Ana Sayfa | İŞ'TE İNSAN Gazete | Üniversite tanıtım rehberi

Üniversite tanıtım rehberi

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Üniversite tanıtım rehberi

Acıbadem Üniversitesi, Bilgi Üniversitesi, Çağ Üniversitesi, Haliç Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Baahçeşehir Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Fatih Üniversitesi, Işık Üniversitesi, Kültür Üniversitesi, Okan Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Zirve Üniversitesi...

İŞTE İNSAN – 19.07.09
Eylem AKTAY
eylem.aktay@sabah.com.tr


ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ
Bir öğrenciye iki öğretim üyesi
Türkiye’de sağlık grubu etrafında kurulan ilk üniversite olma özelliğini taşıyan Acıbadem Üniversitesi, 2009 – 2010 akademik yılında ilk öğrencilerini kabul ediyor. Acıbadem Üniversitesi, Acıbadem Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölüm Başkanı ve Tıbbi Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Necmettin Pamir rektörlüğünde, 164 öğretim üyesi ile grubun sağlık sektöründeki birikimini akademik ortama taşıyor. Ulusal ve uluslararası alanda tanınan ve saygınlık kazanmış öğretim üyesi kadrosu olan üniversitede, öğretim üyesi başına iki öğrenci düşüyor. Üniversitenin öğrencilerine sağlayacağı en önemli avantajlardan biri de mezun öğrencilerine Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde istihdam olanağı yaratılacak olması. Sağlık bilimleri alanında üst düzey eleman yetiştirmeyi hedefleyen üniversite, 2009 – 2010 akademik yılında tıp fakültesi, sağlık bilimleri fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksek okullarına, 168 öğrencisi yüzde yüz burslu olmak üzere toplam 425 öğrenci kabul edecek. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda, anestezi, paramedik, tıbbi görüntüleme, radyoterapi, tıbbi laboratuar, patoloji laboratuarı ve tıbbi dokümantasyon ve sekreterlik teknikerleri yetiştirilecek. Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde de hemşirelik, fizik tedavi ve rehabilitasyon, spor bilimleri ve sağlık yönetimi bölümleri yer alıyor. Üniversite, 2009 – 2010 akademik yılında tıp fakültesine 60, sağlık bilimleri fakültesine 190,  sağlık hizmetleri meslek yüksek okuluna toplam 175öğrenci kabul edecek.

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ
Uluslararası gelişim fırsatı
1996 yılında “okul için değil, yaşam için öğrenmeliyiz” ilkesiyle yola çıkan ve Türkiye’nin ilk vakıf üniversitelerinden biri olan İstanbul Bilgi Üniversitesi bugün; 687 öğretim elemanı, 10 binin üzerinde öğrencisi ve 12 bin mezunu ile yoluna devam ediyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi; dört fakültesine bağlı lisans ve Meslek Yüksek Okulu’na bağlı ön lisans programlarına yenilerini ekleyerek genişliyor. İstanbul’un merkezinde; Santral, Dolapdere ve Kuştepe olmak üzere üç kampusu bulunuyor.

Öğrencilerine uluslararası gelişim fırsatları sunmaya devam eden Bilgi, 2009–2010 Akademik Yılı’nda öğrencilerine, uluslararası gelişim fırsatları ve küresel işbirlikleri ile pek çok yenilik sunuyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Laureate International Universities işbirliği, 2009–2010 akademik yılında açılacak olan 12 özgün ve yeni programla somutlaştı. Bilgi’yi seçen öğrenciler Türkiye’de eğitim almak üzere kayıt olup, küresel nitelikte bir eğitim almaya başlayacaklar. Öğrenciler çift dilli ve çift ana dallı programlar, yurtdışı eğitim olanakları ve sertifika programları ile bir uluslararası eğitim alma şansına sahip oluyor.

Ortak müfredat
Üniversitenin öğrencilere sağladığı fırsatlardan biri de; Ortak Müfredat Sistemi. Ortak müfredat sistemi ile öğrenciler birinci sınıftan sonra bölüm değiştirme imkanına sahip olabiliyor. Öğrenciler, gerekli koşulları yerine getirerek, ortak müfredatın sağladığı kolaylıklarla bölüm değiştirme için başvurabiliyor. Ortak müfredatta, sınav odaklı kitle dersleri yerine, tartışma odaklı, ortalama 20 kişilik öğrenci gruplarına ayrılmış dersler yer alıyor. Bu derslerle öğrencilerin analiz, kavrama, yorum, sentez ve ifade gibi akademik faaliyetlerin temelini oluşturan becerileri edinmesi amaçlanıyor.

Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın Uğur, adaylara tercih yaparken öncelikle kendi isteklerini ön planda tutmaları öneriyor. Amacın sadece ‘bir üniversiteden mezun olmak’ olmaması gerektiğini söyleyen Uğur, adayların öğrenim görecekleri üniversitenin donanımlı, evrensel vizyona sahip bireyler yetiştiren üniversite olmasına dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor.

Uğur’a göre bilgiye erişimin neredeyse sınırsız hale geldiği günümüzde, iletişim, siyaset, hukuk, psikoloji gibi temel disiplinlerden görsel sanatların ve sahne sanatlarının organizasyon ve yönetimi eğitimi ön plana çıkıyor. Prof. Dr. Aydın Uğur, hızla gelişen teknolojinin mimarı- mühendisi olmak kadar bunların analizini yapan ve trendleri belirleyen, geleceğin sorunlarını öngörebilen ve çok boyutlu düşünmeyi gerektiren mesleklerin daha fazla anlam kazandığına dikkat çekiyor.

ÇAĞ ÜNİVERSİTESİ
Hizmet sektörü ön plana çıkacak
Bu yıl 11’inci kuruluş yıldönümünü kutlayan ve Çağ Üniversitesi, Mersin’in Tarsus ilçesinde kurulmuş bir vakıf üniversitesi. Üniversitede fen - edebiyat, iktisadi ve idari bilimler ve hukuk fakültesi olmak üzere üç fakülte bulunuyor. Meslek Yüksek Okulu’nda ise işletme yönetimi, halkla ilişkiler ve tanıtım, pazarlama, dış ticaret, bankacılık ve sigortacılık, bilgisayar ve iletişim sistemleri, insan kaynakları, muhasebe ve vergi uygulamaları bölümleri yer alıyor.

Avrupa Üniversiteler Birliği üyesi olan Çağ Üniversitesi aynı zamanda dünyanın saygın akreditasyon kurumlarından IACBE ve AACSB’nin de üyesi. Öğrenim dilinin İngilizce olması nedeniyle Çağ Üniversitesi öğrencileri, Avrupa Birliği eğitim ve kültür olanaklarından (ERASMUS) öncelikle yararlanıyor ve ikili anlaşması bulunan 22 Amerika ve Avrupa ülkesinde istedikleri üniversitesinde bir yıla kadar eğitim görme imkanına sahipler. Bu ikili anlaşma kapsamında aynı zamanda yabancı öğrenciler ve öğretim üyeleri de, Çağ Üniversitesi’nde eğitim verip alabiliyorlar.

“Uzman görüşü alın’’
Çağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Gülmez, üniversite eğitiminin asıl amacının toplumsal yaşamda mutlu olabilmesini sağlamak için bireyin kendini yetiştirme ve geliştirmesine dönük beceriler kazandırmak olduğunu vurguluyor.

Tercihlerle ilgili yapılan araştırmaların, pek çok öğrencinin yaptığı tercihlerden hoşnut olmadıklarını, okumak istedikleri bölüm yerine, kamuoyu veya aile bireylerinin etkisi altında saplantı haline getirdikleri üniversiteyi tercih ettiklerine dikkat çeken Prof. Gülmez, bu nedenle de istemedikleri fakülte ve bölümlerde, zorlanarak ve mutsuz bir şekilde okumaya devam etmek zorunda kaldıklarını hatırlatıyor.

Tercih yapacak öğrencilere, tercih yapmayı düşündükleri mesleği çok iyi tanımaları konusunda öneride bulunan Prof. Dr. Yener Gülmez,’’Seçeceğiniz mesleğin gerektirdiği koşullara sahip olduğunuzdan emin olun.’’ diyor.

HALİÇ ÜNİVERSİTESİ
‘’Bilgiyi kullanabilmek daha önemli’’
Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İ. Engin Türe de bu anlamda üniversite olarak heyecan ve azimle çalışan, sorgulayan ve araştıran öğrenciler yetiştirme gayretinde olduklarını söylüyor. Üniversitenin öğrencilerin sadece bilgiye ulaştıkları ve bilgiyi kullanma yöntemlerinin öğrenildiği bir yer değil aynı zamanda bir ‘yaşam okulu’ olması gerektiğini vurgulayan Türe, bu bağlamda eğitimin bir meslek bilinci ve becerisi dışında, insana neler kazandırabileceği, ders dışı faaliyetler, öğrenci kulüpleri gibi sosyal gelişimine katkıda bulunacak faaliyetlerin önemine dikkat çekiyor.

Disiplinler arası meslekler öne çıkacak
Önümüzdeki yıllarda daha çok ‘disiplinler arası’ mesleklerin öne çıkacağını söylüyor Prof. Engin Türe. Örnek olarak makine veya elektronik mühendisliği yerine mekatronik gibi birkaç dalın sentezi olan branşları veriyor. Bir anadal yaptıktan sonra yüksek lisans ve/veya doktora çalışmalarında bu sentezi yapmanın da mümkün olduğunu belirtiyor. Türe’ye göre öne çıkacak meslekler ise şunlar: Moleküler biyoloji ve genetik mekatronik, nanoteknoloji, enerji mühendisliği, tıp ve sağlık bilimleri, biyoteknoloji / çevrebiyoteknolojisi, bilgisayar mühendisliği, veri analistliği elektronik ve haberleşme, uygulamalı matematik, sivil havacılık, spor yöneticiliği, endüstri ürünleri tasarımı ve şehir planlama.

KOÇ ÜNİVERSİTESİ
‘’Yenilikçi, yaratıcı üniversiteleri tercih edin’’
1993 yılında kurulan Koç Üniversitesi, uluslararası düzeyde eğitim veriyor. Koç Üniversitesi’nde 20 alanda lisans, 16 alanda yüksek lisans ve 12 alanda doktora programı yapılıyor. Her yıl yaklaşık 800 civarında lisans ve 200 lisansüstü öğrencisi kabul ediliyor. Öğrencilerin yüzde 41’i tam veya kısmi burs alıyor. Bu burslar yüzde 32 tam bursa eş değer geliyor.

Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Aşkar, dünya standartlarında geniş laboratuar, bilgi işlem ve araştırma olanaklarıyla, öğretim üyesi başına düşen makale sayısında son beş yıldır Türkiye’deki ilk üç öğrenim kurumu arasında yer aldıklarını belirterek, hedeflerini yakalamak adına yeniliği sürekli kılmak gerektiğine dikkat çekiyor. Buna bağlı olarak da her eğitim - öğretim döneminde yeni uzmanlık konularına ve yenilikçi eğitim açılımlarına eğildiklerini söyleyen Aşkar, 2007 yılında açtıkları yeni sosyal bölümlerle (Arkeoloji ve Sanat Tarihi, Felsefe ve Karşılaştırmalı İngiliz Dili ve Edebiyatı) bu alanlarda da başarılı öğrenciler yetiştirmeyi amaçladıklarını belirtiyor.

2008 – 2009 döneminde açılan moleküler biyoloji ve genetik bölümü ile temel biyoloji ve biyokimya birikimine sahip, moleküler biyoloji ve genetik altyapısıyla donatılmış, biyoteknoloji ve genetik mühendisliği alanında kaliteli elemanlar yetiştirmeyi amaçlayan üniversitede bu bölüm 2010 yılında açılacak Tıp Fakültesi’nin de birinci adımı niteliğinde.

“İlgi alanlarınıza yönelik meslekleri seçin’’
ÖSS’yi kazanan ve tercih yapacak öğrencileri ilgi ve yeteneklerinin iyi olduğuna inandıkları alanları seçmeleri konusunda uyarılarda bulunan Aşkar’a göre İngilizce dil, iyi sözel ifade, analitik düşünebilme yeteneği, güçlü bilgisayar hakimiyeti, sayısal ve sözel temel düzeyde beceriler işlerin yüzde 90 ‘ı için iyi bir başlangıç. Aşkar, öğrencilere önerilerine şunları da ekliyor: ‘’ Günümüzde tek bir konuda özel oalrak yetişen kişi,zaman içinde iş hayatında yetersiz kalabiliyor.Bu nedenle öğrenciler, üniversite tercihlerinde meslek eğitimine verdikleri önemin yanı sıra ileride değişik koşullara uyum sağlamalarına, değişik iş alanlarında çalışabilmelerine, yeni iş alanlarını kendilerinin yaratabilmesine imkan sağlayacak yenilikçi, yaratıcı, düşünme yeteneklerini artırıcı ve temel bilgileri en kapsamlı şekilde öğrenmelerini sağlayacak üniversiteleri seçin.’’

Aşkar’a göre mühendislik alanları hem ülkemizde hem de dünyada en fazla gereksinim duyulan alanlar arasında. Önümüzdeki 20 yılın en önemli gelişmelerinin beklendiği konular olarak biyoteknoloji, nanoteknoloji, malzeme teknolojileri ve bunların bilgi teknolojileri ile birliktelikleri olan çevre, enerji, sağlık ve lojistik alanları olduğunu belirten Prof. Dr. Aşkar, teknolojinin insan ve topluma etkileşimini irdeleyen mesleklere ihtiyacın artacağını, doktorluğun her zaman gözde mesleklerden biri olmaya devam edeceğini belirtiyor.

Türkiye’nin ihtiyaçları ve küreselleşme hareketleri düşünüldüğünde önümüzdeki yıllarda daha kurumsal bir yapıya kavuşacak hizmet sektöründe görev alacak değişik fonksiyonel alanlarda uzmanlaşmış kişilere ihtiyaç artacağına da dikkat çeken Aşkar, Türkiye’nin artan üniversite eğitimi ihtiyacına karşılık verebilecek akademisyenlere de çok daha fazla ihtiyaç olacağı düşüncesinde.

KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ
‘’Üniversiteleri araştırın’’
Kadir Has Üniversitesi’nde iktisadi ve idari bilimler, mühendislik, iletişim, hukuk, fen - edebiyat ve güzel sanatlar olmak üzere altı fakülte ile sosyal bilimler meslek yüksekokulu ve teknik bilimler meslek yüksekokulu bulunuyor.

Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Yılmaz, üniversite seçiminin öğrencilerin yaşam boyu kendilerine özdeş olacak önemli bir konu olduğunu vurgulayarak ‘’Üniversiteleri tercih etmeden önce mutlaka ayrıntılı olarak incelenmeli, var olan hazır bilgilerle kendilerine sunulan hazır sıralama reçetelerine rağbet etmemeliler. Çünkü üniversite seçimi puan sırasından daha dikkat ederek yapılması gereken bir seçimdir” diyerek üniversite tercihi yaparken şu noktaların üzerine yoğunlaşmak gerektiğini söylüyor: “Öğretim kadroları, gelişmiş Batı üniversiteleri ile olan ilişkiler, programların batı normlarından geçirilip geçirilmediği, fiziksel altyapı.”

Prof. Yılmaz’a göre gelecekte iletişim teknolojileri ve yönetimi, mühendisliğin bilgisayar – elektronik - iletişim ara kesitlerinde gelişen konular, sanatın mühendislikle ara kesitlerinde gelişen konular ve enerji - çevre ile ilgili meslekler ön plana çıkacak.

ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ
‘’Kişisel ve sosyal gelişimlerinizi artırın’’
“Üniversite eğitimi, sadece bir meslek kazandırmaya yönelik değildir” diyen Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar’a göre öğrencinin, kazanacağı genel formasyon da hayata hazırlanması için eşit derecede önemli: “Meslek edinmeye öncelik veren öğrenciler, giriş puanı yüksek programların genelde piyasada talep olan alanları yansıttığını düşünebilirler. Ancak, program seçiminde “puanım boşa gitmesin” düşüncesine kapılmasınlar. Çünkü, gerçekten ilgi duydukları, yetenekleriyle uyumlu olan alanları seçerlerse başarılı ve mutlu olabilirler. Doğal olarak, seçtikleri alanda en iyi eğitimi alabilecekleri üniversiteyi belirlerken, öğretim üyesi kadrosunu, müfredatı, birlikte eğitim görecekleri öğrencileri, sunulan eğitim-öğretim altyapısını incelesinler.’’

“Temel yetenekleri önemseyin’’
Mesleğe yönelik birikimin dışında, üniversite eğitimiyle edinecekleri temel bilgi dağarcığını ve temel yetenekleri önemsemeleri gerektiğine dikkat çeken Prof.Acar, ‘’Mesleklerin çok hızlı değişiyor ve uzun vadeli başarıda bu temel birikimin ve yeteneklerin öne çıktığını biliyoruz. Bu kapsamda, alabilecekleri seçmeli dersler ve çift anadal ve yandal olanakları mesleki birikimlerini destekleyecek ve formasyon yelpazesini genişletecektir. Üniversite adayları tercih edecekleri üniversite ile ilgili olarak kişisel ve sosyal gelişimleri destekleyecek öğrenci toplulukları faaliyetleri ile kültür, sanat ve spor etkinliklerinin zenginliğini de düşünsünler.’’ diyerek öğrencilerin üniversite hayatlarında kişisel gelişimlerini artırıcı faaliyetlerde bulunmalarının önemine dikkat çekiyor.

SABANCI ÜNİVERSİTESİ
Öğrenciler bölümü üniversitede seçiyorlar
‘Bölümsüz üniversite’ olarak ülkemizdeki diğer üniversitelere de öncü olan Sabancı Üniversitesi’nde öğrenciler üniversiteye girdikten iki yıl sonra okumak istedikleri programı seçiyorlar. Bu uygulama, öğrencilerin daha önce gördükleri eğitimden ve ÖSS hazırlık dönemindeki zorunlu test yaklaşımından farklı, çeşitliliği ve derinliği olan bir akademik program niteliği taşıyor.

Sabancı Üniversitesi’nde uygulanan bu öğretim sistemi, öğrencilerin daha önce gördükleri eğitimden ve ÖSS hazırlık dönemindeki zorunlu test yaklaşımından farklı, çeşitliliği ve derinliği olan bir akademik program niteliği taşıyor.

Temel Geliştirme Programı üzerine yapılandırılan sistem sayesinde öğrenciler üniversiteye girişleri sırasında mühendislik ve doğa bilimleri, sanat ve sosyal bilimler, ekonomi – yönetim bilimleri olmak üzere üç program grubundan birine yerleştiriliyor. Sabancı Üniversitesi’ne gelen öğrenciler, ilk iki yıl, öğretim üyelerinin danışmanlığında, lisans programlarından farklı dersler seçerek, farklı alanları ve meslekleri tanıma fırsatına sahip oluyor. Böylelikle, kendi tercih ve yeteneklerini keşfederek bilinçli bir şekilde okumak istedikleri alanı 11 program arasından seçebiliyor.  “Diplomasıyla barışık bireyler” yetiştirmeyi hedefleyen bu sistem ayrıca, öğrencilerin seçtikleri uzmanlık alanı dışında diğer disiplinlerde de temel kavram ve yöntemlere aşina olması fırsatını sunuyor.

‘’Eğitim öğrenci odaklı olmalı’’
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tosun Terzioğlu, ‘’bölümsüz üniversite’’ konusunda Türkiye’de öncü oldukları nı hatırlatıyor. Eğitimin ‘öğrenci odaklı’ olması gerektiğine dikkat çeken Terzioğlu, üniversite sınavını kazanan tercih yapacak öğrencilere şu önerilerde bulunuyor: “Sınavda alınan puanlar sadece üniversiteye girmenizi sağlıyor. Asıl iş bundan sonra başlıyor. Üniversite eğitimini bir meslek edindirmeye indirgemek çok yanlıştır. Hayat sizin hayatınız. Tabi ki etkileneceğiniz kişiler olacaktır ama bu konuda biraz bencil davranıp mutlu olabileceğiniz bir programı seçin!”

Prof. Dr. Tosun Terzioğlu’na göre nanoteknoloji gelecekte her alanda kullanılacak. Mühendisliğin temeli olan doğa bilimlerine ilgi artacak. Bunun bir öngörü olduğunu söyleyen Terzioğlu, “Gençlere ‘geleceğin mesleği şudur’ demek onları yanıltabilir’’ diye de ekliyor.

Sabancı Üniversitesi, müfredatındaki farklı programlar; temel geliştirme programı, kültürel çalışmalar lisans programı, görsel sanatlar ve görsel iletişim tasarımı lisans programı, uyuşmazlık analizi yüksek lisans programı, sanayi liderleri yüksek lisans programı, yönetimde bilişim teknolojileri yüksek lisans programı ile Türkiye’de üniversite eğitimine yeni bir soluk getirdi.

Ayrıca Türkiye’de ilk kez Sabancı Üniversitesi’nde lisans programları arasında yer alan malzeme bilimi ve mühendisliği ile mekatronik mühendisliği bugün diğer üniversitelerin de müfredatında bulunuyor.

BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ
Öğrenci katılımcı olmalı Bahçeşehir Üniversitesi’nin eğitim felsefesi, üniversitenin misyon ve vizyonuna uygun olarak geniş kapsamlı bir genel eğitim zemininde inşa ediliyor. Üniversite disiplinlerarası bir eğitimle ve uygulamalı tekniklerle eğitim vermenin önemine inanıyor ve her fakülte çeşitli anlaşmalar kapsamında yurtiçi ve yurtdışındaki kurum ve üniversitelerle işbirliği yaparak öğrencilere farklı bakış açıları kazandıracak etkinlikler düzenliyor.

"Üniversite, üretilmiş olan bazı bilgilerin öğrencilere aktarılmasını değil, edinilmiş tüm bilgilerin sorgulanmasını, yeni bilgiler üretilmesini, bilginin öğrenci tarafından edinilmesini hedefleyen bir kurumdur. Üniversite öğretmez, nasıl öğrenilmesi gerektiğini anlatır. Bu bakımdan öğrenci ve üniversite arasındaki ilişki çift taraflıdır. Öğrenci eğitim gördüğü sürece edilgen değil, katılımcıdır. Kendisine mutlak doğruluğu tartışılmaz bilgiler verilmez, o seçerek almayı öğrenir. İleride eğitim göreceğiniz kurumu seçerken okulunuzla aranızdaki ilişkinin ömür boyu süreceğini unutmayın. Kendinizi nerede daha iyi ifade edebiliyorsanız, hangi alanda daha mutlu hissediyorsanız, orada olun. Hayattaki tek başarı kriteri "mutluluğu yakalayabilmektir." Bu sözler Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan’a ait.

Prof. Arıboğan tercih yapacak öğrencilere şu mesajı veriyor: Her insan hayatta mutlu olduğu bir iş yapmayı hedeflemelidir. Mutlu olacağı bir alanda çalışmalıdır. Bu yüzden adayların bölüm seçerken en fazla dikkat etmeleri gereken iki unsurdan biri o alana olan yatkınlıkları, ikincisi de mutlu olacakları, ilgilendikleri onları heyecanlandıran bir bölümü tercih ediyor olmaları. Toplumda ve ailede genel olarak kabul gören, ilerde size iyi maddi kazanç kazanma ihtimali sunan bir bölüm eğer siz orada olmayı gerçekten istemiyorsanız kabusunuz olacaktır, kaçıp gitmek isteyeceksinizdir. O yüzden en önemli şey sizin mutluluğunuzdur, bunu asla unutmayın.

İş hayatında başarılı olabilmek içinde sağlam bir altyapıya ve bu altyapıyı destekleyecek çeşitli donanımlara sahip olmak gerektiğini vurgulayan Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan ‘’Ne iş yapıyorsanız yapın, hangi alanda çalışıyor olursanız olun iyi bir eğitim almanız ve bu eğitimin üstüne bir şeyler eklemeyi hiçbir zaman bırakmamanız sizi başarıya götürecektir.’’diyerek üniversitenin kişilere donanımlarını artırıcı fırsatlar sağlaması gerektiğini vurguluyor.

BİLKENT ÜNİVERSİTESİ
‘Geçmiş yılların puanlarına bağlı kalmayın’
“Hayatınızın en önemli adımlarından birini atmak üzeresiniz. Geleceğinize yön verecek bu karar öncesinde, seçeceğiniz üniversite hakkında bilgi edinmenizi öneririm...” Bu sözler Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Doğramacı’ya ait.

“Geleceğin teknoloji liderleri yetişecek’’
Bilkent Üniversitesi’nin en yeni lisans bölümü 2009 yılında açılan Makine Mühendisliği Bölümü. Bu bölümün, en yeni bilimsel ve teknolojik gelişmeleri, insanlığa hizmet edecek mühendislik sistemlerinde uygulamaya yönelik bir eğitim vereceğini söyleyen Prof.Dr. Doğramacı, makine mühendisliği prensiplerini biyolojik sistemlere, nano-boyutlu mekanizmalara ve karmaşık mekanik sistemlere yansıtabilecek, gerek akademik gerek sektörel kariyerlerinde geleceğin teknoloji liderleri olacak öğrenciler yetiştirmek amaçladıklarını belirtiyor.

Prof.Dr. Ali Doğramacı’ya göre üniversite seçiminde pek çok adayın düştüğü yanılgı, tercih edilen bölümün kazanılamayacağı düşüncesiyle, yapılan tercihler arasında gerçekten istenilen programlara yer verilmemesi. ‘’Geçmiş yılların puanlarına bağlı kalarak tercih yapılması, kazanma şansı bulunan bir bölüme girememeye neden olabilir. Öte yandan, yüksek puan almış birçok aday da puanları boşa gitmesin diye aslında okumak istemedikleri bazı bölümleri tercih listelerinde başa yazmaktadır. ‘’ diyen Doğramacı, tercih yaparken hangi alanda daha mutlu ve başarılı olacaklarına dikkat etmeleri gerektiği konusunda öğrencileri uyarıyor.

Kariyer Planlaması
Mezunların iş hayatına en iyi koşullarda atılmaları, lisansüstü programlarda eğitimlerine devam etmek isteyenlerin de en iyi eğitim kurumlarına burslu olarak gidebilmeleri, Bilkent Üniversitesi’nin öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. Bu amaçla kurulmuş olan Kariyer Merkezi, mezun adaylarına istek ve yeteneklerine uygun kariyer planları yapmaları konusunda rehberlik ediyor, özgeçmiş yazmayı ve mülakat tekniklerini öğreten programlar hazırlıyor, Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarının katıldığı fuarlar ve tanıtımlar düzenleyerek öğrencilere şirket temsilcileriyle görüşme olanağı yaratıyor.

FATİH ÜNİVERSİTESİ
‘’Karar vermeden önce araştırma yapın’’
1996 yılında kurulan Fatih Üniversitesi beş fakülte, üç meslek yüksek okul ve dört enstitüsü ile eğitim veren bir üniversite. Fen –Edebiyat, hukuk, iktisadi ve idari bilimler, mühendislik ve tıp fakültelerine sahip üniversitede yüksekokul olarak da hemşirelik bulunuyor. Uluslararası rekabet gücüne sahip bir ortam hazırlamak amacıyla kurulan mühendislik bilimleri labaratuvarları ve abone olunan elektronik dergiler ile öğrenci ve araştırmacılara teknolojinin olanaklarını sunuyor.

‘’Puanınızı en doğru şekilde değerlendirin’’
Üniversite sınavını kazanan ve tercih yapacak öğrencilere, üniversiteler hakkında detaylı araştırma yapıp sonra karar vermelerini öneren Borat, aldıkları puanı en iyi şekilde değerlendirerek, mutlu ve başarılı olacaklarına inandıkları bölümleri seçmeleri konusunda da uyarıyor. Öğrenci odaklı eğitimin önemini belirten Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oğuz Borat, üniversite seçerken buna özellikle dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor.

IŞIK ÜNİVERSİTESİ
“Gelişimleri göz önünde bulundurun’’
Bu yıl Fen – Edebiyat Fakültesi Sosyal Programlar içinde açılan Psikoloji Bölümü’ne ve Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde Yazılım Mühendisliği Bölümü’ne ilk kez öğrenci alacak olan Işık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Ekinci, öğrencileri tercihlerini yaparken beceri ve yatkınlıkları konusuna dikkat etmeleri gerektiği konusunda uyarıyor. Bu seçimi yaparken dünyanın gelişimin ön planda tutulması gerektiğine dikkat çeken Prof. Ekinci, öğrencilerin girdikleri programları bitirip kuru bir diploma alma yolunu değil, çok donanımlı mezunlar olarak çeşitli ek olanakları da inceleyerek program ve üniversite seçimi yapmaları gerektiği görüşünde. Öğrencilere, üniversiteleri tanımak için ayrıntılı bir ziyaret gerçekleştirmelerini de öneren Prof.Ekinci, kalıplaşmış ve ezber görüşlerle, çevrenin etkisiyle yapılmış seçimlerden kaçınılması gerektiğine dikkat çekiyor.

‘’Öğrenci seçim yaparken öncelikle yeteneklerini ve isteklerini tam olarak belirlemeli ve sonra bunlarla uyumlu olabilecek şekilde profesyonel hayatını geçirmek istediği alanlarına yönelebileceği programları saptamalıdır. Bundan sonra iyi bir araştırma ile ön yargısız bir şekilde değişik üniversitedeki programları sıralamalıdır. Bu sıralamada kuşkusuz öğretim üyesi kalitesi, kurumun kalite sistemleri, laboratuvar, kütüphane, sınıf, altyapı olanakları, yurtlar, sosyal yaşam ve mezunlarının iş bulma oranları gibi nesnel parametrelerden hareket etmelidirler.’’ diyen Prof.Dr. Ekrem Ekinci öğrencilere ayrıca, öğretim üyeleri ile görüşmelerini de öneriyor.

Yeni programlar
Psikoloji Bölümü’ne bu yıl ilk kez öğrenci alacak Işık Üniversitesi’nde, bilimsel-kuramsal araştırma bilgileri ve uygulama becerileri kazandırmaya yönelik temel zorunlu ve seçmeli psikoloji derslerinin yanı sıra İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü’nün ders havuzundan da seçim yapılabilecek.

Yine bu yıl ilk kez öğrenci alacak Yazılım Mühendisliği Programı’nı 3 yıldır ABD SUNY Bruckport ile birlikte ortak diploma programı olarak yürüttüklerini söyleyen Prof.Ekinci, programın amacını; modern yazılım geliştirme süreçlerine, araçlarına ve program dillerine hakim,  bağımsız ya da takım halinde yazılım geliştirebilen,  insan-bilgisayar etkileşimi ve yazılım-donanım arayüzü hakkında bilgili ve endüstrideki problemleri analiz edip, yazılımsal çözümler üretebilen mühendisleri yetiştirmek olarak açıklıyor.

Krizin öğrencilerin program seçiminde de etkili olduğuna değinen Prof.Dr. Ekrem Ekinci bu konudakini görüşünü ise şöyle açıklıyor: ‘’Mezuniyet sonrası iş bulma açısından avantajlı olduğu düşünülen Psikoloji Bölümü’ne ilginin çok fazla olduğu görülüyor. Öğretmenlik de iş garantisi olduğu için tercih edilen alanlardan. Bilgisayar, enformasyon teknolojileri ve matematik mühendisliği gibi dallar iş olanaklarının geniş alanlara yayılması ve eleman açığı olan disiplinler olarak ilgi çekiyorlar.’’

KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ
Yabancı dil ve bilgisayar eğitimi önemli
Öğrencilerin genel yeteneklerini geliştiren, irdeleme ve soyutlama becerilerini kazanmasını sağlayan, kuşku duymayı ve eleştirmeyi alışkanlık haline getirmeye özendiren programlar uygulayan İstanbul Kültür Üniversitesi, yabancı dil ve bilgisayar eğitimini ‘’olmazsa olmaz’ kabul ediyor.

İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Dursun Koçer, üniversite sınavı sonrası başarılı olan öğrencilere temel bilimler, tıp ve mühendisliğin gelişmesine katkı sağlayacak nanoteknoloji, moleküler biyoloji, genetik ve uzay bilimlerine yönelik meslekleri incelemelerini tavsiye ediyor.

Geleceğin meslekleri
Gençlerin meslek seçimlerini bireysel eğilimleri, ilgi alanları, yetenekleri, yakın çevreleri gibi pek çok faktörün etkilediğini belirten Prof.Dr. Dursun Koçer, 21.yüzyılda yaşanan gelişmelerle ve değişimlerle birlikte ortaya çıkan gereksinimlerin, yeni uzmanlık alanları ve iş sahalarının da çıkış noktasını oluşturduğunu söylüyor.

Bu doğrultuda Prof.Dr. Koçer’e göre, Avrupa’nın bilimsel ve teknolojik temelinin güçlendirilmesi, endüstriyel rekabetin desteklenmesi, ülkeler arası işbirliğin teşvik edilmesi amacını taşıyan Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı’nda öne çıkan programları ve konuları geleceğin meslekleri kapsamında değerlendirebiliriz.

Türkiye’nin de AB’ye giriş süreci göz önüne alındığında gençlerin; bu program dahilinde belirlenen; Sağlık, Gıda, Tarım, Balıkçılık ve Biyoteknoloji, Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Nanobilimler, Nanoteknolojiler, Malzeme Bilimi ve Yeni Üretim Teknolojileri, Enerji, Çevre, Ulaştırma, Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler, Hukuk, Uzay Bilimleri, Güvenlik alanındaki konulara yönelmeleri Prof.Koçer’in gençlere önerileri arasında yer alıyor.

OKAN ÜNİVERSİTESİ
Mesleklerini üniversitede seçiyorlar
Okan Üniversitesi, Ortak Program uygulayarak birinci sınıfın sonunda fakülte içinde istedikleri bölümü seçmelerine olanak tanıyor. Öğrencilerin kendilerine en uygun meslek seçimini yapabilmeleri için  “Ortak Program” kapsamında Okan Üniversitesi’ni tercih eden öğrenciler önce fakültelerini seçen öğrenciler, ingilizce dil hazırlık sınıfı ve 1. sınıfta aldıkları ortak derslerle bölümleri yakından tanıma fırsatı bulabiliyorlar, aynı zamanda meslekler hakkında da daha detaylı bilgi sahibi oluyorlar.

Okan Üniversitesi’nin akademik kadrosu tarafından yönlendirilen öğrenciler, kendilerine en uygun olan mesleği seçmek için iki yıl daha süre kazanıyorlar.  Birinci sınıfın sonunda  fakülte içinde aynı puan türündeki bölümler arasından istedikleri bölümü  tercih eden öğrenciler mesleklerini sınavda değil, üniversite ortamında belirleyebiliyorlar.

‘’Tercih yükünü hafifletiyoruz’’
Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadık Kırbaş, Ortak Program uygulaması ile ilgili şunları söylüyor: “Ortak programı şu anda Türkiye’de üç üniversite uyguluyor ama önümüzdeki yıllarda bütün üniversitelerin uygulaması gereken bir sistem. Öncelikle eğitim sistemimizdeki bazı problemlerin giderilmesine yardımcı oluyor. Liseyi bitiren öğrenciler üç saat süren bir sınav sonrası sadece üniversitelerine değil, mesleklerine de karar vermek durumunda kalıyorlar. Okan Üniversitesi olarak en azından bu tercih yükünü hafifletmek, onlara bu önemli karar aşamasında destek olmak istedik. Bu uygulamayla, gençlere, hayatlarının en zor tercihlerinden birini yaparken düşünme fırsatı tanıyoruz.

“Çince, Rusça, Gastronomi, Spor Yöneticiliği, Mekatronik yoğun ilgi görüyor”
Prof. Dr. Sadık Kırbaş, yeni mesleklerin klasik mesleklerin yerini alacağını, Okan Üniversitesi olarak sektörün ihtiyacı olan bölümleri açtıklarını söylüyor:

“Teknolojideki yenilikler ve gelişim yeni bazı mesleklerin ortaya plana çıkmasını hızlandırıyor. Rekabet arttıkça profesyonelleşme önem kazanıyor ve önceleri daha az önemsenen alanlar bile artık uzmanlaşmayı gerektiriyor. Belli uzmanlık alanları da kendi içinde branşlara ayrılıyor ve hepsi ayrı meslekler haline geliyor. Bu branşların hepsinde uzman gençlere ihtiyaç duyuluyor. Geleceğin mesleklerini düşünürken belli kalıp yargılardan tamamen uzaklaşmak gerekiyor. Her ne kadar klasik meslekler varlığını gelecekte de sürdürecek olsa da, gençlerin çoğu artık farklı mesleklere ilgi duyuyor, iş dünyası da bunu gerektiriyor.  Gastronomi, Spor Bilimleri, Rusça, Çince, Arapça Mütercim Tercümanlık gibi Doğu dilleriyle ilgili bölümler, Mekatronik Mühendisliği, Geomatik Mühendisliği ve Güzel Sanatların tasarımı barındıran bütün kolları geleceğin meslekleri olmaya aday görünüyor.

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ
‘’Mükemmel derecede İngilizce öğrenin’’

Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Serpil, uluslararası alanda Türk şirketlerinin öneminin artacağını söyleyerek, yabancı dil öğrenmenin önemine dikkat çekti  Akademik faaliyetlerini; Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Sağlık Bilimleri, Hukuk, Mühendislik - Mimarlık, Eğitim, Fen – Edebiyat, İktisadi ve İdari Bilimler, Ticari Bilimler, İletişim ve Güzel Sanatlar olmak üzere 12 fakültede 61 programla yürüten Yeditepe Üniversitesi, çağdaş, araştırmacı ve yenilikçi, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu tüm nitelik ve donanıma sahip, girişimci, teknolojiye hakim, dünya kültürünü tanıyan, kendi öz benliğini güçlendirmiş gençler yetiştirmeyi amaçlıyor.

Yeditepe Üniversitesi öğrencilere; Indiana Purdue, Rochester Institute of Technology ve Loyola gibi dünyanın en önde gelen üniversitelerinde yüksek lisansta çift diploma, çift ana dal ve yan dal yapma olanağı sunuyor.

1996 yılında kurulduğundan beri sosyal, teknik ve sağlık bilimleri ile ilgili nerdeyse her alanda eğitim – öğretim yaptığını belirten Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ahmet Serpil, bütün branşlara aynı derecede önem verdiklerini bununla birlikte gündemde, dünyada trend olarak ortaya çıkan alanların öncelik kazandığını söylüyor. Bu alanların, sağlık hizmetlerine mühendislik biliminin katkılarını ortaya koyan Biyomedikal Mühendisliği, Genetik ve Biyo-Mühendislik bölümleri olduğunu açıklayan Serpil, toplumun daha iyi bir hukuk devletinde yaşamasını sağlamak için hukuk alanındaki gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini belirterek. tıp fakültesi, diş hekimliği fakültesi ile sağlık alanında en kaliteli eğitim, öğretim ve hizmeti üretmeye çalıştıklarını söylüyor. Serpil ayrıca, en çok tercih edilen bölümler arasında Türk Dili Edebiyatı ve Türk Dili Edebiyatı Öğretmenliği olduğuna dikkat çekiyor.

‘’Kazanacağınız niteliklere odaklanın’’
Adaylara, seçecekleri alandan ziyade, kazanacakları niteliklere ve alt yapıya odaklanmalarını tavsiye eden Prof.Dr. Ahmet Serpil, alt yapıyı da şöyle açıklıyor: ‘’ Son derece güçlü bir sosyal alt yapı ve nitelikli bir yabancı dil alt yapısı. Öğrencilerin, aldıkları eğitim sonucunda kendilerine olan güvenleri de pekişir. Ülkemizin özel konumu itibariyle geleceğin dünyasında Türkiye’nin oynadığı ve oynayacağı rol ile ilgili Türk gençlerinin hangi altyapıda yetiştirileceği konusunun ön plana çıkacağını düşünüyorum. Bugün Türkiye mal ve hizmet üretiminin %30’unu yabancılar için yapıyor. Türkiye’nin kalkınmasında borç kaynaklı finansman çok daha zor olduğundan; dış ülkelerle ilişkilerin; mal ve hizmet üretiminin, ihracatın, turizmin ve uluslararası alanda çalışan Türk şirketlerinin faaliyet alanlarının daha da gelişeceğine ve bu oranın  % 30’un üzerine çıkacağına inanıyorum.  Dolayısıyla konuya gelecekte gençlerimizin sahip olması gereken nitelikler yönünden bakıyorum. Bu nitelikler; mükemmel derecede İngilizce bilmek, bağlantılı olarak çalışacakları diğer ülkelerin dillerini de öğrenmek, o ülkeler ile ilgili sosyal ve kültürel bilgileri en üst seviyede geliştirmek, dünya tarihini, dünya coğrafyasını, dünya edebiyatını çok daha iyi öğrenmektir. Hangi mesleği seçerlerse seçsinler bu nitelikler her zaman çok önem taşıyacaktır.’’

ZİRVE ÜNİVERSİTESİ
Gaziantep’te yeni bir üniversite
28 Şubat 2009 tarihinde Gaziantep’te kurulan Zirve Üniversitesi, 2009 - 2010 öğretim yılında eğitim - öğretim hayatına başlayacak bir vakıf üniversitesi. Türkiye’nin en gelişmiş şehirlerinden biri olan Gaziantep’i, çevre illerden ve komşu ülkelerden gelecek öğrencilerin katılımıyla uluslararası bir eğitim şehrine dönüştürmeyi hedefleyen Zirve Üniversitesi, global bir vizyonla yola çıkıyor.

2009 - 2010 akademik yılında eğitim - öğretim hayatına başlayacak Zirve Üniversitesi, Gaziantep’i uluslararası bir eğitim şehrine dönüştürmeyi hedefliyor. Gaziantep’te 2009 - 2010 akademik yılında eğitim – öğretim hayatına başlayacak olan Zirve Üniversitesi yöneticileri, Gaziantep gibi bugünü ve geleceği sanayi üzerine kuran bir şehirde, iş dünyasının aradığı özelliklerden yola çıkarak, çok gerçekçi ve opsiyonel bir eğitim anlayışı ile yola çıktıklarını söylüyor.

Zirve Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Kısa, yeni ve dinamik bir vakıf üniversitesi olarak, ezberden uzak, mesleki bilgilerle donatılmış, çok iyi yabancı dil bilen, uluslararası rekabet bilincinde olan, bilim ve teknolojiyi en iyi biçimde kullanabilen, toplumsal ve küresel sorumluluklarının farkında bireyler yetiştirmek amacıyla akademik faaliyetlerine başladıklarını belirtiyor.

Zirve Üniversitesi bu ilk yılında eğitim fakültesi, iktisadi ve idari bilimler fakültesi, mühendislik fakültesi ve meslek yüksekokuluna toplam 660 öğrenci kabul edecek. Tüm bölümler için bir yıl ingilizce hazırlık sınıfını okumak zorunlu.

Subscribe to comments feed Yorumlar (1 Yorum Eklendi):

Tarih: 27 July, 2009 07:42:42
avatar
bence ilk önce kendine bir hedef belirlemeli daha sonra da bu doğrultuda çalışmalısın ki başarılı olasın
Thumbs Up Thumbs Down

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
5.00