Ana Sayfa | Yazarlar | Aydın Demirer | Murat Arın: Düşüşe kısa bir ara mı verilecek?

Murat Arın: Düşüşe kısa bir ara mı verilecek?

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Murat Arın: Düşüşe kısa bir ara mı verilecek?

İlk satış dalgası çok önemli düşüşler getirmedi ama bu trendin yılın ikinci yarısında dalga dalga devam edeceği anlaşılıyor.

Küresel piyasalarda volatilitenin çok arttığı, iniş çıkışların çok hızlı yaşandığı bir haftayı geride bıraktık. Piyasalar önce çok sert düşüşler yaşadı, ardından çok hızlı bir biçimde toparlandı. Özellikle borsalar ve emtia fiyatlarındaki hareketler baş döndürücüydü. İMKB-100 Endeksi iki günde yüzde 5 düştü, sonra yüzde 6 kadar yükseldi. Petrol dört dolar gerileyerek 67 dolara indi, sonra 48 saat içinde yüzde 12 artarak 75 dolara çıktı. Özetle haftanın ikinci yarısında beklentiler bir anda olumluya döndü. Üstelik bunun için somut bir neden de olmamasına karşın.

Piyasalarda konuşulan fiyatların aşırı düşmüş olduğu, teknik analiz açısından aşırı satım bölgesine girildiği gibi nedenler sıralayabiliriz. Ancak işlerin tamamen düzeldiği ve bundan sonra da iyiye gideceğini söyleyen varsa bile sayıları çok az. Hafta başındaki satışlar İspanya'da bir bankaya el konması ve dört bankanın zorla birleştirilmesi haberleriyle tırmandı. Belki bu haberlerin ardından satışların bu kadar şiddetli olması abartılıydı, bunun için yukarı tepki de sert oldu.

"Bundan sonra ne olacak?" sorusuna gelirsek; öncelikle temel sorun yerli yerinde duruyor. Borç krizi ülkeden ülkeye sıçramaya devam ediyor. Geçen hafta gündemi İspanya belirledi, bir süredir yeni hükümet kurulması nedeniyle unutulan İngiltere'nin ne zaman yeniden sorun olarak gündeme yerleşeceğini bilemiyoruz. Gündemden düşen bir ülke de İrlanda ve geçen hafta İrlanda'nın piyasaları karıştırmaya yetecek potansiyeli olduğuna dair bir uyarıcı haber Wall Street Journal'da yer aldı. Bununla birlikte son dönemdeki görüntü, Portekiz ve İrlanda gibi ekonomisi küçük ülkelerin değil, önce İspanya ve İngiltere, daha sonra ise İtalya, Japonya ve ABD'nin sorunlarının borç krizinin yönünü çizeceği şeklinde.

Piyasalar açısından, fazla gündeme taşınmayan ama alttan alta yürüyen bankalara küresel vergi konusunu da unutmamak gerekiyor. AB, bu borç krizindeki spekülasyonları da dikkate alarak bankalarla ilgili çalışmalarını hızlandırdı. İngiltere ve Fransa bazı açılardan düzenlemelere karşı çıkıyor, ABD ve Almanya ise bankalara düzenleme getirilmesine yönelik adımları destekliyor. Küresel vergiden Türk bankalarına 40 milyar TL'ye varan bir fatura çıkabilir. Karar ise Haziran sonundaki G20 Liderler Zirvesi'nde alınacak.

Piyasalarda oluşan olumlu havayı da dikkate alırsak bu durum iki üç hafta sürdürülebilir. Henüz teknik göstergeler onaylamadı ama borsalarda yüzde 6-7 civarında artışlar yaşanabilir. Orta vadeli düşünenler bu kısa hareketi kovalamaya çalışmamalı. Dalgalanma arttı ve piyasalar bir anda yön değiştirebiliyor. Bu ilk satış dalgası çok önemli düşüşler getirmedi ama bu trendin yılın ikinci yarısında dalga dalga devam edeceği anlaşılıyor.

Euro-doların geçen hafta iki kez 1.2140 seviyesinden yukarı sıçraması ilginçti. 1.21 civarındaki destek çalıştı, en azından şimdilik. Bu olumlu hava paritenin 1.25'in üzerine çıkmasını sağlayabilir ama euro’nun yükselişinden söz edebilmek için 1.28'in üzerinde işlem görmesi gerekli. Euro’da orta vadede 1.12 ve 1 seviyelerine düşüş beklentim sürüyor.

Bir yandan teşviklerin sona ermesi bir yandan da borç krizinin patlak vermesiyle ABD ve Avrupa'da büyüme sorunları yeniden ön plana çıkacak. Öte yandan euro’nun geleceği belirsiz. Avrupa'da bankalar Avrupa Merkez Bankası'nın desteğiyle ayakta duruyor ve başkan Jean-Claude Trichet'nin "destek vermeyeceğiz" demesi bile birkaç saat içinde bankacılık sisteminin kilitlenme noktasına gelmesine neden oluyor. Ciddi bir yükseliş iyi bir satış fırsatı verebilir.

ABD'de para arzı 1930'daki gibi azalıyor

Sıfıra yakın faiz oranlarına rağmen ABD'de M3 para arzı 1929-1933 arasında görüldüğü gibi hızla daralıyor. M3 arzı geçen yaz daralmaya başladı ve daralma hızı gittikçe artıyor.

M3 arzı ABD ekonomisinin yönüne dair uyarı işareti olarak izleniyor ve bir yıla kadar varan bir sürede önceden yönü gösterebiliyor.
Nisan'da para stoku 14.2 trilyon dolardan 13.9 trilyon dolara indi. Bu düşüş yıllık yüzde 9.6 daralmayı işaret ediyor. M3 para arzının düşmesi durgunluğun ötesinde deflasyon kaygılarını da artırıyor. Çekirdek enflasyon zaten 1966'dan bu yana en düşük seviyeye inmiş durumda.
M3'deki düşüş Büyük Buhran’dan bu yana yaşanmamıştı. Bunun ağırlıklı sebebi, düzenleyici kurumların bankaların sermaye rasyolarını artırmaları ve riskli varlıkların azaltılması için baskı yapması. Böylece bankalar bilançolarını küçültürken ABD düzgün bir ekonomik iyileşme kaydedemiyor. (www.finanstrend.com)

(Murat Arın - 30.05.10)

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0