Ana Sayfa | Kariyerim | İlk İşim | İŞ'TE BİR GÜN: Otelde kalmaktan soğutan meslek

İŞ'TE BİR GÜN: Otelde kalmaktan soğutan meslek

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
İŞ'TE BİR GÜN: Otelde kalmaktan soğutan meslek

Otelcilik kariyerine lobide görevli olarak başlayan Swissotel İstanbul The Bosphorus Genel Müdürü Gerhard Struger, turizm sektöründe kariyer yapmak isteyenlerin seyahati sevmesi ve farklı coğrafyalarda yaşamaya hazır olması gerektiğini söylüyor

İŞ’TE İNSAN

Otellerin herkesin hayatında farklı anlamları olabilir ancak bazı kimseler için bir yaşam alanı demek. Turizm sektöründe çalışanlar için oteller, hem yıl boyunca çalıştıkları iş yerleri hem de kaldıkları evleri demek. Bu alanda mesleğinin zirvesinde olan Swissotel İstanbul The Bosphorus Genel Müdürü Gerhard Struger da hayatını otellerde geçiren bir isim. Otelcilik kariyerine lobide görevli olarak başlayan Struger’ın bir iş gününü yakından izledik.

Struger’ın günü her sabah saat 06:00’da başlıyor. Önce spor salonuna iniyor. Burada yüzüyor ya da koşu bandında koşuyor. Daha sonra ailesi ile kahvaltısını ediyor. Saat 7.40’da kızı Anna’yı okul servisine bindiren Struger’ın böylece iş mesaisi başlıyor.

Ofisine gidip ilk önce e-postalarını kontrol ettiğini söyleyen Gerhard Struger, “Uluslararası bir şirket olduğumuz için saat farklılıkları nedeniyle gece e-posta atılmış olabiliyor. Bu yüzden her sabah ofisime geldiğimde ilk olarak bunları kontrol ederim. Daha sonra gazetelerimi okurum” diyor.

Bir otel müdürünün sabah ilk yaptığı işlerden biri de bir önceki akşam ve geceye ait raporların incelenmesi. ‘Kaç misafir ağırlanmış’, ‘doluluk oranı ne olmuş’, ‘şehirdeki diğer doluluk oranları ne’ türü bilgilerin yer aldığı raporlar her sabah inceleniyor. Bu raporların kesinlikle her gün incelendiğini belirten Struger, seyahatte bile olsa bu işi atlamıyor.

Saat 09:00 olduğunda ise oteldeki tüm birim müdürlerinin katıldığı bir operasyon toplantısı başlıyor. Toplantıda geçen 24 saat ile önümüzdeki 24 saatlik zaman diliminde olanlar ve nelerin yapılacağına dair bilgiler tüm birim müdürleri tarafından anlatılıyor. Bir gün öncenin önemli toplantı ve organizasyonları konuşuluyor. Otele gelecek önemli misafirler hakkında bilgi veriliyor ve misafir yorumları katılımcılara aktarılıyor.

Günde iki kez kontrole çıkıyor

Bir saat kadar süren bu toplantının ardından Struger, otel içerisinde günde iki kez yaptığı turun ilkini gerçekleştiriyor. Otelin çok büyük olduğuna dikkat çeken Struger,“Biz 24 saat hizmet veren bir kuruluşuz. Ayrıca büyük bir tesiste faaliyet gösteriyoruz. Eğer gün içerisinde bu kontrolleri yapmazsanız gözünüzden bir şeyler kaçabilir. Bu yüzden düzenli olarak denetlemek gerekiyor” diyor.

Gün içerisinde bir de birim sorumlularıyla bir araya gelmeye çalışan Struger, bazen onları görev yerlerinde ziyaret ediyor bazen de ofislerinde onlarla buluşuyor. Tabii gün içerisinde sürekli toplantıların düzenlendiği bir ortamda öğle yemeğinde de iş konuşulabiliyor. Öğle yemeği için ara veren Struger, burada da basın ve halkla ilişkiler sorumlusundan bilgi alıyor. Yemeğin ardından tekrar ofisine dönen Struger, yarım saat kadar oturup bir sonraki günün planını kontrol ediyor. Ayrıca Sepetçiler Kasrı’nı da işlettiklerini söyleyen Struger, burada bir düğün ya da organizasyon varsa gün içerisinde orayı da ziyaret ettiklerini söylüyor. Akşama kadar denetlemeler ve toplantılarla geçen bir iş günü bazen saat 20:00’de bazen de saat 22:00’de son buluyor.

“ATMOSFERİ YAŞIYORSUNUZ”

Otelde yaşamanın avantajları ve dezavantajları var ama avantajları ağır basıyor. Bu aslında duygusal bir iş. Haftanın yedi günü, 24 saat hizmet veriyoruz. İşimiz hiç bitmiyor, sürekli devam ediyor. İnsanlar, çalışmak istediklerinde de eğlenmek istediklerinde de, dinlenmek istediklerinde de otele geliyor. Bu yüzden operasyon hiç bitmiyor.

Örneğin bizim işimizde misafirlerin karşılanması gerekiyor. Sürekli burada olduğum için bunu rahatlıkla yapabiliyorum. Yine serviste olan her şeyi rahatlıkla gözlemliyorsun. 24 saatim otelde geçtiği için herhangi bir aksilik olup olmadığını görebiliyorum. Ayrıca şehrin tam ortasında olmak, güvenli bir yerde yaşamak da yine avantajlar arasında yer alıyor. 45 dakikada ofisime gitmem gerekmiyor. O trafiği yaşamıyorum. Herhangi bir şey olduğunda her an ulaşılabilir ve müsaitsiniz.

Kötü tarafı da her zaman burada olmak. Örneğin Berlin’de çalışırken otelde yaşamıyordum. Ofisimi kapatıp arabama atlıyordum. İşte gün içinde olan herhangi bir şeye sinirlendiğimde eve gidene kadar bundan kurtuluyordunuz. Şimdi ise evime gitmem 30 saniye. İşi bırakıp çıksan da iki kat yukarıdasın.

“TATİLDE OTELDE KALMIYORUM”

Seyahate gittiğimde her zaman olmasa da ev kiralamayı tercih ediyorum. Çünkü otelde kaldığımda hataları tek tek görüyorum. Bu da çok kötü bir şey. İnsanlar bir otele gidince rahatlar tatilini yapar, ben ise tek tek ne doğru, ne yanlış bunları görüyorum. Bu yüzden hem yurtiçi hem de yurtdışı tatillerinde otelde kalmamaya gayret ediyorum.

İŞ HAYATINA NASIL ATILDI?

1960 doğumlu olan Struger, 1983 yılında Düsseldorf Hilton’da resepsiyon görevlisi olarak iş hayatına atıldı. Daha sonra gece müdür yardımcısı ardından da ön büro müdür yardımcısı oldu. 1988 yılında Viyana Hilton’a ön büro müdür yardımcısı olarak atandı. Burada ön büro müdürlüğü yaptı. 1992 yılında odalar müdürü oldu. 1994 ile 1996 arasında Kempinski Hotel Beijing Lufthansa Center’da görev aldı. 1997 ile 2000 yılları arasında Swissotel İstanbul – The Bosphorus’ta genel müdür yardımcılığı yaptı. 2000-2001’de Swissotel Dalyan’da genel müdürlük görevini üstlendi. Aynı görevi 2001 yılından sonra Swissotel Berlin’de de sürdürdü.

KARİYER ÖNERİLERİ

Öncelikle bu işte çalışmak isteyenlerin seyahat etmeyi sevmesi gerekiyor. Çünkü uluslararası bir alanda iş yaptığınız için dünyanın farklı yerlerinde birkaç yıllık bir iş hayatı sizi bekliyor olacak. Örneğin Almanya’da bir işsizlik var. Bunun yanında buradaki insanlar başka bir coğrafyada iş bulabilecek yetkinliğe de sahip ama onlar sadece doğdukları yerde yaşamak istiyor. Benim için hala en önemli nokta yeni yerleri görmek. Yeni kültürleri tanımak. Bu alanda işe başlayacak kişilerin ilk yıllarda para kazanmayı en önemli öncelikleri haline getirmemesi gerekiyor. Esas olarak işi öğrenmeye dikkat etmeli. Daha sonraki dönemde siz zaten işinizi yaptığınız için yavaş yavaş kariyer basamaklarını tırmanacaksınız. Bir noktanın da altını çizmekte fayda var. Artık eskisi gibi kariyerde hızlı bir yükselme imkanı da yok.

DEPREMDE BİLE HİZMET VERDİK

Hizmet sektöründe olmak çok zor bir iş. 1999 yılında İstanbul’da görev yapıyordum. Ve İstanbul‘da deprem oldu. Gece yarısı kalktık. Genel müdür yurtdışındaydı ve ben genel müdür yardımcısı olarak tüm sorumluluğu üstlendim. Otelde yaşamanın bir avantajı da bu. Acil durumlarda size ulaşamamaları gibi bir sorun olmuyor. Hemen bir deprem komitesi hazırladık. Bazı planlar yaptık. İlginç bir şey oldu. Oteli Japonların yapması nedeniyle güvenliği ön plana çıktı ve insanlar otelde rezervasyon yaptı. Lobide bile insanlar kaldı. Ayrıca kendi çalışanlarımızda yine otelde kaldı. Dolayısıyla depremde bile tam kapasite olan otelde 24 saat hizmet verdik.

 

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
5.00