Ana Sayfa | Yazarlar | Murat Arın | Murat Arın: Düzeltme küçük adımlarla ilerliyor

Murat Arın: Düzeltme küçük adımlarla ilerliyor

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Murat Arın: Düzeltme küçük adımlarla ilerliyor

Piyasalarda bir düzeltme yaşandı ancak çapı küçük oldu. Önümüzdeki hafta özellikle ABD borsalarının öncülüğünde aşağı yönlü bir eğilim yaşanabilir.

Küresel piyasalar inişli-çıkışlı bir haftayı geride bıraktı. ABD'de işsizlik verilerinin kötü gelmesinin etkisi belirgin bir biçimde hissedilmedi ama Çin Merkez Bankası'nın kredilerdeki hızlı artışı frenlemek için faiz artırma eğilimine girmesi haftanın ilk yarısında bir düzeltme yaşanmasına fırsat sağladı. Haftanın sonuna doğru ise içeride IMF anlaşmasının henüz gerçekleşmemesi ve Yunanistan'ın sorunlarının ön plana çıkmasıyla satışlar yeniden ön plana çıktı.
ABD'de işsizlik rakamları geçen ay yüzde 10'da kaldı ama bu durum işsiz sayısındaki düşüşten değil, iş arayanların sayısının azalmasından kaynaklandı. İş bulma ümidini kesenler ve tam gün iş bulamayıp yarım gün çalışanlar eklendiği zaman işsizlik rakamı yüzde 17.3 ile zirvede dolaşıyor. İş bulma ümidini kaybedenler 929 bine yükselmiş durumda. Altı ayın üzerinde işsiz olanların oranı ise yüzde 40'ın üzerinde. Bu rakam normalde yüzde 15-20 arasında seyrediyor. İşsizlik devam ederken kredi geri ödeme sorunlarının ve konut hacizlerinin artarak sürmesi bekleniyor. ABD'de teşviklerle sağlanan büyüme bu temel sorunların çözülmesine bir katkı sağlamadı.

Hafta sonuna doğru yeniden gündeme gelen Yunanistan'ın borç sorunu zaman zaman diğer Avrupa ülkelerinin de risk faktörünün yükselmesiyle aralıklarla devam edecek gibi gözüküyor. Kolay bir çözüm olmadığı gibi kolayca bir iflas da yaşanmayacağı için ülkelerin borçlarından kaynaklanan riskler gündeme gelmeye devam edecek. Buradaki en büyük tehlike piyasaların kötüleşmesi durumunda bu ülkelerin bir anda borçlanamayacak duruma gelmeleri.
ABD ve Avrupa'daki tablo çok berrak olmamasına karşın, Türkiye'nin birkaç olumlu göstergesi moralleri düzeltti. Cuma günü bütçe açığının beklentilerin altında, 52 milyar TL düzeyinde kaldığı açıklandı. Bu 2010 için de iyi haber. Hem faizler hem de döviz üzerindeki yükseliş baskısını azaltacak. Bütçe rakamları, IMF anlaşması olmasa bile hükümetin durgunluk ve işsizlikle mücadele edecek imkanı olduğunu ortaya koyuyor. Cuma günü IMF konusundaki belirsizliğe karşın TL'nin değer kazanmasında bu haberler etkili oldu.

Bir iyi haber de işsizlik oranının yüzde 13'e inmesi. Türkiye'deki durum çok parlak olmasa da ABD'den daha iyi. İşsizlik artışı, iş piyasasının küçülmesinden değil, iş yaratılmasına karşın bundan daha fazla sayıda istihdam gücüne yeni katılım olmasından kaynaklanıyor. Ancak sanayi üretiminin 2008 başındaki seviyesine dönmesi için yüzde 14-15 artması gerekiyor, bu da daralmanın aşılamadığını belgeliyor.

Geçen haftaki yazımda Aralık sonu-Ocak başında şişirilen balonun ardından piyasalarda düzeltme zamanının geldiğini belirtmiştim. Bir düzeltme yaşandı ancak çapı küçük oldu. Önümüzdeki hafta özellikle ABD borsalarının öncülüğünde aşağı yönlü bir eğilim yaşanabilir. İçeride ise IMF ile beklentiler fiyatların oluşmasında belirleyici olacak. IMF anlaşmamasının yine gerçekleşmemesi, dışarıdan gelen dalgayla birlikte satış eğiliminin güçlenmesine neden olabilir. Özetle risklerin yüksek olduğu bir haftaya giriyoruz ancak son altı ayda olduğu gibi borsaların tekrar tekrar toparlanma özelliğini akıldan çıkarmamakta yarar var. O nedenle bu satış dalgası da öncekiler gibi kısa sürebilir. Kısa vadede bunu değiştirebilecek ve satışların sürmesine neden olacak unsur ise şirket bilançoları olarak gözüküyor. Borsalardaki yükselişin temelinde şirket karlılıklarının artacağı beklentisi yatıyor. ABD'de dördüncü çeyrek bilançolarının açıklanmasıyla bu beklenti sınanacak. Buradaki risk faktörü ise şirketlerin daha önce halının altına süpürdükleri kirlilikleri bilançolar biraz fırsat verdikçe ortaya çıkarmaya başlamaları. Yine hareketli bir haftaya giriyoruz.

"Resesyon ve deflasyon riski hala var"

Olumsuz beklentilere sahip olanlar bu görüşlerini ekonomilerdeki toparlanma eğilimine ve borsalardaki yükselişe rağmen hiç değiştirmedi. Bunlardan biri de Societe Generale'in global stratejisti Albert Edwards. Salı günü Londra'da düzenlenen Alternatif Strateji toplantısında Edwards, hala ayı eğilimli olduğunu ortaya koydu. Edwards'a göre, yatırımcılar döngüsel ekonomik iyileşmenin kendilerini kandırmasına izin vermemeli, çünkü uzun süreli ayı piyasasının sona ermiş olması imkansız. Edward'ın sunumundaki temel görüşler şunlar:

- Kaldıraçlı kredilerin azaltılması uzun zaman alacak bir süreç ve ekonomiler, teşviklerin durdurulmasından etkilenecektir.
- Balon sonrası dünyasında ekonomide durgunluk ve piyasalarda dalgalanma her zaman olur. Ilımlı günlere dönmeyi beklemeyin.
- En son banka kredileri ve para arzı verilerine göre parasal gevşemenin etkisi sınırlı oldu. Kısa vadede deflasyon hala bir tehdit.
- 2010 yeni resesyonlar ve deflasyon paniği getirecek. Hisse piyasası yeni düşük seviyeleri görecek ve 10 yıl vadeli ABD hazine tahvillerinin getirisi yüzde 2'nin altına inecek.
- Aşırı gelir eşitsizliği hem şirket karlarında büyümeyi hem de soysal istikrarı olumsuz etkileyecek. (www.finanstrend.com)

(Murat Arın - 17.01.10)

 

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0