Ana Sayfa | İŞ'TE İNSAN Gazete | Teknoloji çalışma zevkimizi nasıl yok etti?

Teknoloji çalışma zevkimizi nasıl yok etti?

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Teknoloji çalışma zevkimizi nasıl yok etti?

Zaman geçtikçe çalışanların ofise bağımlılığını azaltan teknolojik araçların yan etkilerini de yaşamaya başladık. Uzmanlara göre aşırı teknoloji kullanımı iş arkadaşı kavramını yok ettiği gibi şirketle çalışan arasındaki gönül bağını da zedeliyor…

İŞTE İNSAN – 22.08.10
İpek OLGUNSOY
ipek.olgunsoy@sabah.com.tr

 Yeni teknolojilerin çalışma koşullarında yaptığı değişiklikler artık herkes tarafından bilenen bir gerçek. Evi ofis haline getirmek, esnek çalışma saatleri, istenilen her an erişime açık olmak son 10 yıldır tartıştığımız ve artık kanıksadığımız konular. Ancak olumlu olarak yorumlanan tüm bu yenilikler artık pek çok çalışanı mutlu etmiyor. Hareket alanlarının kısıtlandığını düşünen çalışanların yeni teknolojiler nedeniyle birbirlerine karşı olan tahammül seviyesi de gittikçe düşüyor.

İK portalı LiveCareer’in yaptığı araştırmaya göre çalışan ilişkilerini siber hale getiren bu uygulamalar mesai arkadaşı fikrini çoktan yok etti. Öyle ki günde belki 10 kez yaz e-posta yoluyla iletişime geçen ofis çalışanları koridorda birbirleri tanımıyor. Bu durum arkadaşlık ilişkilerini zedelediği gibi çalışanın şirketle duygusal bağ kurmasının da önüne geçiyor. Peki, iş yerini çekilmez kılan ve çalışanların performanslarını önemli ölçüde etkileyen teknolojik alışkanlıklar neler? İşte LiveCareer’in yaptığı listeden can sıkan teknolojiler…

Patrondan gelen ‘Facebook’ daveti: Hemen hemen herkesin Facebook üyeliğinin bulunması belki de sosyal ağların en can sıkıcı yanlarından biri. Listenize eklemek istemediğiniz halde arkadaşlık teklifi yollayan ve kabul etmek zorunda kaldığınız iş arkadaşları, uzmanlara göre günümüzde çalışanların en çok sıkıntı duyduğu konuların başında geliyor.

Nasıl konuşacağını unutmak: Uzmanlara göre teknolojinin yarattığı en büyük sorunlardan biri de yüz yüze iletişimin azalması. Ofiste 10 metre önünde oturan biriyle bile e –posta ya da telefon yoluyla konuşmak hem konuşmaların samimiyetini azaltıyor hem de ofis ilişkilerinin sunileşmesine neden olarak ekip ruhunu öldürüyor. Pek çok çalışan gün içinde yazışma yaptığı kişileri koridorda gördüğünde tanımıyor.

E- posta yolladığını MSN üzerinden haber vermek: Yazışmaların büyük bir bölümü e- posta üzerinden oluyor. Ancak bir gönderi yapıldığının bilgisi dahi ‘Instant messaging (IM)’ denilen MSN benzeri programlar aracılığıyla yürütülüyor. Yani teknoloji araya başka bir teknolojik araç koyarak ofislerin daha sessiz bir ortama dönüşmesine neden oluyor.

Sesli mesajları kontrol etmemek: İş toplantıları sırasında ulaşılamayan ofis çalışanlarına not bırakmanın en iyi yollarından biri olan sesli mesajlar da zaman zaman eziyete dönüşebiliyor. Acil durumlarda ard arda bırakılan mesajların kontrol edilmemesi ofis çalışanları arasındaki tartışmaların en sık rastlanan nedenlerinde biri.

Sesli mesajları herkesin içinde kontrol etmek: Eğer siz de mesajlarınızı arkadaşlarınızın duyacağı bir tonda kontrol edenlerdenseniz kolayca şimşekleri üzerinize çekebilirsiniz. LiveCareer’e göre ofis sessizliğinde sesli mesajları ard arda dinleyen çalışanlar çok antipati topluyor.

CC’li e-postalar: Çalışanların sevmediği diğer bir konu da CC’li e- postalar. Konuyla direkt alakalı olmadığı e- postalar almak çalışanların stresini artırırken bir yandan da şirket içindeki hiyerarşik düzeni sürekli hatırlattığı için hoş karşılanmıyor.

Toplantılarda SMS atmak: İş için gerekli olduğu ne kadar aşikâr olsa da toplantı esnasında sürekli telefonunu kontrol etmek ve SMS yollamak kaba bir davranış olarak yorumlanıyor.

Asla tatil yapamamak: Çalışanların en çok canını sıkan madde olan her zaman erişebilir olma durumu, tatilleri klasik bir iş gününe çeviriyor. Tatilde bile sürekli iş düşünen çalışanlar yeterince dinlenemediği için çalışma verimi ciddi şekilde düşüyor.

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0