Burçak Güven: İşinizin gerekleriyle kişiliğiniz uyumlu mu?
Burçak GÜVEN
burcak.guven@sabah.com.tr
Bir yakınım yaklaşık 11 ay önce büyük heveslerle İstanbul'da işe başladı. Başvurduğu şirkette çalışmayı o kadar çok istiyordu ki görüşmeler sırasında bir aksilik olacak diye uykuları kaçtı. Nihayet muradına erdi, arkadaşıma iş teklifi yaptılar ve o da havalara uçarak kabul etti. Cicim dönemi yorucu ama güzel geçse de birkaç ay sonra mızırdanmaya, çok da haklı olmadığına inandığım konularda şikayetlere başladı: "Ne biçim şirket burası, çıkacağım iş seyahati için bile tüm organizasyonu ben yapıyorum; işe gidip gelirken yolda çok vakit kaybediyorum" türünde ifade bulan, yaptığı işe ait olmayan ama genel bir mutsuzluk haline işaret eden sıkıntılar baş gösterdi. Çok isteyerek girdiğini, hangi işi yapsa benzer şikayetleri olabileceğini, sık iş değiştirmenin özgeçmişte 'şık' durmadığını vs. defalarca hatırlatmama rağmen memnuniyetsizliğinin dozu giderek arttı. Sonunda başka bir şirketten gelen ilginç sayılabilecek bir iş teklifini, havalara uçarak kabul edip topukları yağladı. Yeni iş yeriyle sözleşme aşamasında birkaç kez fikir danışmak için beni aradığında ise hayretle fark ettim ki yeni işyerinin şartlarını ve koşullarını, mevcut işinden istifa etmeden önce tam olarak irdelememiş, ne ile karşı karşıya olduğunu net olarak anlamamıştı. Bu, benim için tam anlamıyla şok oldu. Çünkü uğruna pek çok hakkını ve iyi bir kariyer planını ardına bakmadan bırakıp gittiği iş, aslında oldukça belirsiz şartlar içeriyor, birkaç yıl sonrası pek de bir yol haritası çizmiyordu. O an, arkadaşımın yeni teklifi nasıl bir psikoloji içinde kabul ettiğini gerçekten çok merak ettim. Yeni olanı kabul etmekteki arzusu o kadar şiddetliydi ki -muhtemelen- 'ya vazgeçmek zorunda kalacağım bir şeyler öğrenirim' korkusuyla hiçbir şey sormamış, işin gereklerini ve teklifin içeriğini tam olarak anlamaya çalışmamıştı. Çok isteyerek, kim bilir ne hayaller kurarak girdiği işi ne kadar dayanılmaz ve belki de nefret kaynağıydı ki tam anlamıyla arkasına bakmadan kaçıp gitme arzusuna kapılmıştı. Oysa çok iyi biliyorum ki yaptığı iş ve çalıştığı şirket, pek çok kişinin bayılacağı türdendi. O halde bu uyumsuzluğun kaynağı neydi? Aslında bu sorunun cevabı, kariyer psikolojisi uzmanı John Holland'ın "RIASEC" modelinde gizli. Buna göre bir işin karakteristiğiyle kişinin kişiliğinin uyumu çok önemli. Yani en mutlu olduğumuz işler kişiliğimizle en uyumlu olanlar. Holland, bu ahengi ölçmek için de bir envanter geliştirerek altı temel iş kişiliği belirlemiş: 1. Gerçekçi (Realistic), 2. Araştırmacı (Investigative), 3. Sanatçı (Artistic), 4. Sosyal (Social), 5. Girişimci (Enterprising), 6. Geleneksel (Conventional)... Bunların özellikleri ise özetle söyle sıralanıyor:
1. Gerçekçiler (R): Pratik, ellerini kullanabilecekleri, her an birtakım problemlere çözüm üretebilecekleri aktiviteleri isterler. Bitki ve hayvanlarla uğraşmayı, alet edevat kullanmayı, makineleri, tahta, taş, demir işlerini, deney tüplerini, laboratuar ortamlarını sever; dış mekanlarda çalışmayı tercih ederler, evrak işinden, formaliteden hiç hoşlanmazlar. Bu tip işlere örnek: Kimya mühendisleri, aşçı, mücevheratçı, diş teknisyeni, elektrikçi, laborant...
2. Araştırmacılar (I): Fikirlerle, kavramlarla çalışmayı sever, işlerinin önemli kısmı düşünmek olsun isterler. Veri ve bilgiyi aramayı, problem çözmeyi, zihinsel olarak yorulmayı isterler. Örnek işler: Pazar araştırmacısı, biyolog, eczacı, cerrah, sigortacı...
3. Sanatçılar (A): Formlarla, desenlerle, tasarımla ilgilenirler. Kendilerini ifade etmek isterler ama bunu yaparken de belirli ve önceden set edilmiş kurallara uymaya mecbur kalmamalı, yaratıcı olabilmelidirler. Örnek işler: Editör, aktör, turist rehberi, moda tasarımcısı, grafiker, ressam...
4. Sosyaller (S): Başkalarıyla iletişim içinde olmak, onlara öğretmek, rehberlik etmek isterler. Genelde başkalarına hizmet ettikleri zaman kendilerini mutlu ve işe yarar hissederler. Örnek işler: Hemşire, psikolojik danışman, garson, resepsiyonist, öğretmen...
5. Girişimciler (E): Bir şeyleri projelendirip, başlatıp, yönetmek isterler. İnsan yönetiminden, karar almaktan, liderlik rolüne soyunmaktan hoşlanırlar. Genelde risk almayı, kimsenin cesaret edemediğini denemeyi severler. Örnek işler: İktisatçı, avukat, barmen, emlak danışmanı, perakende satış sorumlusu, halkla ilişkiler uzmanı...
6. Gelenekçiler (C): Oluşturulmuş prosedürleri, kuralları ve rutinleri severler. Verilerle, detaylarla çalışmayı fikirlere ve soyut kavramlara tercih ederler. Emir -komuta zincirini, otoriteyi takip etmeyi gerekli bulurlar. Örnek işler: Maliyeci, bilgisayar uzmanı, finansal analist... Bu sınıflamaya göre işinizle kişiliğiniz arasındaki uyumsuzluk, insanda derhal ve koşa koşa terk etme isteği yaratabiliyor. İşle, baskın olan kişilik özelliğiniz birbirine ne kadar yakınsa o kadar mutlu, ne kadar uzaklaşırsa da o derece mutsuz oluyorsunuz. Yani işinizle kişiliğiniz tam uyumluysa cennettesiniz; değilse de değişen oranlarda cehennem azabı çekiyor olabilirsiniz. En kötü durumlar 'R' ve 'S'nin ya da 'C' ve 'I'nın bir araya geldiği işler. Sanatçı ruhlu birini 09.00 - 18.00 bir işte çalıştırmanın ne kadar boğucu olduğunu söylemeye gerek bile yok. Bu model kendinizi tanımak ve iş ortamınızı anlamak açısından oldukça pratik. Zira işinizle karakterinizin uyumsuzluğu durumunda neleri düzeltebileceğiniz ya da ilk aklınıza gelen ama en zor çözüm olan 'kaçış'tan önce kendinizi nasıl daha mutlu kılabileceğinizle ilgili ipuçları barındırıyor. Mesela sanatsal ya da gerçekçi bir kişilik olarak geleneksel bir işte takılıp kaldıysanız, yaratabileceğiniz, ellerinizi kullanarak mutlu olacağınız bir hobi edinmek işteki basıncı boşaltmanıza yardımcı olabilir. Kendi başınıza çalışmak zorunda olan bir sosyalseniz işyerindeki daha genç insanlara mentorluk ederek sosyalleşme ihtiyacınızı giderebilirsiniz. Ya da işiniz satış, pazarlama gibi sosyal öğeler içeriyor ama siz aslında tam bir gerçekçiyseniz ve ancak ellerinizi kirlettiğinizde mutlu olacağınızı hissediyorsanız şirketin geri dönüşüm projelerini organize edebilir, atıklarını, kağıt kullanımını vs. organize eden bir gönüllü ekibi kurabilirsiniz örneğin. Kişilik tiplerinin grafik üzerindeki yerleşimine baktığınızda, eğer kişiliğinizle işinizin özellikleri altıgen üzerinde yakın yerlerde duruyorsa mutluluk şansınız devam ediyor demektir. Ama eğer bunlar grafikte tam karşı tarafta duruyorsa sanırım yapmanız gereken ilk çıkıştan kendinizi dışarı atmanız doğru olacaktır. Tıpkı arkadaşımın büyük bir cesaret göstererek yaptığı gibi...







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin