Ana Sayfa | Yazarlar | Aydın Demirer | Aydın Demirer: Kariyer evet ama nerede?

Aydın Demirer: Kariyer evet ama nerede?

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Aydın Demirer: Kariyer evet ama nerede?

Okul bitti. Tatilden de dönmüş olmalısınız. Önümüz sonbahar. Şimdi işi ve kariyeri düşünme zamanı… Peki ama nerede, hangi koşullarda? Öncelikle size bir öykü anlatayım...

Geçen cumartesi, uzun zamandır ertelediğim bir işi yapmak üzere Levent’teki büyük alışveriş merkezlerinden birine gittim. Scanner ve fotokopi işlevleri de olan bir lazer yazıcı alacaktım. Oldukça ünlü bir elektronik eşya marketine gittim. Önce bütün makineleri gözden geçirdim, aşağı yukarı bir fikir edindim. Ardından bana yardım edecek birisini aradım. 10 - 15 dakika sağa sola bakınıp beklediysem de böyle birini bulamadım. Koca mağazada üniformalı tek bir kişi vardı o da başka bir müşteriyle ilgileniyordu. Ondan rica ettim. Arkaya doğru, “Ali Aaabi” diye bağırdıysa da maalesef olumlu bir sonuç elde edemedi. Orada, yakalarında başka şirketlerin kartları olan gençler vardı. Onlardan biri geldi. “Benim alanım değil ama yardımcı olmaya çalışayım” dedi. Makinelerin kutularının içinden manüelleri çıkartıp okumaya başladı. Hayretle kendisini izliyordum. Sonunda “tam isteğiniz gibi bir printer buldum” dedi. Ama printerin hemen önündeki satış kartonunda “laser” değil “ink jet” yazıyordu. Onu gösterince “hımm” deyip yeniden başka printerların manüellerine yöneldi. Teşekkür ederek çıktım.

İki üç kat altta, yaklaşık bir yıldır faaliyette olan bir elektronik mağazası daha vardı. Kapıda güler yüzlü biri “hoş geldiniz” diyerek karşıladı. Arkasından başka biri “yardımcı olup olamayacağını” sordu. “Lazer yazıcı” aradığımı söyledim. Yazıcılarla ilgilenen satıcıyı çağırdı. O da bütün modeller hakkında bilgi verdi. Bana en uygun gelenini satın aldım.

İşte size sıcağı sıcağına yaşanmış bir şirket öyküsü...

Adı sanı büyük elektronik mağazasında işe başlarsanız doğru dürüst bir kariyer pek mümkün olamayacak. Ne kadar iyi bir eleman olursanız olun, yapacak fazla bir şey yok. Sistem o kadar kötü kurulmuş ki…

Peki kariyer için nasıl bir başlangıç yapmalı? Tabii ki bu işin bir kuralı yok. Anlattığım hikayede olduğu gibi adı çok duyulmuş bir şirketin içi çok farklı çıkabiliyor. Ama yine de şirketi önceden tanımak için elinizden geleni yapın. Mağaza zincirleri varsa mutlaka gidip inceleyin. İnternete girin, o şirkette çalışmış tanıdığınızın tanıdığı filan varsa kendisiyle konuşun.

Kariyerinize nereden başlayacağınız konusunda öncelikle dikkat etmeniz gereken pek çok şey var. Bir kere sizi mülakata alan kişinin ya da kişilerin kurumu nasıl temsil ettiği çok önemli.Buradan şirketin konumu, duruşu, felsefesi hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Okulu bitirdikten sonra çok ünlü bir sigorta şirketinin sınavına girmiştim. Yazılıyı verip mülakata alındım. Mülakatı yapan kişi bana “nitelikleriniz yüksek, burayı beğenmezsiniz” dedi anda, koskoca şirketin karizmasını yerle bir etti. Adam resmen şirketin, kalite açısından bana uygun olmadığını söylüyordu. Birkaç gün sonra telefonla beni çağırdıklarında gelmeyeceğimi söyledim. Mülakatçı haklı çıkmıştı. Orada çalışmayacaktım. Ama bunun nedeni “yüksek niteliklerim” değildi. Görüşmeyi yapan adam böyleyse kim bilir şirket nasıldır diye düşünmüş olmamdı.

Malum mülakatçı (genelde insan kaynaklarının başında olun insandır), kurumun vitrinidir. Tecrübeli, bilgili ve akıllı olmalıdır. Sizi tanımaya çalışacaktır. Ama siz de boş durmayın. Sorduğu sorularla, genel yaklaşımıyla, hali tavrıyla hem onu hem de şirketi tanımaya çalışın. Böylece şirket hakkında ipuçları elde edebilirsiniz.

Ünlü İtalyan yönetmen Antonioni’nin “Yolcu (Passenger)” diye olağanüstü güzel bir filmi vardır (Bulması oldukça güç, ABD, İngiltere, Fransa Amazon.com’larında yok. İtalya’nın Amazon benzeri kitap şirketinde keza öyle. Bana bir arkadaşım buldu). Filmde, kuzey Afrikalı genç bir kabile lideri, kendisiyle röportaj yapan Batılı gazeteciye şöyle der: “Cevaplarımın beni anlatmasını istiyorsunuz. Ama esas, sorularınız sizi ele veriyor.” Bence dünyanın en iyi film dialoglarından biridir. Her röportaja gidişte aklıma gelir bu sahne.

Kariyer hakkında söylenecek lafım bitmedi. Konu zengin, anlatacak daha çok şey var. Biraz uğraşsam kitap bile çıkar. Uzun lafın kısası, devamı haftaya…

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0