaparak başa çıkmayı öğrenmiş acısıyla. “Köydeki çocukları mıknatıs gibi yapıştırıyor kendine” diyor, “Bir düdükle hepsini toplayıp değişik oyunlar ve jimnastik hareketleri öğretiyor. Babamın yerine koydum onu…”

Çocuklar mezarlığı unuttu

Bilge Köyü Muhtarı Abdurrahman Çelebi de, Batır’ı yere göğe sığdıramayanlardan. Köye ilk geldiği gün yapacaklarını anlattığında inanmamış muhtar. “Ağaç kovuklarında ve mezarlıkta ağlayan çocukların iki aydır yüzleri güldü. Kısa sürede çocuklara jimnastiği sevdirdi, kafalarındaki düşünceleri değiştirdi” diyen Çelebi 2009 - 2010 eğitim öğretim yılı başladığında da Nuri Hoca’nın köyden ayrılmasını istemiyor. Kendi okuluna dönse bile her hafta köyü ziyaret etmesini dileyen Çelebi, “Çocuklar ona çok bağlandı; onlara anne - baba oldu, bizlerin yükünü hep o taşıdı. Hepimiz yaptıklarını takdir ediyoruz” diyor.

Murat Çelebi’nin ve köy halkının dilinden düşürmediği Nuri Batır aslında profesyonel bir jimnastik eğitmeni, milli sporcu. Diyarbakır’daki Özel Yeni Ortadoğu Eğitim Kurumları’nda çalışan Batır, malum olayın ardından köydeki çocukları ziyaret etmiş ve köyün ileri gelenlerine çocukların rehabilitasyonu için bir şeyler yapmak istediğini söylemiş. “İlk başta hepsi bana şüpheli gözlerle bakıyordu. Yardım etmek istediğime inanmadılar. Onları zamanla ikna ettim ” diyor.

3 Temmuz’da jimnastik aletleri ve çadırıyla köye yerleşmiş. O günden beri 5 - 15 yaş arasındaki 35 çocukla yakından ilgileniyor. Yaralarını spor yardımıyla sarmayı çalıştığı çocuklar için ‘vazgeçilmez insan’ haline gelen Batır, 25 kişilik bir gösteri grubu da hazırlamış. “Bilge Köyü Barış Çiçekleri” adını verdiği grup, ilk gösterisini ise 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında bugün gerçekleştirecek. 
 
Köyün tamamı spor yapıyor

Evlerin 200 metre ilerisine kurduğu derme çatma spor salonuyla köyün üzerindeki kara bulutları dağıtmayı başaran Batır, sabah ve akşam iki saat olmak üzere çocuklara spor yaptırıyor. Yaklaşık iki dönüm arazi üzerine yayılan bu komplekste tüm aletler de Batır’ın eseri. Alanda üç adet “kelebek” denilen zıplama aleti ve trambolin, kulplu beygir, kemerli halka, esneklik ipi, iki tırmanma halatı ve yer minderleri var. Ayrıca orijinal ölçülerde bir voleybol ağıyla kavak ağacına asılı basketbol potaları… 

“Ağaçlara ipler bağladım ve hemen ‘ipte yoga’ eğitim sistemini kurdum” diyen Batır, saat 18.00’den sonra da genç kızlar - erkekler, köyün imamı ve yaşlı kişilerin burada toplanıp voleybol oynadıklarını söylüyor.

Okullar açıldığında ise Ortadoğu Koleji’ndeki görevine geri döneceğini belirten Batır, 15 günde bir Bilge Köyü’ndeki öğrencileriyle bir araya gelecek. Giderken çocukların tek başına çalışmalarının tehlikeli olduğu jimnastik aletlerini de yanında götürecek. “Çok alet var ve çocuklar çok dikkatsiz. Şehre giderken bile 50 kişiye emanet ediyorum onları” diyen Batır fazlasıyla titiz davranmasına rağmen küçük Nazar’ın kolunun çatlamasına engel olamamış. Ancak Batır, voleybol ağını ve ayağına borudan direk yaparak sabitleyeceği basketbol potalarını köydeki okulun bahçesine kurarak bırakacak.
 
10 parmağında 10 marifet

63 yaşında olmasına rağmen yorulmak bilmeyen ve hayatını çocuklara adayan Batır’ın meziyetleri, jimnastikle sınırlı değil. Köye geldiği ilk gün çocukların ellerini ve yüzlerini yıkamaları için beş musluk, küçük oturaklar ve sabunluklar yapmış. Çocuklara spor ve gösteri yaparken giymeleri için kostümler ve suni deriden pisi pisi denilen patikleri kendi elleriyle dikmiş. Zaman zaman onlara masal okuduğunu da söyleyen Batır, çocukları Mardin’deki havuza götürüp yüzme de öğretmiş. Geçtiğimiz günlerde Batman’da düzenlenen GAP Spor Şenlikleri’ne de katılan “Barış Çiçekleri” 15 takım arasından yedinci olmuş.

Aletleri tanıtmaya gitti, öğretmen oldu

Aslen Kayserili olan Batır’ın Mardinli çocuklar için yaptıkları, onun ilk ‘tek kişilik yardım ve rehabilitasyon’ çalışması değil. 33 yıldır yaşadığı Mersin’in Anamur ilçesinde “çocukların yaramazlık yapmamaları için kurdum” dediği Gükkuşağı Spor Merkezi’nde tam 11 yıl çocuklara ücretsiz spor dersleri vermiş. Tüm jimnastik aletlerini ve salonunu, yine bizzat elleriyle yapmış.

Doğunun çocuklarıyla tanışması ise 2004 yılında Diyarbakır Sur Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Çocuk Şenliği’nde olmuş. Bir çöp arabasının arkasına doldurduğu jimnastik aletleriyle yarattığı “gezici spor merkezi”ni doğuya taşımış. Sonraki üç yılda da kendi arabasıyla bu etkinliğe katılmış. “Gezici spor merkeziyle dört yılda, aralarında Bingöl, Tunceli, Gaziantep’in de olduğu 15 ile ve en az 100 bin çocuğa ulaştım” diyen Batır, geçen yıl festival dönüşü bir günde üç kaza geçirince bir daha Anamur dışına çıkmamaya karar vermiş.

Ancak kazadan önce Diyarbakır’daki Özel Yeni Ortadoğu Eğitim Kurumları’ndan aldığı tam teşekküllü bir spor salonu kurama teklifi, onu bu kararından vazgeçirmiş. İşin ucunda çocuklar olunca jimnastik aletleri yapmak için yeniden kolları sıvayan Batır, atölyesinde hazırladığı aletleri kargoyla götürüp okula monte etmiş. On gün boyunca da aletlerin nasıl kullanılacağını kolejin öğretmenleriyle öğrencilerine öğretmiş. Ancak bu kısa eğitim süresinden hiç kimse tatmin olmamış. Velilerin de baskısıyla okul yönetimi Batır’a, kolejin jimnastik eğitmeni olmasını teklif etmiş. Batır’ın cevabı, tahmin edeceğiniz gibi “işin ucunda çocuklar olduğu için” pozitif olmuş.

Anadolu Çiçekleri geliyor!

Geçen yıl birinci dönemin bitmesine bir ay kala iş başı yapan Batır ana sınıfı, ilköğretim ve lise olmak üzere toplam 800 öğrenciyle ilgileniyor. Göreve geldiği günden beri sadece öğle paydoslarında çocukları çalıştırarak 39 kişilik bir gösteri grubu da kurmuş. 6 - 12 yaş arasındaki çocuklardan oluşan bu grup, 23 Nisan 2009’da Diyarbakır’da gösteri yapmış. Bu gösteri Batır’ı daha da ateşlemiş olacak ki hiç vakit kaybetmeden içinde bu gösterinin ve dört yıl boyunca yaptığı gezici spor merkezi etkinliklerinin CD’lerinden oluşan bir dosyayı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na göndermiş.

Dosyada projesinden “Ülkemizde Anadolu Ateşi diye bir dans grubu varsa 23 Nisan Anadolu Çiçekleri diye bir çocuk gösteri grubumuz da var. Barışa, bu ülkedeki kardeşlik duygusuna hizmet etmek istiyoruz” diyen Batır’a bir hafta içinde yanıt gelmiş: “Projenizi beğendik. Devlet adına sizi tebrik ediyoruz. Lütfen projenin detaylarını bizimle paylaşın.”

Çocuklarla ilgili her projede yer almayı kendine amaç edinen fedakar öğretmen Nuri Batır, Mardinli çocukları iyileştirdikten sonra tüm Türkiye çocuklarını tanıtacak bir proje için çalışmaya başlayacak. Yani önümüzdeki dönemde Nuri Batır adını daha çok duyacağız.

Zekeriya YILDIRIM / Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı

Beş çocuğumuz Darüşşafaka’da okuyacak
Darüşşafaka, 146 yıldır babası hayatta olmayan ve maddi olanakları yetersiz öğrencilere, eğitim fırsatı sağlayarak onların yaşamını değiştiren bir kurum.
Mardin’in Mazıdağı İlçesine bağlı Bilge Köyü katliamında anne ve babasını kaybeden ilköğretim dördüncü sınıf öğrencisi üç kız, iki erkek toplam beş çocuğumuz da 2009 – 2010 ders yılından itibaren Darüşşafaka Eğitim Kurumları’na devam edecek. Bu öğrenciler, rehberlik servisimiz tarafından dört günlük özel bir oryantasyona tabi tutulacak. Ardından da okulumuzun giriş sınavını geçenler 123 öğrenci ve beş şehit çocuğuyla birlikte 30 Ağustos – 7 Eylül tarihleri arasında yapılacak olan oryantasyona katılacak.

Enver GÜL /  Özel Yeni Ortadoğu Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkan Vekili

Onları yalnız bırakmayacağız
Bilge Köyü’ndeki çocukları ağır yas koşullarından çıkarmak ve hayatın devam ettiğini onlara anlatmak istedik. Nuri Batır’ın idealist yapısı sayesinde de bunu başardık. 23 Ağustos 2009 Pazar günü okul olarak köyü ziyaret ettiğimizde çocuklarda müthiş bir değişim gözlemledim. Okullar açıldıktan sonra da 15 günde bir, kendi öğrencilerimizle köye gideceğiz. Oradaki çocukları da Özel Yeni Ortadoğu Eğitim Kurumları’nda ağırlayacağız. 23 Nisan 2010’da da Diyarbakır’da Bilge Köyü ile Ortadoğu Koleji ortak bir gösteri yapacak. Kardeş okul ilan ettik onları. Olayın ardından bir - iki hafta ilgilenip sonra gelmeyenlerin aksine sürekli bir çalışma yapacağız.

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0