Aydın Demirer: Hayata taze bir başlangıç
Dünyanın en iyi işinde çalışıyor olsak da, zaman zaman gözümüz dışarıda olur. ‘Keşke şu işi yapsaydım, başka bir yerde çalışsaydım’ diye düşündüğümüz günlerin sayısı az değildir.
Ünlü İtalyan sinema yönetmeni Antonioni’nin iki isimli bir filmi vardır. Reporter ya da Passenger. Filmin başrol oyuncusu Jack Nicholson, işinden, ailesinden bıkmış çok ünlü bir Amerikalı gazeteciyi canlandırmaktadır. Günün birinde Afrika’da haber peşinde koşarken, kendisine fizik olarak çok benzeyen birinin ölmesinden yararlanarak, pasaportları değiştirir ve hayata, hiç tanımadığı bir adamın kimliğiyle ikinci bir başlangıç yapar.
Bulursanız, mutlaka izleyin. Hem anlattığı hikaye, hem kameranın kullanımı vs. pek çok açıdan çok çok güzel bir film.
Hayata yeni bir başlangıç şüphesiz son derece büyülü bir düşünce. Dünyanın en iyi işinde çalışıyor olsak da, zaman zaman gözümüz dışarıda olur. ‘Keşke şu işi yapsaydım, başka bir yerde çalışsaydım’ diye düşündüğümüz günlerin sayısı az değildir.
Ama hayal kurmanın ötesinde, ciddi ciddi bu “hayata taze bir başlangıç” yapmak da mümkün.
Sıkıldıysanız, denemekte şüphesiz yarar var.
Bence iş hayatına yeni bir başlangıç konusunu kafaya taktıysanız, öncelikle işi gücü düşünmeyeceğiniz uzunca bir tatil yapın. Deniz kenarını mı, dağ başını mı, neyi tercih ediyorsanız orada bir süre kafanızı dinleyin. Doğu felsefecilerinin tabiriyle ruhunuzu arındırın. Kolay değil hayatınızın dönüm noktalarınızın birindesiniz.
Tatilden sonra oturup çalışma hayatınızın bir bilançosunun çıkartın. İş hayatınız boyunca nerelerde ve nasıl başarılı oldunuz? En güçlü yanlarınız hangileri? Neredelerde güçsüzsünüz, nasıl bir takviyeye ihtiyaç duyuyorsunuz? Şimdiye kadar nerelerde hata yaptınız? Acaba bu hatalardan ders aldınız mı?
Bu arada eskiden kalma ayağınıza dolaşan işleriniz varsa bunları bitirin. Yeni bir işi oturtmaya çalışırken, geçmiş dönemlerden kalma pürüzlerle uğraşmaya vaktiniz olmayacak.
Bence acilen yapılması gereken işlerden biri de yeni elemanlarınızın seçimi… Bunca yıldır çalışıyorsunuz, piyasayı, o piyasanın insanlarını biliyorsunuz. Onların arasından yanınıza kimleri alırdınız? Önce büyük bir liste hazırlayın. Sonra yavaş yavaş eleyerek devam edin. Kimin hangi boşluğu dolduracağını iyi hesaplamanız lazım. Başta iyi bir yapı kuramazsanız, su geçerken at değiştirmek güç olabilir.
Eleman seçiminde kalite kadar güven de önemli. Biraz tecrübe ya da bilgi eksiği olsa da mutlaka güven duyduğunuz adamları seçin. Tecrübe ve bilgi eksiği giderilebilir. Ama güven için aynı şeyi söylemek zor olabilir. Kaç tanıdığım dolandırıldı, sayısını bilmiyorum. Benim de çok kötü tecrübelerim oldu.
Tabi şunu da söyleyelim. Hayata yeni başlangıcı kendi işyerinizde, başka bir pozisyonda da yapmak isteyebilirsiniz. Ama bu durumda daha önce çalıştığınız departmandan eleman almak pek doğru görünmeyecektir.
Peki karar verdiğiniz işi yapmakta kesinlikle emin misiniz? Şüpheleriniz var mı? ‘Acaba başka bir alan daha mı iyi olur’ diye düşünüyorsanız, bu işe girmeyin. Girmeye düşündüğünüz alanlarda çalışanlarla görüşmeye çalışın. Onlardan sektörün yapısı, dikkat edilmesi gereken noktalar konusunda bilgi almaya çalışın.
Bu arada bol bol biyografi kitabı okuyun. Ben bunun yararına inanan insanlardanım. Sizi bedavaya hayat tecrübesi sahibi yapıyor.
Unutmadan… Potansiyel müşteri portföyünüzü belirlediniz mi? Kimlerle çalışacaksınız, bunlar nasıl insanlardır?
Rakiplerinizi iyi tanıyın. Sizin seçtiğiniz alanda faaliyet gösteren şirketlerin ne tür eksiklikleri var? Onların eksikliği sizin güçlü yanınız anlamına gelir.
Bu arada halkla ilişkiler bölümünüzü güçlü tutmaya özen gösterin. Kalite ne kadar önemliyse, ürünü ya da hizmeti tanıtmak da o kadar önemli. Bir arkadaşımın iki sene önce açtığı bir butik otel, çok iyi bir halkla ilişkiler politikası sayesinde, açıldığı kentin bir numaralı oteli haline geldi.
Her şey iyi gitti, iş yerini açmak üzeresiniz. Kendinize bir hedef koyun. Diyelim ikinci yılın sonucu için bir rakam belirleyin. Örneğin bir milyon dolar hedeflediniz ama ancak 250 bin dolar kar elde ettiniz. Her şeyi yeniden bir gözden geçirin, hedeflerinizi daha gerçekçi rakamlara çekin.
Daha da kötüsü var. İki yılın sonunda zarar ettiniz. Peki zarara ne kadar süre tahammül edeceksiniz? Bunun için biriktirdiğiniz para ne kadardı? Bana sorarsanız ikinci yılı da zararla kapatırsanız ufak ufak iş yerini kapama yoluna gidin. Fazla ısrara gerek yok. Hem başka bir işte yeniden başlamak için ise kendinize biraz zaman tanımış olursunuz.
Her şey giderek kötüye mi gidiyor? Üzülmeyin. Dünyadaki her girişim başarılı olacak diye bir kural yok. Emeklilik hayallerinizi gerçekleştirin. Güney’e gidin. Balık tutun. Domates yetiştirin.
(Aydın Demirer - 23.05.10)







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin