Ülker ‘önce çocuklar’ dedi
FIBA Dünya Şampiyonası’nın ana sponsorlarından Ülker, sadece dünya basketbolcularını değil, dünya çocuklarını da ağırlıyor…
Ülker, FIBA ve Türkiye Basketbol Federasyonu’nun düzenlediği, FIBA üyesi 110 ülkeden çocukların katıldığı “Children of the World – Dünya Çocukları 2010” projesinin de sponsorluğunu üstlendi. Proje kapsamında 220’si dünyanın dört bir yanından gelen toplam 300 çocuğu İstanbul’da ağırlıyor.
Yıldız Holding Kurumsal İletişim Genel Müdürü Zuhal Şeker, ana sponsorluğunu üstlendikleri FIBA Dünya Şampiyonası’nda yine çocukları hedeflediklerini, Türk sporunun geleceği olan çocuklara yönelik projelere destek vermeye devam edeceklerini söylüyor.
Basketbolda sadece üst yapıya değil, altyapıya da önem verdiklerini ifade eden Şeker, bu kapsamda beş yıldır destek verdikleri Basketbol Minikler Şenliği’nde bugüne kadar beş bine yakın çocuğa ulaştıklarını hatırlatıyor.
FIBA ve Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından düzenlenen “Children of the World” projesiyle, 24 – 31 Ağustos tarihleri arasında beş kıtadan 110 ülkeden 220’nin üzerinde çocuk toplam iki milyon km yol kat ederek, Türkiye’de bir araya geldi. Türkiye’den de 80 çocuğun eşlik ettiği organizasyonda tam 76 farklı dil konuşuluyor. Projenin hedefi, 2010 Dünya Şampiyonası bünyesinde farklı millet ve kültürlerden olan 13–14 yaş grubundaki çocukların bir araya gelerek sosyalleşmelerini, kültür alışverişinde bulunmalarını, basketbol bilgilerini ve takım ruhunu geliştirmeleri… Bir hafta boyunca, çeşitli gezilerle Türkiye’yi tanıma fırsatı da bulan öğrenciler, bir yandan da “takım olma” eğitimleri alıyor, düzenlenen turnuvalarla ve izleyecekleri maçlarla, basketbolla iç içe olma fırsatı yakalıyor.
“İletişim becerimiz gelişiyor”
Sosyal sorumluluk projelerinde yer almış olmak, işveren açısından büyük önem taşıyor. Altı ülkeden toplam 75 gönüllünün görev aldığı “Children of the World – Dünya Çocukları 2010” projesiyle de gençler, kişisel gelişimlerine katkıda bulunmayı ve kariyerleri için iyi bir referans oluşturmayı hedeflemiş.
Koç Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği birinci sınıf öğrencisi Ekin Göksel, farklı kültürden ve yeni insanlarla tanışmak için projede gönüllü yer alan öğrencilerden. İki arkadaşıyla birlikte 30 kişilik bir ekibi yönettiğini söyleyen Göksel, projenin liderlik ve iletişim yeteneğinin de gelişmesine katkıda bulunacağına inanıyor. Projede gönüllü çalışanlardan biri de Sabancı Üniversitesi Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencisi Mert Tezçakın. “Böyle bir projede yer almak önemli bir hayat tecrübesi” diyen Tezçakın da, iletişim yeteneğinin gelişmesine katkı sağlayacağını düşünüyor.
26 yaşındaki Utku Toprakseven ise bilgisayar mühendisi. Uluslararası bir organizasyon tecrübesi kazanmak amacıyla projeye dahil olduğunu söyleyen Toprakseven, projede yer almasının kariyeri için çok önemli bir referans olacağını düşündüğünü belirtiyor. “Artık 110 ülkede beni karşılayacak, gezdirecek dostlarım olacak” diyen Toprakseven, uluslararası bir ekiple çalışmanın sonraki benzer organizasyonlarda yer almasını kolaylaştıracağına da inanıyor.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin