Ana Sayfa | Yazarlar | Murat Arın | Murat Arın: Almanya Avrupa'yı teslim aldı

Murat Arın: Almanya Avrupa'yı teslim aldı

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Murat Arın: Almanya Avrupa'yı teslim aldı

Küresel piyasalarda oluşan olumlu hava haftanın ikinci yarısında dağıldı. Piyasalar Avrupa Merkez Bankası Başkanı (ECB) Mario Draghi'nin açıklamaları ve AB Zirvesi'nden gelen haberlerle sarsıldı

Küresel piyasalarda aylardır tekrarlanan bir süreç var: Yalanla yükselt, gerçekle yüzleşince sat. Birisi saygın bir medya kuruluşuna bir yalan üfürüyor, oturup düşünülünce kabul görmeyecek bu yalan, bir anda alımların gelmesine neden oluyor. Avrupa'da 2-3 trilyon euroluk "bazuka" açıklanacağı, Fed'in diğer merkez bankalarıyla birleşerek "trilyonlarca dolar" vereceği, IMF'in Avrupa'yı 600 milyar dolar vererek kurtaracağı bu yalanların son örnekleri. Yalan çünkü ne Avrupa'nın ne IMF'in o kadar parası var ne de Fed, dolar swaplarıyla trilyonlar dağıtabilir. Bu haberler sonucunda piyasalarda yaşanan sert hareketlerde başta ABD olmak üzere gelişmiş borsalarda bilgisayar yazılımlarının piyasanın dörtte üçünü oluşturmasının payı var. Makineler gelen haberin doğru olup olmadığına bakmadan, "iyi" haber algısıyla anında alıma geçiyor. Piyasalarda bu şekilde başlayan hareket genele yayılıyor, fiyatlar yükseliyor. Birkaç hafta, birkaç gün ya da birkaç saat sonra gerçekler ortaya çıkınca bu kez satışlar başlıyor. ECB toplantısı ve AB liderleri zirvesinden çıkabilecek en iyi kararlar çıktı. Euro Bölgesi ülkeleri mali disiplinin sağlanması konusunda önemli bir adım att. İngiltere ve Macaristan karşı çıktı, İsveç ve Çek Cumhuriyeti ilk aşamada çekimser kaldı. Bu fire hiç önemli değil. Almanya'nın kontrolündeki bir Euro Bölgesi'ne İngiltere'nin girmesi zaten düşünülemez. Ayrıca İngiltere'de kamuoyu AB'ye çok soğuk. Referandum yapılması sürekli tartışılıyor ve yapılırsa yüzde 70 civarında hayır oyu çıkması bekleniyor. Bu sürecin sonunda Euro Bölgesi içindeki ülkeler giderek daha bütünleşirken, euro'ya geçmeyen ülkeler için Avrupa Birliği bitebilir, yani para birliğinin dışında kalanlar AB'nin de dışında kalabilir.

Merkel ne derse o

Aylar süren müzakerelerden sonra Almanya, Euro Bölgesi ülkelerine hemen hemen bütün koşullarını kabul ettirmiş durumda. Mali disipline uymayan ülkeler cezalandırılacak, ortak tahvil bu aşamada çıkarılmayacak ve borçların parasallaştırılması, yani ECB'nin para basarak ülke tahvillerini satın alması söz konusu olmayacak. ESM istikrar fonunun kuruluşu bir an önce tamamlanacak. Almanya bu fonun 500 milyar eurodan büyük olmasına ya da fonun banka lisansı almasına ve ECB'nin imkanlarını kullanarak dolaylı yoldan para basılmasına karşı çıktı. Bu fonla birlikte IMF'in de devreye girmesiyle düzenli iflas süreci başlayacak. Bütün bu konularda bir değişiklik olmazsa Almanya, Euro Bölgesi ülkelerini esir almış olacak. Bugünden sonra ülkelerin büyük bir ekonomik yıkımı göze almadan euro'dan çıkması imkansız. Euro'dan çıkan ülkenin parası devalüe olacak, çok büyük bir ekonomik daralma ve refah kaybı yaşanacak, yeniden ayağa kalkmaları yıllar alacak. Almanya'nın oyun planı uygulandığı sürece ekonomilerdeki daralma bir iki yıl daha devam edecek ama kaos yaşanmayacak. Ülkeler "berbat" ile "felaket" arasında seçim yapmak zorunda ve halklar isyan etmedikçe politikacılar "berbat"ı kabul etmek zorunda.

ECB'nin verdiği havuç
ECB, piyasaların "tatlı hayal"lerini süsleyen tahvil alım kararını açıklamadı ancak önümüzdeki sıkıntılı dönemde banka iflaslarını öteleyecek ve euro'nun dağılmasını engelleyecek kararlar aldı, hatta ECB Başkanı Mario Draghi basın toplantısında bir soruyu yanıtlarken euro'nun korunacağı garantisini verdi. ECB bankalara 3 yıl vadeli likidite verecek, para verirken uyguladığı teminat kurallarını gevşetecek. Böylece bankalar kendilerini iflasa sürükleyen tahvillerden kurtulamayacak ancak yoğun bakımda yaşamayı sürdürecek. Hatta ECB'den yüzde 1 civarında borçlanarak borç sorunu olan ülkelerin yüzde 6'nın üzerinde olan tahvillerine yatırım yapabilecek. Böyle bir oyunun riski euro'nun dağılması, ancak para birliği korunursa bu faizlerden yatırım yapanlar "uzun vade"de kazanacak. Bankalar önümüzdeki dönemde sermayelerini güçlendirme baskısı altında kalacaklar ve birçok bankaya sermaye aktarılması gerekecek. Ama bütün bunlar kaotik bir iflas süreci yaşanmasından iyi. Bir süre sonra ülkelerin "düzenli iflas"ın koşulları netleşecek. Bu hafta çıkan kararlar Almanya'nın oyun planı açısından çok olumlu ancak dünya ekonomisi ve küresel piyasalar için 1-2 yıllık dönemde iyi sonuçlar vermeyecek. Avrupa'da bankalar sermaye yapılarını güçlendirmek için dünyaya yayılan varlıklarını ve kredilerini geri çekmeye devam edecek. Öte yandan dünyanın tansiyonu yükselmeye devam ediyor. Suriye çevresinde İsrail, ABD, İran, Rusya silahlarını birbirlerine doğrultmuş durumda. İran'daki elçilik baskını İngiltere ve AB'nin de bu çatışmanın içinde yer almalarını sağladı. Gösterilerin Rusya'ya da sıçraması ise önümüzdeki dönemde riskleri artıran bir diğer unsur.

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0