Burçak Güven: Türkiye kaç paralık bir ülke?
Geçtiğimiz hafta Forbes dergisi olarak “Türkiye’nin En Zengin 100” ismini açıkladık. Bu yılki tablo oldukça can sıkıcı. Rakamlar tam anlamıyla bir erimeye işaret ediyor...
Geçtiğimiz hafta Forbes dergisi olarak “Türkiye’nin En Zengin 100” ismini açıkladık. Bu yılki tablo oldukça can sıkıcı. Rakamlar tam anlamıyla bir erimeye işaret ediyor. Geçen yıl ülkenin en zengin 100 kişisinin toplam serveti, 111 milyar dolardı. Bu yıl tam yüzde 49.1’lik bir erimeyle, 56.6 milyar dolara kadar geriledi. Herkes, içinde bulunduğu sektöre, faaliyet alanı olan ülke ve bölgelere, krizi ön görüp önlem alıp almamasına göre farklı oranlarda ‘fakirleşse’ de bu yıl listemizin ortak özelliği, herkesin ama herkesin ‘kayıp’ yaşamasıydı.
Sadece Ali Ağaoğlu bu yılı listede ‘tırmanarak’ geçirdi. Krizin ilk ve en çok vurduğu ve çıkış döneminde de en son iyileşme yaşayan inşaat sektöründe faaliyet gösteren Ağaoğlu’nun yükselişindeki en büyük neden, bu yıl bizimle daha fazla bilgi paylaşması oldu. Ama yine de asla küçümsenmemesi gereken bir performans bu. Ne de olsa Ağaoğlu’nun, akıllıca bir stratejiyle bir süre önce edinmeye başladığı gayrimenkullerin değerlemesinin verdiği rakam ona, bu yıl “servetini yükselten tek işadamı” unvanı getirdi.
Serveti en çok eriyen isim ise yine bir inşaat devi, Şarık Tara oldu. Geçen yıl listemizin 4 milyar 100 milyon dolarla iki numarası olan Tara, bu yıla 2,5 milyar dolarlık bir kayıpla damgasını buldu. İşin ilginç tarafı, bu rekor düşüşün nedeni, Tara’nın ya da şirketlerinin başına gelen büyük bir felaket falan değil. Geçen yıl onu listenin zirvesine (ilk üçe) taşıyan sebepler neyse, bu sene de Tara’ya “en çok kaybeden” unvanı getirenler de onlar: Krizde durma noktasına gelen inşaat sektörünün ana faaliyet alanı olması ve büyük ölçüde, ekonomisi çok ciddi yara alan Rusya’da iş yapması. Kriz öncesi müthiş ölçülerde büyüyen inşaat sektörüyle, gayrimenkul pazarı roket hızıyla yükselen Rusya, Tara’nın yüzünü güldürmüştü oysa.
Tek başına tek bir yılın listesine bakmak belki sadece kimin kimden daha zengin olduğunu gösteriyor ama yıllar arası karşılaştırma yaptığımızda, çok anlamlı veriler buluyoruz. Bir tarafıyla trajik, bir yanıyla da ironik bir tablo var listede. Ama durum asla komik değil! Çünkü pek çok kişinin sandığı gibi servet hesabı yapmak hiç de “zararlı, deli işi, anlamsız ya da gereksiz” bir çaba değil.
Belki de hayatınız boyunca hiç tanışmayacağınız, karşılaşmayacağınız 100 kişinin isimlerinin karşısında yazan rakamlar sadece sinirinizi bozuyor ya da sizi hiç ama hiç ilgilendirmiyor gibi geliyordu. Ama bu yıl net biçimde gördük ki zenginin servetinin erimesinin pek çok sosyolojik, psikolojik, ekonomik etkisi var ve biz bunları yaşamımızda, günlük hayatımızda, başımızı yastığa koyduğumuzda da tüm hücrelerimizde gelecek korkusu olarak hissediyoruz.
Servet kaybı işsizlik, yavaşlama, küçülme, artan iflaslar demek. Bunlar da hayat kalitemizin, standartlarımızın düşmesi; umutlarımızın, neşemizin sönmesi demek. Çocuklarımızın gideceği okula kadar etkisi olan bir süreçten bahsediyorum. Ekonominin güven vermediği zamanlarda, çocuğunuzun gideceği okula dair kararınız bile farklı olmak zorunda. Şu anda pek çok arkadaşım, okul seçimlerinde vites küçülttü çünkü hepsi işsizlik senaryosunu da hesaba katarak bütçe yapmak zorunda kaldı. Okul kararı basit bir örnek yalnızca, bunu hayatın her alanına genişletebiliriz.
Madalyonun ters tarafına yani servet sahiplerine bakınca da durum ilginç. Bugün binlerce kişiye istihdam sağlayan bir işadamının “ben listede yer almak istemiyorum” ya da “servetim yalnız beni ilgilendirir” deme hakkı yok. O servet bizi de ilgilendiriyor. O servetin kaybı bizim geleceğimizin, çocuklarımızın eğitiminin, ülkenin durumunun da belirleyicisi olduğu için Türk halkının bu konuda bilgi edinme özgürlüğü ve hakkı olduğuna inanıyorum. Bir kişinin işten atılması kişisel bir trajediyken, yüz binlercesinin işsiz kalması toplumsal bir sorun.
Bu hafta yani 11 Mart Çarşamba günü Forbes Amerika da, “Küresel Zenginler Listesi”ni açıklayacak. Bizim dolar milyarderlerimiz, küresel listedeki sıralarına yerleşecek. Bu listenin geçen yılki basın toplantısında Steve Forbes, Türkiye’ye özel bir vurgu yapmıştı. Zira rekor sayıda dolar milyarderi soktuğumuz bu listede, Japonya’nın bile önünde üçüncü ülke olarak parlıyorduk. Bu yıl tüm dünyada büyük kayıp yaşandığı için Forbes ABD’nin dünya listesi de oldukça ‘kanlı’ olacak.
Bu listede Türk milyarderlerinin sıralamadaki yerleri ve toplam servet kayıpları bize önemli bilgiler verecek. Türkiye’nin bu krizden, diğer ülkelere oranla ne kadar etkilendiği ortaya çıkacak en azından. Böylece ‘2001 krizi sayesinde sağlamlaşan bankacılık sistemimiz’in bizi gerçekten koruyup korumadığı, küresel krizin bizi teğet geçip geçmediği, durumun ne düzeyde yönetildiği daha da netleşecek.
Daha önce Cem Boyner’in bir konferanstaki sözlerini aktarmıştım. Doğru bir saptama olduğunu düşündüğüm için yinelemek istiyorum: “Bu kriz gerçekten kaç paralık adam olduğumuzu ortaya çıkaracak” demişti Boyner. O kadar haklı ki çarşamba günü hem ‘kaç paralık adam’ hem de ‘kaç paralık ülke’ olduğumuz çıkacak ortaya.
(Burçak GÜVEN – 08.03.09)







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin