Ana Sayfa | Kariyerim | Kariyer Yolunda | Dijital hastalık haftasonu sendromu

Dijital hastalık haftasonu sendromu

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Dijital hastalık haftasonu sendromu

Cep telefonları, Blackberry’ler, kablosuz İnternet erişimi derken her an erişilebilir haldeki çalışan bireyler, yeni bir sorunla karşı karşıya: Haftasonu sendromu...

Tatilde, hafta sonlarında, mesai bittikten sonra evde kısacası kişinin iş dışında kendini yenileyebilmek için sahip olduğu dinlenme anlarında gelen telefonlar, yanıt bekleyen e-postalar, teyit bekleyen talimatlar ve küçük bir sorun için dahi arayıp sizden ‘ilgi’ bekleyen patronlar hayatı yoksa eskisine kıyasla daha da zor hale mi getirdi? Fiziken uzakta olsak da, görünmez iplerle her an işyerine bağlı hale mi geldik? Teknolojinin çalışan bireylere sağladığı her yerden ulaşılabilir olma halinin beraberinde getirdiği bu çelişkiler, bugünlerde Amerikan iş dünyasının en çok tartışılan konularından biri. İşin ilginç yanı çalışma hayatı hukukunun en çok kafa yorduğu meselelerden biri olmaya da aday.

Gayri resmi mesai
İngiliz Financial Times gazetesinde yakın zamanda yayımlanan bir habere göre iş saatleri dışında e-postalara yanıt vermek, iş arkadaşlarınızdan gelen yazılı ya da sesli mesajları kontrol etmek ya da bir sonraki iş gününe yönelik hazırlık yapmak, gayri resmi mesai sayılabilir. Buna bağlı olarak da çalışanları iş saatleri dışında da çalışmaya itmek, yasaları ihlal etmek diye yorumlanabilir.

İş yaşam dengesi
İş ve özel yaşamın nasıl belirgin bir çizgiyle birbirinden ayrılacağı sorusu ise  henüz hiç kimse tarafından net bir şekilde yanıtlanmasa da bu konuda davalar görülmeye başlandı. Kaliforniyalı bir avukat Rex Parris’in yaşadıkları, bu konuya verilebilecek örneklerden yalnızca biri. Amerikan şirketlerine açtığı davalardan neredeyse yıllık tüm kazancına denk olan 60 bin dolarlık bir gelir elde eden Parris, kazandığı davaların ortak noktasını tek bir cümleyle anlatıyor: Teknolojinin çalışanlar üzerinde yarattığı fiziksel tahribat...

Suçlu teknoloji
Özellikle iş dışındaki saatlerde cep telefonu, BlackBerry ya da dizüstü bilgisayarlarıyla işe devam etmek zorunda kalan kişiler, kendilerine ayıracak zaman bulamamaktan yana çok dertli. Günümüzde bilgi teknolojileriyle neredeyse kapana sıkıştırılmış bir iş yaşamının ortasında kalan çalışanlar, iş – yaşam dengesi kurmakta çok zorlanıyor, boş zamanlarını değerlendirme konusunda daha az cömert davranmak zorunda kalıyor.Bu durum çalışma dünyası için yeni bir kavramın da ortaya çıkmasına neden oluyor: Hafta sonu sendromu...

Suçluluk duygusu
Çalışanların yoğun iş hayatına kendini bırakarak, boş zamanlarını ve hafta sonlarını ailesine ya da hobilerine ayırmak yerine işiyle ilgili çalışmaya devam ederek geçirdiğine dikkat çeken Kocaeli Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Aşkın Keser, bu durumun bireylerde gerilime hatta suçluluk duygusuna yol açtığını belirtiyor. Hafta sonunda yapmayı planladığı birçok aktivite arasında seçim yapmakta zorlanan, kararsızlık yaşayan çalışanlar stresle karşı karşıya kalıyor. Bu durum da bireyin yalnızca pazartesi günleri yaşadığı sıkıntının artık hafta sonlarına da yansımasına neden oluyor.

‘İşkolik’ demek yanlış
Mesaisi biten ve ofisten ayrılan çalışan, teknolojinin de sağladığı birtakım kolaylıklar sayesinde bir sonraki güne dair çalışmalarını evinde sürdürmeye devam ediyor. Ancak işe olan bu bağlılık, çoğu zaman kişilerin kişisel bir tercihi olmaktan çıkabiliyor. Uzmanlar bu grubu ‘işkolik’ olarak nitelendirmenin yanlış olacağını söylüyor.

Hafta sonu sendromunun belirtileri
•Özellikle yaptığınız şeylerden haz alamadığınızı fark edersiniz.

•Tamamen edilgin bir konuma geçmişsinizdir, yapmak istediklerinizi değil yapmanızı beklenenleri yapmaktasınızdır.

•Yaptığınız şeylerden mutlu olmamanın yanında, yapamadıklarınızdan dolayı da kendinizi suçlu hissedersiniz.

•Keşke kelimesini daha sık kullanırsınız. Yapılacaklar listesi sürekli uzar gider.

Öneriler

•İşinizi eve taşımayın

•Kendinize daha fazla zaman ayırın,

•Hafta sonları için çok fazla beklenti içine girmeyin.

•Planlı değil doğal hareket edin.

•Günlük aktiviteleri, uzun süreli aktivitelere tercih edin.

•Çevrenizdeki kişilere mutlaka zaman ayırın.

•Tatil günlerini çoğunlukla evden uzakta geçirmeye çalışın.

•Çok önemli iş toplantıları dışında hafta sonlarınızı kimseye vermeyin.

•Hafta sonlarının sadece size ait olduğunu unutmayın.

 

 

 

 

 

 

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
5.00