Ana Sayfa | Yazarlar | Burçak Güven | Hediyenin iç bunaltmayanı makbuldür!

Hediyenin iç bunaltmayanı makbuldür!

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Hediyenin iç bunaltmayanı makbuldür!

Bazı meslek erbaplarına yılbaşlarında çok hediye alır. Gazetecilik bunlardan...

Bazı meslek erbapları yılbaşlarında çok hediye alır. Gazetecilik bunlardan biridir. En çok gönderilen hediye de yeni yılın ajandası olur. Sadece İşte İnsan ve Forbes ofisinde her yıl ziyan olan ajanda sayısını bile yazmaya elim varmıyor. İlk başlarda yüzlerce şirketten gelen, çoğu birbirinden çirkin yeni yıl ajandalarını titizlikle biriktirdik. İsteyen kullanacağı ajandaları seçsin diye ortaya koyduk, kalanları eşe dosta, binadaki diğer şirketlere vs. dağıttık, kalanı defter olarak kullanmak üzere dolaplara sakladık. Yıl ilerledikçe birkaç tanesini daha eritmeyi başardık, ama sonra bir baktık ki birkaç yıl içinde dolaplardan üzerimize yıkılan eski - yeni tarihli ajandalarla başa çıkmak mümkün değil.

Aralarında ciddi biçimde para harcananlar var. Deri kılıflar geçirilmiş, içlerine hesap makineleri gömülmüş, sizin için kişiselleştirilip kapağına isminiz yazılmış, orası burası pek afilli, göndericisine epey tuzluya mal olduğu her halinden belli olanlar bunlar. Ama şu, “şirketimi herkesin gözüne iyice sokayım” duygusu var ya, işte ona direnilemediği için heba olmuş kaç ajanda olmuştur bugüne dek bir bilseniz. Tam birini uygun bulup hevesle elinize aldığınızda bir bakarsınız gönderen şirket size nanik yapmaktadır: “Üzerine adını yazdım diye havaya girme hemen, benimki seninkinden en az 10 kat daha büyük ve görünür olacak!” diye bağırır ajanda.

Bir de sizi zor durumda bırakan hediyeler vardır. Hem içerik hem paha olarak zorlar. Öyle bir değeri vardır ki “bunu kabul edemem” diyebileceğiniz kadar abartılı değildir ama yine de “hadi buradan yak” dedirtir insana. Geri göndersem yollayana, göndermesem bana ayıp duygusu verir. Bunların bir kısmının seçimleri de rahatsız edicidir. Çok yakınlarınızın alacağı türde kişisel eşyalar olur bir kısmı.

Zaten bazı hediyeler insanın ahlakını bozar. Aşırı pahalı değilse geri gönderemezsin zaten. Bizimki gibi kültürlerde hakaretamiz, sert bir tutumdur bu. Hele paketin içinden çıkan, beğeneceğin bir şeyse tam yandın. İster istemez içinde bir savaş başlar. Arayıp teşekkür mü etmeliyim (resmi bir ilişkiyi tercih etmediğin biçimde yumuşatıp kankigil moduna çekebilir), geri mi göndermeliyim (astarı yüzünden pahalı tatsızlıklara neden olabilir), ofiste bir başkasına mı vermeliyim (aynı tür bir bozucu etki bu kez iş arkadaşınla yaşanabilir) falan filan.

Hele yılbaşı için kırmızı kilot yollayanlara diyecek bir şey bulamıyorum. Yani ucuna “yeni yılda şans getirsin” ritüeli eklenince, iş ilişkisinde olduğunuz birine ‘don’ yollamak makul mu oluyor aniden?

Bu yıl kriz nedeniyle hediyelerde ciddi düşüş var. Hediye paketi açmak bence dünyanın en zevkli işlerinden biri de olsa bu düşüş benim için çok rahatlatıcı. Bir kere bu yazıyı yazabiliyorum çünkü işin içinde sizi düşünüp önemsemiş insanları kırma ihtimali girince tatsız oluyor durum. Bu yıl biraz daha az, zaten şu ana kadar münasebetsiz sayılabilecek bir şey de gelmedi.

Forbes ABD’nin bu konuda çok güzel bir kuralı var: 25 doların bir kuruş üzerindeki hediyeler aynen iade! Çalıştığınız kurumun böyle bir politikası olması sizi çok rahatlatan bir durum aslında. Çünkü tüm kültürel baskılara rağmen geri gönderdiğinizde arkasına paşalar gibi sığınabileceğiniz, ayıp olur endişesinden koruyucu bir ‘şirket kuralı’ zırhı edinmiş oluyorsunuz.

Bu yıl ‘yeşil’ ve ‘sorumlu’ hediyelerde de artış var. Adıma bir ormana fidan dikenler (Tema eliyle Anadolu Hayat Emeklilik), ladin ağacı tohumunu gönderenler (Akkök ki bir tür günah çıkartma olarak akıllıca bir taktik aynı zamanda) oldukça dikkatimi çeken şirketler oldu. Adını ve yürek sızlatan hikayesini paylaştıkları bir kızımıza adıma bir yıllık burs veren Toplum Gönüllüleri ve İpragaz, okuyan bir çocuğa TOÇEV aracılığıyla “bir mont, bir bot” hediye eden tüm sponsorlara (Probil, Akademi, BDH, Bizitek, Enocta) çok teşekkür ederim. İçimi ısıttınız.

Son olarak da kültür ve sanata katkıda bulunan kitaplara destek veren şirketleri yazmadan geçmek istemiyorum. Pek çok değerli insanın katkısıyla oluşan ve ülkenin geleceğine yatırım yapan bu çalışmaları çok önemsiyorum ve bu kitaplara ya gözüm gibi bakıyorum ya da benim ilgimi çekmeyen konulardakileri aynen böyle bakacağına emin olduğum meraklılarına ulaştırıyorum.

Yeni yıl hediyelerine para ayıran tüm şirketleri de bu bütçeleri kültür – sanata veya sosyal sorumluluk projelerine aktarmaları konusunda destekliyorum. Böylece hediyeleriniz hem bizi kendimize karşı bir savaşa sürüklememiş olur hem ağzımızda kötü bir tat bırakmaz hem de bu kadar sıkışık bir ortamda paralar heba olmaz.
 
İyi yıllar...   

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0