Ana Sayfa | Yazarlar | Murat Arın | Murat Arın: Borsalar toz bulutu içinde yükselmeye devam ediyor

Murat Arın: Borsalar toz bulutu içinde yükselmeye devam ediyor

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Murat Arın: Borsalar toz bulutu içinde yükselmeye devam ediyor

Hem küresel piyasalarda hem içeride "tatsız" bir gündem vardı ancak piyasalarda iyileşme süreci devam etti, borsa endeksleri ve emtia fiyatları biraz daha yükseldi.

Küresel piyasalar Yunanistan merkezli bir haftayı daha geride bıraktı. Yunanistan'la ilgili tartışmalar, hedge fonlara karşı yürütülen soruşturmalar, piyasalar açısından her zaman belirleyici olan ABD'de açıklanan işsizlik verilerini bile gölgede bıraktı. İçeride ise "Balyoz operasyonu"nun yerine referandum, ABD'de gündeme gelen "soykırım tasarısı" ve yükselen enflasyon ön plandaydı. Böyle özetleyince bile "tatsız" bir gündem vardı ancak piyasalarda iyileşme süreci devam etti, borsa endeksleri ve emtia fiyatları biraz daha yükseldi. Bununla birlikte euro-dolar paritesi fazla yükselemedi, TL ise yükselen enflasyonla birlikte biraz değer kaybetti.

Geçen hafta piyasaların "dörtlü kıskaç" içine girdiğini belirtmiştim. İçeride referandum tartışmaları devam ederken buna ABD Kongresi'nde "soykırım tasarısı"nın görüşülmesiyle birlikte birkaç aydır donmuş olan Ermenistan ilişkileri eklendi. İç gündem en azından yaz aylarına kadar yoğunluğunu koruyacak gözüküyor. Şubat ayında enflasyonun beklenenden yüksek gelmesi,siyasi risklerle yükselen dövizin gevşemesini engelledi. Reel kur hesabına göre TL, şubat ayı itibariyle geçen yıla göre yüzde 10 civarında değerlenmiş durumda. Bu aynı zamanda, 2007 yılındaki zirve seviyesine sadece yüzde 5 mesafe kaldığı anlamına geliyor. Örneğin euro-dolar paritesi 1.35 civarında seyrederken dolar-TL 1.45 civarına inerse reel kur hesabına göre TL en değerli seviyesine ulaşmış olacak. Birkaç ay önce Forbes dergisinde, kriz durumu bittiği zaman TL'nin eskisinden de daha fazla değerli bir para olacağını yazmıştım. Bu yönde bir ilerleme şimdiden başladı ama hem küresel ekonomideki hem içerideki gelişmeler bu süreci desteklemiyor. Bu nedenle dövizin bugünkü ve zaman zaman daha yüksek seviyelerine bir süre alışmamız gerekecek.

Kıskacın diğer uçlarından biri olan Çin'de gayrimenkul balonunu söndürme amaçlı olarak adımlar adılmaya, bu yönde açıklamalar gelmeye devam etti. Diğer uç ABD'de ise konut ve istihdam piyasalarında çok olumlu bir tablo yok.Özellikle konut piyasasında durgunluk devam ediyor ve bu durum fiyatlara da yansıyor. Orta ve üst gelir gruplarında bireylerin, evlerin fiyatlarının düşmesini dikkate alarak kredi geri ödemelerini yapmaktan vazgeçmesiyle hacizlerin yeni bir ivme kazanmasından endişe ediliyor. İstihdam piyasasında ise işsizlik oranı yüzde 9.7 seviyesinde kaldı ama veriler ekonominin yeni istihdam yaratamadığını gösterdi. Yarı zamanlı çalışıp tam zamanlı iş arayanlar ve iş bulma umudunu kaybedenleri de içeren işsizlik oranı yüzde 16.5'ten 16.8'e yükseldi. ABD'de kışın sert geçmesi ekonomik verilere kötü yansıdı ama büyümenin kuvvetli biçimde süreceğine yönelik kaygılar da artıyor.

Kıskacın son ucunda ise AB'nin ne yapıp yapmayacağı netleşti gibi. Yunanistan bütçe açıklarını azaltacak önlemleri açıkladı ve içeride eylemler tırmanmaya başladı. Almanya iç baskılar nedeniyle Yunanistan'a doğrudan yardım edemedi ancak AB'nin 25 milyar euro tutarında bir acil yardım planı hazırladığı belirtiliyor. Kısacası doğrudan bir yardım yapmadan, dolayısıyla piyasaların eline diğer ülkeler üzerinde daha fazla koz vermeden duruma istikrar kazandırılmaya çalışıldı. Bir de geçen hafta Almanya ve Fransa'nın kamu bankaları ve kamu yönetimindeki emeklilik fonları aracılığıyla Yunan tahvillerini satın alarak destek verecekleri yönünde haberler çıktı. Yunanistan'ın perşembe günü yaptığı tahvil ihalesi bunun uygulandığının bir işareti de olabilir. 5 milyar euroluk ihaleye 15 milyar euroya yakın talep geldi. Spekülatörler, bütün bu gelişmeler üzerine yeni bir hamle yapmadı, Yunanistan ya da diğer ülkeler üzerinde baskı kurmadı. Ama AB ülkelerinin borç sorunları bu kadar kolay kapanacak kadar basit değil. Euro-dolar paritesinin yükselemeyip 1.35-1.36 civarında kalması da bunu destekliyor. Borsa endeksleri Ocak ayı başında gördükleri zirvelerine doğru çıkışlarını sürdürüyor ama bütün bu riskleri unutmamak gerekli.

(Murat Arın - 07.03.10)

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0