Kendinizi pazarlamanın 8 yolu
Ekonomi sallantıda, işiniz de… İş bulmanın avcılık becerileri gerektirdiği bu dönemde, uzmanlar kendinizi pazarlamak için bu 8 adımı öneriyor…
Ekonominin sallantıda olduğu bugünlerde hala bir işte çalışanlar da işini kaybedenler kadar huzursuz. İşinizi kaybettiniz ya da henüz değil, her iki durumda da “iş avlamak” durumunda kalabilirsiniz. Bu sallantılı dönemde kendinizi işverenler için çekici hale getirmek her zamankinden daha zor. İşte uzmanlardan pazarlık şansınızı artıracak 8 adım…
1- Adınızı özellikle e-postalarda bir marka gibi kullanın
Özgeçmişinizde kızlık soyadınızı mailinizde yeni soyadınızı kullanarak işverenin kafasını karıştırmayın. Arkadaşlarınızın koyduğu takma isimlerinse profesyonel görünmeyeceğini unutmayın. Değerlendirme ve kariyer danışmanı Marianne Adoradio “Yönetici pozisyonları sevimli e-posta adresleri olanlara gitmez” diyor.
2- İşverenin ihtiyaçlarını karşılayın
Kariyer ve üst düzey yönetici işe alım uzmanı Kathryn Ullrich, “İşverenler yuvarlak delik için yuvarlak çivi ararlar” diyor. Daha önce hiç yapmadığınız yeni bir iş yaparak kendinizi zorlamak isteyebilirsiniz. Ancak işveren için bunun önemi yoktur. Bir işe başvurduğunuz zaman o işe en uygun aday olduğunuzu gösterebilmek için kariyerinizle ilgili iyi bir hikaye anlatabileceğinizden emin olun. Ullrich’e göre “Her şey işverenin ne aradığı ile ilgili.”
3- İnternetteki profilinizi akıllıca oluşturun
Advantage Career Solutions’un sahibi Richard Phillips, “Facebook’a koyduğunuz tüm o aptalca şeyleri silin” diyor. Aynı zamanda sektörünüzle ilgili blog ya da forumlar bulun ve oralardaki tartışmalara yorumlarınızla katılın.
4- Yardım isteyin
Adoradio, “Herkese kendi yerinizde olsalardı ne yapacaklarını sorun. Kendinize bile sormayı aklınıza getiremediğiniz konuları açığa çıkarabilir” diyor.
5- Bir mesleki birlikte aktif hale gelin
Bu aidatlarınızı ödemekten ya da toplantılarda boy göstermekten öte bir şey anlamına geliyor. Kuruma yardımcı olmanın bir yolunu bulun. Örneğin bir panel için kendi alanınızdan profesyonel konuşmacılar organize edin. Yaptığınız değerinizi ve kendinize olan güveninizi artıracak, önemli bağlantılar kurmanızı sağlayacaktır. Ullrich, böylelikle sizi işe alacak kişilerle ilişki geliştirmiş olacağınız söylüyor.
6- Bir eğitim alın ya da sertifika edinin
Eğer size yeni bir beceri edindirecekse çok yardımcı olacaktır. Alanınızda kullanılan ve sizin bilgisine sahip olmadığınız yeni bir teknoloji gibi…
7- İşte yeni bir proje üzerinize alın
Phillips, “Üzerinize aldığınız yeni projede CV’nize ekleyeceğiniz bir şeyler olmalı” diyor. Yazmakta olduğunuz CV çerçevesinde düşünün. CV’nizde olmasını istediğiniz ama olmayan şey nadir?
8- Esnek olun
Çok uzun bir yola girmenizi gerektirecek bir bedel ödemek istemeyebilirsiniz. Ancak gücünüzün birazını bir yöne yöneltmeniz önünüze yeni fırsatlar açabilir. Aynı zamanda sizi çekici bir aday haline getirir çünkü işverene değişimin üstesinden gelebileceğinize dair ipucu verir.
(Kaynak: Yahoo! HotJobs)








del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
akıllı patron + aptal eleman = üretim
aptal patron + akıllı eleman = terfi
aptal patron + aptal eleman = fazla mesai
:)) buda bir bakış açısı
bunlar gereide kaldı çağa uymayı öğrenenler parayı götürür birinin kazancı için çalişanlar hep birilerini zengin eder kendi yerinde sayar ;)
Bana kalirsa bu konuda en buyuk dusman yine kisinin onyargilarda bulunup ileri adimlarda cekimser davranmasidir.
abartmıyorum cok ıyı derecede ıngılızceye hakım durumdayım . konusma okuma anlama hepsı . bunun yanısıra maleyce(sıngapru malezya ve endonezya nın konusutgu ortak dıl) bılıyorum . ama butun bunlara ragmen ben bu memlekette ıs bulamıyorum . nedenmı ? cunku ılkokul mezunuyum . ve sans bıle tanımıyor bana kımse . her kapıdan cevrıldım . yazık bu memleketın durumuna
eger karsilikli görüsmede kendinizi kanitlayamiyorsaniz vede kendinize güveniniz yoksa;Isi unutabilirsiniz..!!!
yabanci lisan bilmiyorsaniz,dis ülke tecrübeniz yoksa ( master egitimi ) yüksek posizyonlari hemen unutun...kendi imajinizi da düzeltmelisiniz...ayrica icine girdiniz elbiseyi doldurmaniz lagzim...ondan sonra para konusunda tartisabilirsiniz...Üniversiteyi sadece okumak olsun diye okuduysaniz...buraya kadar yazdiklarimi da unutun bulabilirseniz cay ocaginda calisabilirsiniz...düsünün okudugunuz konuda bilginiz yoksa kim sizi karsisina alip da vaktini bosa harcamak ister.( biraz da olaylara karsi tarafin yönünden bakin lütfen...)yurt disinda bu isler dahada sert sartlarda oluyor..Dunyanin %9 unu isim sayesinde gezdim gördüm...buna ragmen bütün bu olumsuzluklar sizleri etkilemesin...insan kisa bir süre icin baska bir is de yapabilir...herseye herzaman icin hazirlikli olun.. yasinizin size verdigi olgunlukla insanlara yaklasin hafif bir gülümseme olumlu düsüncelerle is konusmalarina gidin basarili olacaksiniz buna eminim...
Ülkü Yüksel
SAP Sr.Cosultant and Project Manager
+43664 4361404
uly_post@yahoo.de
Sayın Ülkü Yüksel size gönülden katılıyorum. olumsuzluklarımızı tamir için çaba sarfetmeliyiz. bizler önce kendimizi düzeltelim. yetiştirelim. elbette tüm dünyada olduğu gibi türkiyede de emek hırsızı bir sürü işveren tabi bunn yanına aldığı ücreti hak etmeyen bir sürü çalışan da var. fakat mutlaka verilen emeğin mutlaka bir gün dönüşü olacaktır. ben buna inaniyorum. vermeden almak yaradana mahsustur. bunu unutmadan oturduğumuz yerden bişiler beklemek beklenti içerisinde olduğumuz firmaya da yöneticilere de sizce etik dışı değil mi?
gerçekten hak eden herkesin işlerinin rast gitmesi temennisi ile..
hakikat paradan daha değerlidir..
Gerisi mi?
Gerisi laf, bunlara kalan tek gerçekler.
Sisteme paranın hakimiyeti egemen olduğu için de kendinizi en iyi şekilde paraya satmanız (pazarlamanız) gerekmektedir.
Calismak kolay birsey degildir, basari ise hic kolay degildir ve zor kazanilir.
Burada yarum yapan arkadaslarin tamaminin gozlerinden opuyorum, herkese is hayatinda basarilar diliyorum. Sonuc ne olur derseniz, calisan kesinlikle kazanir derim.
not: Buyuk olmak, kendini buyuk gormemekten baslar...
. amerikada orta yaşlı insan polislikten pilotluga geçebiliyor bizde ise 30 yaş oldu mu tama iş bitti fiş gitti diyor.sanki adam ölmek üzere ne saçma sapan bir durum burda insanların önünde her zman bir set duvar var bu duvar bir şeyler yapmayı engelliyor ve her görüşme hüsranla bitiyor.nerde o eski zamnlar ilan verilir görüşürsün ya olur ya olmaz hemen cevap verilir bizimkiler bazı örnekleri uygulamaya çalışıyor ama olmuyor unutmasınlar onlarda zorda kalabilir o yüzden insanlarımız yurtdışına kaçıyor bencede en iyisini yapıyorlar
Saygılarımla...
Yorumların bazılarında torpil ,patrona yalakalık gibi şeyler yazılmış.elbetteki bunlar ülkemizin gerçekleri.sanırım dünyanın her yerinde aynı durum vardır.ama bir gerçek daha vardır kaliteli elemanı her patron ister.iş herkesin yapabileceği vasıfsız bir işse torpil tamam.ama nitelikli bir işse torpil çok az olur.
neyse
ben şöyle bir tavsiyede bulunmak isterim.
Bütün dünyayı yaşam alanı,iş alanı düşünmek zorundayız.evinden,ilçesinden,ilinden,ülkesinden ayrılmayı göze alamayanların işi gerçekten zor olacaktır.Bu göze alıştır ki bizi geliştirecektir.çünkü bunu göze alan kişi kendini tüm dünya için hazırlayacaktır ,gerek çalışan,gerekse insan olarak.
küçük bir kasabaya göre kendini hazırlayanlar,dünyanın neresine giderlerse gitsinler arayacakları ve belki bulacakları o küçük kasabaya benzer bir yer olacaktır.
bazılarınızın hadi ya bunları söylemesi kolay dediğini duyar gibi oluyorum.keşke kolay olsaydı.ben geçtiğimiz yaz öğrendim bunu.yani yaşam alanı bütün dünya lafını.ve yaşım 49.
25-30-40 yaş hiç bir şey için geç deil.zaten siz öyle düşünmediğiniz sürece hiç bir şey için geç olmaz.sevgilerle kalınız.
Yaşar Beye katılıyorum. Ayrıca şunu da unutmamak gerekirki burada verilen tavsiyeler bence zaten genelde kurumsal firmalardaki işe alım süreçleri için uygulanan politikalardır. Patron şirketlerinde maalesef bu bilincin henüz yerleşmediği bir gerçek. Ama toplumsal bilinç öncelikle bireysel farkındalıklarla ve bilinçle başlar bunuda unutmamak gerek. Bu durumda da sizin hedefiniz neyse kazanımlarınızda zaten bu yönde olacaktır.
kimi der çok parlak bize gelmez, kimi der biz daha parlağını arıyoruz. işin aslı kimi tanıdığın.
Ben uzun yıllardır yurt dışında çalışıyorum. Bir ara İstanbul'a kesin dönüş yaptım ve uzun süre iş bulamadım. Ana dilim Türkçe ve İngilizce. 2-3 kariyer sitesinde özgeçmiş oluşturdum ve iş görüşmelerine de çağrıldım. Çok ilginç deneyimlerim oldu bu iş görüşmelerinde. Kah işverenlerin kendisiyle kah insan kaynakları firmalarıyla. Bir kere insan kaynakları firmalarıni listeden direkt sildim. Sistem ve prensip konusunda çok zayıflar. Taklitçilikten öteye geçemiyorlar. Bu konu ayrıca tartışılır. Firmalara gittiğinizde mülakat yapmayı beceremeyen sözde İK uzmanlarının deneyimsizliklerinden oluşan zayıf görüşmeler gerçekleşiyor, ve sonuç olumsuz. Şimdi, ben yıllardır yurt dışında üst düzey devlet memurluğu yapmış biri olarak ve halen devam etmekte görevim, değişik özel sektör finans kurumlarında da çok geniş bir iş deneyimine sahip biri olarak, malesef Türkiye'de kendime uygun ciddi saygın bir iş bulamadım. Fazla kalifiye birisiniz denildi çok zaman, ya da farklı ayrımcılıklar söz konusu oldu. Kısa vade de Türkiye yurt dışındaki şartlar bazında ne İK durumuna gelebilir ne de kopyacılıkla bir yere gelebilir. Ben tekrar yurt dışına döndüm ve hak ettiğim bir işte çalışıyorum ve çok rahatım. Zoraki beyin göçü malesef...
tekstilci: Kalifiye işçi bulamıyorum, yetişmiş eleman eksiğimiz var...
t.o.b : alın tekstil mühendislerini çalıştırın işçi gibi, ortalıkta onlardan çok ne var...
Geçen gün bir mobilya fabrikası mutfak takımı çizdirmek için işletmesine Mimar almak istiyomuş. Oysa sırf bu iş için açılmış üniversite bölümleri var.bunun gibi yüzlerce ilan var. Patronlar ne istediğini bilmiyor bence. Öyle özellikler istiyorlarki eleman işe başladığında 40 milyar maaş vericek sanıyorsun. oysa adam seni neredeyse asgari ücrete düşünüyor.
Kariyer cv siteleri tam bir amelelik. ne yaparsan yap cv ni veri tabanlarına kaydediyolar o kadar. bu güne kadar o sitelerden bi kişi iş bulmuşsa Allah rızası için ben burdayım diyip el kaldırsın.
Tever Sunta diye bi farbrika var şirkete Orman endüstrisi mühendisi almıyormuş. Kapdaki bekçisine sorun neden diye, o bile cevaplıyor. "Abi" diyor, "buraya mühendis alırsa, bu adam aileden buraya gelme bir muhasebeci yerimi alır diye korkuyo" diyo.
Yok benim canım ülkem adam olmaz...Böyle sürünür gideriz.
Yaşamak için köle olucaksın
para kazanmak için gömü bulucaksın.
Türkiye'de aile şirketine girip de yükseleceğini ya da hakettiği getiriye kavuşacağını düşünenleri ne yazık ki acı bir cevap bekliyor! Asla! Her ne kadar siz öncesinde başarılı olduysanız, işinizi öne çıkararak çalıştıysanız da bir an gelir ve siz artık değersiz ve işine önem vermeyen konumuna getirilirsiniz. Kurumsal bir ortamda ise yaptıklarınızın değerinin kalabalık içinde kaybolmadan bir adım öne çıkabilmesinde geliştireceğiniz ilişkiler zinciri her zaman faydalı olacaktır.
İLLAKİ İKTİDARDAKİ AVANTACILARI İŞE YARAMAZ PAHALI TEKNOLOJİYİ ÜLKEMİZE KAZIKLAYAN KARTELLER GİBİ GÖRECEKSİNŞZ...
bir kişiye mülakat aşamasında kendini tanıtması istenmesi ve adayın cv'sine bakarak sorular sorulması yeter de artar bile daha başka saçma sorular sormak başka amaçlara hizmet ediyor bence.
gülümseyin yumuşak olun
GERÇEK HAYAT ÇOK FARKLI..
HERŞEY UCUZ MALİYET EĞER TORPİLİN VARSA
İŞ VAR PARA VAR..))
sizi alanlar koltuklarından olmak istemez
son olarak eğer çalışıyor iseniz bir iş yerinde şu durumda olanları sevilmez
1- iş hakkında çok bilgi sahibi olmak
2- iş arkadaşlarınızdan fazla çalışmak
3- iş yerinde çok sesini çıkarmak
sebebi
1- çok bilgi sahibi olmak etrafınızdaki üst düzey yöneticilerin koltuğunu sallar
2- iş arkadaşlarınız sizin kendileri
nden fazla çalışmanızdan hoşnut olmaz ve sizin hakkınızda yalanlar uydurup işinize leke atarlar
3- çok konuşanı hiç bir işletme sevmez çünkü öteki çalışanlarıda kışkırtır diye
Herkes kendi mantığı çerçevesinde yorum yapmış ama peki şunu düşündünüz mü hiç?Neden artık iş bulmak zorlaştı?Neden artık şirketler az maaş veriyor?Neden ucuz maaşlı eleman istiyor?
ÇÜNKÜ:
1.Nüfus artışı(pastadan düşen pay küçülüyor)
2.Şirketlerin taklitleri çoğaldı ve aynı ürünü ya da hizmeti veren şirket sayısı normalin üzerine çıktı.Bu da şirketlerin kazancını düşürdü.Çünkü kazanç, atıyorum aynı ürünü üreten 2 şirkete gidecekken 7 şirkete gidiyor.Bu da şirketlerin karlarını düşürüyo.
3.Hal bu olunca şirketler de varlıklarını sürdürmek için her şeyden kısıyorlar.Gereksiz bir departmanı kapamak ya da bir departman kurup diğer departmanın da işini yüklüyor bu da eleman ihtiyacını kısıtlıyor, istihdam düşüyor, işssizlik baş gösteriyor.
4.Şirket karları ve geliri düşünce, şirket varlığını sürdürebilmek için; düşük maaşlı ve çok maharetli eleman tercih ediyor.Çünkü bir kaç işi daha yüklemek için.
ÖNERİM: Önce kendi uzman olduğunuz bir işe yönelin ve girin çalışın.
İŞE ALINMA SÜRECİ :
1.Bizi işe alanlar da sonuçta insandır.İnsanın bir çok eğilimleri vardır.İşe alma süreci nitelikli personelin yanı sıra İ.K görevlisinin kişisel tercihleri de olabilir.Mesela, ciddi birini daha çok sevmek ya da komik suratlı birine sempati duymak bu duygusal anlamda değil.Sonuçta onlara sizin gibi bir sürü insan gidiyor ve onlar hem şirketn kriterleri hem de kendi şahsi kriterlerine göre birini seçiyor.
ANCAK:
Bunlar muhakkak olacaktır, siz aramaya devam edeceksiniz , ve doğal olun ki çaldığınız 10 kapıdan biri mutlaka sizi içeri alacaktır.Çünkü siz de onun kişel sempatisine uygunsunuzdur.
O NEDENLE :
Tecrübenizi daha çok ön plana çıkarın ve doğal görünün , soruları içten cevaplayın, gerekirse bir örnek ile özdeşleştirin.
Ya beni almazlarsa, ya beni beğenmezsse diye saçma psikolojik düşünceleri beyninizden uzak tutun.Çünkü sizi işe alacak o İ.K görevlisi de o safhalardan geçmiştir.O da sizin gibi bir eleman.Olursa iyi olur olmazssa da vardır bir hayır diyip o şirketi ve görüşmeyi unutun gitsin.Yeni fırsatları kovalamaya başlayın.
İşssizlik zor bir durumdur, özellikle 1 yıldan sonrası, insanın aklına gerçek dışı psşkolojik düşünceler ve hayatında hiç yaşamadığı duygusal bunalımlar yaşatır.Bunları mutlaka aşın.Bunun işssizlik bunalımı olduğunu mutlaka bilin.Bunalımdan kurtulmanın en iyi yolu, bir cafeye gitmek, bir arkadaşınla çıkmak, sinemaya gitmek mümkünse haftada en az birgün bir arkadaşınızla ya da tekbaşınıza da olsanız dışarı çıkın ve en az 2-3 saat dışarda kalın.
Kendinizi soyutlamayın; dışardakiler, o takım elbiseli ya da süslü bayanlardan hiç farkınız yuok, gayet rahat hareket edin.Sonuçta herkes mutlaka hayatında bir kaç kez yaşamıştır bunu.
HERKESE BAŞARILAR DİLERİM.AÇ TA KALSANIZ , SUSUZ DA KALSANIZ BUNLARIN BİR GEÇİŞ DÖNEMİ OLDUĞUNU VE SIRANIN SİZE GELDİĞİNİ SİZİN DE SIRANIZI SAVMA DÖNEMİN DE OLDUĞUNUZU UNUTMAYIN, SIRANIZI SAVINCA TEKRAR ESKİ HALİNİZE GELMİŞ OLCAKSINIZ. VE SİZİN YERİNİZE X BİR KİŞİ İŞSSİZ KALACAK O DA YAŞAYCAK AYNISINI O DA X BİR KİŞİYE DEVREDECEK ONU BÖYLE SÜRÜP GİDECEK.. HERKESE MUTLULUKLAR, SAYGILARIMLA..
Yorumunuzu Ekleyin