Ana Sayfa | İŞ'TE İNSAN Gazete | Türk şirketleri 'esnek' çalışmak istemiyor

Türk şirketleri 'esnek' çalışmak istemiyor

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Türk şirketleri 'esnek' çalışmak istemiyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü'nün PERYÖN işbirliğiyle yapıtığı araştırma, Türk şirketlerinin esnek çalışma modellerini tercih etmediklerini ortaya koydu

Kriz zamanlarında eleman çıkarmak yerine esnek çalışma modellerini uygulamaya başlayan Türk şirketleri, kriz sonrasında ise sabah 09.00, akşam 18.00 çalışmaya devam ediyor. Bazı işverenler bu modellerin çalışma yasasının saat sınırı doğrultusunda uyguladıklarını söylese de bazıları -teknoloji şirketleri dışında- 'esnekliğin' çalışanlar tarafından suistimal edindiğinden yakınıyor. Rekabet, verimlilik artışı ve maliyetlerde düşüş yaratan esnek çalışma modelleri konusunda yeterince bilgi sahibi olmadıkları için uygulamayan patronlar da bulunuyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü'nün Türkiye Personel Yönetimi Derneği (PERYÖN) işbirliğinde gerçekleştirdiği araştırma dünyada artan esnek çalışma modellerinin Türkiye'deki uygulama haritasını çıkardı. Dünyada esnek çalışma modelleri ve Türkiye uygulamaları konularının tartışıldığı ve İstanbul, Çorlu, Denizli, Antalya'da düzenlenen paneller ile Ulusal İnsan Yönetimi Kongresi paralelinde yapılan araştırma esnek çalışma modellerinin halen Türkiye'de çalışma hayatı içinde çok net bilinmediğini ortaya koydu. Klasik çalışma modellerini tercih eden işyerlerinin yüzde 56'sının esnek çalışma modellerinin anlamı, avantajları ve dezavantajları ile uygulama konusunda yeterli bilgisi bulunmuyor. Araştırmaya katılanların yaklaşık yüzde 27'si bu uygulamaların ücret ve sosyal hak kaybına neden olduğunu düşündüklerini ifade ediyor. Yasal düzenlemelerden kaynaklanan sorunlar yüzde 24.7 ile önemli bir tercih edilmeme nedeni iken yapılan işin niteliğine uygun olmadığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 26.3. Diğer tercih edilmeme nedenleri olarak ise sürekli hizmet anlayışı, sendika, SGK primi, kıdem konuları ve henüz yaygın bir uygulama olmayışından işverenlerin yoruma dayalı uygulamalardan kaçınması sıralanıyor.

Kadınlar önde gidiyor
Toplamda 435 bin 432 çalışanı bulunan 216 şirketin katıldığı araştırma sonuçları esnek çalışma modellerini bu çalışanların sadece yüzde 5.9'unun -25 bin 687 kişi- uygulayabildiğini gösteriyor. Buna göre kadınların yüzde 3.4'ü, erkeklerin ise yüzde 2.5'i esnek çalışıyor. Esnek çalışma modelinin yaklaşık yüzde 58 ile ağırlıklı olarak ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar iş kollarında uygulandığı görülüyor. En çok tercih edilen esnek çalışma türleri ise araştırmaya katılan firmalarının yüzde 24'ünde telafi çalışması ve yüzde 18'inde ise kısa çalışma sistemi olarak uygulanıyor. Ayrıca 216 şirketin yüzde 89'unda, yani 192 şirkette haftalık çalışma süresi 37.5 - 45 saat ile yasal sınırlar içerisinde. Katılımcıların yüzde 11'ine karşılık gelen 24 işyerinde ise haftalık çalışma süresinin 4857 sayılı İş Kanunu'nda belirtilen 45 saatin üzerinde bulunuyor.

Maliyet düşürüyor
Esnek çalışma modeli uygulayan işyerlerinin yüzde 30.5'i esnek çalışma modellerini personel maliyetlerini azalttığı için tercih ettiklerini belirtiyor. Yine bu modeli uygulayanların yüzde 29.1'i verimlilik, performans ve rekabet edilebilirliği artırdığı, yüzde 26.6'sı ise çalışma saatlerinin iş yüküne göre ayarlanabilmesini kolaylaştırdığı gerekçesiyle esnek çalışma türlerini uyguladıklarını söylüyor. "

Tam olarak anlaşılmış değil"
Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de zaman içinde yaşanan ekonomik krizlerin, ortaya çıkan işsizlik sorununun iş mevzuatındaki katı uygulamaların esnekleştirilmesini zorunlu hale getirdiğini belirten PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Selen Kocabaş, sonuçlara göre Türkiye'de halen esnek çalışma modellerinin hem işveren hem de çalışan açısından tam olarak anlaşılmadığının görüldüğünü söylüyor. Esnek çalışma modellerinin çalışanlar tarafından hak kaybı doğuran uygulamalar olarak algılanmasını giderecek düzenlemelerin en kısa zamanda hayata geçirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Kocabaş, bu tür yöntemlerin dünyada istihdam artırıcı alternatif yöntemler olarak kullanıldığını, özellikle kadın, genç ve engelli istihdamı konusundaki büyük önem taşıdığını dile getiriyor. "İşletmelerin küreselleşme dolayısıyla uluslararası arenada rekabet edebilmeleri ve varlıklarını idame ettirebilmeleri için çalışma tür ve biçimlerinde yeni yöntemler belirleme ihtiyacı doğdu. Hem iş ihtiyaçları hem de çalışanın artan önem ve yeri bu kavramları sorgulatır hale getirdi" diyen Kocabaş, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Çalışma hayatındaki değişiklik anlayışı, çalışanların sosyal arzularıyla işletmelerin zorunlulukları arasındaki dengeyi sağlamaya dönük yeni esnek çalışma biçimlerini ortaya çıkardı. Esnek çalışma modelleri de bunlardan birisi. Esnek çalışma modellerinin daha verimli uygulanması için mevzuatta yeni düzenlemelere gidilmesi gerekiyor. 4857 sayılı İş Kanunu'nun esnek çalışma düzenlemeleri, istihdam ve rekabeti artırmak yönünden geliştirilmeli. Bu anlamda kanun ve mevzuat genişletilip daha net bir uygulama gerçekleştirilebilir. Çalışanın kafasındaki olumsuzlukların yok edilmesi için esnek çalışma kurgularının şirketlerin kültürlerine entegre olması ve uygulamalarının iş süreçleri ile bütünleşmesi kritik. Şirketler esnek çalışma fırsatlarını doğru iç iletişim araçları ile çalışanlarını bilgilendirme konusuna önem verilmeli."

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0