İŞ'TE BİR GÜN: Güzel bir mayın tarlasında çalışmak
Deniz trafiğinin çok yoğun olduğu bir yerde görev yaptıklarını belirten Yaşar kaptan mesleğin yorucu ve sürekli dikkat gerektiren bir iş olduğunu söylüyor
İŞ’TE İNSAN
Günün hangi saatinde olursa olsun İstanbul Boğazı’ndaki bir şehir hatları vapurunda olmanın keyfi başkadır. Bir bardak çayın yanına bir de sigara yakıp boğazın güzelliği içinde kalmak tarifi güç bir duygu. Keyif içinde boğazı izlerken martılar ile dalgaların sesini dinlemek de bu güzel resimdeki diğer öğeleri oluşturur. Boğazdan geçen büyük tankerler, balıkçı tekneleri ve Kız Kulesi’ni seyrederken insan başka bir dünyanın kapılarından geçiyor. Tabii, tüm bu atmosferde güvenli bir şekilde geminin güvertesinde olduğumuzu ise çoğu zaman düşünmeyiz. Aslında bizim için bu ortamı sağlayan bir tayfa ve kaptan çoğu zaman aklımıza gelmez. Peki gün içerisinde pek çok sefere çıkan kaptanın bir iş günü nasıl geçer hiç merak ettiniz mi?
Sefer sabah saat 5:50’de başlıyor
Yalova Sirkeci arasında çalışan Fenerbahçe gemisinin kaptanı Yaşar Çakır’ın bir gününü izledik. Günlerden Salı, saat sabah 08:30, yer Sirkeci. Yaşar kaptan saat 05:50’de Yalova’dan kalkan gemisini Sirkeci iskelesine yanaştırıyor. Her zaman olduğu gibi bir kaç yolcunun çok acelesi var ve iskele verilmeden atlıyor. Bir kaç dakika içinde koca gemi boşalıyor ve gemiye binip kaptanla tanışıyoruz.
Sohbetimize başlarken hareket amirliğinden çağrılıyor. Bir saat kadar sonra geri gelen kaptanımız ile sohbetimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bize gün içerisindeki iş akışı hakkında bilgi veriyor.
Bir gemi kaptanı göreve başlarken ilk olarak geminin çarkçıbaşını çağırıyor. Gemide herhangi bir çalışma var mı, mekanik aksamda bir sorun var mı diye ondan bilgi alıyor. Ardından gemi reisine personelin tam olup olmadığını soruyor.
Bu aşamaların tamamlanmasından sonra kaptan, köprü üstü ile (Karaköy’deki iskelenin üst katında bulunan merkez ofis) irtibata geçiyor ve geminin sefer için hazır olduğunu söylüyor. Köprü üstünden geminin Beşiktaş - Kadıköy seferini yapabileceği bilgisi geliyor ve 10:45’de sefere başlıyoruz.
2 bin kişinin canı bana emanet
Boğazda her zamanki gibi yoğun bir trafik var. Bir yanda şehir hatları vapurları bir yanda feribotlar sefer yapıyor. Bunun dışında balıkçı tekneleri, yatıyla açılanlar, büyük tankerler ve motorlar da cabası. Boğazın çok güzel bir yer olduğunu söyleyen Yaşar kaptan, “Bizim işimiz sürekli dikkat istiyor. Bir mayın tarlası gibi. Bir yandan tanker geçiyor diğer yanda ise balıkçı teknesi var. Sizin kurallara uymanız gerekiyor ama vatandaş 20 dakikada boğazı geçmek istiyor. Bir de boğazdaki tüp geçit çalışması var, akıntı ve rüzgar da cabası. Tüm bunları bir araya getirdiğimizde bir mayın tarlasında yaşıyoruz” diyor.
Bazı kışlar havanın sert olduğuna dikkat çeken Yaşar kaptan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yolcularımız sisi düşünmüyor ve neden kalkmıyoruz diyor. Ama ben bu vapurda 2 bin 500 kişinin canını nasıl tehlikeye atabilirim ki? Güvenli ortam yaratılana kadar bekliyoruz. Ama yolcularımız o kadar anlayışlı olmuyor.”
Deniz trafiğinin çok yoğun olduğu bir yerde görev yaptıklarını da belirten Yaşar kaptan, mesleğin yorucu ve sürekli dikkat gerektiren bir iş olduğunu ve çoğu zaman yoğun dikkat nedeniyle boğazın güzelliğini keyifle izleme şansını yakalayamadıklarını söylüyor.
MESLEĞE NASIL ADIM ATTI
1953 yılında Rize’de doğan Yaşar kaptan, mesleğe küçük yaşlarda atılmış. Bir balıkçı teknesinde çalışmaya başlayan kaptan kendi ifadesi ile “cebimiz biraz parayı görünce liseyi bıraktık” diyor. 1978 yılında ise Denizcilik Bankası’nda işe başlamış. 1986 yılından bu yana da farklı gemilerde kaptanlık yapıyor.
“Bakkaldan peynir zeytin mi istiyorsun?”
Bir geminin kaptanı olunca çok sayıda ünlü ile de tanışma fırsatını yakalıyorsunuz. Bir seferinde Kartal Yalova hattında arabalı vapurda çalışırken Sakıp Sabancı bir gün kaptan köşküne çıktı. Uzun bir süre muhabbet ettik. O arada sohbete çarkçıbaşı da katıldı. Çarkçıbaşı, “Ya Sakıp Ağam ben Ordu’dan geldim. Allah verdi sekiz tane de çocuğum var. Bir bayramda akrabamın evine gideceğim taksiye binemiyorum param yetmiyor, dolmuş da almıyor. Ağam bana bir araba verseniz de çoluk çocuğumu gezdirsem“ dedi. O da “Mübarek bakkaldan peynir zeytin mi istiyorsun“ dedi. Allah rahmet eylesin çok hoş sohbetti. Bize çalışmadan bir şey edinilemeyeceğini söylerlerdi.
“Burası bizim yaşam alanımız”
Şehir hatlarında çalışan gemi personeli haftada üç gün 24 saat süre ile gemide kalıyor. Sirkeci Yalova seferini yapan Fenerbahçe gemisinin tayfaları da akşam Sirkeci’den Yalova’ya gidiyor. Geceyi gemide geçiren personel sabah, tekrar Sirkeci’ye geliyor. Gemide evde vakit geçirdiğinden daha çok kaldığını belirten kaptan, “Burası bizim yaşam alanımız oldu. Artık ikinci bir ailemiz de tayfalardan oluşuyor“ diyor.
Aceleci yolcular tehlike yaratıyor
Şehir hatlarında sık rastlanan durumlardan biri iskele verilirken yolcuların inmesi. Yaşar Kaptan, bu konuda başından geçen bir tatsız anıyı da paylaşıyor. Yıllar önce yine bir seferde iskeleye yanaşırken yaşlı bir kadın ve torunu gemiden inmeye çalışmış. Kadının ayağı takılınca gemi ile iskele arasında kalarak can vermiş. Bu gibi tehlikelerle gün içerisinde çok fazla karşılaştıklarını belirten kaptan, yolcuların iskele verilmeden gemiyi terk etmemesi gerektiğini söylüyor.
“Çocuğunun doğumunda bile çalışıyorsun”
Fenerbahçe gemisinin çarkçıbaşısı Mehmet Bal
1980 yılının Mayıs ayında okuldan mezun olan Bal’ın ehliyeti Eylül ayının 11’inde çıkmış. Sefer Kalkavan’ın Kalkavanlar adlı gemisinde makine zabiti olmuş. İşbaşı yapacağı gün ise 12 Eylül 1980 darbesinin gerçekleştiğini belirten Bal, ancak bir hafta sonra Sinop’a doğru yola çıkabildiklerini söylüyor. Korutürk, Emin Kul ve Fenerbahçe gemilerinin çarkçıbaşılığını üstlenen Bal, mesleğin çok zor olduğunu ve zamanlarının önemli bir kısmını gemide geçtiğini ifade ediyor. 25 yıldır denizcilik yapan çarkçıbaşı Bal, “Herkes yılbaşında eğlenir biz sefere çıkmak için hazır bulunuruz ya da eşiniz doğum yapar ama siz dünyanın öbür ucunda görevde olursunuz. Başka bir zaman ise eşiniz ameliyat olur siz izin alamazsınız” diye işin zorluğunu özetliyor. Uzun yıllar burada çalıştıktan sonra yılbaşı, çocuklarının doğumu gibi önemli günlerde görevde olmak zorunda kaldığı için şehir hatlarına geçme kararını almış.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin