Ana Sayfa | Yazarlar | Murat Arın | Murat Arın: Ekonomi piyasaları gerçeğe döndürdü

Murat Arın: Ekonomi piyasaları gerçeğe döndürdü

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Murat Arın: Ekonomi piyasaları gerçeğe döndürdü

Üst üste beklentilerden kötü gelen ekonomik veriler, gerçeklerden uzaklaşmış olan küresel piyasalarda satış baskısının artmasına neden oldu. Oysa veriler aslında öngörülenin rakamlara yansımasıydı

Piyasalar geçen hafta dışarıda büyüme beklentilerini desteklemeyen veriler, içeride ise IMF-Dünya Bankası toplantılarından bir anlaşma haberinin çıkmaması nedeniyle kötü bir hafta geçirdi.

ABD'de işsizlik verilerinin açıklanması öncesinde gelen ekonomik veriler ekonomilerdeki toparlanmanın piyasaların beklediği kadar güçlü olmadığını ortaya koyunca borsa endeksleri hafta boyunca satış baskısı altında kaldı. Gelen veriler aslında öngörülenin rakamlara yansımasıydı. Birkaç aydır ekonominin gerçeklerinden kopan borsalar üst üste gelen zayıf veriler karşısında geriledi. Cuma günü ise ABD'de işsizlik verileri beklenenden kötü geldi. Aslında beklentiler aşırı iyimserdi. ABD'de açıklanan haftalık işsizlik başvuruları verileri önemli bir iyileşme göstermiyordu. 263 bin azalan tarım dışı istihdam bunu doğruladı.

Geçen haftanın ilginç açıklamalarından biri IMF'ten geldi. IMF dünya genelinde mali sektörün yazacağı zararların toplamı için beklentisini 4 trilyon dolardan 3.4 trilyon dolara indirdi. İlk bakışta olumlu gözüküyor. Ancak IMF'ye göre, bugüne kadar 1.3 trilyon dolar zarar açıklayan bankaların bilançolarında hala 1.5 trilyon dolarlık bir zarar duruyor ve bu, 2010 yılı sonuna kadar açıklanacak. Avrupa'da 610 milyar dolar, ABD'de ise 420 milyar dolar daha zarar açıklanması bekleniyor. İşsizlik her yerde artmaya, şirketler iflasa gitmemek için borçları için uzlaşma yolları aramaya devam ederken bankalar için hiç de olumlu bir tablo değil.

İMKB'de ise IMF beklentileri ısıtılmasıyla hafta ortasında yılın en yüksek seviyelerine ulaşıldı ama IMF-Dünya Bankası toplantılarından bir anlaşma haberi çıkmayacağı anlaşılınca satışlar geldi. Aslında bu hafta bir sonuç çıkmayacağı biliniyordu ancak borsa bunu görmezden gelerek yükselmişti. Bu toplantılar sırasında anlaşmanın büyük olasılıkla yapılacağına dair bir görüş birliği çıkabilirdi ama bu da gelmedi. Üstelik IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn bir yandan görüşmelerin devam edeceğini söyledi, bir yandan da anlaşma olmayacağını ima etti. Türk ekonomisinin iyi yolda olduğunu söyleyen Kahn, Türkiye'nin şu anda bir mali desteğe ihtiyacı olmadığını vurguladı. Forbes'un ekim sayısında ayrıntılı olarak anlatmaya çalıştığım gibi bir IMF anlaşması şu anda şart değil ama gerekli. Türk ekonomisinin teşviğe, Hazine'nin ise bütçe açıklarını kapatmak için finansmana ihtiyacı var. Orta Vadeli Program ise ekonominin varolan kaynaklarla 3 yıl içinde ancak düzlüğe çıkabileceğini gösteriyor. Önümüzdeki sıkıntılı dönemi daha rahat aşmak için IMF imkanlarını kullanmak çok önemli katkı sağlayabilir. Ama Türkiye ile IMF arasındaki tepişme ve IMF'in destek verme şartları dikkate alındığında kısa zamanda bir anlaşma gözükmüyor. Piyasalar karışıp döviz kurları fırlarsa belki gerekli şartlar oluşabilir.

Piyasalar için olumsuz beklentilerim değişmedi ama beklentilerime tamamen ters düşen bir raporu paylaşmak istiyorum. Hafta içinde Deutsche Bank'ın yayınladığı rapora göre "ekonomiler önümüzdeki altı-dokuz ay beklenenden daha iyi performans gösterecek ve piyasalardaki yükseliş devam edecek. Merkez bankalarının parasal genişlemesi ve likidite bolluğu varlık fiyatlarını yükseltecek. Öyle ki hisse senetleri ve euro-dolar paritesinde olduğu gibi bazı yatırım araçları olması gereken değerlerinin de çok üzerine çıkabilecek."

Çin'in öteki yüzü

Geçen hafta Çin, komünizmle yönetilişinin 60. yılını kutladı. Oysa bugün ülke kapitalizmle iç içe yaşarken görünüm o kadar komünist değil. Bloomberg'ün haberine göre Çin'in Shijiazhuang kentindeki yeni Gucci mağazasında yılan derisi çantalar 4 bin 390 dolara satılıyor. Çin'deki yeni zenginler, lüks tüketim harcamalarına artış getirmiş durumda. Gucci Group, Hong Kong ve Macau dahil olmak üzere Çin'deki satışlardan bu yılın ilk yarısında küresel gelirinin yüzde 17'sini sağladığını belirtiyor.

Çin'in en fazla zenginin yaşadığı şehri olan Pekin'de, 143 bin kişinin varlığı 10 milyon yuan (2.2 milyon TL) ve üzerinde, 8 bin 800 kişinin ise en az 100 milyon yuanı (22 milyon) var. Öte yandan Dünya Bankası raporuna göre Çin'de, 204 milyon insan, günde 1.25 dolar ile geçinmeye çalışıyor.

Deutsche Bank'a göre euro aşırı değerli

Deutsche Bank'a göre euro satınalma gücü paritesine göre dolara karşı yüzde 17, sterline karşı ise yüzde 12 aşırı değerlenmiş durumda. Deutsche analistleri, aşırı değerli euro’nun daha sıkı para politikası riski anlamına geldiğini belirtiyor. Oysa Avrupa Merkez Bankası henüz böyle bir şey istemiyor. Bu nedenle euro’nun yükselmesi karşısında tepkiler artıyor. Raporda yer alan görüşler özetle şöyle:

Büyüme ve enflasyon üzerindeki olumsuz etkisiyle aşırı değerli kur, parasal koşulların sıkılaşmasına neden olabilir. Sıkılaştırmanın boyutu, karşıdaki ekonominin açıklık derecesine ve kurun aşırı değerlenmesinin devamına bağlı olur. Standart modeller euro’nun yüzde 1 değer kazanmasının, 25 baz puanlık artırım getireceğine işaret ediyor. Bunun tersine zayıflayan kur daha fazla parasal gevşeme getiriyor. Satın alma gücü paritesindeki küçük oynamalar, her durumda ekonominin rekabetçi pozisyonunu etkilemese ve uzun zaman devam edebilse de aşırı değerlenmelerin sürdürülmesi daha zor. Bu sebeple bu sapmanın, enflasyona yansımasını ya da kurlardaki değişimle tamamen düzeltilmesini bekliyoruz. (www.finanstrend.com)

(Murat ARIN - 04.10.09)

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0