Ana Sayfa | Yazarlar | Burçak Güven | Burçak Güven: Finansal risk eğilimi ve içinizdeki ilk insan!

Burçak Güven: Finansal risk eğilimi ve içinizdeki ilk insan!

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Burçak Güven: Finansal risk eğilimi ve içinizdeki ilk insan!

Vadeli İşlemler Borsası'nda (VOB) büyük kazanç umutları suya düşen arkadaşımdan (ki kendisi bir erkek - bu açıklamamın nedenini birazdan anlayacaksınız) daha önce bahsetmiştim.
Geliştirdiği bir teknik analiz ve formülasyon sayesinde birkaç yıl içinde 100 milyon dolar kazanacağı iddiasıyla işe girişmiş, bir süre de epey başarılı gitmişti. Ama sonra 'piyasaların aşağı' hareketine göre pozisyon aldığı halde endekslerin tam olarak ne zaman çakılacağını bilemediği için oldukça stresli, uykusuz günlerin ardından büyük paralar kaybetmişti. Bu yüzden de pozisyonunu açık tutamamış, zarara katlanmak durumunda kalıp VOB'dan çıkmıştı.
Sonuçta bu yoğun stresten kurtulmuş, birkaç ay etrafta huzur içinde dolaşmıştı ki hafta başında odama gelip aniden yumurtlayıverdi: "Fena halde risk alma isteği geldi yine bana!" Açlık ya da uykusuzluk gibi aniden bastıran bu istek kendisini de şaşırtmıştı... Zira daha birkaç gün önce 'tekrar girsem mi' acaba diye düşünürken böyle bir karmaşaya bir kez daha tahammül edemeyeceğini, hiç motivasyonu olmadığını hissettiğini anlattıktan sonra da ekledi: "İki günde ne değişti anlamadım ama çok merak ediyorum doğrusu!" Arkadaşımın içinde aniden hortlayan bu risk canavarının neyle beslendiğini merak etsem de makul bir cevap bulamadım ve "aman bak dikkatli ol" türünde bir şeyler geveledim.
Ama birkaç gün sonra yeni yayınlanan birkaç araştırma hakkındaki yazıları okurken beynimde bir ışık yandı ve sanırım arkadaşımın içinden pörtleyen parasıyla risk alma dürtüsünün kaynağını buldum.
Avrupa ve Amerika'nın çeşitli üniversitelerinde (Minnesota, Amsterdam MIT, UC; Santa Barbara, Arizona State) yürütülen bir seri araştırma sonuçlarına göre erkek nüfusu fazla olan bölgelerdeki/ şehirlerdeki ya da çiftleşme/eşleşme isteği taşıyan erkeklerin ekonomik risk alma, kötü finansal kararlar verme olasılığıyla borçluluk oranları artarken para biriktirme ve temkinli hareket etme eğilimleri düşüyor... Aslında bu durumu basitçe şöyle açıklamak da mümkün: Dünyanın en lüks otomobillerinden Porsche Carrera GT'nin, para/değer ekseninde pek de 'iyi bir alışveriş' olduğu söylenemez örneğin... Düşük bagaj ve yolcu taşıma kapasitesi, yüksek benzin tüketimi, pahalı yedek parça/servis hizmetiyle pek de akıllıca bir satın alma olmadığı açık bu aracın. Yine de 500 bin dolara yakın fiyatı ödeyenler için tüm bunlar tamamıyla 'konu dışı' olabiliyor.
Aşırı pahalı şeyler satın alarak servet ve statüsüyle gösteriş yapma eğilimi, insanlık tarihi kadar eski. Her kültürde de pek çok örneği var: Mısır Piramitleri, Hint Rajalarının ya da Avrupa aristokrasisin sarayları, tarih öncesi tapınakları vs. Dahası aşırı, gösterişçi ve israfçı davranışlar yalnız insanlara has da değil. Pek çok havyan türünde de rastlıyoruz... Örneğin tavus kuşunun o muhteşem kuyruğunu cömertçe açması hayatta kalmak için en iyi strateji olmayabilir. Zira bir tarafıyla bu kuyruktaki gökkuşağı renkleri bir tür restoran tabelası görevi görerek bir yanıyla "burada ye" diye de bağırıyor ne de olsa. Ama erkek tavus kuşunun yine de dişisine kur yapmak ve diğer erkekler arasından sıyrılmak için başvurmaktan kaçınmadığı bir yöntem bu, çünkü doğal seleksiyonun bir amacı hayatta kalmaksa öteki de üremek. Doğada her seçimin bir de bedeli var ve dişiyi etkilemek için daha erken ölüm riskini almayan bir erkek tavus kuşunun genleri de kuşaklararası seyahat edemiyor haliyle.
Evrim uzmanları, insanların da tavus kuşları veya diğer hayvan türleri gibi olduğu görüşünde. Doğum gibi yüksek bir bedeli dişi ödediği için eşleşmede de 'seçici' olan o. Bu yüzden de insanda renkli kuyruğun yerini, gösterişçi bir harcama eğilimi alıyor ve dişiye şu mesajı veriyor: "Kaynakları etrafa saçabilecek kadar sağlıklıyım ve iyi genlerim var, beni seçmelisin!" Tam da bu yüzden tıpkı hayvanlar gibi insanlarda da, flört söz konusu olduğunda fazla harcama (kuyruk açma) eğilimi hasıl oluyor.
Pek çok araştırma da kadınların, finansal olarak güçlü erkeklere ilgi duyduğunu doğruluyor. Ama bu hafta yayınlanan araştırmalar da işi biraz daha ileri götürüyor ve eş bulmak isteyen erkeklerin parasal riskler alma eğiliminin ciddi biçimde arttığını ortaya koyuyor. Hele de eş bulmak isteyen erkeğin içinde bulunduğu ortamdaki erkek sayısı, kadından fazlaysa 'risk alma oranı' iyice ileri gidebiliyor. Ne de olsa erkek, daha çok rakip arasından sıyrılmak ve kadının dikkatini çekmek zorunda...
Araştırmacıları bu sonuçlara ulaştıran, dört araştırma olmuş: Birincisinde ABD'deki 134 şehrin erkek-kadın nüfus yoğunluğunu, kredi kartı borçluluğuyla karşılaştırmışlar:
Erkek nüfusu fazla olan şehirlerin kredi kartı borçluluk oranı da yüksek çıkmış.
İkinci araştırmada üniversite öğrencilerini iki gruba ayırmışlar. Birinciye (çoğunluğu erkeklerden) oluşan fotoğraflar göstermişler.
İkinci grup ise çoğunluğu kadın olan fotoğraflar görmüş. Bunun ardından bir piyango çekilmiş ve bazı grup üyelerine ikramiyeler çıkmış. Daha sonra ikramiye kazananlarla pazarlık başlamış: "Ya hemen 30 dolar al ya da 33 gün sonra 60 dolar" şeklinde iki alternatif sunulmuş. Daha önce gösterilen fotoğrafların kadın denekler üzerinde hiçbir etkisi olmadığı saptanırken erkeklerin daha fazla olduğu resimleri gören erkek denekler, 'düşük miktarda da olsa parayı derhal almayı' tercih etmiş.
Üçüncü deneyde yine ikiye bölünen deneklere gazete haberleri okutulmuş. Bir grup önümüzdeki 5 yılda o bölgede erkek nüfusunun daha fazla olacağını, ikinci grup ise kadın sayısının erkekleri geçeceğini okumuş. Tüm deneklere 2 bin dolar maaş alsalar ne kadarını biriktirip ne kadarının harcayacakları ve ne oranda borçlanacakları sorulmuş. Erkek sayısının kadınları geçeceğine dair haberleri okuyan erkeklerin borçlanma oranları artarken, para biriktirme oranları düşmüş. Gazete haberlerinin kadınların kararları üzerinde hiçbir etkisi olmadığı saptanmış.
Sonuncu deneyde ise üçüncü deneydeki öğrencilere "bir erkek sevgililer gününde hediye, yemek ve tek taş yüzük için kaç para harcamalı" diye sorulmuş. Erkek nüfusunun kadınları geçeceğini okuyan erkekler, tüm bu harcamalar için yine daha yüksek miktarlar öngörürken en ilginç sonuçlar, yine aynı haberi okuyan kadınlardan gelmiş: Kadın sayısının erkeklere göre daha düşük olacağını okuyan kadınlar, erkeklerin hediye, yemek ve yüzük harcamaları için daha yüksek rakamlar vermiş.
Tüm bu verilerin ışığında gelelim borsa meraklısı arkadaşımın durumuna... VOB gibi yüksek riskli bir yatırım ortamında (hele ki son küresel ekonomik iklimde) hem de bu kadar çok para kaybetmişken, arkadaşıma gelen ani risk alma dürtüsü, yalnız ve yalnız erkek olmasından ve bu aralar kadınlara karşı etrafta fazla rakip olduğunu hissetmesinden kaynaklanıyor olabilir. Ve bu durumda da yine kaybetme ihtimali yüksek olacağından tüm dürtüsel borsa/VOB vs. yatımcılarını uyarmayı borç bilirim: İçinizdeki risk alma isteği entelektüel beyninizden değil, en ilkel tarafınızdan geliyor olabilir, dikkat!

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
5.00