Ana Sayfa | Yazarlar | Ertuğrul Belen | Ertuğrul Belen: "İşiniz Düştüğünde" Neredeyse Unuttuğunuz Bağlantınızı Nasıl Ararsınız?

Ertuğrul Belen: "İşiniz Düştüğünde" Neredeyse Unuttuğunuz Bağlantınızı Nasıl Ararsınız?

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Ertuğrul Belen: "İşiniz Düştüğünde" Neredeyse Unuttuğunuz Bağlantınızı Nasıl Ararsınız?

Hepimizin başına gelmiştir: Herhangi bir konuda birine ihtiyacınız olur ve o kişi gözünüzün önüne gelir. Hatta, ona ulaşabileceğiniz numara cebinizde kayıtlıdır. Önce hatırladığınızda heyecanlanır, sonra durulursunuz. Çünkü, "o"nu arayıp hatır gönül sormadığınız o kadar uzun olmuştur ki, telefonunuzdaki ricanız bir menfaat aramasına dönüşecektir.

Böyle bir durumda iki opsiyon vardır. Aramak ya da Aramamak.

Networking'deki en iyi uygulamalar der ki: "tanıdıklarını işin düşmeden ara, ilişkilerini sıcak tut, çevrendeki kişileri hatırla ve sürekli destekle".  Kulağa hoşgelen bu vaatleri, günlük tempo ve alışkanlıklarla uygulamak malesef her zaman mümkün olmayabilir.

Peki o zaman, samimi olmadığınız ya da iletişiminizin koptuğu birini aradığınızda, telefonda ne demelisiniz?

Bu soruyu, @ertugrulbelen 'den Twitter'daki networküme yönlendirdim. İşte bazı pratik ve hatta esprili öneriler:

@kronosakademi "önce arayı,  aradan zaman geçsin ve sonra işinizi konuşun..."

İşiniz acil değilse ve iki arama arasına en az iki hafta zaman ayırabilecekseniz, olabilir. İlk aramadan birkaç saat sonra arayıp "bak şu tesadüfe!" diyerek başlamak işe yaramayacaktır.

@filozofhuso "suçu ona atmak 'uzun zamandır aramayıp sormuyosun hayırsız'..."

Hiçbir şey talep etmeyecek olsanız zeytinyağı misali bu cümleyi söyleyerek konuşmaya başlayabilirsiniz. Ancak, yakın olmadığınız birinde yapacağınız bu giriş sonrasında, soğuk ve sessiz rüzgarları hissedebilirsiniz.

@zen000 "seni dün rüyamda gördüm, umarım herşey yolundadır  :)"

Bu esprili yaklaşım elbette söylenebileceklerin hayal gücünüzle limitli olduğunu gösteriyor.  Hatta "Rüyamda birlikte iş yapıyorduk, işte bu sebeple aradım" diye devam ettirebilirsiniz. Ancak...

Bu konuda gerçekleştirilen uluslararası araştırmalara göre doğrudan konuya girmek ve kısa tutmak kazandırıyor. Yani, hiçbirşey olmamış gibi uzun uzun havadan sudan konuşup sonra birşey rica ettiğinizde, karşınızdaki kişi hem kaybettiği zamana hem de samimiyetsizliğinize içerliyor.  

Yani "Merhaba, Alper bey. Uzun zamandır görüşemedik. Umarım iyisinizdir. Müsaitseniz bir konuda size danışmak istiyorum." ya da "Alper bey, size hem merhaba demek hem de bir konuda fikrinizi almak için arıyorum. Nasılsınız?" diyebilirsiniz.

Benzer bir durumu yaşadığınızda aramaktan vazgeçmeyin. Ancak, unutmayın ki içten bir iyi niyet telefonu gibi başlatacağınız arama, talebinizle birlikte bir "tiyatro"ya dönüşecektir. Buna izin vermeyin. Açık, samimi ve net olun. Kısa tutun. Karşınızdaki kişi daha uzun konuşmak isterse, elbette ona uyum gösterin.

İş dünyası ve sosyal yaşantımızdaki bunun gibi durumlar detay gibi algılanabilmekle birlikte, sadece satır aralarında gezebilen kişiler networking'de kendilerini geliştirebilirler.

Ertuğrul Belen
Business Networking Akademi®, Kurucu Networker

www.networkingakademi.com

www.twitter.com/ertugrulbelen

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0