Ana Sayfa | Yazarlar | Barış Tişli | Barış Tişli: Kurum katkılı planlar ve BES

Barış Tişli: Kurum katkılı planlar ve BES

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Barış Tişli: Kurum katkılı planlar ve BES

Bireysel emeklilikte büyüme etkisinin mimarı kurum katkılı planlar olacak

2003 yılından bu yana hayatımızda olan Bireysel Emeklilik Planları, bu tarihten itibaren şirketlerin çalışanlarına sunulan yan haklar arasında yerini aldı. Aradan geçen altı yılı değerlendirdiğimizde, katılımcı sayılarının birbirini takip eden yıllarda katlanarak büyüdüğünü ve 2009’un Ekim ayı sonunda aşağıdaki rakamlara ulaştığını söyleyebiliriz.

Gönüllü Grup Planı Sayısı: 6.101

Yerli Firmalardaki Gönüllü Grup Sayısı: 5.575

Yabancı Firmalardaki Gönüllü Grup Sayısı: 526

Gönüllü Grup Planlarındaki Toplam Katılımcı Sayısı: 412.481

Kurum Katkılı Grup Planı Sayısı: 1.252

Yerli Firmalardaki Kurum Katkılı Grup Sayısı: 1.080

Yabancı Firmalardaki Kurum Katkılı Grup Sayısı: 172

Kurum Katkılı Gruplarda Toplam Katılımcı Sayısı: 90.946

Bu tabloyu biraz daha yakından incelediğimizde, kurum katkısı yapmaksızın en az 10 çalışanın bir araya gelerek oluşturduğu gönüllü grupların sayısının kurum katkısı yapan şirketlerden (gruplardan)  neredeyse iki kat daha fazla olduğunu görmek mümkün.

Kurum katkılı planların yıllara bağlı artış hızı sabit olmakla birlikte gönüllü grupların bir süre sonra kurum katkılı planlara dönüşeceklerini, böylelikle kurum katkılı planlarının önümüzdeki yıllarda daha hızlı bir büyüme sergileyeceklerini söylemek yanlış olmayacaktır.

Sistemin büyümesinde pek çok faktörün etkili olduğunu söylemek mümkündür. Ancak genel bir değerlendirme yapacak olursak; kurum katkılı ve gönüllü grup sayısının artmasında en önemli katkıyı bankaların etkin birer satış kanalı olarak kullanılmış olmasının yaptığını söyleyebiliriz. 6 yılda sayısı yaklaşık 7.350’ye ulaşan kurum katkılı ve gönüllü grup sayısının hizmet sağlayıcılar tarafında memnuniyeti beraberinde getirmesinde, banka satış kanalının etkin kullanımı önemli bir rol üstlenmiştir. Bankaların kurumsal müşterilerine, çalışanları için emeklilik planı hizmeti sunması bu hızlı yükselişinin en önemli mimarlarından biri olmuştur.. Bankaların etkin birer satış kanalı olarak hizmet vermesi yaklaşımı, özellikle 2007 yılından başlayarak sisteme genel katılım düzeyini olumlu etkilemiştir. ..

Dünya nerede, biz neredeyiz?

Peki Türkiye bugün geldiği nokta itibariyle nereye ulaştı? Başka ülkelerle karşılaştırdığımızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor? Genel bir karşılaştırma yaptığımızda, özellikle kurumsal pazarın halen küçük fakat büyümeye çok müsait bir alan olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, Avrupa Birliği’ne entegrasyonunu yakın bir tarihte tamamlayan Polonya’nın bugünkü özel emeklilik planlarına baktığımızda pazarın yüzde 95’inin grup emeklilik planlarından oluştuğunu gözlemlemekteyiz. Yine Çek Cumhuriyeti’nde bu oran yüzde 61’ken Türkiye’de 2009 itibarı ile sözkonusu oran yüzde 24’tür. Pazar uygulamalarına bakıldığında, Polonya’da şirketler çalışan brüt maaşının yüzde 7’sini, Macaristan’da yüzde 4’ünü, Brezilya’da yüzde 9.95’ini, Çek Cumhuriyeti’nde ise yüzde 3’ünü sisteme vermektedirler. Bu oran Türkiye’de ise tıpkı Çek Cumhuriyeti’nde olduğu gibi yüzde 3 düzeyindedir. Gidişata baktığımızda, piyasanın hem Türkiye’de hem de sözü geçen ülkelerde orta vadede daha büyük yüzdelere ulaşması beklenebilir.

Hakediş (vesting)önemli bir adım oldu, beklentileri artırdı

Türkiye’de kurumsal katılımcı sayısını artırmak için atılan en önemli adım, mevzuatta yapılan yasal bir düzenleme ile Hazine Müsteşarlığı’nın 2008 Ağustos’ta yürürlüğe soktuğu ’hakediş’ (vesting) uygulaması oldu. Kurum katkı payının çalışan ayrıldığında kurumda kalması esasına dayalı olan yasal düzenlemenin kurum katkısı yapacak şirketlerin sayısını artırması ve böylece piyasa hacminin büyümesine katkıda bulunması beklenmektedir. Ancak dünyada etkileri 2008 Ekim ayından itibaren hissedilen, Türkiye’nin de aynı endişe ortamını yaşadığı küresel krizin de etkisiyle yasanın katılımı artırmadaki etkilerini görmek için henüz erken olduğunu düşünmekteyiz. Ancak krizin etkilerinin azalmasıyla, ’hakediş’ uygulamasının katılımı artırması kuvvetli bir beklentidir. Yine de açıklıkla ifade etmeliyiz ki; kurumsal katılımın büyümesi için yalnızca “hakediş” uygulaması yeterli olmayacaktır. Buna ilave olarak daha fazla vergi teşviği eksik kalan halkayı tamamlayacaktır. Emeklilik planları için brüt maaşın yüzde 10’luk tutarının vergiden muaf olması katılımcılar tarafından düşük bulunmaktadır. Örneğin İspanya’da bu oran yüzde 100’dür. Türkiye’de ise bu oranın yüzde 20’ye çıkartılmasının Bakanlar Kurulu kararına bağlıdır. Bugün bireysel emeklilik sektörünün en önemli beklentilerinden biri, işte bu kararın alınması ile ilgilidir. 

Önümüzdeki üç yıl içinde ’hakediş’ uygulaması ve benzeri desteklerle kurum katkılı planların 2009’a göre daha fazla olmasını bekleyebiliriz. Ancak bu artışın daha kuvvetli olması ve bireysel emeklilik siteminin arzu edilen büyümeyi yakalayabilmesi için vergi teşviği uygulamasının yeniden düzenlenmesi ve oranların yükseltilmesi önemli bir pozitif etki yaratacaktır.

(Barış TİŞLİ – Kasım 2009)

Mercer

Subscribe to comments feed Yorumlar (1 Yorum Eklendi):

serkan Tarih: 06 June, 2011 03:37:51
avatar
Bireysel emeklilik sistemine hangi firmadan girerseniz girin kârlısınız..Çünkü mevcut SGK'ya ek getirilen bir sistem ve sisteme girdiğiniz andan itibaren ortalama %25 lik bir vergi avantajı gibi ciddi bir kâr ile başlıyorsunuz..Şirketler arası geçişlerde yapabiliyorsunuz..O yüzden bu sistemi her zaman destekliyorum
Thumbs Up Thumbs Down

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0