Murat Arın: Almanya, Avrupa'yı iflasa sürükleyecek
Küresel piyasalarda kurtuluş umutlarının dağılması borsalarda satışları getirdi
Geçen hafta Avrupa'daki sıkıntılar genişlerken, küresel piyasalarda kurtuluş umutlarının dağılması borsalarda satışları getirdi. İMKB bu olumsuz havadan payını alırken, döviz kurları yeniden yükseliş eğilimine girdi. Piyasalar açısından geçen haftanın ana konusu Avrupa olmaya devam ederken, uzun süredir arka planda kalan İspanya'nın faizleri İtalya'yı bir anda yakaladı; faizler yüzde 7'ye yaklaşırken ülke bir kez daha uçurumun kenarına yaklaştı. Geçen haftanın ilginç bir notu da Fransa'nın faizlerinin yükselmeye devam etmesiydi. Bugün yapılacak seçimler, İtalya'nın ardından İspanya'nın da bir anda kriz sahnesine çıkmasına neden oldu. İspanya'da seçimleri muhaletteki sağ görüşlü Popüler Parti'nin kazanması bekleniyor. Yeni hükümetin kemer sıkma paketlerine devam etmesi, hatta yeni önlemler açıklaması gerekecek. İspanya'da işsizlik yüzde 20'nin üzerinde devam ediyor, konut sektöründeki sorunlar çözülemedi ve batık kredilerin 300 milyar euroyu aşabileceği konuşuluyor, bu sorunların aşılması için büyümeyi destekleyecek teşvik politikalarının uygulanması gerekiyor ancak hükümetin, başta Almanya olmak üzere Euro Bölgesi'nin isteklerine boyun eğmekten ve kemer sıkmaktan başka bir seçeneği bulunmuyor. İspanya'nın faizlerinin yükselmesi, Fransa üzerindeki kara bulutları artırdı. Fransız bankalarının, İtalya'da toplam 300 milyar euronun üzerinde riski var. İspanya'daki riskler de eklenince rakam yarım trilyon euroya yaklaşıyor. İtalya ve İspanya'nın üzerindeki baskı azalmazsa Fransa için soru işaretleri devam edecek. Bankacılık sektörünün zayıf yapısı nedeniyle Fransa'nın faizleri daha da yükselebilir ve bir noktada Fransa'nın AAA olan notunun indirilmesi gündeme gelebilir.
Almanya çözüme engel
Piyasalar sürekli olarak borç krizine bir çözüm bulunacağını umut ediyor. Önce kurtarma fonları gündeme geldi, sonra bu fonlar büyütüldü, kaldıraç kullanılması konuşuldu ancak bunların hiçbiri somut bir yarar sağlamadı. Son umut Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) para basma gücünü kullanarak sorunlu ülkelerin tahvillerini satın alması. Ancak Almanya enflasyon yaratacak ve borcu transfer edecek bu uygulamaya sert biçimde karşı çıkıyor. Bunun, yasaların etrafından dolanılarak bulunacak formüllerle yapılmasına da izin vermeyecektir; kurtarma fonu EFSF'nin banka yapısı kazanmasına karşı çıktığı gibi ECB'nin IMF'ye kaynak aktarması, dolayısıyla IMF'nin de ülkeleri kurtarmasına engel olacaktır. Almanya'nın itiraz etmekte haklı gerekçeleri var. Birincisi para basılması, sorunlara geçici bir çözüm olacak, aslında hiçbir şeyi çözmeyecek. Bunun sonucunda enflasyon yaratılması ise borç yükünü azaltsa bile yükü borçsuz ülkelere aktaracak. Almanya'nın herhangi bir çözüme evet demesi, nafile bir bekleyiş olarak gözüküyor. Herkes hatalarının bedelini ödemek zorunda kalacak. Bundan önce başta Almanya olmak üzere sorunsuz ülkelerin euro'dan çıkabileceklerini yazmıştım. Bu tahminim değişti. Almanya'nın sonuna kadar euro'yu ayakta tutmaya çalışmasını ancak bunun sonucunda Avrupa'da ülkelerin yanı sıra bankaların önemli bir kısmının iflasa sürüklenmesini bekliyorum (Bunun gerekçelerini ve Almanya'nın oyun planını Forbes'un Aralık sayısında yazacağım.)
Borsaların geleceği parlak değil
Bu hafta ABD'nin bütçe krizi, Avrupa'nın sorunlarının yanında yerini alabilir. Cumhuriyetçi ve Demokrat Parti temsilcilerinin oluşturduğu süperkomitenin, 10 yıl içinde en az 1.2 trilyon dolar tutarındaki bütçe kesintisi için bir anlaşmaya varmasını beklemek, Almanya'nın geri adım atacağını ümit etmek kadar nafile. 23 Kasım'a kadar süperkomite bir anlaşmaya varamasa bile Kongre'nin bütçe yasasını geçirmek için bir ay süresi olacak. Son güne kadar sürecek bir didişmeye hazırlıklı olmak gerekiyor. Avrupa'da ise arada umutlar yeşerse bile çözümsüzlük devam edecek. Bu gelişmeler borsalarda ve İMKB'de grafiklerin yeniden satışa dönmesine neden oldu. Yarı yarıya euro ve dolardan oluşan döviz sepeti ise 2.08'i denedikten sonra 2.10-2.35 arasındaki hareket bandına geri döndü. Avrupa bankacılık sisteminde likidite sıkışıklığı nedeniyle bir kilitlenme, ABD ya da Avrupa'da ani bir not indirimi piyasalarda kabus senaryosunun yaşanmasına neden olabilir. Tekrarlamak gerekirse umutlu olma zamanı değil.







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin