Ertuğrul Belen: "Not-working"
Geçen gün, proje ve başarılarıyla iş dünyasında adı sık sık anılan ve düşüncelerine değer verdiğim bir arkadaşımla buluştum. Kahve yudumlarken, ona son Networking araştırma ve çalışmalarımdan bahsediyordum. Bunun üzerine son zamanlarda özellikle Türkiye'de rahatsızlık duyduğu bir networking gözlemini paylaştı:
"Networking'in gücüne inanıyorum. Bir çok başarımı ve hayatıma kattığım değeri de buna bağlıyorum. Ancak anlam veremediğim durumlarla da karşılaşıyorum. Mesela, bazen özel bir rica üzerine bazen de başarılı olacaklarına inandığım iki kişiyi tanıştırıyorum. Senin de paylaştığın gibi (Kimi Kimle Nasıl Tanıştırmalı? http://bit.ly/otxA1S) tanıştırdıklarım arasındaki bağın gelişmesi zaman alabileceği için bu süreçte özellikle arayıp gelişmeleri sormuyorum. Daha sonra tesadüfen ya da üçüncü bir şahıstan milyonlarca lira değerinde iş yaptıklarını öğreniyorum. Elbette, böyle işbirliklerine vesile olduğum için çok mutlu oluyorum. Ancak, en azından bir geri bildirim vermiş olmalarını arzu ederdim. Oysa bu, sade bir teşekkür kadar basit..."
Herhangi bir şeyi fark ettiğinizde onu görmeye ve gözlemlemeye başlarsınız.
Beni de düşündüren bu sohbetin hemen sonrasında iş dünyasında güvendiğim, başarılı olmuş ve mütevaziliğini kaybetmemiş tanıdıklarıma networking deneyimlerini sordum. Bu konuşmalarda hepsinin buluştuğu üç nokta vardı:
1- Hiçbiri networking'i karşı taraftan bir beklentiyle yapmıyordu. İçtenlikle paylaşıyorlardı.
2- Onlar "networking mühendisliği" yapıyorlardı. İnandıkları kişileri tanıştırıyorlardı.
3- Hepsi Türkiye ile Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri arasında önemli bir networking farkı görüyorlardı. O da, Türkiye ticaret eko-sistemindeki "Kuşku Kültürü"ydü.
Öyle ki bazen başarılı bir tanıştırmadan ya da birinin işe girmesine vesile olmalarının akabininde referans verdikleri kişi, geçmişe oranla daha az arıyor ya da hiç aramıyordu.
Doğal şartlarda birisinden destek gördüğünüzde o kişinin hayatınızdaki değeri artar. Onları daha sık görmek ve aramak istersiniz. Değil mi? Oysa, burada aksi bir gündem söz konusuydu.
Detaylı beyin fırtınası seanslarından sonra iki durum tespit edebildim:
1- Hayatlarındaki değişimin sadece bir kişinin referansıyla gerçekleşmiş olmasını hazmedemiyorlar. Kişisel başarılarının gölgelenebileceğini düşünüyorlar.
2- Onlara referans olan kişiyi takdir ederlerse "borçu kalacaklarına" inanıyorlar.
Büyük yanılgılar! Çünkü:
Referansınıza geri dönüp sağladığı bağlantı için teşekkür ettiğinizde sadece size ayırdığı zaman ve enerjiye saygı göstermekle kalmıyor, yaptığı eşleştirmenin de doğruluğunu teyit etmiş oluyorsunuz. Bu da referansınızın artık iş kriterlerinizi öğrendiği ve bundan sonra size rahatlıkla yeni bağlantılar önerebileceği anlamına geliyor.
Ve,
size referans olan kişiye hayatınıza kattığı değer için şımarır diye teşekkür etmiyorsanız, şunu unutmayın: şımaracak biri sizi düşünüp ilk tanıştırmayı da yapmazdı. Bırakın, iyi yapılan şeyler için kredi ve takdir yerini bulsun.
Daha güçlü bir network ve daha güçlü bir iş dünyası için birbirimize daha fazla zaman ayırmalı, değer bilmeli, iş dünyasındaki kuşku kültüründen uzak ve önyargılardan arınmış olmalıyız.
O zaman "Notworking" yerini "Networking"e bırakabilir.
Ertuğrul Belen
Business Networking Akademi®, Kurucu Networker
www.networkingakademi.com







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin