Burçak Güven: İş dünyası bugün yeni bir rekor için kapışacak!
Batı resminin şahikası Leonardo Da Vinci'nin Mona Lisa'sıysa Türk resminin Mona Lisa'sı da, Osman Hamdi'nin Kaplumbağa Terbiyecisi'dir. Bana göre Osman Hamdi'nin ve özellikle bu eserinin Türk resmi içindeki yerini tartışmak abesle iştigal etmektir.
Yine de Osman Hamdi ve Kaplumbağa Terbiyecisi yıllar içinde pek çok eleştiriye maruz kalmış; ressamın tekniği, fotoğraf gibi resim yaptığı vs. türünde tartışmalar sıklıkla dile getirilmiştir. Bana göre bir eserin ya da ressamın sanatsal değerinin geçerliliği üzerine her türlü tartışma mutlaka sürmelidir. Yeni kuşaklar sanatsal mirasları bir yandan saygıyla taşımalı bir yandan da sanatın gelişiminin daim olması için bunların değerlerinin zaman içinde eriyip erimediği üzerine kafa yormalıdır.
Bu, sanatı ve sanatçıyı ileri götürecek bir çabadır elbet ancak bir eserin sanatsal, tarihsel ve toplumsal değeri, sanatçının tekniğinin çok ötesine taşan bir konudur.
Esere toplumun gösterdiği ilgi, kuşaklararası yolculuğunun hikayesi, koleksiyonerler tarafından algısı, sanat tarihi içindeki konumu gibi pek çok faktörü işin içine katmadan bir resmi ya da ressamı tukaka etmek, en basit ifadeyle cahilce bir acımasızlıktır.
Gelelim pazar pazar Osman Hamdi ve Kaplumbağa Terbiyecisi'ne neden bu kadar takıldığıma... Hatırlayacaksınız Erol Aksoy'un İktisat Bankası Koleksiyonu 2004 yılında TMSF tarafından satışa çıkarılmış, içindeki Osman Hamdi Bey'in "Kaplumbağa Terbiyecisi" tablosu 5 trilyon liraya Suna ve İnan Kıraç tarafından satın alınmıştı. Bu tablo bilindiği üzere Kıraçların Pera Müzesi koleksiyonunun baş tacı konumunda sergileniyor ve bugüne yani 27 Kasım 2011 tarihine kadar da bu rekor egale edilememişti. Ancak bugün (büyük ihtimalle) bu rekor, yine bir Osman Hamdi tablosu yüzünden tarih olacak. Zira Antik A.Ş. tarafından bugün yapılacak müzayedede, ressamın "Huzur (Feraceli Kadınlar)" tablosu satışa çıkıyor. 9 milyon dolar açılış fiyatı olan eserin, en az 10 milyon dolar civarına satılması bekleniyor. Peki bu tabloyu almak için bayrak kaldırma cesaretine sahip kaç kişi vardır Türkiye'de ve bugün bu tablonun yeni sahibi kim olabilir? Büyük bir sürpriz olmazsa Türkiye'de bu boyutta eser alabilecek çapta koleksiyonerlerin sayısı 10-12'yi geçmez.
Aklıma gelme sıralarına göre iş dünyasının en büyük isimleri arasında, şöyle bir gezinelim isterseniz...
1. Murat Ülker: Çağdaş Türk resminin kaderini değiştiren isim... Burhan Doğançay'ın Mavi Senfoni'sini rekor fiyata (2.2 Milyon TL) aldığında hem yeni bir dönem başlattı hem de aslında çok büyük ve gizli bir koleksiyoner olduğu ortaya çıktı. Şu anda muazzam Hilye-i Şerife koleksiyonunu, Yıldız Sarayı'nda sergiliyor. Elinde ağırlıklı olarak Hat- Yazı, Hilye-i Şerife olsa da; Mubin Orhon, Ferruh Başağa, Ömer Uluç, Erol Akyavaş, Haluk Akakçe gibi çağdaş ve güncel sanatçıların eserleri de var. Koleksiyonun 100 milyon dolar civarında olduğu tahmin edilse de henüz bir Osman Hamdi sahibi değil...
2. Demet - Cengiz Çetindoğan (DEMSA): 19'uncu yüzyıldan günümüze uzanan klasik, modern ve çağdaş Türk resmi yapıtlardan oluşan geniş bir koleksiyonları var. Osmanlı dönemi hatlar, hilyeler, Kuran'lar topluyor.
Bunları, Hasköy'de kuracakları 6 bin metrekarelik Zaha Hadid tasarımı müzede toplayacaklar. Ellerinde Şeker Ahmet Paşa, Hüseyin Zekai Paşa ve muazzam sayıda oryantalist eser olsa da Osman Hamdi yok. Dahası Cengiz Çetindoğan'ın, Kaplumbağa Terbiyecisi'ni, o dönem koleksiyon yapmaya henüz başlamadığı için kaçırdığına çok hayıflandığı yakın çevresince biliniyor.
3. Yalçın Ayaslı: Türk Kültür Vakfı'yla kendini Türk kültürünü tanıtmaya ve yaşatmaya adadı. Son dönemde Armaggan ve Bora Jet gibi yatırımlarla adını duyurdu.
Nasa'ya buluşunu satacak kadar önemli bir mühendis.
Füzelerde kullanılan bir teknolojinin yaratıcı ve üreticisi olan şirketindeki hisselerinin satışından 1 milyar doların üzerinde gelir elde etti. Yeni başladığı Türk resmi koleksiyonunda hem çağdaş hem klasik eserler var: Şeker Ahmet Paşa, Süleyman Seyyid, İbrahim Çallı, Hoca Ali Rıza, Burhan Doğançay, Bedri Rahmi, Nuri İyem... Ama henüz bir Osman Hamdi'si yok.
4. Nezih Barut: Abdi İbrahim İlaçları'nın sahibi Barut, Erol Akyavaş'ın "Kuşatma"sını Murat Ülker'in elinden rekor fiyata alan koleksiyoner. 600'ün üzerinde tablosu olduğu söyleniyor; son dönemde çağdaş ve modern yapıtlara ilgi duysa da elinde çok miktarda oryantalist eser de var. Ama bir Osman Hamdi'si yok.
5. Erdoğan Demirören: 1970'li yıllarda Kanlıca'daki yalısı yandığında içinde battal boy ve her akşam saatlerce seyretmeye doyamadığını ifade ettiği, muhteşem bir Osman Hamdi tablosu (Kuran Okuyan Kadın) da kül olmuştu. Tombak, tuğralı gümüş, ferman ve hatlardan ve Oryantalist ve Türk resminden oluşan geniş bir koleksiyonu var. Müze de kuracağı söylenen Demirören'in elinde, İktisat Bankası koleksiyonu satışından aldığı küçük bir Osman Hamdi tablosu olsa da, ressamın bu değerde bir eserine (artık ve henüz) sahip değil.
6. Can Has: Resim aşkı yüzünden sağlığında babası Kadir Has'la araları bozulmuş ve koleksiyonunu satmak zorunda kalmıştı. Daha sonra gizlice yeniden resim toplamaya başlayan Can Has, bu tutkusunu ölümünden önce babasına kabul ettirmenin bir yolunu da bulmuştu. Şeker Ahmet Paşa, Halil Paşa yanı sıra Oryantalistlerden Fausto Zonaro, Alberto Pasini, Fabiust Brest'in tablolarına sahip. Has Müzesi hayali üzerinde çalışıyor ve Osman Hamdi'nin "Çarşaflanan Kadınlar" isimli tablosuna sahip olsa da elinde bu çapta bir Osman Hamdi yok.
7. Ömer Koç ve Koç Vakfı: Türkiye'nin uzak ara en büyük, dünyanın da sayılı sanat koleksiyonerlerinden. Elindeki eserlerin değeri ve muhteviyatı, kamuoyu tarafından tam olarak bilinmese de 1 milyar dolar civarında olduğu, bu alanda kendisine yakın kaynaklarca telaffuz ediliyor. Dünyanın en büyük İznik tabak ve obje koleksiyonuna sahip ayrıca çağdaş - klasik resim, fotoğraf, elyazması kitap merakıyla tanınıyor.
Kaynaklarıma göre Alman Ekspresyonistlerinden Egon Schiele ve Gustav Klimt'in bol miktarda eserine sahip. Ömer Koç'un ve Koç Vakfı'nın elinde bilinen bir Osman Hamdi tablosu yok.
8. Eczacıbaşı Ailesi ve İstanbul Modern Müzesi: Türkiye'nin en önemli modern sanat müzesinin elinde bol miktarda Fahrelnissa Zeid, Nejad Devrim, Burhan Uygur kapılar, Erol Akyavaş vb.'den oluşan 100 milyon dolar değerinde bir koleksiyon var. Son dönemde alımları azaltmış ve daha seçici davranmaya başlamış olsalar da, Osman Hamdi'nin onlar açısından önemli bir yeri var: Zira kaynaklarıma göre Kaplumbağa Terbiyecisi'nin satıldığı müzayedeye girerek 5 milyon TL'ye kadar çıkmış oldukları halde Pera Müzesi Vakfı eseri, 5 milyon 1 TL'ye almayı başardığı için belki bu sefer ilgilenebilirler. Gerçi Bülent Eczacıbaşı "fiyatı yüksek" bulduğunu ifade etti ama belli olmaz...
9. Kıraç Ailesi ve Pera Müzesi: Türkiye'nin en önemli Oryantalist resim koleksiyonu ellerinde. Müzenin pırlantası, Osman Hamdi'nin Kaplumbağa Terbiyecisi... Yine de bugünkü mezatta tablonun yüksek fiyattan satılması onları yakından ilgilendiriyor: Zira ellerindeki eserin fiyatı (ve dolayısıyla vakfın değeri) katlanacak.
Katılmayacaklarını beyan etseler de, fiyat artırmak için mezata girerlerse şaşırmam.
10. Lucien Arkas: "Bu paraları vermem" dese de Türk ressamlardan oluşan 400 parçalık eşsiz koleksiyonun Osman Hamdi'si yok üstelik henüz bu ay açılışını yaptığı İzmir'deki müzesinde Renoir, Utrillo, Suzanne Valadon gibi ressamların eserlerinin yanına çok da yakışabilir...







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin