Aydın Demirer: İşten adam çıkarmak... İşlerin en sevimsizi
İş dünyasının pek çok tatsız yanı olabilir. Sabah yataktan erken kalkmak, zaman zaman sevimsiz yöneticilerle uğraşmak... Bazı hafta sonları çalışmak...
İş dünyasının pek çok tatsız yanı olabilir. Sabah yataktan erken kalkmak, zaman zaman sevimsiz yöneticilerle uğraşmak... Bazı hafta sonları çalışmak...
Ama bunların en sevimsizi şüphesiz işten adam çıkartmaktır. Hem çıkartan, hem çıkartılan için çok zor bir süreçtir bu.
Ben her iki duyguyu da yaşadım.
İnsana işten çıkartıldığını bildirmek zordur. Lafa nereden başlayacağınızı bilemezsiniz. Durumu açıkladıktan sonra karşınızdaki önce şaşırır, sonra üzülür, teskin etmeye çalışırsınız. Söyleyecek çok birşey bulamazsınız...
O güne kadar ekibin bir parçası olan kişiye “artık sen bizim aramızda değilsin” demek güçtür.
Peki işten çıkartılan taraf olmak daha mı kolay?
Size son deneyimimi anlatayım. Altı yedi yıl önce olmalıydı. Bağlı olduğum genel müdürle birlikte uzun bir süredir çalışıyorduk ve ortak dil tutturmuştuk.
Bir cuma akşamı geç vakit aradı. Ertesi gün sabah 10:00’da beni ofiste beklediğini söyledi. Hafif sarhoştu. Cumartesi günleri çalışmıyorduk. İşbaşına yeni bir yönetim gelmişti. Belli ki ortada nahoş bir durum vardı. Sabah gittim. Asistanı ve kendisinden başka kimse yoktu. Benim odam onunkinin yanındaydı. İki, üç saat kadar bekledim. Olan biten belliydi aslında. Yeni yönetim beni istememişti. Ve yöneticim bunu bana söyleyemiyordu. Sonunda, ona baskın yapmaya karar verdim. Odasına girdim. “Ben size olanları anlatayım mı” dedim. “iyi olur” dedi. “Beni işten çıkardılar değil mi” dedim, “evet” dedi. Sonra ben kendisini teskin etmeye başladım. Üzülmemesi gerekirdi. Bir kere görevden almayı yeni yönetim yapmıştı ve kendisinin bunda hiç bir dahli yoktu. Yeni yönetim tanıdıkları birini getirmek istiyorlardı, bu da iş yaşamında son derece doğaldı. İkincisi, ciddi bir tazminat alacaktım. Üçüncüsü, işsiz kalmayacaktım çünkü birkaç teklif almıştım ve tazminatımı bırakmamak için onlara olumlu cevap veremiyordum.
Sonunda, yapılmayanı yapmış, odadan çıkarken onu teskin etmeyi başarmıştım.
İşten atılma nedeni çok önemlidir aslında.
Çıkartılan kişi bunu haketmiş midir? Haketmişse bu sizin vicdanınızı bir ölçüde rahatlatır. Diyelim, kadronuzda sürekli hata yapan bir insan var. Yaptığı hiç bir işin sonucuna güvenemiyorsunuz. Dahası, çok ağır ve zamanının programlayamıyor. Elindeki işe 15 gündür “yarın bitireceğini” söylüyor. Sonra siz oturup 15 gündür bitmeyen işi üç-dört saatte hallediveriyorsunuz.
Acaba onunla çalışmak zorunda mısınız?
Bir de hiç hak etmeyenler var... Bu konuda iş önemli ölçüde size düşüyor. Ne yapıp yapıp adamlarınıza sahip çıkmanız gerekliyor.
Diyelim patronunuz her yılbaşı bir personel temizliği yapmayı seviyor. Bunu da keyfi olarak yapıyor. İşte burada hayli sevimsiz bir durum var demektir. Bir keresinde, yukarıdan “kadronun dörtte birini işten çıkartacaksınız” emri gelmişti. Oysa çok az kişi bir işi yapmaya çalışıyorduk ve birbirini tamamlayan kompakt bir ekip kurmuştuk. Bir kişinin bile gitmesi kayıp olacaktı. Üç bölüm yöneticisi birden bağlı olduğumuz yöneticiye kimseyi çıkarmama konusunda direndik. Patronumuzu yumuşatıp ikna etmeyi başardık.
Karşılaşılan en ciddi sorunlardan biri sizin işten çıkartmak istediğiniz kişinin yukarıdan korunuyor olması... İşe yeni başlamıştım. Hiç işime yaramayan, verilen hiç bir işi zamanında ve doğru olarak yapamayan, bütün bu olumsuz niteliklerine rağmen kendisini çok becerikli sanan, üstüne üstlük kavgacı ve kaba birisi vardı. Çıkarmak istiyordum ama yönetimdeki önemli adamlardan birinin akrabasıydı ve çıkarmama izin verilmiyordu. Bir süre kendisine tahammül etmek durumunda kaldım ama ilk tensikatta bir punduna getirip işten çıkardım.
Bir de haddini bilmezler vardır.
Yıllar önce Nokta dergisindeyiz... Rahmetli Ercan Arıklı da aramızda. İşe yeni başlamış tıfıl bir çizer vardı. Elinde İtalyanların haftalık dergilerinden Espresso ya da Panorama ile içeri girdi ve ünlü İtalyan çizer Altan’ın sayfasını açarak “Bu da çizgi mi” diye dergiyi masaya fırlattı.
Çocuk odadan çıkar çıkmaz Ercan Arıklı “yarın bu çocuğu işten çıkartın” dedi. Arıklı ertesi gün iki haftalığını seyahate çıkacaktı. Olayı unutur diye düşündük. Seyahatten döner dönmez ilk sorusu “çocuğu işten attınız mı” oldu. “Hayır” cevabını alınca, yayın yönetmenimiz Arda Uskan’a dönüp “sen bunu atmazsan yarın o seni attırır” dedi. Haksız mıydı?
Evet, en sevimsiz iş... Ama en kaçınılmaz olanlardan da biri... Yine de imkanınız varsa uzak durmaya çalışın.
(Aydın Demirer – 03.01.2010)







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin