Ana Sayfa | Yazarlar | Murat Arın | Her taşın altında yeni bir zarar

Her taşın altında yeni bir zarar

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Her taşın altında yeni bir zarar

ABD hükümeti ekonomiyi ayağı kaldırmak için önce kredi piyasalarına işlerlik kazandırmayı, bunun için de bankaların bilançolarını düzeltmeyi hedefliyor. Ancak her geçen gün rakamlar kabarıyor

Geçen hafta başında ayı piyasası içinde yukarı doğru bir düzeltme yaşandı. Önce İngiltere'de, ardından ABD'de bankaların kamulaştırılmayacağına yönelik umutlar satın alındı. Emtia fiyatlarının yükselmesi, Barclays'in 11 milyar dolar daha zarar etmesine karşın kamu desteğine ihtiyacının olmadığını açıklaması, ardından ABD'de bir yandan Başkan Barack Obama'nın teşvik paketi Kongre'de ilerlerken öte yandan "kötü banka" oluşturma yönünde adımlar atılması piyasalara birkaç günlük bir bahar havası yaşattı. Ancak bu sanal ortam gerçeklerin yeniden su yüzüne çıkmasıyla perşembe gününden itibaren dağıldı.

İki gün süren ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısından sonra çıkan açıklama çaresizlik izleri taşıyordu. Fed, faizi sıfıra kadar indirdi, bankalara ve aracı kurumlara trilyonlarca dolar likidite sağladı, mortgage tahvillerini, hatta özel sektör şirket tahvillerini satın alarak “eylem” cephanesini tüketti. Fed durgunluğun uzun sürebileceğine ve deflasyona yönelik kaygılarını dile getirdi ancak elinde bir seçenek de olmadığı için yeni bir önlem açıklayamadı. Daha önce açıkladığı, kredi kartları ve otomotiv tüketici kredileri için çıkarılmış tahvilleri satın alma planını en kısa sürede uygulayacağını duyurdu. Bütün bu önlemler ABD hazine tahvillerinde, liborda, mortgage tahvillerinde faizleri aşağıya çekti ama kredi piyasalarında gözle görülür bir iyileşme yaratmadı. CDS (kredi iflas sigortası) piyasasında riskli görülen şirketler için fiyatlarda herhangi bir iyileşme olmadı, işlemler rekor seviyelerin biraz altında gerçekleşiyor. Ve ardı ardına kötü gelen bilançolar riskli olarak görülen şirketlerin sayısını artırıyor.

Yükselişi durduran ikinci neden ‘kötü banka’ balonunun çabuk sönmesiydi. Buna göre ABD hükümeti bankaların bilançosundaki kötü varlıkları (özellikle değerini kaybeden tahvilleri) satın alacak, banka bilançoları temizlenecek, böylece bankalar normal işlevleri olan kredi vermeye dönebilecek. Ancak banka bilançolarındaki kötü varlıkların toplamının 1 trilyon doları aştığı, rakamın 2 trilyon dolara ulaşabileceği ortaya çıkınca olumlu hava dağıldı. ABD hükümetinin bankalara bu kadar sermaye aktardıktan sonra kamulaştırma yapmadan bir çözüm bulması çok zor. Bulunan her çözüm vergi mükelleflerinin aleyhine olacak ve tartışma yaratacak. Üstelik 2 trilyon dolara varan tahminler bankaların bugünkü kayıplarını yansıtıyor, durgunluğun sürmesiyle bundan sonra oluşacak ve 4 trilyon dolara kadar ulaşabileceği tahmin edilen kredi kayıplarını içermiyor. Belki de kötü banka tartışmasının en iyi yanı; zaten sonunda uygulanacak olanın önceye alınması, bankaların şimdiden kamulaştırılarak zaman kaybedilmemesi olabilir. Bütün bu olumsuzluklar içinde ABD Kongresi’nden çıkması beklenen teşvik paketi ya da Türkiye’nin IMF ile yapacağı stand-by anlaşması bugün ve önümüzdeki birkaç ay için ne gibi bir iyileşme sağlayabilir ki.

Yeni para: Altın
Doların ve euronun geleceği belirsiz, sterlin ise serbest düşüşte. Banknot matbaalarının hızla çalışmasıyla paraların geleceği belirsizleşirken bir hedge fon yatırımcılara altın bazında fiyatlanan fon önerdi. 178 milyon dolar yöneten Bermuda merkezli hedge fon Osmium Capital Management dolar, sterlin ya da euro yerine altın ile ölçülen yeni bir hisse senedi fonu kurdu. Bunun nedeni, yatırımcıların altın içeren borsa yatırım fonlarına olan talebindeki artış. Altına yönelen yatırımcılar deflasyondan (durgunlukla birlikte fiyatların gerilemesi) çok enflasyondan korkuyor.

Citigroup’un bu hafta başında altının onsunun 2000 dolar üzerine çıkabileceği tahmini de bu beklentileri destekliyor. Citigroup’a göre altında yeni bir boğa piyasasının başlangıcında olabiliriz. Citigroup’un analizi kısaca şöyle:

Altındaki mevcut trendin 1976-1980´deki ayı piyasasındaki kar oranlarını getireceğine inanıyoruz. O zaman 101 dolardan başlayan çıkış 873 dolara kadar sürdü. Aslında nominal bazda aynı uzunlukta bir hareket gerçekleşti. Bir önceki boğa piyasası 772 dolar atış getirmişti, bu sefer de hareket 252 dolardan başlayıp 1030 dolara kadar sürdü, yani 778 dolar oldu.
Fakat 30 yıl önceki boğa piyasasındaki değişim yüzde 764’tü. Bunun aynı zamanda mükemmel bir fibonacci oranı olması dikkat çekici. Benzeri bir trendin tekrarlanması durumunda altının hedefi 2 bin 178 dolar olacaktır. (finanstrend.com)

BORSALARIN YÜKSELMEMESİ İÇİN 7 NEDEN
ABD ekonomisi düşünüldüğünden daha kötü durumda; bankalar iflasın eşiğinde, işsizlik artıyor, şirket bilançoları beklenenden kötü geliyor: Toplam yedi nedenle borsalar yakın zamanda yükselişe geçemeyecek. BloggingStocks.com’da bunları şöyle sıraladı:

1. Emlak krizi sona ermedi: Kredi krizi, mali kriz, ekonomik kriz ve güven krizinin yani her şeyin başlangıcında konut krizi var. Sorun sadece kötü mortgage kredileri değil ev fiyatlarının düşmeye devam etmesi. Satışlar da azalmaya devam ediyor.
2. Yeni mortgage tsunamisi: Alt gelir grubuna yönelik subprime mortgage kredilerindeki sorunlar zirve yaptı ve gelecek iki yıl içinde yavaş yavaş düşecek. Ancak daha üst gelir gruplarındaki sorunlar artıyor.
3. Kredi piyasaları hala kilitli: Libor faizinin azaldığını duyuyor olabilirsiniz ama hala kimse kredi vermiyor ve güven yok denecek kadar az.
4. Bankalar çöküyor: Bankaların bilançolarındaki varlıklar nedeniyle toplam 2 trilyon dolardan fazla zarar etmesi bekleniyor. Sermaye yeterliliği sorunları nedeniyle bankaların kredi verecek parası olmayacak. Bu da ekonomiyi sıkıntıya sokacak.
5. Tüketici harcama yapmıyor: İşsizlik ve işsizlik korkusu harcamaları engelliyor. Harcamaların önündeki, bir diğer engel de kredi azlığı.
6. Teknoloji harcamaları yatay ve düşüyor: Çalışan sayısı azaldığı için boşta kalan bilgisayar sayısı artıyor, lisanslı programlara yapılan harcama azalıyor.
7. Hükümetin önlemleri kısa vadede işe yaramayacak: ABD hükümeti para basarak kötü varlıkları almaya ve teşvik paketleri oluşturmaya devam edecek. Ancak hisse senedi ve gayrimenkul fiyatlarındaki kayıpları telafi etmeye yeterli değil. (finanstrend.com)

(Murat ARIN – 01.02.09)

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0