Yeni dünya düzeninde “işte insan”
Mezunlar derneğinin Saint Joseph’li uzmanları bir araya getirdiği panelde “Kaynak mı, değer mi? Yeni dünya düzeninde işte insan” konusu tartışıldı.
18.05.10
Dünya piyasaları global ekonomik ve finansal krizler, doğal afetler ile sarsılıyor. Sarsılmaz dev ekonomiler, birlikler, şirketler kurtarma paketleri ile çözüm arıyor… İşsizlik önde gelen dünya ekonomilerinde yüzde 10’lar seviyesinin üzerini görüyor. Teknoloji ve globalleşme ile beraber iş yapış anlayışları ve şekilleri değişiyor. Dünyada yaklaşık 200 milyon insan ülkesi dışında çalışıyor...
Tüm bunlar olurken, Türkiye’de neler oluyor, bizleri iş hayatında neler bekliyor, kariyer seçimleri ve planlaması önemini yitiriyor mu? İnsan hala bir üretim faktörü ve kaynak mı, yoksa kurumlar ve marka değerleri için bilanço dışı bir kıymet mi? … Saint Joseph’liler Derneği 16 Mayıs’ta Özel Saint Joseph Fransız Lisesi mezunu işin uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirdiği panelde bu soruların yanıtını aradı.
Moderatörlüğünü akademisyen ve Innova Bilişim Çözümleri Strateji ve İş Geliştirme Danışmanı Dr. Cüneyt Dirican’ın yaptığı panelin panelistleri ise şöyle:
Şerif Kaynar - Korn Ferry International Ülke Müdürü ;
Barbaros Eneç - Msearch Yönetim Danışmanlık Yönetici Ortak ;
Uğur Saltık - Q-Challenge Coaching & Sparring Yönetici Ortak ;
Kerim Paker - KRM Yönetim Danışmanlık Genel Müdürü ;
Ozan Özkan - Manifesto İletişim Danışmanlığı ve Etkinlik Yönetimi Kurucu Ortak ve Genel Müdürü
Saint Joseph’liler Derneği’nin düzenlediği, “Quartier 15.00” paneli, 16 Mayıs 2010 Pazar günü Saint Joseph’liler Derneği Moda Sosyal Tesislerinde geniş bir dinleyici kitlesinin katılımı ile gerçekleşti. Daha önce medya, hukuk, Avrupa Birliği, yüksek öğrenim, global kriz üzerine yine Saint Joseph’liler Derneği üyesi, sektör lideri uzman konuşmacılar ile gerçekleştirilen panellerin bu seneki yeni başlığı, küresel krizin bir sonucu olan işsizlik rakamlarının yüzde 10’lar seviyesini görmesi nedeni ile, “İş Hayatında İnsan” olarak belirlendi.
Panelde ne konuşuldu:
Şerif Kaynar - Korn Ferry International Ülke Müdürü Şerif Kaynar: “İşler hala yüzde 70 oranında çevre ile bulunuyor”
Kaynar dünyada teknoloji ve krizler ile beraber her alanda değişimlerin yaşandığını, artık şirket organizasyonunda her seviyedeki çalışandan gelen “e-postaları” dikkate alıp cevap veren yöneticilerin iyi yönetici olarak kabul edildiğini vurguladı. İş hayatında şirket seçiminin kariyerle doğru orantılı olduğunu, doğru trene binmenin önemli olduğunu söyleyen Kaynar bu noktada, kariyer hayatında başarıya yönelik görüş ve önerilerini aşağıdaki gibi sıraladı:
1. İnsana değer veren şirketlerin seçimi,
2. Birlikte çalışılacak yöneticilerin seçimi,
3. Aday şirketin kendi alanında ve bölgesinde ilk iki içerisinde olması.
Kariyer hayatında çalışkanlığın, merak etmenin ve kendini geliştirmenin, sevilen yönetici imajını yaratabilmenin önemli olduğunu ve beyaz yakalıların özellikle kriz dönemlerinde ünvan ve haklardan feragat edebilme kültürüne sahip olmasının yeni fırsatlar doğurabileceğine dikkat çeken Kaynar Türkiye’de işlerin hala yüzde 70’ler düzeyinde çevre ile bulunduğuna dikkat çekerek, kişilerin farklı sosyal ve profesyonel çevrelerdeki ilişki yönetimlerinin önemine vurgu yaptı.
Barbaros Eneç - Msearch Yönetim Danışmanlık Yönetici Ortağı: “Gazetelerdeki iş ilanlarını dikkatli inceleyin”
Bilgi çağında yaşadığımızı ve bilgi yönetiminin önem kazandığına dukkat çeken Eneç “Bilgi bombardımanı altında yaşayan çalışanların hangi bilgiye nasıl ulaşacağını, nereden bulacağını bilmesi yeni bir kültür oluşturuyor. Adaylara şirket seçiminde gazetelerdeki iş ilanlarını dikkatle incelemelerini tavsiye ediyorum” dedi. İş ilanında aranan özelliklerde “liderlik” vasfının yanı sıra “takım oyuncusu” ifadesinin geçmesi durumunda bu iki yetkinliğinin birbirleri ile tezat oluşturduğunu söyleyen Eneç, “Aranılan pozisyonlar genelde eğer yeni bir pozisyon değilse, şirketten daha önce ayrılan bir çalışanın yerine oluyor. Başvurularda yöneticilerin kafasında genelde bir önceki çalışan akla geliyor” dedi. İş başvurularında verilen referansların gerçekçi olması gerektiğini de hatırlatan Eneç “Gerçek liderler karar alabilme özelliğine sahip kişilerdir. Yeni dönemde şirket yöneticilerinin en önemli yönetim sorunlarından biri sık iş değiştiren çalışanları kurum değerlerine katma yönündeki çabalar olacak” şeklinde konuştu.
Kerim Paker - KRM Yönetim Danışmanlık Genel Müdürü: “Çalışan performansı sadece yılda bir değerlendiriliyor”
Paker günümüze dair hızlı değişimleri ifade eden rakamsal veriler ile desteklediği konuşmasında, dünyada çok farklı dönüşümlerin yaşandığını ancak 2050 yılında sanılanın aksine bir işgücü fazlası yerine Avrupa’da yaşlanan nüfus nedeni ile istihdam açığı oluşacağına dikkat çekti. Paker Stockholm halkının yüzde 65’nin yalnız yaşadığını, şehir devletlerinin öne çıktğını, Londra’nın İngiltere ekonomisinin yüzde 66’sını oluşturduğunu söyleyerek, tüm bu kavramların çalışma ve insan hayatı üzerinde farklı sonuçlar doğuracağını belirtti. Şirket yöneticilerinin her gün e-postalarını okuduğunu, aylık olarak faturalarını ödediğini, altı ayda bir üretim hatlarının periyodik bakımlarını yaptırdığını ama çalışanların performanslarını senede bir değerlendirdiğine dikkat çeken Paker “Endüstri devrimi ile beraber sırası ile sermaye gereksinimi nedeni ile finans/ muhasebe, arz yaklaşımı ile üretim ve mühendislik, 1929 krizi ile beraber satış, sonrasında pazarlama fonksiyonları öne çıktı. Aynı şekilde personel müdürlüğü departmanlarının insan kaynaklarına dönüştü. Bu krizle beraber yeni bir eşik sıçraması gerekiyor. Çalışanlar açısından, farklılıkları bir araya getirerek kişisel inovasyonu yakalayabilmek önemli. Şirketlerde pivot pozisyonları yakalamakla pekiştirmek gerekiyor” dedi.
Ozan Özkan - Manifesto İletişim Danışmanlığı ve Etkinlik Yönetimi Genel Müdürü: “Çalışana ‘kıymet’ demek daha doğru”
Özkan katılımcılarla iş hayatında insana, iletişim ve ilişki yönetimi çerçevesinden bakarak, iletişim sektöründeki deneyimlerini ve sektörün özelliklerini katılımcılarla paylaştı. İletişim ve Halkla İlişkiler sektöründe başarılı olmanın “akil – kamil – başarı odaklılık” terminleri ile geldiğine ve insana yatırımın önemine vurgu yapan Özkan, “Türkiye’de danışmanlık kelimesinin önemi yeni yeni anlaşılıyor, danışmanlık alma kültürü de yavaş oluşuyor. CEO, Genel Müdür gibi üst yönetimlere danışmanlık yapabilmek için 7/24 çalışmak gerekiyor. Danışmanın kendisini en üst düzeyde ve farklı alanlarda donanımlı tutması gerekiyor. İşe sevgi olması durumunda başarı beraberinde geliyor” dedi. Hizmet verdikleri kurum ve kişilerin çapraz olarak birlikte iş yapabilmelerine yönelik sinerji çalışmalarını, kurum kültürlerinin bir parçası haline getirdiklerini söyleyen Özkan iş hayatında maddiyatın her şey olmadığını, çalışanın bir kaynak veya değerden çok aslında “kıymet” kelimesi ile daha doğru ifade edileceğini belirtti.
Uğur Saltık - Q-Challenge Türkiye Coaching & Sparring Yönetici Ortağı: “İsme gidiyor ama yöneticisi yüzünden istifa ediyor”
Saltık krizlerde bir gecede şirketlerin strateji, organizasyon ve vizyonlarının değişebildiğini ama insanın değişmediğine atıfta bulunarak, şirketlerin ve çalışanların güçlü yönlerine odaklanması gerektiğini söyledi. Sporla iş hayatının birbirine çok yakın örnekler içerdiğini belirterek NBA’den örnek veren Saltık “Başarılı olanlar, şampiyonlar kazanırken kendilerini geliştirebiliyor. Kaybederken bu mümkün değil. Yüzde 20’lik insan kaynağı ve yüzde 20’lik müşteri kesimi şirket başarısının genelde yüzde 80’ini oluşturuyor. Bu nedenle bu güçlü yönlere daha çok odaklanılması gerekiyor” şeklinde konuştu. Çalışanların iş seçiminde firma isimlerine ve marka değerlerine baktığını ama patron ya da yöneticileri nedeni ile istifa ettiğini belirten Saltık “Bunun şirket marka değerleri üzerinde önemli bir etkisi var. X ve Y kuşağı çalışanları arasındaki kültür farklılıklarının giderilmesi önemli. “Görmeden inanan” yöneticilik vasıfları, koçluk kültürü liderlik pozisyonlarında yeni dünya düzeninde önem kazanıyor.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin